Edward Connell
David Fielding

Due to their possession of an ancient mystic book, four friends are attacked by a demon while on a picnic and find themselves pitched into a world of evil that overlaps their own. The film was originally made in 1967 by Dennis Muren as The Equinox: Journey into the Supernatural. Jack Woods was hired to shoot additional footage and expand on Muren's work.
Edward Connell
David Fielding
Barbara Hewitt
Susan Turner
Jack Woods
Asmodeus

Frank Bonner
Jim Hudson
Robin Christopher
Vicki
James Phillips
Reporter Sloan
Fritz Leiber Jr.
Dr. Arthur Watermann
Patrick Burke
Doctor Branson
Sharon Gray
Nurse
Louis Clayton
Old man in cave
Norvelle Brooks
Irving L. Lichtenstein
James Dwion
The Orderly

Forrest J. Ackerman
Doctor on Tape Recorder (voice) (uncredited)
Jack H. Harris
Detective Harrison (uncredited)

When several young girls are found dead, left hideously aged and void of blood, Dr. Marcus suspects vampirism. He enlists the help of the Vampire Hunter. Mysterious and powerful, Kronos has dedicated his life to destroying the evil pestilence. Once a victim of its diabolical depravity, he knows the vampire's strengths and weaknesses as well as the extreme dangers attached to confronting the potent forces of darkness.

Uzak ve ıssız bir adaya ayak basan Carl Denham yönetimindeki bir film ekibi, yerlilerce düzenlenen garip bir kurban törenine şahit olur ve engellemek için müdahale eder. Sarışın başrol oyuncusu Ann Darrow'u gözlerine kestiren yerliler daha sonra kampı basıp genç kadını kaçırırlar. Ann'i zincire vurup, tanrı olarak tapındıkları Kong isimli dev bir gorile kurban etmeye kalkışırlar.Dev canavar kendisine ikram edilen Ann'a aşık olur ve durumdan vazife çıkaran Darrow ve ekibince etkisiz hale getirip, bir Broadway şovuna meze edilmek üzere gemiyle New York'a taşınır. Oysa aşk her şeyden güçlüdür!

Los Angeles’tan Şanghay’a giden bir uçak, Pasifik Okyanusu’nda korkunç bir acil iniş yapmak zorunda kalır. Hayatta kalan yolcular, mercan resifine saplanan enkazın etrafını saran ölümcül köpekbalıklarıyla karşı karşıya kalır ve okyanusun ortasında hayatta kalmak için büyük bir mücadele başlar.

Londra’nın karanlık metro tünellerinde korkunç bir sır yatıyor! 19. yüzyılda bir tünel kazasında mahsur kalan işçilerin soyundan gelen yamyam bir yaratık, Russell Square istasyonunda yolcuları avlamaya başlar. Genç bir çift, kaybolan bir arkadaşlarını ararken bu dehşete tanık olur. Dedektif Calhoun (Donald Pleasence) ve ortağı Rogers (Norman Rossington), kayıpların izini sürerken tünellerdeki iğrenç gerçeği keşfeder: “Adam” (Hugh Armstrong), insan etiyle beslenen, hastalıklı ve yalnız bir varlık!

İki köylüyü öldürdükten sonra ormanda dolaşan canavar, yakalanıp hapse atılır. Zincirlerini kırarak kaçar ve kör bir keşişle (O.P. Heggie) karşılaşır. Keşiş, keman çalarak canavarı sakinleştirir ve konuşmayı öğretir. Ancak iki avcının keşişin kulübesine gelmesiyle canavar mezarlığa kaçar. Burada, eksantrik bilim insanı Dr. Pretorius (Ernest Thesiger) ile karşılaşır. Pretorius, canavara bir eş yaratmak için Dr. Henry Frankenstein'ı (Colin Clive) ikna etmeye çalışır. Frankenstein başta reddetse de, canavarın eşi Elizabeth'i (Valerie Hobson) kaçırmasıyla fikrini değiştirir. Yaratılan eş (Elsa Lanchester), kabarık saçlı grotesk bir güzelliktir, ancak canavarı görünce çığlık atarak reddeder. Canavar, laboratuvarı yok ederek kendini, eşini ve Pretorius'u öldürürken, Frankenstein'ların kaçmasına izin verir. Elsa Lanchester, hem canavarın eşini hem de romanın yazarı Mary Shelley'yi canlandırıyor.

Seth Brundle, karizmatik bir karakteri olan, hafif çılgın bir bilim adamıdır. Kadın gazeteci Veronica Quaife, maddenin teleportasyonu yani ışınlanma üzerinde çalışan bu genç dahiyi haber konusu yapmıştır. Genç kadın Brundle'ın ilk defa bir canlıyı ışınlamayı başardığı zafer anına şahit olur. Ancak ışınlanma modülüne Brundle ile birlikte girmiş olan küçücük bir sinek, herkesin gözünden kaçmıştır. Genç bilim adamı ve güzel gazeteci arasında gelişen duygusal yakınlaşma, kısa süre içinde Brundle'da gelişen ruhsal ve fiziksel farklılıklar tarafından gölgelenecektir. Brundle'ın moleküler yapısının bir sineğinkiyle birbirine karışmış olduğu anlaşıldığında, iki sevgilinin gözleri önünde gerçekleşen acı verici trasformasyon süreci, zamana karşı bir yarışa dönüşür. 1958 tarihli kült yapımın David Cronenberg tarafından bu tekrar çekimi, yeteri kadar özgün olduğu gibi, içerdiği duygusal ve dramatik gerilimle de göz dolduruyor. Üstelik selefi, hiç de fena sayılmayacak bir eserken...

Tarker Mill insanların aynı evde dogup aynı evde öldüğü, barış ve huzur dolu sakin bir kasabadır. Kasaba halkı, iyi komşuluk ilişkileri içerisinde günlük işlerini yapmakta ve kilise için hayır işleri yapmak gibi aktivitelerle ugraşmaktadır. Kasabada hemen her gün önemli bir olay olmadan aynı şekilde geçmektedir. Ancak bir gece aniden vahşi cinayetler islenmeye başlar. Kasaba halkı bu cinayetleri sapık bir katilin işlediğini düşünmektedir. Ancak Marty adındaki bir genç, cinayetleri işleyenin insan degil bir kurt adam olduğuna inanmaktadır. Marty ve kızkardeşi Jane, kasaba halkından kimin dolunayda kurt adama dönüştüğünün peşine düşerler. Ünlü korku romanları yazarı Stephen King'in romanından tüyler ürpertici bir film...

Bir denizaltı ekibi, suyun altındaki laboratuvarlarında çalışmaktadır. Ancak denizaltında çalışmalarına devam ederken dünya üzerinde büyük bir deprem olur. Bu depremin sonucunda ise binlerce km denizin altında bulunan ekip yaşam mücadelesi vermek zorunda kalacak, karşılarına ummadıkları zorluklar çıkacaktır.


23. yüzyılda New York. Dünya yok olmanın eşiğindedir. Her 5000 yılda bir geri dönerek yaşamı yok etmeye çalışan şeytani güç, bir gezegen biçiminde hızla dünyaya yaklaşmaktadır. Tek kurtuluş beşinci güç olarak adlandırılan, kimsenin ne olduğunu bilmediği elementin dünyaya ulaşmasıdır.Bunu başaracak tek kişi eski bir asker olan taksi şoförü Korben Dallas'dır. Ancak onun ilgilenmesi gereken mükemmel güzellikte bir yaratık vardır.

Birbirini tanımayan iki adam köhne bir yerde, ayakları zincirle bağlı bir şekilde uyanır. Çok geçmeden kurbanlarını yanlış yola düşen insanlar arasından seçen ve onları ölümcül bir oyun oynamaya zorlayan bir seri katilin oyunun piyonları olduklarını anlarlar.

"İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü", FBI Ajanı Chet Desmond'ın Teresa Banks adlı genç bir garson kızın cinayetini soruşturması ile başlıyor ve ertesi yıl Twin Peaks kasabasında işlenen yeni bir cinayetle sürüyor. Gündüzleri sıradan bir lise öğrencisi olan Laura Palmer, gecelerini uyuşturucu parası için fahişelik yaparak geçirir. Laura ve arkadaşlarının verdiği bir seks partisi Twin Peaks kasabasında asla unutulmayacaktır.

İngiltere'de bir genetik araştırmalar ensitüsünde insan doğasındaki şiddet ve öfkeyle ilgili bazı tehlikeli deneyler yapılmış ve bunun sonucunda 'rage' adını verdikleri bir virüs geliştirilmiştir. Bir grup aktivist, biliminsanlarının maymunlara zarar verdikleri gerekçesiyle deneylerin yapıldığı binaya sızarak korunaklı kafeslerde tutulan ve 'rage' virüsü aşılanan maymunlardan birini serbest bırakırlar. Fakat serbest kalan maymun kafesten çıkar çıkmaz eylemcilerden birine saldırır ve olaylar içinden çıkılmaz bir hal alır.

Seul’un iki yakasını birbirinden ayıran eşsiz güzellikteki Han Nehri, derinlerinde insanların farkında olmadıkları çok tehlikeli bir kötülüğü büyütmektedir. Amerikan savaş gemilerinin birkaç sene önce nehre gizlice boşalttığı kimyasal atıklar, korkunç bir yaratığın oluşmasına neden olmuştur.Bir gün hiç beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan yaratık, nehir kenarında piknik yapan insanlara saldırır. Olay, hükümetin ciddi şekilde ele almasını gerektiren dehşet verici bir boyuta varır. Yaratığı ortadan kaldırmak da çözüm olmayacaktır çünkü yaratığın, insanlara korkunç bir virüs bulaştırdığından şüphelenilmektedir.

Jim Halsey isimli genç, arabayı sahibine ulaştırmak için yola koyulmuştur… yolda yorgunluktan uyuya kalmamak için otostop çeken adamı arabasına alan genç, daha sonra bu adamın niyetini anlayınca yolculuk onun için kabusa dönüşecektir…

Doktor Caligari'nin Muayenehanesi(Das Kabinett des Dr. Caligari, 1919), Alman sinemasının bu dönemini(Altın Çağ 1918-1927) simgeleyen ve en çok tartışılan filmdir. Anlattığı gizemli cinayet öyküsünün yanı sıra resimli panolardan oluşan dekorları, boyayla elde edilmiş gölgeleri, eğik bacalı, yamuk duvarlı evleriyle filmin yarattığı fantastik ve ürkütücü dünya bugün bile ilgiyle izlenmesini sağlamaktadır. Film, döneminde ve sonrasında, pek çok övgüler aldığı gibi, aynı ölçüde eleştirilmiştir. Öyleki "kaligarizm" bir terim haline gelmiştir.

Kraliçe Gedren, güce aç bir kadındır. Bir manastırda saklanan sihirli bir taş, ona insanüstü güçler kazandırabilir ve Gedren bu taşı ele geçirmek için her şeyi göze alır. Manastıra düzenlenen saldırıda tüm sakinler öldürülür — bunlar arasında, kılıç ustası Red Sonja’nın kız kardeşi de vardır. Bunun üzerine Red Sonja, Kraliçe Gedren'den intikam yemini eder ve büyülü taşı geri almak için yola koyulur. Yolculuğu sırasında, bu tılsımı yok edebilecek tek kişi olduğu anlaşılan Lord Kalidor’la karşılaşır. Kalidor ve dünyayı uşağıyla birlikte gezen bir prens, Red Sonja’nın bu tehlikeli görevdeki tek yol arkadaşları olur.

Sienna ve erkek kardeşi Jonathan, Art the Clown'ın Halloween katliamından sağ kurtulduktan sonra hayatlarını yeniden inşa etmeye ve geçmişin dehşetini geride bırakmak için uğraşırlar. Ancak, sonunda güvende olduklarını düşündükleri bir anda Art geri döner ve Noel'i tam bir kabusa çevirmeye kararlıdır.


If one man changes his path, will he be able to change his destiny...or will he only delay the inevitable? Ryu and Ken are two traditional warriors who find themselves isolated in some corner of Japan to carry out their training as fighters, trying to master an ancient style of fighting, known as "Ansatsuken" (The Killing Fist). There they will begin to learn about the mysterious past of their trainer, Goken, and the tragic and dark legacy that the Ansatsuken style hides. Will they be able to choose their destiny or will history repeat itself once again?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir