
Shin Eun-soo
Park Se-ri


Shin Eun-soo
Park Se-ri

Gong Myoung
Han Yun-seok

Cha Woo-min
Kim Hyeon

Youn Sang-hyun
Baek Seong-rae

Kang Mi-na
Ko In-jeong

Choi Gyu-ri
Ma Sol-ji

Lee So-i
Bang Ha-young

Shon Hee-rim
Jung Da-wool

Ryu Seung-soo
Park Hong-il

Kim Ji-young
Bok-hee

Hong Eun-hee
Jang-mi

Jo Bok-rae
Teacher

Chun Myung-woo
Sang-chul

Lee Da-eun
Park Hye-ri

Kim Chan-hyung
Seok-jin

New York'lu komedyen yazar Alvy Singer aşkın peşinden gitmek istese de, yaşadığı entellektüel ortamda aradığını bulabileceği konusunda oldukça umutsuzdur. En az kendisi kadar nörotik olan şarkıcı Annie Hall ile tanışması ise önyargılarını sona erdirir. Yoğun olduğu kadar farklı olan bir ilişki yaşamaya başlarlar. Annie Hall'u etkileyici kılan, aşk üzerine öncekilerden farklı şeyler söylemeye çalışması. Komedi ve romantizm karışımı film, 70ler de gezinmek isteyenler ya da klişe aşk tasvirlerinden sıkılmışlar için iyi bir alternatif.

Dışarıdan bakıldığında mükemmel bir hayatı olan Violet Jones (Sanaa Lathan) her şeyi kontrol etme konusunda takıntılıdır. Uzun süreli erkek arkadaşından beklediği evlilik teklifini alamaması ve yaşadığı diğer sorunlarla birlikte bir gün kuaförde başına gelen talihsizlik, hayata başka bir gözle bakmasına vesile olacaktır.

A comedy romance movie about the last generation of youths and their passionate romance based in Hongseong, Chungcheong Namdo in the 1980s.

Shakespeare'in, bir kızın taptığı konta yakın olmak için erkek kılığına girdiği, sadece sevdiği kadın tarafından takip edildiği cinsiyet karmaşası komedisi.

Nicole (Melissa Joan Hart) ve Chase (Adrian Grenier) komşudur, ancak aralarında bir dünya kadar fark vardır. Nicole modayı sever ve takip ederken, Chase ise arkadaşlarıyla dumanlı kafelerde dünyayı kurtarmaya yönelik tartışmalar yapar. Nicole, bir basketbol yıldızıyla hayalindeki rüya randevusunu düşler, ancak reddedilir. Chase'in güzel kız arkadaşı da bu hayalperest filozofu terk eder. Artık ikisinin de ortak bir noktası vardır! Güçlerini birleştirir ve sevdiklerini kıskandırmak için bir plan yaparlar. Okulun galası yaklaşmaktadır ve bu, herkesin onları birlikte görmesi için mükemmel bir fırsattır. Ancak planları, farkında olmadan ciddi bir hal almaya başlar.

A mentally challenged girl proves herself to be every bit as capable as her "perfect" sister when she moves into an apartment and begins going to college.

İki romantik tükenmişlik, Jane ve Will, ortak bir arkadaşlarının düğününde hemen birbirlerine çekilirler. Vestiyerdeki feci bir birlikteliğin ardından ikili, sonraki 24 saati birlikte geçirir, bu kaçışın gerçek olma ihtimaline karşı, karışık geçmişleri ve kalp kırıklıklarını içtenlikle itiraf ederler.

Hayatını hep eğilerek geçiren 1,85 cm boyundaki Jodi, öz güven eksikliğinin üstesinden gelmeye karar verir ve kendini lisedeki bir aşk üçgeninde bulur.

Hayatlarında yön bulmaya çalışan iki tutkulu insan Sebastian ve Mia'nın yolları, Los Angeles'ta trafiğin sıkışık olduğu bir gün kesişir. Her ikisi de sanat tutkunu olan bu iki insan, hayallerini gerçekleştirme yolunda düşe kalka ilerlemektedir. Sebastian Wilder geleneksel jazzın kolonlardan yükseldiği bir kulüp açma hayalinde, Mia Dolan ise kafesinde çalıştığı film platosunda kendine uygun tüm oyunculuk seçmelerine katılarak bir rol kapma telaşındadır. Bu iki insanın kalpleri birbiri için atmaya başladığında ortaya çıkan manzarayı hayat şartları bozacak, onları yavaş yavaş hayallerinden uzaklaştırmaya başlayacaktır.

1930’ların İtalya’sında geçen filmde hayat dolu bir Yahudi muhasebeci olan Guido Orefice (Roberto Benigni), güzeller güzeli öğretmen Dora’ya (Nicoletta Braschi) vurulur ve tüm engellere rağmen evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler ortadan kalktığında İkinci Dünya Savaşı patlak verir ve Almanlar İtalya’yı esir alır. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğlu Giosué’ye (Giorgio Cantarini) esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tankı hediye edecektir.

Mutlu bir nişanlı çift, beklenmedik bir gelişmeyle düğün haftalarının altüst olmasıyla birlikte zor bir sınavdan geçer.

1962 yazında geçen film, Modesto gençlerinin, yetişkinliğin gerektirdiği sorumlulukları üstlenmeden önce biraz eğlenmek istemeleri üzerine gelişen olayları anlatıyor... Evden ayrılma hayalleri kuran Steve ve Curt ; sarışın kız arkadaşı Debbie ile geçireceği gecenin hayaliyle yanıp tutuşan Terry "The Toad " ve 22 yaşındaki yarışçı John 'u o yaz kimse durduramayacak.

Çekingen, etrafına kızgın genç Ted(Ben Stiller), üçüncü sınıf bir özel dedektifin yardımıyla, tam on üç sene sonra lisede aşık olduğu Mary'nin(Cameran Diaz) peşine düşer. Ne var ki, dedektif de Mary'ye aşık olur. Kısa süre sonra ise, her iki erkek de Mary ile ilgilenen herkesin ona aşık olduğunu ve onu elde etmeye çalıştığının farkına varır.

Lila, derisinin diğer kızlardan daha fazla kılla kaplanmaya başladığını fark edince, kendisini medeniyetten soyutlayıp bir orman köşesinde yaşamaya başlar. Fakat, bedensel arzuları fiziksel kompleksinin önüne çıkınca, insan içine çıkmasının daha hayırlı olacağına karar verir. İlk iletişim kuracağı erkek, tüm gününü laboratuvarda çalışarak geçiren Nathan isimli bilim adamı olur. Farklı kompleksler sonucu benzer bir münzeviliği paylaşmaya başlayan çift, maymunlar tarafından yetiştirilmiş ilkel Puff'u keşfederler. Adamın uygar dünyaya getirilmesinin ardından ise deneyler başlayacaktır. İçgüdülerin bastırılması ve eğitilmesi gerektiği konusunda verecekleri eğitim, kendi dürtülerinin de bilinmeyen yönlerini keşfetmelerine vesile olacaktır. Senaryosu Charlie Kaufman tarafından yazılan 2001 tarihli yapım, video klip dünyasının çılgın Fransızı Michel Gondry tarafından çekildi. Uygarlık, kültür, vahşi yaşam ve insan doğası üzerine felsefi bir komedi. Kaufman varsa, biz de varız!

Mica Lisesi'nde okuyan Leo Borlock, ortalama bir öğrencidir. İyi notlar alan ve okulun bando takımında olan Leo, diğer öğrenciler tarafından pek fark edilmez. Ancak onun hayatı, Susan 'Stargirl' Caraway adında okula yeni bir öğrencinin gelmesi ile bambaşka bir hal alır. Gizemli ve ilginç bir kız olan Stargirl, Leo'nun fazlasyla ilgisini çeker. Zamanını onunla daha fazla bilgi edinmekle geçiren Leo, Stargil sayesinde bilmediği bir hayatın içine dalar.

Dawson ve Amanda lisede birbirlerine aşık olan ancak yolları ayrıldıktan sonra bir daha görüşmeyen iki eski aşıktır. Lise bitmiş ve aradan 20 yıl geçmiştir. Şimdi en sevdikleri arkadaşlarından birini kaybetmişler, cenaze töreni için birlikte büyüdükleri kasabaya geri dönmüşlerdir. Yıllar sonra yaşanan bu büyük buluşma, bu süreçte akıllarından çıkaramadıkları büyük aşklarını yeniden alevlendirmeye yeter. Ne var ki 20 yıl önce yakalarını bırakmayan, ayrılmalarına neden olan güçlerin bugün çok daha büyük tehlikeler yarattığı gerçeğiyle karşılaşırlar.

Fransa'daki Paris'te bir flört programına katıldığını düşünen Dawn kendini Teksas'taki Paris'te bulur. Yarışmadan çıkmayı planlasa da kovboy erkek adaydan hoşlanınca işler karışır.

Paige Morgan, hep istediği hayatı yaratma yolunda hızla ilerlemekte olan Wisconsin’li bir tıp öğrencisidir. Danimarka veliaht Prensi Eddie asla seçmediği bir yaşamdan kaçmaya çalışmaktadır. Paige kırsal bir bölge olan Manitowoc’ta bir süt ürünleri çiftliğinde büyümüştür ve babasının Ford pickup’ını kullanmaktadır. Eddie ise Kopenhag’da Kraliyet Sarayı’nda büyümüştür ve kendi Lamborghini’sinden sıkıldığında, değişiklik olsun diye Ana Kraliçe’nin limuzinini kullanmaktadır. Peki ya bu ikili karşılaşırsa? Anında elektrik… şey tam olarak öyle sayılmaz. Edvard gelecekte kral olma yazgısından biraz uzaklaşmak ve “kendini bulmak” için Wisconsin Üniversitesi’ne kayıt yaptırmıştır, en azından ailesi öyle bilmektedir. Paige ise ne istediğini tam olarak bilmektedir: Mezun olmak ve tıp öğrenimini Johns Hopkins’de sürdürmek. Buldukları bu yadsınamaz aşk genç prensin Danimarka monarşisinden feragat edeceği anlamına mı gelmektedir… yoksa Paige doktor olma hayallerini bir kenara mı bırakacaktır?

Belgeselci ve "arkadaşlık uygulamaları" bağımlısı olan Zoe, sürekli yanlış kişileri seçmektedir. Zoe’nun çocukluk arkadaşı ve aynı zamanda komşuları olan Kazım için ise sonsuz aşkın sırrı basittir: Ailesinin izinden giderek görücü usulü evlenmek. Zoe Londra’dan Lahor’a uzanan, görücü usulü evlilik hikayesini filme alırken bir taraftan da aşkı bulmanın yolları hakkında farklı bir bakış açısı kazanır.

Saatlik ücretle çalışan iki talihsiz genç, Noel arifesinde Londra'daki lüks bir AVM'yi soymak için el ele verir. Acaba bu sırada birbirlerinin kalbini mi çalacaklar?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir