
Conrad Nagel
Roger Towne

Wealthy Cynthia is in love with not-so-wealthy Roger, who is married to Marcia. The threesome is terribly modern about the situation, and Marcia will gladly divorce Roger if Cynthia agrees to a financial settlement. But Cynthia's wealth is in jeopardy because her trust fund will expire if she is not married by a certain date. To satisfy that condition, Cynthia arranges to marry Hagon Derk, who is condemned to die for a crime he didn't commit. She pays him so he can provide for his little sister. But at the last minute, Derk is freed when the true criminal is discovered. Expecting to be a rich widow, Cynthia finds herself married to a man she doesn't know and doesn't want to.

Conrad Nagel
Roger Towne

Kay Johnson
Cynthia Crothers

Charles Bickford
Hagon Derk

Julia Faye
Marcia Towne

Joel McCrea
Marco
Muriel McCormac
Katie Derk

Robert Edeson
Wise Fool

William Holden
Wise Fool
Henry Stockbridge
Wise Fool

Leslie Fenton
Young 'Vulture'
Barton Hepburn
Young 'Vulture'

Tyler Brooke
The Life of the Party

Robert T. Haines
The Judge

Douglas Scott
Bobby (as Douglas Frazer Scott)

Jane Keckley
His Mother

Sahne yönetmeni Charlie ve oyuncu eşi Nicole’un evlilikleri parçalanmak üzeredir ve boşanmaktan başka çareleri yok gibi görünmektedir. Bu boşanma mücadelesi New York’tan Los Angeles’a kadar uzanan, yıpratıcı olduğu kadar onları kişisel hayatlarının ve yaratıcılıklarının en uç noktalarına kadar sürükleyecektir.

Pulitzer Ödülü sahibi bir yazar olan Jake Davis, eşinin ölümünün ardından yaşadığı psikiyatrik sorunlarun ciddileşmesi üzerine 5 yaşındaki kızı Katie'yi bir tanıdığına bırakmak zorunda kalır. Bu olayın üzerinden 25 yıl geçtiği halde hala olayın üzerindeki etkilerini atlatamamış 30 yaşındaki yetişkin Katie ise aynı şehirde kendi sorunlarıyla başbaşadır.

Mutlulukları sadece görünüşten ibaret olan bir çift... Oldukça varlıklı yaşamlarında artık ne birbirlerinden ne de yaşadıkları hayattan zevk alabilen bu orta yaşı geçmiş çift, dillendirmeseler de evliliklerinin sonuna geldiklerinin farkındadırlar. Hızla ilerledikleri son ise her ikisinin de birbirlerini aldatmaları ile sarsırı bir noktaya ulaşacaktır. Mutsuz geçen yılların intikamını almak istercesine büyük bir öfke ile ihanetlerini taçlandıran ikili, eşşiz bir son yapacaklardır.

Elliot Anderson (Kevin Costner), karısının bir araba kazasında ölmesiyle dul kalır. Elliot, kızı doğumda can verdiği için torunu Eloise (Jillian Estell)’i büyütür. Acısıyla baş etmeye çalışırken, Elliot’un dünyası, Afrikan Amerikan büyükanne Rowena (Octavia Spencer)’nın Eloise’in kendi kızını ölüme itmekle bağımlısı olan babası Reggie’ye verilmesini isteyince alt üst olur. Elliot kendisini bir anda velayet savaşında bulur ve ne pahasına olursa olsun torununu ilgisiz babasının eline vermeyecektir.

Yeni emekli olan Harold Fry, karısı Maureen ile birlikte kasvetli bir hayat sürmektedir. Eski arkadaşı Queenie'nin ölmek üzere olduğunu öğrendiğinde, ona bir mektup göndermek için üzgün bir şekilde evinden çıkar ancak bir anda onun yanına gitmeye karar verir. Harold, mektubu cebinde, yolculuğunun Queenie'yi hayatta tutacağına dair samimi bir inançla İngiltere'de 700 km'den fazla bir yolculuğa çıkar. Beklenmedik ve özgürleştirici karşılaşmalar sayesinde Harold kendi hayatına da bir şans verebilecek midir?

Alex büyük bir firmada avukatlık yaparken birden işten çıkartılır. Ne olduğunu anlayamaz ve boşluğa düşer. Birden sıkıcı bir hayat yaşamaya başlar ailesini bir arada tutmak için çalışması gerekecekti

Ted Kramer, işine son derece bağlı bir babadır ve bir gece eve geç döndüğünde, karısı Joanna onu terk etmek üzere olduğunu söyler. Kocasından ayrılıp, kendisini bulmaya çalışacaktır. Altı yaşındaki oğullarını da bakması için ona bırakacaktır. Bir taraftan işini sürdürmeye çalışan Ted diğer yandan da, pek az babanın bildiği kadarıyla, oğlunu tanımaya çalışmaktadır. Ona yemekler pişirmekte, parka gezmeye götürmekte ve onun her ihtiyacı ile korkularını anlamaya çalışmaktadır.

Sinemada gösterildiği yıllarda , tartışmalı biçimde, tamamen yanlış anlaşılmalarla dolu ve utanç verici biçimde eleştirilen, ama uzun yıllar sonra şimdi ,sadece Rossellini'nin en iyi filmlerinden biri olarak anılmakla kalmayıp, aynı zamanda modern sinemanın temel elementlerinden biri olarak hak ettiği yeri bulmuştur. Küçük bir ipucu verelim : Bir evlilik, İtalya'ya yapılan bir seyahat esnasında kötüye gider, biz de izleriz.


1914 yılının Amerika'sında yasadışı işler yapan bir küçük serserinin öyküsü.Sevdiği kızla evlenerek tövbekar olan ve bir zamanlar kullandığı tabancayı çete reisine veren adam, bu gangsterin, terk ettiği bir kadın tarafından aynı silahla vurulması üzerine suçlanarak hapse düşer, idam kararı alınır....16 hafta süren çekimleri ile zamanının rekor ücreti 40 bin dolara mal olan filmin babil bölümü en gösterişli ve nefes kesici bölümü olarak sinema tarihine geçmiş, bu sahnenin çekimi sinema tarihine geçen buluşlar sayesinde mümkün olmuştur.

Paul Javal isimli bir senarist Fritz Langin yeni filmi için bir senaryo yazması için işe alınır. Maddi sıkıntılar nedeniyle hayatını düzene oturtmakta zorlanan Paul, genç ve güzel karısı Camilee'i çok sevmektedir. Homeros'un Odysseia eserinden uyarlanacak olan filmin senaryosu için aldığı sipariş bir süre sonra Paul'ün hayatını allak bullak eder ve karısı ile olan mutluluğu da bozulmaya başlar. Üstelik bunda en büyük sorumluluk da filmin yapımcısındadır. Filmde Alman sinemasının büyük ismi Fritz Lang kendisini canlandırmaktadır. Camille Javal, ismi ise Bardotun gerçek adıdır. Godard'ın seyircilerle en fazla yakınlık kuran filmlerinden biri de denilebilir. Filmdeki senarist, bir zaman sonra kendi yazdığı filmin başkahramanına dönüşürken Godard sinema dili üzerine yine özgün fikirler vermektedir.

Warren Schmidt hayatının en zor dönemlerinden birine gelmiştir. Uzun süre çalıştığı işinden emekli olmuştur ve kendisini tamamen işe yaramaz hissetmektedir. Ayrıca kızı Jeannie istemediği biriyle evlenmek üzeredir ve karısı Helen 42 yıllık evlilikten sonra aniden vefat etmiştir. Birdenbire işsiz, eşsiz ve ailesiz kalan Warren için hayatı çok anlamsızlaşmıştır. Bütün bu kötü gelişmeler üzerine Warren kendini tanımak ve atalarını keşfetmek için bir seyahate çıkmaya karar verir.


İkinci derecede önemli bir yapımcı olan Ben (Robert de Niro) müthiş ikna kabiliyeti ve pazarlık gücü ile herkesin sevdiği, katalizör işlevli bir yapımcıdır. İkinci evliliği de fiyasko ile neticelenmek üzeredir. Üstelik aklından silemediği karısı Kelly’nin (Robin Wriglat Penn) antipatik senaryo yazarı Scott (Stanley Tucci) ile gizli bir aşk yaşadığını öğrenmiştir. Sean Penn’in kendini oynadığı filmde, Ben egzantrik bir yönetmene tamamladığı filmin sonunu değiştirmesi gerektiğini anlatmaya çalışmaktadır. Zira amiri (Catherine Keener) filmin gişe başarısını sağlama almak için bunu emretmeştir. Diğer taraftan, yeni bir filmin kontratlı aktörü (yine kendini oynayan Bruce Willis) çekim günü sete müthiş çirkin bir sakalla gelmiştir.

Wei-Tung , sevgilisi Simon ile birlikte Manhattan’da yaşayan bir eşcinseldir. Eşcinsel kimliğini Tayvan’da yaşayan ailesinden gizleyen Wei-Tung, belirli bir yaşa gelene kadar bu sırrı ailesinden saklamayı başarır. Ancak Wei-Tung’ın evlilik yaşına geldiğine inanan ailesi, aralarında binlerce kilometre olmasına karşın oğullarına uygun bir kız bulmak için kolları sıvarlar.

Film, ayrılık kararı alan bir çiftin hayatına odaklanıyor. David, karısı ile boşanma aşamasında olan bir adamdır. Ayrılık kararı almış olsalar da David altı kişilik ailesini umutsuzca bir arada tutmaya çalışır. Bu sırada David ve karısı, artık başka insanlarla görüşebileceklerine dair bir anlaşmaya varır. Teoride bu düşünceyi kabul eden David, karısının yeni ilişkisine karşı bir mücadeleye girişir.

Melbourne'de yaşayan Irak asıllı bir vaizin oğlu, söylediği beyaz yalanın kontrolden çıkmasının ardından ailesine karşı görevi ve kendi duyguları arasında sıkışıp kalır.

Kariyerine odaklanan genç bir kadın her şeye sahip gibi görünür – iyi bir gayrimenkul şirketinde yeni bir iş, heyecan verici bir proje ve tutkulu bir âşık. Ancak patronunun karısına âşık olup bir kötülük ağına takılınca işler değişir. Genç kadın bu sürükleyici gerilim filminde kendini savunmaya çalışırken sırlar ve geçmişiyle bağlantılı karanlık dürtüler bir bir ortaya çıkar.

Verma Ailesi hayatını Yeni Delhi'de sürdürmektedir. Kızları olan Aditi'yi Amerikalı aile dostlarının hali vakti yerinde oğlu Hemant ile evlendirmenin planlarını yapmaktadırlar. Genç kız ilk başta bu formülize evlendirme yöntemini yanlış bulmaktadır ancak hayatını düzene sokmak için ailesinin bu tercihini kabul eder. Düğün hazırlıkları bitmek üzeredir ve bütün uzak dostlar düğün için gelmeye başlarlar. Aditi'nin kuzeni olan Ria'nın ise içerisinde sakladığı bambaşka bir dünyası vardır.

“Hayatının Seçimi”nde, atılacak bir adım bir hayatı sonsuza dek değiştirebilir. Karanlık bir geçmişe sahip olan Shana, aynı iş yerinde çalışmaya başladığı komşusu Gavin ile tutkulu bir aşk yaşamaya başlar. Ancak Shana’nın uçlarda yaşayan kocası Joe’nun bu sadakatsizliği öğrenmesi üçünü birden fırtınalı bir sona doğru sürükleyecektir. Zamana karşı yarışılan bu gerilimde, karmaşık bir aşk üçgeni ve birbiriyle karşıt düşüncelere sahip iki adamın ölümcül çatışması merak uyandıracak bir şekilde perdeye yansıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir