
John Barrymore
Don Jose de Marana / Don Juan de Marana

If there was one thing that Don Juan de Marana learned from his father Don Jose, it was that women gave you three things - life, disillusionment and death. In his father's case it was his wife, Donna Isobel, and Donna Elvira who supplied the latter. Don Juan settled in Rome after attending the University of Pisa. Rome was run by the tyrannical Borgia family consisting of Caesar, Lucrezia and the Count Donati. Juan has his way with and was pursued by many women, but it is the one that he could not have that haunts him. It will be for her that he suffers the wrath of Borgia for ignoring Lucrezia and then killing Count Donati in a duel. For Adriana, they will both be condemned to death in the prison on the river Tigre.

John Barrymore
Don Jose de Marana / Don Juan de Marana

Jane Winton
Donna Isobel

John Roche
Leandro

Warner Oland
Cesare Borgia

Estelle Taylor
Lucrezia Borgia

Montagu Love
Count Giano Donati

Josef Swickard
Duke Della Varnese

Willard Louis
Pedrillo

Nigel De Brulier
Marchese Rinaldo

Hedda Hopper
Marchesia Rinaldo

Myrna Loy
Mai - Lady in Waiting

Mary Astor
Adriana della Varnese

Lionel Braham
Duke Margoni (uncredited)

Helene Costello
Rena - Adriana's Maid (uncredited)

Helena D'Algy
Donna Elvira (uncredited)

In 18th-century France, a young man masquerades as an actor to avenge his friend's murder.

13 yaşındaki Maria Merryweather'ın babası ölünce, o da yetim ve evsiz kalır. Hayatındaki maddi manevi tüm güzellikleri bırakmaya zorlanan küçük kız, artık Londra'dan ayrılıp Sir Benjamin ile yaşamak zorundadır.Daha öncesinde var olduğunu bilmediği egzantrik amca, gizemli bir yer olan Moonacre Manor'da yaşıyordur. Maria kasabaya vardıktan sonra burasının yüzyıllar önce lanetlendiği gerçeğini öğrenecektir. Burasını yıkımdan kurtaracak olan da kendisidir. Şimdi bunu başarabilmesi için sadece bir dahaki dolunaya kadar zamanı vardır.

A group of archaeologists asks Tarzan to help them find an ancient city in a hidden valley of women. He refuses, but Boy is tricked into doing the job. The queen of the women asks Tarzan to help them.

The adventures of oil well fire specialist Chance Buckman (based on real-life Red Adair), who extinguishes massive fires in oil fields around the world.


Genç Lucy Battling babasının katı kurallarıyla yaşıyor. Bir gün Cheng Huan adlı Çin'den Londra'ya yeni gelmiş bir genç adama aşık oluyor. Bu tabi ki babasının hiç hoşuna gitmiyor. Hatta buna karşı çıkmak için bazı zorba yöntemlere bile başvuruyor.


Charlie Chaplin, son sessiz filminde yüksek tempolu işi sebebiyle çıldıran bir fabrika işçisini canlandırıyor. Hastane sonrası bir yürüyüşe karışan Küçük Serseri hapse düşüyor. Aşık olduğu kızı yetimhaneden kurtarmaya çalışan Küçük Serseri, bir çok işe girip çıkar ve mutlu bir hayat kurmaya çalışır.

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...

Prof. Barbenfouillis başkanlığında bir grup astronom Ay'a gitmek üzere planlar yaparlar. Sonuçta dev bir toptan gönderilen mermi şeklindeki uzay gemileri ile hedeflerine ulaşırlar. Ancak burada Aylılar tarafından kaçırılıp Ay kralının sarayına götürülürler... George Méliès'in çoğu Jules Verne'e dayanarak yaptığı yüzlerce kısa filmden bu en ünlüsü, -açıkça H.G.Wells'in First Men in the Moon'undan da esinlenerek- sinema tarihinin ilk bilim kurgu filmi olarak haklı bir üne sahiptir. Méliès'in filmleri janra ait klişelerin tümüne sahiptir neredeyse; çılgın bilim adamları, dehşet verici icatlar, roketler vs vs.. Roketin Ay'a varışını simgeleyen sempatik sekans, kuşkusuz sinemanın en bilinen sahnelerinden birine vesile olmuştur.

20. yüzyılın ilk yıllarında geçen hikayede, başıboş dolaşan işsiz bir genç adam olan James Apperson'ın hayatına konuk oluyoruz. James'in vakit öldürerek geçirdiği hayatı, varlıklı bir işadamı olan babasıyla çalışmaya başladığında bambaşka bir yöne evrilir. Bir süre sonra Amerika, Birinci Dünya Savaşı'na girdiğindeyse James yeni bir dünyayı keşfetmiş olur. Genç vatansever, iki arkadaşının peşinden gidip orduya katılmaya ve ülkesi için savaşmaya karar verir. Eğitimler sırasında arkdaşları Jim ve Bull'la olan arkadaşlığı iyice ilerler ve bağlı bulundukları birlik Fransa'ya gönderildiğinde burada da yolları ayrılmaz. Fransa'da Melisande isimli son derece etkileyici bir genç kadınla tanışan üç arkadaş, Melisande'den fazlasıyla etkilenir. Ancak Melisande'nin aklı sadece Jim'dedir. Cephede başlayan bu aşk, ikisi için de durumların bir hayli zorlaşması anlamına gelmektedir.


Emekliliğine günler kalmış olan saygın psikiyatrist Dr. Jack Mickler (Marlon Brando),Zorro gibi giyinmiş bir genci (Johnny Depp) tam intihar edecekken kurtarır ve çalıştığı Psikiyatri kliniğine getirir. Bu genç kendisinin efsanevi Don Juan olduğunu ve ilk aşkını aramak üzere New York'a geldiğini söylemektedir. Dr.Mickler kendisine tanınan 10 günlük süre içerisinde gencin hayat hikâyesini dinler ve gittikçe onun gerçekten Don Juan olduğuna inanmaya başlar. Bu on gün içinde ondan dinledikleri Dr.Mickler'in de yaşantısını da etkilemeye başlar, eşi Marilyn (Faye Dunaway) ile olan ilişkisi canlılık kazanmıştır. Dr.Mickler kişilerin kendi gerçeklerini yaşamaya çalışmalarının onların deli olmaları anlamına gelmeyeceği sonucuna varır.

Yetim bir çocuk olan Champion'u büyük annesi Madame Souza büyütmüştür. Büyük annesinin hediye ettiği üç tekerlekli bir bisiklet ile Champion'un bisiklet yarışlarına olan aşkı başlar. Büyük anne Madame Souza'nın da desteği ile yıllar süren çalışmaların ardından Champion, Fransa Bisiklet Turu'na yarışmacı olarak katılmayı başarır. Fakat Champion, iki yarışçı ile birlikte mafyalar tarafından kaçırılır. Belleville adlı bir şehire kaçırılan Champion, burada bisiklet temelli bir kumar makinası için gün boyunca pedal çevirmek zorundadır. Madame Souza ve sadık köpeği Bruno Champion'u kurtarmak için hazırlanırlar. Madam Souza ve Bruno büyük bir okyanusu aşarak Belleville adlı şehire gelir. Madam Souza'ya erkek torunu Champion'u bulabilmek için Belleville Üçlüsü adlı eski bir şarkıcı grubu üyeleri Violette, Blanche ve Rose yardım eder.

1904 yılı Fransa yapımı sessiz film. Filmin yönetmenliğini Georges Méliès üstlenmiştir. Film, Jules Verne'in Voyage à travers l'impossible adlı romanından uyarlanmıştır.

A, her gün farklı birinin bedeninde uyanmakta olan bir gençtir. Her gün kendi ile aynı yaşlardaki başka bedenlere geçiş yaparak uyansa da kendi bedenine sahip olmayan A, durumunu kabullenmiştir. Hatta yaşamak için belli kurallara bağlı kalmaktadır. Kimseye bağlanmamaya, kendini açık etmemeye ve bedenini bir günlüğüne paylaştığı kişilerin hayatlarında değişiklikler yapmamaya çalışmaktadır. Ancak günün birinde Justin isimli bir gencin bedeninde uyanır ve onun kız arkadaşı Rhiannon'a aşık olur. Bu durum A için bütün kuralları yıkar, Rhiannon'a durumunu açıklar ve ikilinin arasında romantik bir ilişki başlar. Ancak bu durum sandıkları kadar kolay olmayacaktır.

Ebeveynleri Jack ve Rose tarafından cesaretlendirilen Alice ve Peter’ın hayal ürünü çay partileri, kılıç dövüşleri ve korsan maceraları trajedi patlak verdiğinde aniden sona erer. Alice ve Peter, ağabeylerini trajik bir kazada kaybetmeleriyle zor zamanlar yaşar. İki kardeş, ebeveynlerinin içine düştükleri derin keder sarmalından çıkmalarına yardım etmeye çalışır. Bu süreçte ev ve hayal gücü arasında bir seçim yapmak zorunda kalan Alice ve Peter çok geçmeden kendilerini Harikalar Diyarı ve Neverland'a gerçekleştirecekleri fantastik bir yolculukta bulur.

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.

Disney’in sevilen aile filminin yeniden çekimi olan “Pete ve Ejderhası” Pete isimli yetim bir çocukla en iyi dostu ve aynı zamanda bir ejderha olan Elliott’ın maceralarını konu alıyor. Yetim bir genç, evcil bir ejder ve deniz fenerinde yaşayan garip çiftin yardımıyla üvey anne-babasının hiddetinden korunacak bir sığınak aramaya koyulur. Yönetmen koltuğunda David Lowery yer alırken oyuncu kadrosunda Oakes Fegley, Oona Laurence, Robert Redford gibi isimler yer alıyor.

2265'te Ranger David Martell, mürettebatı esrarengiz şekilde kaybolan eski kruvazör Liandra'nın komutasını alır. Rakibi Tannier'in yeni gemisi Valen'e diplomat konvoyunda eşlik ederken "El" adlı gizemli bir düşman tarafından saldırıya uğrarlar. Valen yok edilir, diplomatlar kurtarılır. Yakalanan sabotajcı, bu örgütün Gölgeler'den bile tehlikeli olduğunu açıklar. Liandra, uzayda ölümcül bir kovalamacaya girer.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir