
Pedro Infante
Viviano Villarreal

Carmen has a daughter, Patricia, who attends a school for young ladies where they think Carmen is married to a sailor. Viviano is a friend of Carmen and when she needs it, he poses as the father of Patricia and she believes is her father. Actually, Viviano is engaged with Marilu

Pedro Infante
Viviano Villarreal

Rosita Quintana
Carmen Zamudio

Joaquín Pardavé
Chabelo
Liliana Durán
Marilú

Anita Blanch
Señorita Directora
Martha Alicia Rivas
Patricia

Fernando Luján
Ricardo Rodríguez
Ethel Carrillo
Rosaura

Emma Roldán
Gertrudis

Conchita Gentil Arcos
Maestra

Roberto G. Rivera
Roque
Antonio Leo
Empleado hacienda (uncredited)
Rafael Torres
Empleado hacienda (uncredited)

Inés Murillo
Esposa falsa (uncredited)

Begoña Palacios
Alumna que recita (uncredited)

Returning to Earth as an imitator, the legendary Mexican artist Pedro Infante must prove that he is no longer a womanizer to enter paradise.

Liseye yeni başlayan Jason (Bobb'e J. Thompson) hayallerinin kızını bulmuştur. Ama onun kalbini kazanmak için, okulun en ateşli dans topluluğuna girebilmek için gerekenlere sahip olduğunu kanıtlamak zorundadır. Nick Cannon yönetmenliğindeki komedide başrollerde Mike Epps, George Lopez, Luenell, Wilmer Valderrama ve Katt Williams yer alıyor.

Film, Arjantin'de 3 sezon yayınlanan Violetta dizisinin devam filmidir. Violetta' nın yıllar sonraki hayatından bahseder. Violetta artık çok ünlü bir kızdır ama yinede hayatında bazı şeyler eksiktir ve bir yanlış anlama sonucu Leon'la arası bozulur. Kendini keşfetmek için çareyi Italya Sicilya adasında müzisyenler için bir evi olan Angela'nın yanına gitmekte bulur. Belki de orda yeni bir aşk keşfedecektir.

Sadece iki çocuğun metal müzikle ilgilendiği bir okulda, bu iki çocuk tabii ki bir metal grubu kurar. Bir basçı ararlar ancak sadece çello çalan bir kız bulabilirler. Bakalım bu ekip birlikte çalışarak Grupların Savaşı'nı kazanabilecek mi?

11 yaşındaki Dawn ergenliğe mutsuz ve acı dolu bir geçiş yapar.Tek düşü,bazı kızlar gibi popüler olmaktır ama ne tipi ne de tarzı uygundur.Okul arkadaşlarının alay ettiği kimsenin birlikte takılmak istemediği yalnız ve mutsuz Dawn,aradığı ilgi ve sevgiyi ailesinde de bulamaz..Her şeye rağmen başını dik tutar ve mutlu görünmeye çalışır çünkü kendisini güzel günlerin beklediğinden emindir.Özünde acıklı bu öyküyü,bağımsız sinemanın genç yönetmeni Todd Solondoz son derece komik ve eğlenceli bir bakış açısıyla ele alıyor...

Ed Wood, kimilerine göre dünyanın en kötü yönetmeni, kimilerine göre de, filmleri son derece keyifli, nev-i şahsına münhasır kült bir yönetmen. Tim Burton, ikinci grupta yer alan bir yönetmen olarak daima ilhamları arasında tuttuğu Wood'un filmcilik serüveni üzerine bu filmi gerçekleştirdi. Yapımda, Ed Wood'un ayrıntılı yaşam hikayesinden çok, en çok bilinen yapımlarını çektiği dönem ve film yapma konusundaki hırsı konu ediliyor. Hem Ed Wood'u tanımak hem de Burton'ın başyapıtını görmek için kaçırılmamasında fayda var. İzledikten sonra sizde yazının başındaki sorunun cevabını bulacak ve muhtemelen ilk seçeneği eleyeceksiniz! * Tim Burton ve Johnny Depp işbirliğinden çıkan 8 film içinde en gerçekçi yapım bu olsa gerek

2 Oscar® ödüllü yönetmen Ron Howard yanına Steve Martin ile birlikte birçok oyuncuyu alarak, hayattaki en değerli uğraş olan ebeveynliğin eğlenceli, dokunaklı ve unutulmaz portresini sunuyor...

Yaşı kendisinden büyük seksi kadınlar tarafından ve aile ve arkadaşlarının ezdiği espritüel ve zeki Igby,her ne ters giderse gitsin zorlukları aşmaya kararlıdır.

Dünyaca ünlü bir okyanus bilimci olan Steve Zissou kendi adını taşıyan araştırma ekibinin lideridir. Bir önceki açık deniz maceralarında, ortağı bir köpekbalığı tarafından öldürülmüştür. Zissou intikamını alabilmek için yeniden denize dönmeye karar verir. Büyük bir ekip kuran bilimadamının aslında köpekbalığından daha önemli sorunları vardır...

Dean Stiffle, bir gün arkadaşı Troy'un cesedini bulur ve bunu yakınlarına ve kasabadaki diğer insanlara söyler. Ama kimse Troy'un ölümünü umursamaz. Uyuşturucu satıcılığı yapan bir grup, malları bitince Dean'i sıkıştırarak onu, Troy'un stoğunu bulmak için zorlar. Fakat Dean buna karşı çıkınca, kardeşini kaçırıp, rehin alırlar.

Sinemada travesti rollerini erkeklerin oynayagelmesi tabusunu yıkan Felicity Huffman’ın muhteşem performansıyla öne çıkan Transamerika; farklı bir baba/anne oğul ilişkisi anlatıyor. Muhafazakâr transseksüel Bree, ameliyatına birkaç gün kala bir oğlu olduğunu öğrenir. Doktorunun zorlamasıyla tuhaf bir yolculuğa çıkar ve oğluyla zaman geçirdikçe görüş ve düşüncelerinde köklü değişiklikler meydana gelir. Yer yer keyifli ama daha çok duygusal deneyimler yaşatan yolculukları, farklı kutuplar arasındaki uzlaşmaya dair başarılı gözlemler içeriyor.Transamerika; başta Amerika olmak üzere tüm gelişmiş ülkeleri keskin bir dille eleştiren, biraz da seyirciye oynayan bir film. Transamerika; Heidegger’in ideolojiler varlığınızın kuralları olmasın sözünü anımsatan benzersiz bir yol hikayesi. Bir keşfin, bir buluşun, bir tercihin değer yargılarını allak bullak etmesi üzerine bir film. Bol ödüllü bir komedi filmi olmaktan çok, ciddi konulara parmak basan alaycı bir manifesto…

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Yeniyıl ile birlikte, 32 yaşındaki bekar bir kadın olan Bridget, artık kendi hayatının kontrolünü ellerine alması gerektiğini farkeder ve bir günlük tutmaya başlar. Artık yatağının başucunda duran en provokatif, erotik ve isterik kitap kendi yazdığı olacaktır.Kendine hakim olmaya çalışsa da kendini iki erkeğin arasına sıkışmış olarak bulur. Bir tanesi gerçek olamayacak kadar doğru, diğeri ise bir o kadar yanlış ama bu yüzden de doğru.

New York'ta oyun yazarı olan Sidda Lee Walker ne de Louisiana'lı aykırı bir kadın olan annesi Vivi, ilişkilerinde oluşan çatlağı onarmak için bir adım atıyordu. Hayır! Bu tam Ya-Ya Sisterhood'a göre bir işti. Rebecca Wells'in en çok satan kitabından peyazperdeye uyarlanan, yönetmenliğini Callie Khouri'nin (Thelma & Louise) yaptığı film, Vivi'nin ömür boyu kan kardeşi olmak için yemin eden arkadaşlarının yani Ya-Ya'ların alışılmışın dışında bir "müdahale" de bulunarak kızı ile annesini biraraya getirme çabalarını anlatıyor.

Üç kardeş, yaşlanan babalarının geleceği hakkında konuşmak için toplanmayı kabul eder. Ama buluşmaya didişmeler, sataşmalar ve yeniden alevlenen eski anlaşmazlıklar damga vurur.

Genç bir kadının annesi 15 yıl sonra kızını bulmak için geri döner, kızı annesinin eski erkek arkadaşlarından biriyle evlenmiştir. Aynı anda hem paramparça olan anne/kız ilişkilerini onarmaya çalışırlar hem de ortak aşkları ile başa çıkmaya gayret ederler.

Tati'nin cins kahramanı Bay Hulot kayın biraderinin ultramodern evine ve de plastik hortum üreten steril bir fabrikaya düşmesiyle tuhaf bir durum komedisi çıkartıyor. Hulot serisinin mekanikleşmiş yaşamı nefis bir şekilde hicveden bu ikinci filmi ile Tati hem yönetmen hem de oyuncu olarak karşımızda.

16 yaşındaki Asyalı Amerikan Chang, okulun yıldız basketbol oyuncusuyla mezunlar buluşmasına kadar smaç atabileceği konusunda iddiaya girer. Bunun sonucunda 1,70 boyundaki Chang, sadece hoşlandığı Kristy'yi etkilemek için değil, aynı zamanda okuldaki akranlarının gözünde saygınlık kazanmak için de smaç atmayı öğrenme arayışına girer. Ancak bunu yapmadan önce kendisiyle, arkadaşlıklarıyla ve ailesiyle ilgili bildiği her şeyi tekrar gözden geçirmesi gerekir.

Bayan Daisy, iyi bir yaşamı olsa da kendisini hiçbir zaman zengin görmeyen ve fakir olduğu günleri unutmayan kendi halinde, eski öğretmen olan yaşlı bir kadındır. Daisy, araba kullanma konusunda sürekli sorunlar yaşamaktadır. Bu sebeple, oğlu Boolie, ona bir şoför tutmaya karar verir ve çalıştığı yerde iyi bir iş çıkaran Hoke Colburn'ü annesinin şoförü olarak işe alır. Ancak Bayan Daisy, bir şoföre ihtiyacı olmadığını düşünmekte ve Hoke'u her seferinde azarlamaktadır. Oysa farklı kişiliklere sahip bu iki insanın aslında birçok ortak yönü vardır. Çıktıkları hayat yolculuğunda, ömür boyu sürecek bir dostluk kuracaklardır.

Sokaklarda yaşayan iki arkadaşı yol hikayesi. Sık sık uyku atakları yaşayan Mike, rüyalarında kendini hiçbir yere gitmeyen yollarda, kaybettiği annesinin peşinde görür. En yakın arkadaşı Scott ise varlıklı bir ailesi olmasına rağmen ailesini zor durumda bırakmak için sokaklardaki yaşamı seçmiştir. İki genç, uyuşturucu bağımlıları, hırsızlar ve satıcılarla dolu bir dünyada kendilerini bulmaya çalışırlar. Motosikletle Pasifik kıyılarından başladıkları bu arayış yolculuğu onları Roma'ya dek götürecektir
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir