
Gustav Diessl
Dr. Johannes Krafft

Dr. Johannes Krafft climbs a 12,000-foot mountain over and over again to search for his wife, who was lost on their honeymoon. Another couple makes the dangerous climb with him.

Film, bir adamın Kuzey Kutup Bölgesi’nde hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Düşen uçağından sağ çıkmayı başaran Overgard, kurtarma ekibini beklemektedir. Fakat trajik bir kaza, umudunun tükenmesine yol açar. Overgard artık hiçliğin ortasında, sert doğa koşullarının karşısına çıkardığı engelleri yaratıcı yöntemlerle aşmak zorundadır. Kendine güvenli bir alan oluşturan Overgard’ın, yardım şansını son bir kez zorlamak için ölümcül bir yolculuğa çıkması gerekecektir.

Uruguaylı bir rugby takımının oyuncuları bulunan uçak And dağlarına çakılır. Bu çarpışma esnasında yolcuların bir kısmı ölür ama çoğunluğu da sağ olarak kurtulur. Sekiz gün boyunca uçağın enkazında oturup kurtarılmayı beklerler. Ancak yardım bir türlü gelmez. Bu arada radyodan da arama çabalarının sonuç vermemesi ve çok soğuk ortamda bu kadar zaman yaşamalarının artık söz konusu olamayacağı üzerine arama çalışmalarına son verildiğini duyarlar. Sıfırın altındaki soğuk bir ortamda on hafta boyunca hayatta kalma çabaları inanılmaz boyutlara ulaşır ve sonunda gençlerden üçü yardım bulmak amacıyla yola çıkarlar.

Upton Sinclair’in “Petrol-Oil!” adlı romanından uyarlanan filmin konusu, 20. yüzyılın başlarında geçer. Aile çiftliği arazisinde petrol çıkartma haklarını almasıyla birlikte servetini hızla katlayan bir işadamı ile (Daniel Day-Lewis), kısa sürede gelişip kalkınan kasabanın karizmatik genç rahibinin (Paul Dano) paralel öyküsü anlatılır. Güney Kaliforniya’da petrol bulunmasının ardından ortaya çıkan tablo, daha önceki yıllardaki “Altına Hücum” olgusunun eşdeğeridir. İşadamının Amerikan Rüyası kavramının farkına varması ve Amerikan Rüyası tarafından yok edilmesiyle birlikte filmin öyküsü hırs ve inançların irdelemesine dönüşür.

Avusturyalı Heinrich Harrer, II. Dünya Savaşı yıllarında ülkesinden uzaklaşarak Himalayalar'a gider. Tibet yakınlarındaki yasak bölge Lhasa'ya ulaşan Harrer'ın aklı henüz hiç görmediği çocuğundadır. Tibet'e kaçan Harrer, burada çocuk yaştaki kutsal lider Dalai Lama'yla tanışır ve Tibet halkının Çin'den gördüğü zulme tanık olur. Dalai Lama ise halkının onurunu düşünmekte ve Harrer'ın da yardımıyla sürekli kendisini eğitme ve geliştirme çabasındadır.

When twelve-year-old Donn Fendler gets tired of waiting for his father and brothers to join him on the summit of Maine's highest peak, he decides to find his own way back to camp. But Donn doesn't count on a fast-moving fog that obscures the path. He doesn't count on falling down an embankment that hides him from sight. And he doesn't count on taking a turn that leaves him alone to wander aimlessly for nearly two weeks in the empty mountain wilderness.

Everest'e tırmanmakta olan iki ayrı dağcı ekibinin karşılaştığı yoğun kar yağışı, büyük bir felaketin habercisidir. Kar fırtınası her zamankinden daha şiddetlidir ve herkes için büyük bir hayat mücadelesi başlamış olur.

Grönland'ın uçsuz bucaksız topraklarında kayıp bir haritayı arayan iki adam hayatta kalma savaşı verir. 1909'daki kutup keşif gezisinin gerçek öyküsünden uyarlandı.


Genç bir kızı Kudüs'teki haksız olarak girdiği hapishaneden kurtardıktan sonra, Phryne Fisher paha biçilmez zümrütler ve Şirin'in unutulmuş kabilesinin şüpheli ortadan kaybolmasının arkasındaki gerçek hakkında bir gizemi çözmeye başlar.

Hugh Glass kürkleri için hayvanları avlayan bir kuruluş için çalışan deneyimli bir tuzakçıdır. Fakat avlandıkları bölgelerde kendilerinden başka hem yerli Kızılderililer hem de Fransız birlikleri kol gezmektedir. Bir av ertesinde bir boz ayı tarafından ölümcül bir biçimde yaralanan Glass'ı, yavaşlamamak adına ekibi ölüme terk eder. Fakat bölgeyi herkesten iyi bilen avcı Glass hayata tutunur ve yavaş da olsa yaraları iyileşir. Zira yaşama tutunması için oldukça geçerli bir sebebi vardır.

Bir macera-aksiyon klasiği "Kaçak (The Fugitive)" filminin yönetmeni Andrew Davis'in yönettiği, Kevin Costner, Ashton Kutcher ve diğer deneyimli oyunculardan oluşan kadrosuyla KORUYUCU, başka hayatlar için kendilerini feda eden cesaret abidesi Sahil Güvenlik Kurtarma Yüzücüleri'nin daha önce gözler önüne serilmemiş dünyasını sürükleyici ve heyecan dolu bir biçimde seyirciye sunuyor. İlkeleri "En azından başkaları yaşasın!" olan Kurtarma Yüzücüleri, hayatlarını büyük fırtınalarda ve devasa dalgalarda riske eden kadın ve erkeklerden oluşan, özel olarak eğitim almış bir ekip. Bir çok Amerikalı tarafından, sadece en son Katrina Kasırgası'nın ölümcül sellerinden binlerce kişiyi kurtardıklarında fark edilen, adı duyulmamış, gözü pek kahramanların-Kurtarma Yüzücüleri'nin hayatları ve takım çalışması bu yürekleri donduran macerada öne çıkıyor.

1930'lu yıllarda İstanbul ve Paris arasında sefer yapan ünlü Şark Ekspresi' nde bir cinayet işlenir.Amerikalı bir milyoner trende ölü bulunur.Trende çok sayıda yolcu arasında ünlü Belçikalı dedektif Hercule Poirot' da bulunur.Trenin kara saplanıp durması, Poirot' ya yerel yetkililer duruma el koymadan önce cinayeti çözmesi için birkaç saat zaman verecektir.Türkiye' de bazı televizyon kanallarında Doğu Ekspresi'nde Cinayet adı ile de gösterilmiştir...

Olağanüstü gerçek bir hikâyeden uyarlanan bu film, Everest'in zirvesine ulaşan ilk insan olma hayalinin peşinden giden ve aşılması imkânsız gibi görünen tüm engellere meydan okuyan kararlı bir adamın nefes kesen mücadelesini konu alıyor.

1900'lerin Amerikasında orduda görevli albay William Ludlow görevinden ayrılarak, Montana'da kaya dağlarında bir evde 3 oğlu ile yaşamaya başlar. Bu arada 1. Dünya Savaşı başlar. Albayın tüm karşı çıkmalarına rağmen 3 kardeş savaşa katılır. En küçük oğlan Samuel'in öldüğü savaşın ardından diğer oğlu Tristan Samuel'in nişanlısı Susannah'la yakınlaşmaya başlar ve aralarında bir aşk başlar. En büyük kardeş Alfred'inde Susannah'tan hoşlanmaya başlamasıyla olaylar değişir ve gelişir. Bu arada kardeşinin ölümünden kendini sorumlu tutan Tristan bir çıkmazın içine girmiş bulunmaktadır.

Zengin sanayici Phillip Stevens'ın özel Boeing 747'si, Florida'dan Washington'a uçarken Bermuda Şeytan Üçgeni yakınlarında düşer ve okyanusun derinliklerinde batar. Uçakta Stevens'ın sanat koleksiyonu ve seçkin davetliler vardır. Kaza, kaptan Don Gallagher'in (Jack Lemmon) hatalı navigasyon ve yoğun sis nedeniyle bir petrol platformuna çarpmasıyla gerçekleşir. Batık uçakta mahsur kalan yolcular, oksijen ve zaman tükenirken panikle mücadele eder. Don ve mürettebat, su basmasını önlemeye çalışırken, denizaltı kurtarma ekibi (James Stewart ve Christopher Lee) ile iletişim kurmaya çalışır. Basınç ve su sızıntıları arasında hayatta kalmak için mücadele eden yolcular, kurtarma ekiplerinin ulaşmasını bekler.

Bir kış gecesi, 7 erkek ve bir kadın komando, Almanya’da yüksek bir tepeye inerler. Amaçları; erişilemez denilen Gestapo’nun merkezine ulaşmaktır. Görevleri ise, Amerikan generali Nazilerin elinden kurtarmaktır.

Özel Kuvvetler subayı James Belmont, içinde bulunduğu uçağın Alaska'nın zorlu coğrafyasına düşmesi sonucu hayatta kalmayı başarır. Yanında sadece eğitimli savaş köpeği Odin bulunan Belmont; dondurucu soğuklar, vahşi doğa şartları ve sınırlı kaynaklarla karşı karşıya kalır. Medeniyetten tamamen uzakta mahsur kalan ikili, bir yandan bölgenin çetin iklim koşullarına ve yırtıcılara karşı direnirken diğer yandan da aralarındaki bağı ve askeri hayatta kalma becerilerini kullanarak kurtulmanın bir yolunu arar.

Film, İngiltere tarihininin en ünlü kayakçısı Michael Edwards, nam-ı değer Kartal Eddie’nin, ilham verici üstün başarısını konu ediniyor ve Edwards’ın spora “Asla ölüm deme” yaklaşımı tasvir ediliyor. Eddie kayakla atlamaya başlamadan önce bir çok spor dalında şansını dener. 1984 Kış Olimpiyatları'nda İngiliz takımına giremez ve dalını kayakla atlama olarak değiştirir. Film aynı zamanda Edwards’ın sıradışı ihtimaller ve mücadeleler karşısındaki insani ruhunu ve direncini kutlar.

Alpler, 19. yüzyılın sonları. Fotoğrafçı olduğunu iddia eden gizemli, yalnız bir binici olan Greider, kışlık konaklama isteyen bir aile klanı tarafından despotça yönetilen izole bir kereste köyüne gelir.

Vahşi doğada yaşama becerisini yitirmiş, evcil bir bozayı olan Boog bir deri bir kemik kalmış, hızlı mı hızlı konuşan geyik Elliot’la tanışınca bütün dünyası alt üst olur. Elliot, Boog’u, park korucusunun garajdan bozma rahat evini terk etmeye ve açık havanın harika tadına bakmaya ikna edince, işler çabucak sarpa sarar. Av mevsiminin başlamasına üç gün kala ormana giren Boog ve Elliot hızla ortama ayak uydurmaya koyulurlar. İkilinin, orman sakinlerini, yaşam alanlarını geri almak üzere birleştirmeleri için el ele vermesi gerekmektedir!
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir