
Gojko Mitić
Tokei-Ihto

As American settlers encroach on the lands of the Lakota people, Tokei-ihto witnesses the murder of his father at the hands of Red Fox, who wanted information on where the tribe finds its gold. Two years later, at the height of the Great Sioux War, Tokei-ihto and Red Fox meet again.

Gojko Mitić
Tokei-Ihto

Jiří Vršťala
Red Fox

Rolf Römer
Tobias

Hans Hardt-Hardtloff
Major Smith

Gerhard Rachold
Lieutenant Roach

Horst Jonischkan
Adams

Jozef Majerčík
Tschetansapa
Milan Jablonský
Donner vom Berge

Jozef Adamovič
Tschapa

Hannjo Hasse
Pitt

Helmut Schreiber
Ben
Rolf Ripperger
Joe

Brigitte Krause
Jenny
Karin Beewen
Cate Smith
Ruth Kommerell
Tashina

Charles Portis'in 1969 tarihli ilk filmin de uyarlandığı romanından tekrar uyarlanacak filmde, babasının bir cinayete kurban gitmesinin ardından işe “gerçekten yürekli” bir yardımcı olan Tom Chaney’i alan ve babasının katilini bulmayı kafaya koyan 14 yaşındaki çiftçi kızı Mattie Ross’un hikayesi anlatılacak.

Genç Will Andrews, akademik kariyerini geride bırakıp Harvard'ı terk etmeye ve doğanın çağrısına uymaya karar verir. Bu yüzden yeni hayatına başlamak ve kendini bulmak için batıya taşınır. Yolculuğu sırasında sakin Butcher's Crossing kasabasından geçerken vahşi bir bufalo sürüsü avlayan yerel Miller ile tanışır. Birlikte her şeye rağmen ava çıkmaya karar verirler ancak kısa bir süre sonra ikisinin asıl planı ortaya çıkar. Çünkü av ne kadar uzun sürerse bedeniniz ve zihniniz o kadar çok teste tabi tutulur.

Lt. John Dunbar, İç Savaş boyunca Birlik ordularını tesadüfen zafere götüren bir kahramandır. Doğu sınırında bir görev ister ancak oranın terk edilmiş olduğunu görür. Orada yalnız olmadığını hemen fark eder, "Two Socks" adını verdiği bir kurt ve meraklı bir yerli kabilesi ile karşılaşır. Dunbar, kabiledekilerle hemen arkadaş olur ve yerliler tarafından yetiştirilen beyaz bir kadını keşfeder. Yavaş yavaş bu yerli insanların saygısını kazanır ve beyazlara özgü eski alışkanlıklarını bırakır.

Hugh Glass kürkleri için hayvanları avlayan bir kuruluş için çalışan deneyimli bir tuzakçıdır. Fakat avlandıkları bölgelerde kendilerinden başka hem yerli Kızılderililer hem de Fransız birlikleri kol gezmektedir. Bir av ertesinde bir boz ayı tarafından ölümcül bir biçimde yaralanan Glass'ı, yavaşlamamak adına ekibi ölüme terk eder. Fakat bölgeyi herkesten iyi bilen avcı Glass hayata tutunur ve yavaş da olsa yaraları iyileşir. Zira yaşama tutunması için oldukça geçerli bir sebebi vardır.

Paulette Jiles’in aynı isimli romanından uyarlanan filmde, Amerikan İç Savaşı’ndan 5 yıl sonra, kimi kimsesi olmayan savaş gazisi Yüzbaşı Jefferson Kyle Kidd, kasaba kasaba gezerek okuma yazması olmayan insanlara haberleri okumaktadır. Bir gün Kidd’in yolu, 6 yıl önce Kiowa kabilesi tarafından ebeveynlerinin öldürüldüğü ve onlar tarafından büyütülen 10 yaşındaki Johanna Leonberger ile kesişir. Daha önce hiç deneyimlemediği bu dünyaya düşman olarak büyüyen Johanna’nın hayatta kalan son akrabalarına verilmesi gerekmektedir. Kidd, çocuğu kanunun belirlediği vasilerine teslim etmeyi kabul eder. Acımasız vahşi doğada ikisi de ev diyebilecekleri bir yer bulmak için yüzlerce kilometre yol kat ederken, hem zorlu doğa şartları hem de peşlerine düşen haydutlara karşı mücadele edeceklerdir.


Billy the Kid, eski dostu Pat Garrett (William Petersen) tarafından yakalanıp idam cezasına çarptırılır. Ancak Billy, hapishaneden kaçmayı başarır ve özgürlüğünü geri kazanmak için mücadele eder. Bu süreçte, yeni bir çete kurar ve adaletsizliğe karşı savaşmaya devam eder.

Yıllardan 1885’tir. Nebraska’dan Iowa kentine sürülen 3 kadına, eşlik edecek isimlerden biri yine Nebraskalı olan Mary Bee Cuddy’dir. Sert bir mizacı olan Mary Bee’ye, hayatını kurtardığı George Biggs de yol boyu eşlik edecektir. İkili bu zorlu yolda güçlerini birleştirerek hareket eder... Oscarlı aktör Tommy Lee Jones’un, 2005 tarihli Üç Defin filminden sonra yeniden yönetmen koltuğuna geçtiği film Glendon Swarthout’un romanından uyarlandı. Jones filmde başrolü ise Hilary Swank ile paylaşıyor…


Savaş ve şiddetin etkisiyle karakteri sertleşmiş olan yüzbaşı Joseph J. Blocker'a (Christian Bale), bir Cheyenne savaş şefi ve ailesinin Montana'daki kabile topraklarına geri dönüş yolculuğunda eşlik etme görevi verilir. Blocker hayatı boyunca içinde yaşadığı şiddet dolu hayattan yorgun düşmüş olsa da bu görev onun için oldukça zor olacaktır; zira eşlik ettiği şef yıllar boyunca en büyük düşmanlarından biri olmuş ve birçok arkadaşının hayatını ellerinden almıştır. Ancak kayıplar konusunda şef de en az Blocker kadar payına düşeni almıştır. Tehlikeli topraklardan yola çıkarak, vahşi ancak etkileyici batıya doğru ilerleyen kafile bu yolda birçok zorlukla karşılaşacaktır. Zorluklar arttıkça, Blocker emirleri yerine getirirken kendi bağnazlığıyla yüzleşmeye mecbur kalacak, bir yandan da bu yolculuğa ailesinin bir baskında katledildiğine tanıklık eden intihara meyilli bir dul kadın da (Rosamund Pike) dahil olacaktır.

Nehirde bir teknede yapılacak olan poker turnuvasına katılacak olan Maverick, yarışmaya katılmak için gerekli olan parayı tamamlamaya çalışırken usta hırsız Anabel tarafından soyulur. Ancak Anabel bu sefer sert kayaya çarpmıştır. Çünkü Maverick Anabel'in peşini bırakmaz. Karşılıklı atışmalar ve ortak bir amaç için çalışmaları bilinçsiz olarak Anabel ve Bret Maverick'i yakınlaştırır...

Apaçi şefi Abahachi ve kan kardeşi Ranger, Vahşi Batı’daki barışı korumakla sorumludurlar. Bütün sorunlar Abahachi’nin kabilesi için bir bar satın almak üzere Shoshone yerlilerinden kredi almasıyla başlar. Ama emlakçının gerçek bir emlakçı olmadığı anlaşılır. Emlakçı geçinen bu sahtekar, Santa Maria adında çok ama çok kötü bir adamdır. Ortada bar falan da yoktur. Santa Maria parayla birlikte ortadan kaybolur.Sorunlar burada bitmez.. Shoshone şefinin oğlu Komik Tavşan öldürülür ve bu cinayet Abahachi ile Ranger’ın üzerine kalır. Kan kardeşlerinin tek bir seçeneği kalmıştır: Abahachi’nin büyükbabası Çılgın İnek’in uzun yıllar önce miras bıraktığı hazineyi bulmak. Shoshone’lerin parasını ödemek ve masumiyetlerini ispat etmek için hazineyi bulmaları şarttır. Oysa bu hiç de kolay değildir; özellikle de, Abachachi’nin hazinenin yerini gösteren haritayı dört parçaya bölüp, diğer üç parçayı kimlere verdiğini hatırlamaması yüzünden

Prenses Pei Pei'nin Amerika'ya kaçırılması üzerine, Çin İmparatoru'nun altın olarak istenen fidyeyi götürmekle görevlendirdiği muhafızların arasına karışan Chon Wang, Nevada Çölü'nü geçtikleri sırada kafilesini kendilerine saldıran bir çeteden kurtarır... Kafile saldırıdan kurtulmuştur ancak Chon çölde yalnız başına kalır. Bu arada çetenin soygundaki başarısızlığından sorumlu tutulan Roy da ceza olarak çölün ortasında boynuna kadar kuma gömülü durumda kaderine terk edilmiştir. Çölden kurtulmaya çalışan Chon, Roy'a rastlar. Roy kendisini kurtarması için Chon'a yalvarır. Yoluna devam eden Chon rastladığı Crow kabilesinden, bulunduğu yardımlar karşılığında armağan olarak huysuz bir at, barış çubuğu ve güzel bir kızılderili kadın alır. Chon yolculuğunda artık yalnız değildir.

Film 1970 yılında bir huzur evi koğuşunda başlar. Konuşmalarından antropolog olduğu tahmin edilen bir adam, 121 yaşında olduğunu söyleyen çok yaşlı bir huzur evi sakiniyle söyleşi yapmaktadır. Sigarasından derin bir nefes çeken yaşlı adam açık olan makara teybe inanılmaz hayat öyküsünü anlatmaya başlar: Adı Jack Crabb (Dustin Hoffman) olan bu adam 111 yıl önce 10 yaşındayken ailesiyle birlikte Vahşi Batı düzlüklerinde Pawnee kızıl derilerinin saldırısına uğrarlar. Kervandan tek sağ kalanlar ablası ve kendisidir....

Kötü niyetli bir müteahhit, yeni projesinin önünde engel teşkil eden hırçın bir kiracıyı evden çıkarmak için aşırı önlemlere başvurduğunda, bu görünüşte zararsız yaşlı kadının eğitimli bir katil olduğunu ve sevgili evini korumak için her şeyi yapacağını hesaba katmaz.

İç Savaş'tan birkaç sene sonra... Bir posta arabası, kış soğuğu yaşayan Wyoming'den geçer. Yolcular, cellat John Ruth ve yakaladığı kaçak Daisy Domergue, Domergue'nun adalete teslim edilmesi için Red Rock kasabasına doğru hızla yol alır. Yolda iki yabancıyla tanışırlar: Biri, kötü şöhretli bir ödül avcısı olan, zenci bir eski federasyon askeri Binbaşı Marquis Warren ve diğeri de kasabanın şerifi olduğunu iddia eden güneyli haydut Chris Mannix 'tir. Tipide yollarını kaybeden Ruth, Domergue, Warren ve Mannix, bir dağ geçidindeki konaklama yeri olan Minnie'nin Tuhafiyesi'ne sığınır. Onları mekânın sahibi değil, dört yabancı karşılar: Minnie'nin yerine göz kulak olan Bob, Red Rock celladı Oswaldo Mobray, Kovboy Joe Gage ve General Sanford Smithers. Fırtına hızlanırken sekiz gezginimiz, Red Rock'a hiç varamayabileceklerini öğrenir.

1800'lü yıllarda hayatta önemli bir şeye sahip olmayan ve son derece sıradan bir yaşam süren William Blake isimli bir genç, farklı bir deneyim yaşamak adına yaşadığı toprakları terk edip, bilmediği bir yerde yeni bir hayata atılmaya karar verir. Çıktığı yolculuk ise onu hem fiziksel hem de ruhsal anlamda değiştirecek bir deneyimin başlangıcı olacaktır. Son derece kötü bir anında karşılaştığı 'Hiç Kimse' adındaki Amerikan yerlisi, Blake'in aynı isimdeki, ölmüş bir şair olan William Blake olduğuna inanır. 'Hiç Kimse' ile birlikte atılacağı bu yolculuk, William Blake'in sıradışı bir şekilde bambaşka bir insana dönüşmesine neden olur.

Senaryosunu Frank S. Nugent’ın Alan Le May’in 1954 yılında yazdığı aynı adlı romanından uyarlayıp yazdığı filmin yönetmeni John Ford’dur. Filmde ırkçı bir savaş gazisinin kızılderililerin kaçırdığı yeğenini aramak için yollara düşmesi, yıllar süren bu arayış sırasında onu harekete geçiren amacın gittikçe daha tartışmalı bir hale gelişi konu ediliyor. Film çevrildiği yıl ses getirmediyse de, yıllar geçtikçe prestij kazanarak klasikleşmiştir. Kimilerine göre ise John Ford’un başyapıtıdır. 'The Searchers', Amerika’da 'kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli' filmler arasına seçilmiş ve Kongre Kütüphanesi’nin 'Ulusal Film Arşivi'nde korunmasına karar verilmiştir.

4 Haziran 1776. Fransa ve İngiltere neredeyse dünyanın gidişatına yön verir hale gelmiştir. Bu iki ülke arasında, güç elde etme konusunda yıllardır süren açık bir düşmanlık vardır. Amerika, İngiliz İmparatorluğunun aç gözlülüğünün bir ödülüdür adeta... Bağımsızlık bildirgesi henüz verilmiş, İngiliz hükümeti de bu isyanı bastırmak için Long Island da büyük bir deniz donanması hazır etmiştir. New York'lu avcı Tom Dobb, oğlu Ned'in kötü niyetli çavuş Peasy yüzünden zorla İngiliz ordusuna katılması üzerine, istemeyerek de olsa Amerikan başkaldırısına dahil olur.

Infamous outlaw Harland Rust breaks his estranged grandson Lucas out of prison, after Lucas is convicted to hang for an accidental murder. The two must outrun legendary U.S Marshal Wood Helm and bounty hunter Fenton "Preacher" Lang who are hot on their tails. Deeply buried secrets rise from the ashes and an unexpected familial bond begins to form as the mismatched duo tries to survive the merciless American Frontier.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir