
Dirk Bogarde
Simon Sparrow

The first of the seven "Doctor" films, based on Richard Gordon's novels and released between 1954 and 1970. Simon Sparrow is a newly arrived medical student at St Swithin's hospital in London. Falling in with three longer-serving hopefuls he is soon immersed in the wooing, imbibing and fast sports-car driving that constitute 1950s medical training. There is, however, always the looming and formidable figure of chief surgeon Sir Lancelot Spratt to remind them of their real purpose.

Dirk Bogarde
Simon Sparrow

Muriel Pavlow
Nurse Joy Gibson

Kenneth More
Richard Grimsdyke

Donald Sinden
Tony Benskin

Kay Kendall
Miss Isobel Minster

James Robertson Justice
Sir Lancelot Spratt

Donald Houston
Taffy Evans

Suzanne Cloutier
Stella

George Coulouris
Briggs

Jean Taylor Smith
Sister Virtue

Nicholas Phipps
Magistrate

Geoffrey Keen
Dean

Martin Boddey
Demonstrator at Pedal Machine

Joan Sims
Nurse Rigor Mortis

Gudrun Ure
May

Meil Simon, sıradan insanların gündelik yaşamlarındaki büyük mizahı bulup ortaya çıkartmakta gerçek bir dahi. İki boşanmış adamın New York'ta bir apartman dairesini paylaşmaya karar vermesinde olduğu gibi. Her ne kadar Jack Lemmon ve Walter Matthau gibi iki Oscarlı oyuncuyu bir araya getirmekte garipsenecek bir yan yoksa da Garip Bir Çift'in odak noktası bu ikili. Bu iki emekli adam, spontan gelişen tüm olaylarda bütün muzipliklerini gösteriyorlar. Aşırı titiz Felix rolüyle Lemmon, aslında temizlik hastalığının deliliğe ne denli yakın olduğunu gösteriyor bize. Buna karşılık Oscar rolünde Matthau ise tüm hırsını ve öfkesini bir kasırga hızıyla dağıtabildiği düzenli bir odadan çıkarabilmektedir. Zeka pırıltılarıyla dolu muhteşem bir komedi.

Mezuniyet, Angel Beach High'da 1955 sınıfına yaklaştıkça, çete eski rakipleri olan Porky ile karşı karşıya gelmekte, bu da rakip takımın üzerine bahis yaptığı için okulun şampiyonluk basketbol oyununu atmak istemektedir.


Shakespeare´in klasik komedisinin bu çağdaş yorumunu sinemaya uyarlayan, televizyon ve sinema dünyasının en büyük, kült yönetmenlerinden Joss Whedon. Whedon´ın Buffy, Angel ve The Avengers gibi daha önceki projelerinden izleyicilere tanıdık gelecek birçok oyuncunun kadrosunda yer aldığı film ABD´de haziran ayında gösterime girecek. Özgün metne sadık kalarak sadece on iki günde çekilen bu karanlık, seksi ve kimi zaman absürd aşk hikâyesinin kahramanları, dünyanın en uyumsuz âşıkları Beatrice ve Benedick. Film Benedick ve arkadaşı Claudio´nun yurtdışındaki bir seferden zaferle dönüşüyle açılır. Sivri dilli Benedick, Claudio´ya aşk meseleleri hakkında takılıp durur. Benedick aşkı küçümsemektedir, tıpkı yıllardır düşmanı bildiği Beatrice gibi. Gözünü aşk bürümüş Claudio evlenmeye karar vermişken Benedick ile Beatrice de "tatlı savaş"larını hakaretlerle sürdürür...

Mary and her friend, Rachel, are new students at St. Francis Academy, a boarding school run by the iron fist of Mother Superior. The immature teens grow bored and begin playing pranks on both the unsuspecting nuns and their unpleasant classmates, becoming a constant thorn in Mother Superior's side. However, as the years pass, Mary and Rachel slowly mature and begin to see the nuns in a different light.

Jim Belushi (K-9), hapishaneden kaçıp, yepyeni bir hayata kavuşan sanslı mahkum Jimmy Dworski rolünde karşımıza çıkıyor. Dworski şans eseri son derece tertipli ve planlı Spencer Barnes'ın (Charles Grodin, Midnight Run) tüm hayatını organize ettiği ajandasını bulur. Nakit para, kredi kartları ve Malibu'da muhteşem bir evin anahtarı ile Dworski için "Kolay Yaşam"ın kapıları açılmıştır. Bu arada akıl defterinin kaybolmasıyla Spencer'in yaşamı tam bir kabusa döner. Bu iki aykırı kahraman en sonunda karşılaştıklarında ise gülmekten kendinizi alamayacağınız olaylar da beraberinde gelir!

Cumartesi günü kaldıkları cezada okulun sporcusu, dâhisi, zorbası, prensesi ve yalnız genci, sosyal engelleri ezip geçer.

The Trouble With Harry herkesin kurtulmak isteyip de başaramadığı bir cesedin etrafında döner: birçok Hitchcock filmi gibi… Ama bu kez fark filmin tonunun tümüyle komedi olmasıdır. Sakin taşra kasabasının birbirinden eksantrik kahramanları, bir türlü gömüldüğü yerde kalamayan Harry’nin cesedini oradan oraya taşıyıp dururlar. Hitchcock bu ölüm soslu komedide, sinemasının iki temel unsuru olan korku/gerilim ve komediyi eşsiz bir uyuma kavuşturur. Ve onca başarılı ve usta karakter oyuncusu arasından sivrilen Shirley MacLaine’i de keşfedip ilk kez sinemaya kazandırmış olmanın onurunu taşır.


Paige Morgan, hep istediği hayatı yaratma yolunda hızla ilerlemekte olan Wisconsin’li bir tıp öğrencisidir. Danimarka veliaht Prensi Eddie asla seçmediği bir yaşamdan kaçmaya çalışmaktadır. Paige kırsal bir bölge olan Manitowoc’ta bir süt ürünleri çiftliğinde büyümüştür ve babasının Ford pickup’ını kullanmaktadır. Eddie ise Kopenhag’da Kraliyet Sarayı’nda büyümüştür ve kendi Lamborghini’sinden sıkıldığında, değişiklik olsun diye Ana Kraliçe’nin limuzinini kullanmaktadır. Peki ya bu ikili karşılaşırsa? Anında elektrik… şey tam olarak öyle sayılmaz. Edvard gelecekte kral olma yazgısından biraz uzaklaşmak ve “kendini bulmak” için Wisconsin Üniversitesi’ne kayıt yaptırmıştır, en azından ailesi öyle bilmektedir. Paige ise ne istediğini tam olarak bilmektedir: Mezun olmak ve tıp öğrenimini Johns Hopkins’de sürdürmek. Buldukları bu yadsınamaz aşk genç prensin Danimarka monarşisinden feragat edeceği anlamına mı gelmektedir… yoksa Paige doktor olma hayallerini bir kenara mı bırakacaktır?

Madencilere gönderilmek üzere Denver'a doğru yola çıkan viski kargosu, Temperance Birliği, ABD Süvarileri, yerli Kızılderililer ve madenciler tarafından aranır.

Jerome genç bir sanatçı adayı. Gözünü biraz yukarılara dikmiş. Dünyanın en iyi sanatçısı olmak istiyor. Eğitimli bir sanatçı olmaya karar veriyor ve alanında son derece önemli bir okula kayıt yaptırıyor.Fakat zamanla farkediyor ki, kendisinde bir tutukluk var ve sanat dünyasında yükselmek o kadar da kolay olmayacak. Hedefi için başka bir yol düşünmeye başlıyor. Ve bir gün aniden cinayet suçlamasıyla tutuklanıyor. Çizgi roman dünyasının cool ismi Daniel Clowes’un Eightball serisinden uyarlanan filmin bir sürprizi de Amarika’da yaşayan Türk oyuncu Osman Soykut’un da kadroda bulunması. S. K.



Doktor kılığında bir veteriner, bir yarış atı sahibi ve arkadaşları, uyumsuz bir yarış atının yardımıyla bir sanatoryumu açık tutmak için mücadele ederler.

Kolej öğrencisi Kyun-woo bir akşam eve dönüşünde metroda çok güzel ama bir o kadar da sarhoş bir kıza rastlar. Kız metro hattının kenarında ayakta zor durmaktadır ve Kyun-woo onu trenin önüne düşmekten kurtarır. Bindikleri trende kız baygın düşmeden önce en son Kyun-woo'a laf attığı için yolcular onun kız arkadaşı olduğunu düşünürler. Yolcuların suçlayıcı bakışları üzerine Kyun-woo kızın sorumluluğunu almak ve onu bir motele kadar taşımak zorunda kalır * Zavallı aptal bir ergen ile hastalık derecesinde dengesiz bir kızın absürt maceraları. Kız sevimsiz; ikide bir oğlanı tokatlıyor, aşağılıyor, gülünç durumlara düşürüyor; oğlan ise karaktersiz; pişmiş kelle gibi ilişkiye devam ediyor. Komik mi; değil, romantik mi; değil.

Baş müfettiş Jacques Clouseau polis şefi Charles’ın akıl hastanesine gönderilmesine neden olur. Sonra polis şefi bir yolunu bulup oradan kaçar ve müfettişi öldürmek için peşine düşer. Bu sürecin akabinde polis şefi farklı şeyler düşünüp dünyayı yönetmek istese de müfettiş kendi yöntemleri ile bu duruma el koyacak.

When an upwardly mobile couple find themselves unemployed and in debt, they turn to armed robbery in desperation.

A detective is hired to protect the life of a singer, who has recently inherited a department store, from the store's crooked manager.

John Wayne, bu eğlenceli macera filminde vahşi hayvan avcısı Sean Mercer'i canlandırıyor. Afrika'nın büyüleyici doğasında geçen film, hayvan yakalama ekiplerinin renkli dünyasını anlatıyor. Özelikle sevimli fil yavruları ve Henry Mancini'nin "Baby Elephant Walk" şarkısı unutulmaz sahneler yaratıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir