
Ilinca Manolache
Angela Raducani

Çokuluslu bir şirket adına çalışan bir prodüksiyon asistanı, Romanya'nın Bükreş kentinde dolaşarak iş kazaları sonucu yaralanan çeşitli vatandaşlarla röportaj yapıyor ve bunlardan birini "iş güvenliği" videosunda oynatıyor.

30 yaşındaki Joy Jordan; anne ve babasının, Florida güneşi altında yeni bir yaşama doğru uzaklaşırlarken arkalarında bıraktıkları New Jersey'deki evde, yalnız yaşayan, bekar bir genç kadındır. Yaşlı çiftin sevgiden yoksun ve acıklı evlilikleri ise, cazibesi yıllar önce sönmüş olan Diane'ın tehdi altındadır. Öte yandan hayattan umudunu kesmemiş olan Joy, doğru erkeğin ve kariyer başarısının hemen köşeyi dönünce karşısına çıkabileceğini düşünecek kadar saf gözlerle bakmaktadır yaşama. Halihazırdaki erkek arkadaşı Andy'yi kaybettikten bir süre iş değiştirip yetişkinler için eğitim veren bir "hayır kurumunda" işe başlar. Buradaki öğrencilerinden Rus göçmeni, taksi şoförü ve bir hırsız olan Vlad ile romantik bir ilişkiye de girecektir.

Bir adamın kendi hayatını kontrol etme çabasıyla başlayan, seçim şansı olmayan bir hikaye; kaybolmuş olan ve geri dönen eşinin artık farklı birisi olduğunu fark eden bir polis; ve belirli bir kişiyi bulmaya kararlı, özgücü olan ve olağanüstü bir ruhsal lider olma kaderine sahip bir kadın.

A 16-year-old girl takes her parents hostage after they miss her big jump-roping competition.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Shampoo, 1960'ların sonlarında cinselliğin özgürce yaşandığı, yozlaşmış Los Angeles'ta geçen, yıldız oyuncularla dolu, renkli bir yatak odası komedisi. Oskar ödüllü Warren Beatty (1982 En İyi Yönetmen, Reds) ile Robert Towne'ın (Chinatown) senaryosunu yazdığı ve Hal Ashby'nin (Being There) yönettiği film dört dalda Oskar'a aday olmuş ve Amerikan Film Enstitüsü'nün En Komik 100 Film listesine girmiştir. George, L.A.'in en arzulanan erkeklerinden biri, tüm müşterilerini hiç olmadığı kadar güzelleştiren ve iyi hissettiren bir Beverly Hills kuaförüdür. Kız arkadaşı Jill'in (Goldie Hawn) teşvikiyle kendi salonunu açar ve finansman için muhafazakar iş adamı Lester'dan (Jack Warden) yardım ister. Ancak Lester, George'un karısı (Lee Grant), sevgilisi (Julie Christie) ve ergen kızıyla (Carrie Fisher) yattığından habersizdir. George arzularına direnip Jill'le yuva kuracak mı, yoksa daha da skandal ilişkilere mi girecek?

Dünyanın en güçlü adamı, kendi yol açtığı felaket her şeyi yok etmeden önce, insanlığın kurtarıcısı olduğunu kanıtlamak için hummalı bir mücadeleye girişir.

Modellik yapan Carl ve Yaya, milyarder yolcuların tercih ettiği süper lüks bir gemi ile seyahate çıkar. Ancak keyifli başlayan yolculukları, fırtınanın çıkmasıyla yarım kalır. Çift, bir grup milyarder ve geminin temizlikçilerinden biriyle birlikte ıssız bir adada mahsur kalır.

Lester Burnham, çevresindeki insanlar tarafından sevilmediğini ve horgörüldüğünü düşünmektedir. Karısı Carolyn, bunca yıllık evliliklerinden sonra sanki ondan nefret eder gibi davranmaktadır. Kızı Jane, onu küçük görmektedir. Patronu ise sürekli onun girişimlerini baltalamaktadır. Yıllardır gizlemekte olduğu tutkuları sonucunda Lester, hayatında birkaç küçük değişiklik yapmaya karar verir. Böylelikle orta yaş krizini de kolaylıkla atlatabileceğine inanmaktadır. Aldığı kararlar sonucunda giderek özgürleştikçe ve mutlu olmaya başladıkça karısıyla kızını daha çok sinirlendirmeye başlar.



Sacha Baron Cohen'in Ali G Show isimli TV programında yarattığı eş cinsel modacı karakteri Brüno, 10 yıllık şöhretinden sonra maceralarına beyazperdede devam ediyor. Gözü pek Avustralyalı modacı Brüno, şovuna Amerika'da devam edecektir. Kazakistan'ın tüm halkını kendine düşman eden, Hristiyan ve Yahudiler'e sinir harbi yaşatan, kadın erkek demeden insanların asabını bozan Brüno bu filmiyle gay aktivistleri tedirgin ediyor.

Şubat 2013’te Louis haylaz nihilizmini Phoenix, Arizona’ya götürüyor. Louis yaşlı bir kadın ile evcil hayvanından, Manhattan’da yaşamaktan, vücudunun yaşlanmasından, erkeklerin kadınların göğüsleri ile büyülenmesinden, besin zincirinin dışında yaşamanın güzelliğinden, araba sürerken çok çabuk öfkelenmesinden ve cinayetten bahsediyor ve sahnede sürekli hareket ediyor.

Dante Hicks tezgahtar olarak çalışmakta ve New Jersey şehrinde yaşamaktadır. İzinli olduğu bir cumartesi günü işe gitmesi istenir. Hiç hoşuna gitmese de bu talebi yerine getirmek zorundadır. Ancak bu öyle bir gündür ki aksilikler daha dükkanın kapısında başlar. Dükkanı açmak için kaldırması gereken panjurlar sıkışmıştır, hala deli gibi sevdiği eski sevgilisi bugün evlenecektir, üniversiteye gitmesi içni sürekli başının etini yiyen yeni sevgilisi geçmişi hakkında çok özel bir açıklamada bulunur, patronu söz verdiği halde dükkanı devralmak için gelmez, saat ikide maçı vardır ve eski sevgililerinden birisinin cenaze töreni bu gün yapılacak ve son görevini yapması için tek gün bugündür! Üstüne üstlük dükkana gelen aksi müşterilerle uğraşırken yan dükkandaki tezgahtar kız, onun müşterilerini çalmaya çalışmaktadır. Dante tüm bu aksiliklere rağmen işlerini yola koyma çabası içindedir...

Geleceğin tuhaf ve gereksiz derecede karmaşık, fütüristik dünyasındayız. Devlet memuru Sam Lowrey, etrafını saran bu bürokrasi ve teknoloji cenderesinden bunalmış bir istatistikçidir. Kaçışı ve sükuneti, kendisini her şeyden izole ettiği hayallerde bulur. Rüyalarında sürekli olarak aynı kadını kurtardığını görür.Sam'in yaşadığı gerçek dünyayı ise, herşeyi görüp kontrol eden bir bilgisayar idare etmektedir. Jill Layton isimli genç kadın terorist olmakla suçlandığında, düzenli olarak hata kontrolleri yapmakta olan Sam bunda bir yanlışlık olduğunu farkeder ve Jill ile tanıştığında onun rüyalarında kurtarıp durduğu kız olduğunu anlar.

Ricky Gervais, insanlığın sonu temalı bu stand-up komedisinde politik doğruculuk ve aşırı hassasiyet konularında tartışmalı görüşlerini paylaşırken yine tabuları yıkıyor.

Açık sözlü komedyen Bill Burr, Nashville'de sahnelediği gösterisinde; ayaküstü yemekler, aşırı nüfus, diktatörler ve gorillerin işaret dili üzerine konuşuyor.


Sundance Film Festivali’nde 2005 yılında olay yaratan bağımsız bir yapım.Beverly Hills ‘te yaşayan 15 yaşındaki aktris Kimberly, iki arkadaşını sanat tarihi öğretmeniyle cinsel ilişkiye girmeleri konusunda ikna eder. Bununla da kalmaz gazeteci Emily’yi de bu durumun herkes tarafından duyulmasını sağlaması için etkisi altına alır.Zekânın nelere sebep olabileceğini, melek yüzün ardındaki karakterin durumu akıcı bir biçimde anlatıyor bize yönetmen Siega.

Senaryosunu Quentin Tarantino'nun yazdığı filmi Oliver Stone yönetmiş ve bunun yüzünden araları açılmıştı. Mickey ve Mallory birbirlerini seven ama 'doğuştan katil' olan iki aşık. Yaşadıklarını öldürerek hissedebiliyorlar belki de. Ancak 90'ların giderek çığrından çıkan medyası da onları kahraman gibi göstermekten geri kalmıyor. Böylece iki doğuştan katil yolculukları sırasında arkalarında onlarca ölü bırakarak yollarına devam ediyorlar. Yakalandıklarındaysa medya yine kurtarıcıları olarak çıkıyor karşılarına...

17.yüzyıl aristokratı olan Baron Munchausen, yanındaki özel yetenekli adamları Berthold, Adolphus, Albrecht ve küçük bir kızla, Türklerin işgalinde olan şehri kurtarmak için maceradan maceraya atılıyorlar. Dev bir deniz canavarı tarafından yutulmak, aya yolculuk yapmak, Venüs'le dans etmek bu maceralardan sadece birkaçı…
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.













0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir