
Assumpta Serna
Berta, the actress / Teresa, Juan's mother

Juan Sahagún, since childhood, feels passion for his mother. One day in the street he sees a woman identical to her. He follows her and finds out that she works as an actress in a theater company, so Juan decides to hire the whole company to represent the people who have influenced him in his past. They recreate the same situations of yesteryear and Juan acts as the child he was, to relive the memories already forgotten.

Assumpta Serna
Berta, the actress / Teresa, Juan's mother
Iñaki Aierra
Juan

Álvaro de Luna
Uncle Pepe

Jacques Lalande
Uncle Antoñito

Alicia Hermida
Aunt Pilar
Luisa Rodrigo
Grandmother

Alicia Sánchez
Olga, the maid
Pedro Sempson
Juan Sr., Juan's father

Isabel Mestres
Marta, Juan's sister
Julien Thomast
Pablo

Marion Game
Amparo

Ofelia Angélica
Sofi
Clara Merin
Lucía
Pablo Hernández Smith
Juanico, the young Juan
Magdalena García
Martita, the young Marta

Diane Després üç yıl önce kocasını kaybetmiş, tek oğluyla hayatta ayakları üstünde duran 48 yaşında bir kadındır. Sadece geçinebilecekleri kadar parayı kazanabilmek için elinden geleni yapan Diane, 15 yaşındaki oğlu Steve'in hiperaktivite ve dikkat bozukluğu hastalığı nedeniyle çok zor zamanlar geçirmeye başlar. Kocasını kaybetmesinin ardından oğlu Steve'i rehabilitasyon merkezine götürür. Ancak Steve burada yangın çıkarmak ya da başka bir hastayı yaralamaya kadar varan şiddet olaylarına başvurunca merkezle ilişiği kesilir. Görevliler Diane'e iki seçenek sunmuştur. Oğluna ya kendisi bakacak ya da ıslahevine gönderecektir. İkinci seçenek Diane için imkansızdır ve bu nedenle çocuğuna tek başına bakması gerekecektir...

Aparajito (Yenilmez), Satyajit Ray’ın muhteşem Apu üçlemesinin ikinci filmi. Pather Panchali’de (Yol Türküsü) ablasının ölmesinin ardından küçük Apu (Pinaki Sengupta) ve ailesi Benares’e taşınmıştır. Babası Harihar (Kanu Bannerjee) Ganj kıyılarında rahiplik yaparak hayatını kazanırken çocuk da içinde barındırdığı zengin görüntü ve ses karışımından büyülenmiş ve hoşnut bir halde kenti dolaşır. Ne var ki Harihar bir hastalığa yakalanıp ölür ve Apu’nun tek başına ayakta kalmaya gücü yetmeyen annesi Sarbojaya (Karuna Bannerjee), oğlunu yeniden taşraya, kayınpederinin evine götürür. Daha büyük bir dünyanın tadını almış olan Apu, içinde büyüdüğü basit köy hayatıyla yetinemeyecek duruma gelmiştir; köyün öğretmeni de onun tutku ve meraklarını teşvik eder. 16 yaşında Kalküta’da öğrenim görmek için bir burs kazanır. Kent yaşamına kendini kaptıran Apu (artık Smaran Ghosal tarafından canlandırılmaktadır) eve çok seyrek ve gönülsüzce döner.

Rüzgarlı bir balıkçı köyünde yaşayan bir anne, yaşanan beklenmedik bir olayın ardından, kendi doğru ve yanlış duygusu ile her şeyden çok sevdiği oğlunu korumak arasında kalır. Kadın, oğlu için söylediği yalanla, hem ailelerini hem de birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan topluluklarını parçalanmakla karşı karşıya bırakır.

Danimarka Prensi Hamlet babasının cenazesine geldiğinde annesi amcasıyla evlenmek üzeredir. Doğaüstü bir şekilde nefret ettiği amcasının aslında babasını öldüren kişi olduğunu öğrenir. Bu arada savaş da patlamak üzeredir.

While out to avoid spending time with her narcissistic and promiscuous mother, sixteen-year-old Jo has a brief affair that leaves her pregnant and abandoned. When her mother remarries, Jo's only support becomes her friend Geoffrey, a homosexual.

Zakkum zehirli olabilir, bir annenin sevgisi de...Baştan çıkarıcı güzel Ingrid, kendisini terkettiği için sevgilisini öldürür. 15 yaşındaki kızı Astrid, annesinin tutuklanışına şahit olur. Bu olay, ikisinin de hayatlarındaki dönüm noktasıdır.Tek başına kalan Astrid, bir kaç yetim yurdunda kaldıktan sonra hayatta kalmak için kendi ayakları üstünde durması gerektiğini anlar. Genç kız, yurtlarda geçireceği 3 yılda, annesinin hapisteyken bile üzerinde kurduğu güçlü baskıya rağmen, geçmişini unutmak ve özgürlüğünü kazanmak için sevgiyi, öfkeyi ve hayatın değerini anlayacaktır.

Ebeveynlerinin boşanmasıyla birlikte zor zamanlar yaşayan Nicholas, dünyaya karşı ilgisizleşir. Artık eski gibi gülümsemeyen Nicholas, derslerine girmez ve yalan söylemeye başlar. Babasının yanına taşınan Nicholas, yeni ailesiyle yaşamaya başlamasıyla her şeyin yoluna gireceğini düşünür. Ancak taşındığında orada bulunmak istemediğini fark eder ve annesinin yanına geri dönmeye karar verir. Ancak Nicholas’ın annesinin yanına geri taşınma şansı var mıdır?

Yıllardır görmediği kızıyla tekrar yakınlaşmaya başlayan bir adam, gençliğinde kaybettiği aşkını ve yıllar önce Tayvan'dan Amerika'ya gelişini hatırlar.

Anton Çehov'un Vanya Dayı adlı oyununu beyaz perdeye uyarlayan Vanya 42.Caddede, oyunun, harcanmış hayatlar, yalnızlık, umut ve umutsuzluk temasını öne çıkartan bir yapım. Eski dostlar bir araya gelir ve Manhattan sokaklarından geçerek ilk buluşmalarına giderler. Daha biz ne olduğunu anlamadan oyun sahnelenmeye başlar. Oyuncular hâlâ sokak kıyafetleri içindedir ve fakat seyirci kendini bir anda Rusya'da bulur. Vanya Dayı, yıllardan beri ölmüş kızkardeşinin kocası Serbryakov'un malikanesini idare etmiştir. Şimdi, yeni karısı Yelenayla eve gelmektedir.

James White is a troubled twentysomething trying to stay afloat in a frenzied New York City. As he retreats further into a hedonistic lifestyle, his mother's battle with a serious illness faces a series of setbacks that force him to assume more responsibility. With the pressure on him mounting, James must find new reserves of strength or risk imploding completely.

Anabel (Susi Sánchez), sekiz yaşındayken kızı Chiara'yı (Bárbara Lennie) terk etmiştir. Artık zengin ve evli bir kadın olan Anabel'e bir gün villasında oturken bir kadın villasında 10 kalmak için teklif verir. Bu kadın 35 yıl önce terkettiği kızı Chiara'dan başkası değildir. Masum sanılan ve bir o kadar kirli planlar işlemeye başlamıştır.

A busy executive learns during a meeting that his mother may be dying and rushes home to her side. He ends up being his father's caretaker and becomes closer to him than ever before. Estranged from his own son, the executive comes to realize what has been missing in his own life.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Jack ile annesi, 5 yıl boyunca tek odada hayatlarını sürdürmek zorunda kalmıştır. Hiç dışarı çıkamadıkları için, 5 yaşındaki Jack bütün hayatı bu odadan ibaret sanmaktadır. Fakat günün birinde kurtuldukları zaman, küçük Jack’in keşifleri oldukça sarsıcı olacaktır.

10 yaşındaki oğlu Gene ile bir karavanda yaşayan Çek göçmeni Selma Jezkova kalıtsal bir hastalık yüzünden kör olmak üzeredir. Bu hastalığını oğlunu da etkileyeceğini bilen Selma, çelik fabrikasında canla başla çalışarak biriktirdiği parayla oğlunu ameliyat ettirme arzusu içerisindedir. Ancak gelişen olaylar Selma'yı işin içinden çıkamaz hale getirir.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

Inspired by a true story, this film tells the shocking tale of a mother and daughter who are nothing like they seem, their tumultuous relationship ending in a brutal murder.

Joker, başarısız bir komedyen olan Arthur Fleck'in hayatına odaklanıyor. Toplum tarafından dışlanan bir adam olan Arthur, hayatta yapayalnızdır. Sürekli bir bağ kurma arayışında olan Arthur, yaşamını taktığı iki maske ile geçirir. Gündüzleri, geçimini sağlamak için palyaço maskesini yüzüne takan Arthur, geceleri ise asla üzerinden silip atamayacağı bir maske takar. Babasız büyüyen Arthur’u en yakın arkadaşı olan annesi Happy adıyla çağırır. Bu lakap, Arthur’un içindeki acıyı gizlemesine yardımcı olur. Ancak maruz kaldığı zorbalıklar, onun gitgide toluma aykırı bir adam haline gelmesine neden olur. Yavaş yavaş psikolojik olarak tekinsiz sulara yelken açılan Arthur, bir süre sonra kendisini Gotham Şehri’nde suç ve kaosun içinde bulur. Arthur, zamanla kendi kimliğinden uzaklaşıp Joker karakterine bürünür.

Obsesif bir kişilik olan Melvin bir aşk yazarıdır ve her gün aynı yerde büyük bir titizlikle kahvaltısını yapar ve orda çalışan Carol ona hergün tahammül etmektedir. Eşcinsel olan komşusu Simon ise yetenekli bir ressamdır. Bu üç kişi daha sonra birlikte bir maceranın içinde bulurlar kendilerini...

Ten years have gone by since Elena's six-year old son has disappeared. The last thing she heard of him was a phone call he gave her, saying that he was lost on a beach in France and couldn't find his father. Nowadays, Elena lives on this same beach and manages a restaurant. She is finally beginning to emerge from this tragic episode when she meets a French teenager who strongly reminds her of her lost son. The two of them will embark on a relationship which will sow chaos and distrust around them.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir