
Otto Kruger
Jeffrey Garth

Dr.Van Helsing Kont Drakula'yı öldürmeyi basarmıstır.Lakin vücudu gizemli Macar kontesi Maria Zaleska tarafından çalınmıştır.Aslında Transilvanya'dan gelen, Drakula'nın kızı olan Kontes Zaleska babasının cesedini yakarak huzura kavuşturmaya çalışır.Kontes ve yardımcısı Sandor basarili psikiyatrist olan, Dr.Van Helsing'in öğrencisi Dr.Jeffrey Garth'tan vampirliğine karşı bir tedavi ister.

Otto Kruger
Jeffrey Garth

Gloria Holden
Countess Marya Zaleska (Dracula's Daughter)

Marguerite Churchill
Janet

Edward Van Sloan
Professor Van Helsing

Gilbert Emery
Sir Basil Humphrey

Irving Pichel
Sandor

Halliwell Hobbes
Hawkins

Billy Bevan
Albert

Nan Grey
Lili

Hedda Hopper
Lady Esme Hammond
Claud Allister
Sir Aubrey

Edgar Norton
Hobbs

E. E. Clive
Sergeant Wilkes

Eily Malyon
Miss Peabody (uncredited)

Vernon Steele
Squires (uncredited)

Jigsaw geri döndü. Muhteşem ve dengesiz suç dehası, ölüm kalım meselesi korkunç oyunlarla yeniden karşımızda. Jigsawıun işiymiş gibi görünen yeni bir cinayet kurbanı bulunduğunda, Dedektif Eric Matthews soruşturma başlatır ve hiç çaba harcamadan Jigsaw'u ele geçirir. Ama yakalanmak da Jigsaw'un planının parçasıdır. Sekiz kurban daha canları pahasına mücadele etmektedir ve Mathews'in da oyuna katılma vakti gelmiştir.

Jonathan Harker, Dracula'ya kendi kalesinde saldırmıştır. İntikam peşindeki vampir, Jonathan'ın yaşadığı şehrin yakınlarındaki bir şehre gelerek onun ailesini ve nişanlısını tehdit etmeye başlamıştır. Onlara yardım edebilecek olan tek kişi ise Harker'ın dostu ve okul arkadaşı olan Dr. Van Helsing'dir. Helsing'in tek arzusu, Dracula'yı yok etmektir.

John Harker, gizemli ve kolay kolay ele geçmeyen Kont Drakula'yla bir emlâk anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gönderilir. Ama ev sahibi bir vampir, insanların kanıyla beslenen bir hortlaktır ve taşınma fikri ona pek de cazip gelmemektedir. Yüzlerce yıllık cehennemi, hayaletlere özgü bir varoluşun ardından, tek istediği huzura ermektir. Yine de, John'ın genç eşi Mina'nın fotoğrafını görüp heyecanlanınca, gemiyle batıya doğru yolculuğa çıkar.

Dracula Şatosu'nun gölgesinde Karanlıklar Prensi, şeytan çıkarmak isterken yaralanan baygın bir rahibin başından sızan kanla canlanır. Kont Dracula mezarından çıkınca, bir sonraki kurban olarak kendisine güzel bir gelin adayı seçer. Kızın içinde bulunduğu durumun tehlikesini fark eden nişanlısı ile papaz amcası onu bu vahşi vampirden kurtarmak için güçlerini birleştirirler. Vampir Dracula Keineneburg köyünde kana susamış bir biçimde kurbanlarını tuzağa düşürürken Transylvania'da korku bir kez daha kol gezmeye başlar.

Tarker Mill insanların aynı evde dogup aynı evde öldüğü, barış ve huzur dolu sakin bir kasabadır. Kasaba halkı, iyi komşuluk ilişkileri içerisinde günlük işlerini yapmakta ve kilise için hayır işleri yapmak gibi aktivitelerle ugraşmaktadır. Kasabada hemen her gün önemli bir olay olmadan aynı şekilde geçmektedir. Ancak bir gece aniden vahşi cinayetler islenmeye başlar. Kasaba halkı bu cinayetleri sapık bir katilin işlediğini düşünmektedir. Ancak Marty adındaki bir genç, cinayetleri işleyenin insan degil bir kurt adam olduğuna inanmaktadır. Marty ve kızkardeşi Jane, kasaba halkından kimin dolunayda kurt adama dönüştüğünün peşine düşerler. Ünlü korku romanları yazarı Stephen King'in romanından tüyler ürpertici bir film...

A young teacher on her way to a position in Transylvania helps a young man escape the shackles his mother has put on him. In so doing she innocently unleashes the horrors of the undead once again on the populace, including those at her school for ladies. Luckily for some, Dr. Van Helsing is already on his way.

A child conceived by a mute servant girl transforms from an innocent youth to a killer beast at night with uncontrollable urges.

1872'de Kont Drakula ve düşmanı Van Helsing , Hyde Park'ta dört nala yol alan bir at arabasının üzerinde dövüşmektedirler.Sonunda araba devrilip parçalanır ve kırılan tekerleklerden birinin parçası Drakula'ya saplanır.Van Helsing tekerleği kullanarak onu öldürür.Ama kazada kendisi de aldığı yaralardan ölür aynı anda Drakula'nın İngiltere'deki takipçilerinden biri (Christopher Neame) gelip Drakula'nın kalıntılarını toplar ve birkaç gün sonra Van Helsing'in gömüldüğü St Bartolph Kilisesi'nin bahçesine Van Helsing'in mezarının yanına gömer.Yüz yıl sonra Van Helsing'in soyundan gelen kült uzmanı Lorrimer Van Helsig'in torunu Jessica Van Helsing hippi arkadaşlarıyla takılmaktadır. Aralarına yeni katılan Johnny Alucard Drakula'nın küllerini gömen takipçisinin torunudur ve Kara büyü ile uğraşmaktadır.Alucard Drakula'yı diriltir,kanla besler.Kurbanları arasında Jessica'da yer almak üzereyken Lorrimer Van Helsing yeğenini kurtarıp Drakula'yı bir kez daha yok eder.

Bela isimli küçük bir kız, evinde annesine tekinsiz derecede benzeyen kötücül bir varlıkla bağ kurar. Zamanla tüm aileyi hedef almaya başlayan bu tehditkâr güç, küçük kızı adım adım dehşet verici ve karanlık bir dünyanın içine çeker.

Nosferatu 1922 yılında Almanya'da çekilen Alman Dışavurumculuğu akımının başyapıtlarından ve korku sinemasının sayılı klasiklerindendir. F. W. Murnau'nun yönettiği filmde Max Schreck, vampir Kont Orlok rolündedir. Filmin orjinal Almanca adı Nosferatu, eine Symphonie des Grauens yani Nosferatu, Bir Dehşet Senfonisi'dir. Film, 1921 yılı ile 1922 yılı arasında çekilmiştir. Bram Stoker'ın Drakula romanının uyarlamasıdır ve telif ödenmeden yapıldığı için yayından kaldırılmıştır. Nosferatu filminde, Bram Stoker'ın filminden farklı olarak vampir Kont Orlok'tur. Bram Stoker'ın Drakula'sında ise vampir kontun adı Drakula'dır. Thomas Hutter, Almanya'nın Bremen'e bağlı Wisburg adlı küçük bir kasabasında, karısı Ellen ile birlikte yaşamaktadır. Transilvanya'da yaşayan Kont Orlok'tan bir mektup gelir. Bazı sembollerle dolu bu mektubu, Renfield adlı kişi Hutter için okur. Hutter, zengin Kont Orlok ile emlak anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gidecektir.

İki köylüyü öldürdükten sonra ormanda dolaşan canavar, yakalanıp hapse atılır. Zincirlerini kırarak kaçar ve kör bir keşişle (O.P. Heggie) karşılaşır. Keşiş, keman çalarak canavarı sakinleştirir ve konuşmayı öğretir. Ancak iki avcının keşişin kulübesine gelmesiyle canavar mezarlığa kaçar. Burada, eksantrik bilim insanı Dr. Pretorius (Ernest Thesiger) ile karşılaşır. Pretorius, canavara bir eş yaratmak için Dr. Henry Frankenstein'ı (Colin Clive) ikna etmeye çalışır. Frankenstein başta reddetse de, canavarın eşi Elizabeth'i (Valerie Hobson) kaçırmasıyla fikrini değiştirir. Yaratılan eş (Elsa Lanchester), kabarık saçlı grotesk bir güzelliktir, ancak canavarı görünce çığlık atarak reddeder. Canavar, laboratuvarı yok ederek kendini, eşini ve Pretorius'u öldürürken, Frankenstein'ların kaçmasına izin verir. Elsa Lanchester, hem canavarın eşini hem de romanın yazarı Mary Shelley'yi canlandırıyor.

Uzak bir vahşi doğadaki ölümsüz bir canavarın esrarengiz dirilişi, saldırısı ve intikamı, çürüyen cesedinin gömülü olduğu yıkılmış bir yangın kulesinden bir madalyonun çıkarılmasının ardından ikonik yeni bir katili serbest bırakır.

Michael Powell'in kariyerini mahveden kötü şöhretli filmi Peeping Tom'da (Röntgenci), kameranın saldırgan bir obje olarak kullanımı filme rahatsız edici bir hava katmıştır. Mark Lewis (Carl Boehm) isimli bir genç, kendisini kadınlara belgesel yönetmeni olarak tanıtır. Ancak kamerasının içinde, filme aldığı kişiyi öldürmek için kullandığı sivri uçlu bir metal vardır. Bu durumu, filmin başında kameranın vizöründen görerek tanık olduğumuz sinir bozucu cinayet kaydıyla öğreniriz.

İngiltere'de küçük bir kasaba olan Midwich'de gün ortasında herkesin aniden uykuya dalıp sonra uyandığı tuhaf bir olay yaşanır. Bir süre sonra kasabada uygun yaştaki genç kadınların hepsi birden hamile kalır ve aynı günde, aynı saatte birbirine tıpatıp benzeyen çocuklar doğurur. Tedirgin edici sabit bakışları ve esrarlı tavırları olan bu sarışın çocukların fiziksel görünüşü, sadece bir kaç yılda neredeyse on yaşına gelir. Babalardan biri olan George Sanders olayı araştırdıkça daha da dehşete düşecektir.

Uzak ve ıssız bir adaya ayak basan Carl Denham yönetimindeki bir film ekibi, yerlilerce düzenlenen garip bir kurban törenine şahit olur ve engellemek için müdahale eder. Sarışın başrol oyuncusu Ann Darrow'u gözlerine kestiren yerliler daha sonra kampı basıp genç kadını kaçırırlar. Ann'i zincire vurup, tanrı olarak tapındıkları Kong isimli dev bir gorile kurban etmeye kalkışırlar.Dev canavar kendisine ikram edilen Ann'a aşık olur ve durumdan vazife çıkaran Darrow ve ekibince etkisiz hale getirip, bir Broadway şovuna meze edilmek üzere gemiyle New York'a taşınır. Oysa aşk her şeyden güçlüdür!

Otobüsle seyahate giden genç bir çift olan Peter ve Joan, yeni bir yol arkadaşı edinirler: Macar hekim Will Guest. Ancak hava şartları çok kötüdür ve çıkan bir fırtına yüzünden meydana gelen otobüs kazası, şoförün canına mal olur. Bu tatsız olaydan sonra Will Guest, genç çifte kalacakları bir yer sağlamak istediği söyler. Arkadaşı olarak tanıştırdığı Hjalmar Poelzig. Hjalmar, bir mimardır ve temelleri I. Dünya Savaşı sonunda yıkılan bir şatonun üzerine kurulu büyük bir malikanede oturmaktadır. Ancak aslında Will ve Hjalmar, arkadaş değillerdir. Çiftin kalmak için gittiği bu tuhaf malikanede de tuhaf olaylar olmaktadır. Evin bodrumunda tutsak tutulan bir kız vardır ve bu kız korkunç bir suçun tanığıdır. Hjalmar'ın yeni bir planı vardır ve bu plan Joan ile ilgilidir.

İngiltere'de bir genetik araştırmalar ensitüsünde insan doğasındaki şiddet ve öfkeyle ilgili bazı tehlikeli deneyler yapılmış ve bunun sonucunda 'rage' adını verdikleri bir virüs geliştirilmiştir. Bir grup aktivist, biliminsanlarının maymunlara zarar verdikleri gerekçesiyle deneylerin yapıldığı binaya sızarak korunaklı kafeslerde tutulan ve 'rage' virüsü aşılanan maymunlardan birini serbest bırakırlar. Fakat serbest kalan maymun kafesten çıkar çıkmaz eylemcilerden birine saldırır ve olaylar içinden çıkılmaz bir hal alır.

A brilliant but deranged neurosurgeon becomes obsessively fixated on a judge's daughter. With the help of an escaped criminal whose face he has surgically deformed, the mad man lures her, her father, and her fiancé to his isolated, castle-like home.

Kırsal kesimde bulunan bir eve taşınan Keria Wood’ın kızı, evin bodrum katında gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Olayı araştırması üzerine Keria, evlerinin eski ve güçlü bir varlığın kontrolünde olduğunu öğrenir. Keire, aile üyelerinin ruhlarını sonsuza dek kaybetmek istemiyorsa, varlıklar yüzleşmek zorunda olduğunu keşfeder.

A Scotland Yard investigator looks into four mysterious cases involving an unoccupied house.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir