
Jeroen Krabbé
Gerard Reve

Vissingen'deki bir edebiyat kulübünde konuşma yapması için çağırılan alkolik yazar Gerard Reve, yolculuğu esnasında uğradığı Amsterdam tren istasyonunda başka bir trene binmekte olan yakışıklı bir adamdan etkilenir. Gerard gideceği yere varır ve burada kulübün mali işleriyle ilgilenen varlıklı ve güzel Christine Halsslag ile tanışır; aralarında tek gecelik bir ilişki yaşanır. Ertesi sabah uyandığında kadının fotoğraflarında Christine'in sevgilisini görür. İlginç olan yanı sevgilisi, tren istasyonunda karşılaşıp etkilendiği adamdır. Gerard, Herman isimli bu adamla tanışabilmek umuduyla Christine'i sevgilisini kaldıkları eve çağırması için ikna eder...

Jeroen Krabbé
Gerard Reve

Renée Soutendijk
Christine Halslag

Thom Hoffman
Herman

Dolf de Vries
Dr De Vries

Geert de Jong
Nurse Ria Josefs
Hans Veerman
Undertaker

Hero Muller
Hein Josefs
Caroline de Beus
Adrienne

Reinout Bussemaker
Johan Verdijk - First husband
Erik J. Meijer
Corporal Gé Verdonk - Second husband

Ursul de Geer
Henk Lunders - Third husband

Filip Bolluyt
Surfer
Hedda Lornie
Stationer
Paul Nygaard
Violinist

Guus van der Made
Train steward

Üniversitede tarih dersleri veren Adam, okul ve ev arasında gidip gelen monoton hayatına en azından bir kız arkadaş sığdırmayı başarmıştır. Bir gün bir arkadaşının tavsiyesi üzerine bir film izler ve o filmde kendisine çok benzeyen birisini görerek, bu oyuncunun peşine düşer. Adam artık, kendisine ikizi kadar benzeyen Anthony'nin de hayatının bir parçasıdır, tabii Anthony de onunkinin.

Ünlü gerilim romanları yazarı Mort Rainey, yeni kitabı üzerinde çalışmak üzere göl kıyısındaki ıssız evine çekilmiştir. Karısından yeni ayrılmış olan Mort, bir türlü kafasını toplayıp çalışamamaktadır.Bir gün garip görünüşlü John Shooter adında bir adam ziyarete gelir. Adamın iddiasına göre Mort, onun bir kısa öyküsünü çalarak kendi imzasıyla yayınlatmıştır. Shooter'ın uyarıları kısa zamanda tehditlere dönüşünce, Mort bir özel dedektiften yardım ister. Tüm yardımlara rağmen Shooter'ın durdurulamaması, olayların çığrından çıkmasına yol açacaktır.

Graham ailesinin en yaşlı üyesi esrarengiz anneanne Ellen’ın ölümü sonrası kızı Annie, soyağaçlarının uğursuz ve korkunç detaylarını keşfetmeye başlar. Aile üyeleri ardı ardına uğursuz olaylar yaşamaktadır ve kendilerine miras kalmış bu lanetten kurtulmaya çalıştıkça, kaçınılmaz sona biraz daha yaklaştıklarını fark ederler.

Cinsel yönden düş kırıklığına uğramış bir eş ve anne olan Kate Miller, onu tatmin etmeyen erotik yaşamından yakınmak üzere, muayenesi Manhattan'da bulunan pek revaçtaki psikiyatrı Dr. Robert Elliott'ı ziyaret eder. Bir yabancıyla tatmin edici bir cinsel ilişki içinde geçirdiği öğleden sonranın ardından Kate, adamın binasının asansöründe usturalı sarışın bir kadın tarafından öldürülür. Katili şöyle bir gören sarışın fahişe Liz, hem baş zanlı, hem de katilin yeni hedefi haline gelir.

Usta yönetmen Ridley Scott'ın kızı Jordan Scott'ın ilk sinema filmi… Güzelleri güzeli İspanyol Fiamma (Maria Valverde) saygın bir İngiliz yatılı okuluna kaydolur. Onun gelişiyle okuldaki dengeler değişmeye başlar. Fiamma'nın yüzme yeteneği, tavrı ve davranışları herkesi büyülemiştir. Okuldaki kızlar grubunun idolü olan Öğretmen Miss G (Eva Green) de öğrencileri gibi ondan etkilenir. Ancak zamanla Fiamma'yı takıntı haline getirince genç kızın hayatı cehenneme döner.

Betriek, Hollanda'nın kuzeyinde bir bataklığın kenarında yaşamaktadır. Bir gece kendisi ve ailesi rastgele bir yabancı tarafından saldırıya uğradığında, Betriek bir açıklama bulmak için yola koyulur. Araştırdıkça peşlerine düşen şeyin kadim bir varlık olduğuna ikna olmaya başlar.

Anna Fox anksiyete hastası bir kadındır. Hastalığı sebebiyle dışarı çıkamayan ve gününün çoğunu New York’taki dairesinde tek başına şarap içerek, film izleyerek ve komşularını gözetleyerek geçirir. Karşı dairesine yeni taşınan iyi görünümlü bir aileyi gözetlerken görmemesi gereken bir olaya tanıklık eder. O andan itibaren gördüklerinin gerçekliğini kanıtlamaya çalışsa da herkes halüsinasyon mu gerçek mi olduğu konusunda ikileme düşmüştür.

Şehir üst üste gelen intiharlarla sarsılmaktadır. Tüm bu intiharların arkasında aynı cep numarasından yapılan aramalar vardır. Genç ve güzel dedektif, bu sıradışı olayları araştırırken insanların rüyalarına girme kabiliyeti olan bir adamda yardım alır. İkili, araştırmalarını derinleştirdikçe kendilerini inanılması güç kabusların içinde bulacak; avcı, av olacaktır. “Nightmare Dedective” neyin rüya, neyin gerçek olduğunu sorgulayan, tüm zamanların en sert korku filmlerinden..

Betty Elms, ünlü bir oyuncu olabilmek umuduyla geldiği Los Angeles'ta, Kanada'ya taşınmaya karar veren teyzesinin yaşadığı apartman dairesine taşınır. Daireye yerleşmek için geldiğinde bir trafik kazası geçiren ve hafızasını kaybettiği için orada saklanan Rita'yı bulur. Betty kendisi ile ilgili her şeyi unutmuş bu kadına yardım etmeye karar verir. Bilinç ve bilinçaltı birbirlerine karışır. Bütün bu hayatlar birbirine girer.

İkinci Dünya Savaşı sonrası New Jersey... Kocasını savaşta kaybetmiş olan Grace, güneş ışığına hassasiyeti olan iki çocuğuyla birlikte, büyük bir konakta yaşamaktadır. Perdelerin hep sımsıkı kapalı tutulduğu eve, üç kişi uğrar: İhtiyar bir kadın ve adam, bir de dilsiz genç kız. Evi çekip çevirecek yardımcılar aramakta olan Grace, bu kişilere iş verir; onları çocuklarının sağlık durumu konusunda uyarır. Öte yandan, Grace'in kızı Anne, Victor adlı bir çocuğun kendileriyle birlikte evde yaşadığına inanmaktadır. Evin çevresini kaplayan yoğun sis yüzünden kasabayla irtibatları kesildiği sırada, Grace, kızının anlattığı hikayelerin doğru olabileceği yolunda kanıtlarla karşılaşır. İşte bu noktada, eve yardımcı olarak aldığı insanlardan da şüphelenmeye başlar. Gücünü büyük ölçüde finalindeki sürprizden alan, gerilim dolu bir yapım...

Emre, Yanıklar kasabasına yeni tayin olmuş çiçeği burnunda bir savcıdır. Bekleyen işlere büyük bir ciddiyetle sarılan Emre, başta belediye başkanı Selim Bey olmak üzere kasaba eşrafı tarafından büyük bir saygıyla karşılanmıştır. Ancak bu hoş karşılamaya rağmen ilk günden itibaren bazı tuhaflık ve gerginlikler yaşanır. Belediye başkanlığı seçimleri yaklaştıkça kasabadaki gerginlik iyice artar. Emre, siyasi çekişmelerde taraf olmak istemese de ona karşı yükselen homurtular, onu yavaş yavaş kasabanın muhalif gazetecisi Murat’a yaklaştırır ve genç savcı kısa süre sonra kısır bir döngüye sıkışıp kalır.

New York'ta soğuk ve fırtınalı bir gecede, gökten gizemli bir nesne düşerek yıkık dökük bir apartmanın penceresini kırar. Bu bir yumurtadır ve yumurtadan garip küçük bir örümcek çıkar. Yaratık, çizgi romanlara takıntılı, 12 yaşında asi bir kız olan Charlotte tarafından keşfedilir. Üvey babası Ethan, ortaklaşa yaptıkları çizgi roman Fang Girl aracılığıyla Charlotte ile bağlantı kurmaya çalışsa da kendisini yalnız hisseden genç kız, yaratığı gizli bir evcil hayvan olarak saklayarak ona Sting adını verir. Ancak korkunç bir hızla büyüyen Sting'in kana olan iştahı gün geçtikçe doyumsuz hale gelir.

Genç bir kadın olan Nina, yetenekli bir balerindir. Eski bir balerin olan ve dans konusundaki hırsını kendisine aşılayan annesi ile New York’ta yaşayan Nina’nın hayatı danstan ibarettir. Bale yönetmeni Thomas Leroy, sahneye koyduğu Kuğu Gölü Balesi’nin baş dansçısını yeni sezonda değiştirmeye karar verir. Zarif, masum ve saf Beyaz Kuğu ile kötülüğün, şehvetin ve bilinmezliğin temsilcisi Siyah Kuğu'yu aynı anda canlandırabilecek bir balerin arayan yönetmenin ilk tercihi Nina olur. Ancak rolü almak için elinden geleni yapan Nina’nın karşısında güçlü bir rakibi vardır. Nina, Beyaz Kuğu rolü için harikalar yaratsa da genç kadının Siyah Kuğu performansı pek de başarılı değildir. Rakibi Lily ise Siyah Kuğu rolü için iyi bir performans sergiler. Lily ve Nina arasındaki rekabet, çalışmalar boyunca ilginç bir dostluğa dönüşür. Bu süreçte Nina, hayatının mahvolmasına neden olan karanlık tarafıyla yüzleşmeye başlar.


Hollywood’da bir oyuncu olan Julie Sawyer bir gece arabasıyla beyaz bir köpeğe çarpar. İyi huylu gözüken bu köpeği evine alıp, iyileştirir. Bir gün, Julie’nin evine bir adam girer ve ona tecavüze yeltenir; fakat köpek adama saldırır ve Julie’yi kurtarır. O olaydan sonra köpeğin saldırıları çoğalır ve birkaç ölüme neden olur. Julie, ölümleri inceleyerek köpeğin siyah ırktan olanlara saldırmak üzere eğitilmiş olduğunu fark eder. Bu durumu bir hayvan eğitmenine danışır; fakat eğitmen onun eğitilemeyeceğini söyleyip, köpeğin öldürülmesini önerir. Siyahi ırktan olan bir eğitmen olan Keys ise, köpeği düzelteceğine inanır ve kendi canını tehlikeye atacağını bile bile eğitmeye koyulur. Daha önce de Hollywood'da birçok film ekonomik veya politik riskler taşıdığı gerekçesiyle makaslanmış, yeniden kurgulanmış veya gösterime çıkartılması geciktirilmişti.ABD'de Paramount stüdyolarında yapıldığı halde hiçbir zaman bu ülkede sinemalarda gösterime çıkamayan filmlerden biriydi.

Marybeth kaçtığı katil Victor Crowley’nin bulunduğu Louisiana bataklıklarına geri döner, çünkü ailesinin ölümünden onun sorumlu olduğunu öğrenir. Ama bu sefer yalnız değildir, yanında kanlı bir intikam almak için bir grup avcıyla gelir.

Bir ev düşününki bütün pencerelerinde parmaklık var ve telefon iyi çekmiyor . Sizi akşam yemeğine davet ediyorlar ve kapı kilitleniyor.. bunlar sadece kurallar için diyerek yüzlerinde gece boyunca sinir bozucu bir gülümseme hakim.

Eski polis Ben Carson, bir süpermarkette gece bekçiliği yapmaya başlar. Bir zamanlar yangın geçirmiş mağazada devriye gezen Ben, duvarlardaki aynalarda bir gariplik sezer. Aynalar üzerinde korkunç görüntüler oluşmaktadır. Aniden ortalıktan kaybolan bir görevlinin izlerini sürmeye başlayan Carson, şeytani bir gücün ailesini tehdit etmek üzere aynaları bir yol olarak kullandığını fark eder.

Hiç akrabası olmadığını bilen Evie, annesinin ölümünden sonra DNA testi yaptırmaya karar verir. Bu sayede Evie, varlığından haberdar olmadığı bir kuzeninin olduğunu öğrenir. Bir anda yeni bir aileye sahip olan Evie, onlar tarafından İngiliz kırsalında gerçekleşecek bir düğüne davet edilir. Gösterişli düğüne katılan Evie, burada aristokrat ev sahibi ile yakınlaşır. Başlarda her şey yolunda gitse de, ailenin geçmişindeki sırlar ortaya çıktıkça bu yolculuk Evie için bir kabusa döner.

New Orleanslı asi ruhlu gençler Lula ve Sailor birbirlerine çılgınca aşıktır. Lula'nın dengesiz annesi, nefret ettiği Sailor'ın üstüne belalı bir tipi salar. Sailor biraz amacını aşan bir şekilde istemeden adamın canını aldığında hapsi boylar. Genç adam bir gün şartlı salıverilir ve kendisini onca zaman beklemiş olan Lula ile birlikte Kaliforniya'ya doğru yola çıkarlar. Lula'nın annesi bu kez peşlerine bir özel dedektif ve bir de kiralık katil saladursun, genç aşıklar, birbirlerini ve Amerika'nın garipliklerini keşfedecekleri bir yolculuğu yaşarlar. Hayatı kaba saba çizgileriyle, televizyondan ve filmlerden öğrendiğini sanan bir kuşağın gözünden epeyce sert ve kimi zaman sürrealist bir yolcuğuluğa çıkarıyor bizi David Lynch. Yönetmenin, popülerliğinin zirvesindeyken gerçekleştirdiği bu dört dörtlük filmine Nicolas Cage ve Laura Dern uyumunun katkısı tartışılmaz...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir