Alexander Leterni
Edwin 'El Inca' Valero


Ergenlikten yeni çıkmış Hughes, babasının matkap ucu fabrikasından kalan serveti, I. Dünya Savaşı'nda savaşan uçakları konu alan "Cehennem Melekleri" adında bir film çekmek için kullanmak gibi çılgın bir karar alan Hughes, benzeri olmayan bir film yapmak üzere yola çıkar ve bu yol ona büyük bir şöhreti de beraberinde getirir.

Lorenzo dünyada ender rastlanan ve tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir hastalığa yakalanır. Çaresiz kalan aile hastalığın tedavisini bulmak için sıkı bir mücadeleye girer.Bir yandan da Lorenzo ölmektedir.Film tamamen gerçek bir hikayeye dayanmaktadır.


Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, her şeyden önce kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında, 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald, spor salonuna gelir.

Ortasiklet boks şampiyonluğunun eşiğine kadar gelen Boksör Rubin "Hurricane" Carter (Denzel Washington) yanında bir arkadaşıyla birlikte New Jersey' de bir barda otururken işlenen bir cinayet sonucu üç kişi hayatını kaybeder. Cinayet olayından sorumlu tutulan Carter yanındaki arkadaşı ile tutuklanır ve yapılan yargılama sonucunda suçlu bulunarak üç kere ömür boyu hapis cezasına çarptırılır.

The story of boxer Rocky Graziano's rise from juvenile delinquent to world champ.

Plagued by an abusive childhood, a woman finds escape in competitive swimming, sexual experimentation, toxic relationships, and addiction before ultimately finding her voice through writing.

Efsanevi boksör Roberto Duran, 1968’de profesyonel olarak ringe ilk çıktığında henüz 16 yaşındaydı. 1980’de Sugar Ray’i yenerek bir rekora doğru ilerleyen Duran, rövanşta bir daha dövüşmeyeceğini söyleyerek spor camiasını şoka uğratmıştı… 2002’de emekli olan Roberto Duran ve onun efsane antrenörü Ray Archel arasındaki birbirlerinin hayatlarını değiştirecekleri ilişkiyi beyazperdeye taşıyan filmin senaristliği ve yönetmenliğini Jonathan Jakobowicz üstleniyor. Filmin başrolünde Édgar Ramírez rol alırken bu biyografik dramda kendisine Robert De Niro, John Turturro, Jurnee Smollet Bell ve Ellen Barkin eşlik ediyor.

Diana Guzman(Michelle Rodriguez), New York'un fakir mahallelerinde yetişmiş güçlü bir ruha sahip kızgın bir gençtir. Diana'nın hayatı ağabeyinin gittiği spor salonunda boks sporuyla tanışmasıyla değişir. Eğitmeni zor da olsa ona ders vermeyi kabul eder fakat kısa bir süre sonra Diana'nın bu spora olan yeteneğinin ve başarılı olmak için gereken kararlılığa sahip olduğunun farkına varır. Boks Diana'ya bir kimlik ve gurur kazandırmaktadır..

Harley, Ilya’ya delice aşıktır. Onun da, pek ifade edemese de, kendisini aynı şekilde sevdiğinden emindir. İkisi de uyuşturucu bağımlısıdır ve New York’ta Heavy Metal’cilerin arasında takılırlar. Vakitlerini birbirleriyle didişerek, tartışarak ve bir yandan etrafı talan ederken bir yandan da ihtiyaçlarını karşılayacak parayı bulmaya çalışarak geçirirler. Holmes’un kendi hayat hikayesinden yola çıkan senaryo, Safdie Kardeşler ve Ronald Bronstein tarafından yazılmış. Sean Price Williams’ın grenli görüntüleri bizi New York’a başka bir açıdan bakmaya, çocukların bulanık ve belirsiz bakış açısını edinmeye çağırıyor. Safdie Kardeşler’in belki de en zorlayıcı ama en yoğun filmi olan Yalnız Cennet Bilir çoğunlukla profesyonel olmayan oyuncuların canlandırdığı karakterler aracılığıyla bizi rollerin karmaşıklığıyla baş başa bırakıyor. Film çılgın aşkın, bir Cassavetes filmi gerçekliğinin ve Garrel melankolisinin sarmaladığı tuhaf bir dünyaya açılıyor.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

23 yaşındaki James bir alkolik ve uyuşturucu bağımlısıdır. Hayat kalitesi giderek daha da kötüye giden genç James'in artık önünde yalnızca iki seçeneği kalmıştır: tedavi olmak ya da ölüme mahkum olmak. Günün birinde bir uçakta, yüzü darmadağın edilmiş bir halde uyandığında ve son birkaç haftada yaşadıklarına dair hiçbir anısı olmadığında genç adam olayın ciddiyetini sonunda anlar. Artık rehabilitasyon tedavisi görme zamanı gelmiştir. Minnesota'daki bir klinikte, 2 ay süreyle yoğun bir detoks tedavisine başlatılan James, kanı çekilmiş ve sağlığı bozulmuş bedenini tamir etme yolculuğunda acılara katlanırken, kırılan ruhunu da daha iyi bir yaşam için savaşan diğer bağımlılarla iletişim kurarak iyileştirecektir. Ancak bu zorlu süreç basitçe söylendiğinden çok daha acı verici ve dayanılmaz olacaktır...

Blonde, 50'li ve 60'lı yıllarda, sinema tarihinin en büyük seks sembollerinden biri olan Marilyn Monroe'nun hem özel hem de kariyer hayatına odaklanıyor.

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.

Sinema tarihinin en önemli filmlerinden birisi. Filmin tarihi bağlamda ifade edilmesi bir yana, özellikle seyirciye seslenen murder plot, aşk hikayesi vs. yönlerinin olması bunun nedenleri arasında sayılabilir. Carne & Prevert işbirliğini de bu başarıda gözardı etmemeliyiz. 1940′ların ortalarına doğru Fransız Sinemasının konumlandırılmasına bakıldığında bunda Marcel Carne ve onun ekibininin önemi gözler önüne serilir. Öyküde 1827-1828 yılları Fransa’sına panaromik bir bakış gözler önüne serilmektedir. Bu sahne özellikle akılda tutulmalıdır, filmin son sahnelerinde bu tip bir panaromik bakışa adeta simetri oluştururcasına geri dönülecektir. Açılış sahnesinin etrafında bulunan binalar seyircide derinlik hissi oluşturacak şekilde dizilmiştir ki bu izleyicide bir göz yanılması uyandırır. Ayrıca bu küçük setlerde, göz yanılması ve algı oyunlarıyla seyirciyi büyülemek amacıyla cüceler kullanılmıştır.

10 yaşındaki oğlu Gene ile bir karavanda yaşayan Çek göçmeni Selma Jezkova kalıtsal bir hastalık yüzünden kör olmak üzeredir. Bu hastalığını oğlunu da etkileyeceğini bilen Selma, çelik fabrikasında canla başla çalışarak biriktirdiği parayla oğlunu ameliyat ettirme arzusu içerisindedir. Ancak gelişen olaylar Selma'yı işin içinden çıkamaz hale getirir.

1944'de Nazi işgalindeki Amsterdam'da Yahudiler toplanıp, kamplara gönderilmekte, kamplarda yok edilmektedir. Bir grup Yahudi bir evin çatı katında saklanır, hiç dışarı çıkmazlar. 2 yıllık bu zorunlu oda hapsinde açlıkla boğuşurken zaman zaman aralarında tartışmalar da çıkar. Anna Frank adlı genç kız, bu odada olanları bir günlüğe kaydeder. Savaşın sonlarına doğru müttefikler Normandiya'ya çıkarma yaparken, bu odadaki insanların sonu ne olacaktır? Naziler onları da mı götürecektir?.

Masumiyetin kaybolup cesarete dönüştüğü bir hikaye.Oliver Stone'un Vietnam'a 'sol'dan bir bakış attığı 'Doğum Günü Dört Temmuz', muhafazakar görüşlü, içi Amerikan vatanseverliğiyle dolu bir gencin savaşa gitmesini ve gerçeklerle yüz yüze gelmesini anlatıyor. Tom Cruise filmdeki rolüyle Oscar adayı olmuş ve unutulmaz bir performans vermişti.


Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir