
Richard Gere
Robert Miller

Aşk, sadakat ve zenginlik hakkındaki bu gergin ve etkileyici gerilim filmi, Nicholas Jarecki'nin ilk yönetmenlik denemesidir. Düşük fiyata alıp yüksek fiyata satma arbitrajı (ara kazancı) kişinin o piyasanın gerçek değerini tespit etme yeteneğine bağlıdır. Serbest yatırım fonu patronu olan milyarder Robert Miller'ı Amerikan iş dünyasında başarının portresi yapan şey de bu yetenektir. Ancak Miller altmışıncı yaş gününün arifesinde, kendisini yaptığı hilekarlığın boyutu ortaya çıkmadan, ticaret imparatorluğunu büyük bir bankaya satmaya çalışırken bulur. Beklenmedik korkunç bir hata durumun öneminin farkına varmasını zorlaştırınca, Miller tehlikede olanın sadece işi olmadığını anlar...

Richard Gere
Robert Miller

Susan Sarandon
Ellen Miller

Tim Roth
Det. Michael Bryer

Brit Marling
Brooke Miller

Laetitia Casta
Julie Côte

Nate Parker
Jimmy Grant

Stuart Margolin
Syd Felder

Chris Eigeman
Gavin Briar

Graydon Carter
James Mayfield

Bruce Altman
Chris Vogler

Larry Pine
Jeffrey Greenberg

Curtiss Cook
Det. Mills

Reg E. Cathey
Earl Monroe

Felix Solis
A.D.A. Ray Deferlito

Tibor Feldman
Judge Rittenband


Yıllardan 2008. Yer Wall Street. Hisseleri yerle bir olmak üzere olan bir yatırım bankasındayız. Tıpkı Lehmann Brothers gibi.Bankanın üst düzey yöneticileri, çalışanları işten çıkartarak krizi erteleyen geçici çözümlerle günü kurtarırken, düzensizliğin daha fazla yürümeyeceği de gün yüzüne çıkıyor. Üst düzey yönetici kademesi şimdi ahlaki bir çıkmazın eşiğinde, zira kendilerine güvenerek yatırım yapan müşterileri durumdan haberdar etmeleri gerekiyor. Fakat bu durumun büyük oyuncuların hiç hoşuna gitmeyeceği aşikar...

Güçlü bir avukat olan Marley en iyi arkadaşı Fela'nın kocasının öldürülmesinin ardındaki gerçeği açığa çıkarma görevini üstlenince şimdiye kadarki en şahsi davasını almış olur. Artık özel dedektif olan eski polis sevgilisinin yardımıyla Marley'nin gerçekte olanları arayışı onu aldatmaca ve ihanet dolu bir kalleşlik labirentine sokar.

Kocasının bütün isteklerini kusursuz bir şekilde yerine getiren güzel ve mükemmel bir ev hanımı Laura... Yakışıklı, başarılı ve baştan çıkarıcı şekilde ince düşünceli Martin... Dışarıdan bakıldığında kusursuz bir evliliğe sahip olduğu düşünülen bu çiftin kapalı kapılar ardındaki yaşantıları bambaşka... Laura'nın yaşamını hasta ruhlu obsesif kocası Martin cehenneme çevirince bu baskıya dayanamayan kadın sıradışı bir planla kocasından kaçmanın bir yolunu bulur. Fakat sapkın kocasının nefesi her an ensesinde olacaktır...

“Freud’un bahsettiği biçimiyle ‘tekinsizlik’ filmin ruhuna cuk oturdu.” Simon her şeyden önce utangaç bir adamdır. İşyerinde herkesin unuttuğu, annesi tarafından küçümsenen ve rüyalarının kadını tarafından bir türlü fark edilmeyen bir adamdır. Dışlanmışlığını ve dünyanın ona kayıtsızlığını değiştirmek içinse elinden pek bir şey gelmemektedir. Ta ki, işyerine ona tıpatıp benzeyen James gelene kadar. James onun fiziksel olarak ikizidir ama karakter olarak tam zıttıdır. Kendine güveni, karizmatikliği ve kadınlarla çok iyi geçinebilmesiyle bir anda herkesin gözdesi oluverir. Simon’ın tam da korktuğu gibi, James yavaş yavaş onun bütün yaşamını ele geçirmeye başlar. Dostoyevski’nin ‘Öteki’sinin oldukça yaratıcı bir uyarlaması olan film, kurduğu karanlık ve Kafkaesk atmosferle dikkat çekiyor. Richard Ayoade bu ikinci filminde, nev-i şahsına münhasır mizah anlayışıyla tedirgin edici ama oldukça da komik, daha önce pek görmediğimiz tuhaf bir dünya yaratıyor. Tek kelimeyle muhteşem!

Başarılı bir psikiyatrist olan Zach Riley, prestijli bir üniversitede sürdürdüğü profesörlük görevini bırakarak, Dr.Reed'e ait özel bir akıl hastanesinde işe başlar. Riley, Dr.Reed'le görüşmesi sırasında, bu hastanede çalışmak istemesinin asıl nedeninin, babasının bir zamanlar burada yatmış olması olduğunu söyler. Zach Riley'nin babası T.L.Pierson, (Hiç Olmadı) adlı, fantastik bir ülkeyi ve orada yaşayan kahramanlarını anlattığı çok popüler bir çocuk kitabının yazarıdır. Fakat, çok başarılı bir yazar olan adam aynı zamanda tedavi kabul etmeyen bir şizofrendir. Karısının ve oğlunun yardım edemediği yazar, son yıllarını bu akıl hastanesinde geçirmiştir. Zach'in asıl niyeti ise, doğru dürüst tanımaya fırsat bulamadığı babasının son günlerinin izini sürmektir...

Kariyerine odaklanan genç bir kadın her şeye sahip gibi görünür – iyi bir gayrimenkul şirketinde yeni bir iş, heyecan verici bir proje ve tutkulu bir âşık. Ancak patronunun karısına âşık olup bir kötülük ağına takılınca işler değişir. Genç kadın bu sürükleyici gerilim filminde kendini savunmaya çalışırken sırlar ve geçmişiyle bağlantılı karanlık dürtüler bir bir ortaya çıkar.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

New York’lu kuzenler Vincent ve Anton büyük paralarla oynanan ve kazanmanın milisaniyelerle ölçüldüğü Yüksek Frekanslı Alım Satım oyununu oynamaktadır. Milyoner olma hayali kuran kuzenler Kansas’tan doğruca New Jersey’e uzanan bir fiber optik kablo döşemek isterler. Ancak hiçbir şey bu ikili için kolay olmayacaktır. Ekibin beyni Anton, üçkağıtçısı ise Vincent’tır. Kuzenler bu Don Kişotvari maceralarında birbirlerini ve etraflarındaki herkesi kırılma noktalarına getirirler. Güçlü, zehirleyici ve kendi çıkarları için başkalarını kullanan bir tacir olan eski patronları Eva Torres ise sürekli enselerinde bitmekte ve onları kendi oyunlarında yenmek için elinden geleni ardına koymamaktadır.

Oscar ve Altın Küre adayı Diane Lane masaj terapisti olarak çalıştığı New York'tan kaçmanın hayallerini kurmaktadır. Tek amacı, oğlunun babası olan ve 'Yanomano' ya da 'Acımasızlar' olarak bilinen ilkel Güney Amerika yerlileri üzerine araştırmalar yapan, tanınmış bir antropolog olan kocasının yanına gitmektir. Manhattan'da yaşadığı tasasız hayatı, oğlunun başının kanunla belaya girmesine ramak kalması sonucu sarsılır. Artık ipleri eline alması gerektiğini fark eden Liz, zengin ve mutlu bir hayatın önünü açmak için bazı girişimlerde bulunur. Tam bu sırada oğlunun saldırıya uğraması muhtemel dünyalarını paramparça eder.


Bir çift balayını bir orman gölünün ortasındaki küçük bir adada bir kulübede geçirir. Elektrik veya cep telefonu bağlantısı yok. Adadan ayrılmasına izin vermeyerek garip davranmaya başlar. O yüzemez.

Rachel’a bir gün telefonda iki kelime söylenir: ‘Baban öldü.’ Bunun anlamı, Mossad ajanı olan Rachel’ın kimliğinin açığa çıkması demektir. Kendi teşkilatı için bile bir risk haline gelen Rachel, biriminin en iyi casusu olduğu için son bir görevde kullanılmak istenir. İran’da gizli bir göreve gitmek zorundadır ancak orada takip ettiği adama aşık olunca yalanlarla dolu dünyası bir kere daha alt üst olur. Kendini, sevdiğini, ülkesini ve masumların hayatını etkileyecek kararı vermesi gerekiyordur.

Halka, Halka 2 ve Karanlık Sular gibi korku şaheserlerinin yönetmeni Hideo Nakata, bu kez sanal dünyanın korkularına ve endişelerine dair, interneti canlı, yaşayan bir mekânlar dizisi olarak hayal eden bir psikolojik gerilimle beyazperdeye geliyor.Steve McQueen’in Açlık filminin de senaryosunu yazan Enda Walsh’ın bir oyunundan uyarlanan Chatroom, karizmatik William’ın açtığı bir sohbet odasında buluşan bir grup genci izliyor. Nowhere Boy filminde John Lennon’ı canlandıran Aaron Johnson’ın oynadığı William arkadaşça, yardımsever yaklaşımıyla saf gençleri kandırır. Kendi felaketine doğru ilerlerken, gerçek dünyadaki insanlara tahammülü yoktur William’ın. Yeni kurbanları Jim, Eva, Emily ve Mo, sanaldan gelen gerçek bir tehditle karşı karşıyadır.

Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.

Michael Clayton, New York'un en büyük şirket hukuku firmalarından birinde 'sorun çözücü' olarak çalışmaktadır. Firmasına sıkı sıkıya bağlıdır çünkü bir boşanma, kumar alışkanlığı ve başarısız bir iş kurma girişimi onu dağ gibi bir borçla baş başa bırakmıştır. Öngörülemeyen bir felaketi düzeltmesi için görevlendirilen Michael Clayton, bu süreçte nasıl bir adama dönüştüğü gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır.

Michael Crichton'un en çok satan romanına dayanan bu zeki, sürükleyici ve gerilim yüklü film eğlenceli olduğu kadar bir o kadar da kışkırtıcı. Özel irtibat memuru (Snipes), bir Japon şirketine ait olan bir pansiyonda, bir telekızın öldürülmesiyle ilgili olayı araştırması için çağrılır. Sean Connery ve Wesşey Snipes'tan nefesleri kesecek bir macera...

Genç bir hemşire olan Alma, her bakımdan sağlıklı görünen ancak konuşmayı reddeden aktris Elisabeth Vogler'ın bakımını üstlenir. Birlikte vakit geçirdikleri süre boyunca Alma sürekli Elisabeth ile konuşur, fakat hiçbir zaman yanıt alamaz.

Seth Davis kendine ait küçük çaplı bir kumarhane işleten bir gençtir. Bir takım adamlar ona, kural tanımayan ve şehrin yeni borsa şirketlerinden birinde çalışmasını teklif ederler. Seth kısa sürede çok para kazanır ve bu hızlı hayatın zevkine kapılır. Fakat Greg bu başarının ardında bilmediği korkunç bir gerçekle yüzleşmek ve tüm dünyası yıkılmak üzeredir.

İntihar eğilimli bir üniversite öğrencisi ve doktoru bir anda kendilerini doğaüstü bir dehşetin içinde bulurlar. Eğer psikolog Sam Foster (Ewan McGregor) durduramazsa, Henry Lethem (Ryan Gosling) kendini 3 gün içerisinde öldürmeyi planlamaktadır. Henry rahatsız edici sesler duymakta ve dehşet verici görüntüler görmektedir; ancak hayal gücü nerede bitmektedir ve gerçeklik nerede başlamaktadır? Sam gerçekliği kaybettiğini fark ettiğinde kendini ölüm ve yaşam arasında cehennem gibi bir yerde bulur. Kız arkadaşının (Naomi Watts) yardımıyla Sam, çok geç olmadan Henry'yi bu kabustan uyandırmak için büyük bir mücadeleye başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir