
Carmelo Gómez
Antonio

Days before committing an attack, Antonio, a gunman of the terrorist gang ETA who has dedicated his life to a cause he no longer believes in, meets Charo, a young drug addict who, despite the sordid environment in which she lives, still retains her innocence.

Carmelo Gómez
Antonio

Ruth Gabriel
Charo

Javier Bardem
Lisardo

Karra Elejalde
Rafa

Candela Peña
Vanesa

Elvira Mínguez
Lourdes

Pepón Nieto
Ugarte

Joseba Apaolaza
Carlos
Chacho Carreras
Portugués

Pedro Casablanc
Alfredo
Raquel Sanchís
Rosa

David Pinilla
Matías
Pepe Colmenero
Policía Joven

Mariola Fuentes
Artista Callejera
José Martorell
Artista Callejero

Boğa güreşçisi Diego, güreş sırasında yaralanınca emekli edilir. İçindeki savaşma ve öldürme dürtüsüne hakim olamayan Diego, hedefini boğalardan kadınlara değiştirir. Üstündeki gerginliği atıp rahatlamanın tek yolunun onları öldürmek olduğunu fark eden Diego’nun yolu, araştırması sırasında katilin tarzına hayran olan avukat Maria ile kesişir * film almodovarın amatör döneminde ortaya koyulmuş bir eser olsa gerek ki hem teknik açıdan hem de bunlar dışında göze batan bir çok eksiklik film hakkında olumsuz düşünmeye itiyor.çoğu diyalog gereksiz,birçok sahne ise birbiriyle bağdaştırılmayı beklerken öylece ortada kalmış. ama bana kalırsa üzerinde tekrar düşünülmesi gereken bir film,eğer yeniden çekilip titiz bir çalışma sonucu tekrar ortaya çıkarsa şimdiki halinden çok daha başarılı olacağına eminim çünkü işlenmeyi hakeden bir konusu var

Kitap editörü Helga Pato, deli kocasını uzak bir psikiyatri hastanesinde stajyer olarak tuttuktan sonra trenle evine döner ve burada kendisini psikiyatrist olarak tanıtan gizemli bir adamla tanışır.

Mateo (Lluís Homar), bundan 14 yıl önce geçirdiği korkunç trafik kazasında sadece görme yeteneğini değil, hayatının kadınını da kaybetmiştir. Kazadan sonra gerçek kimliğini reddeder ve takma adı Harry Caine ismini kullanır. Hayatta tutunabilmesi için Mateo Blanco’nun kazada sevgilisi Lena (Penélope Cruz) ile öldüğü fikrini kabullenir. Senaryoları sayesinde yaşayan Harry Caine’e eski sadık yapımcısının oğlu ve yazılarını kağıda döken Diego (Tamar Novas) yardım eder. Yaşamaya ve yazmaya karar verdiğinden beri, Harry acıyla alay eden ve bilinçli olarak geçmişini unutan hayattan zevk almak için diğer duygularını geliştiren çekici bir adamdır. Bir gece Diego bir kaza geçirir ve Harry o gece onun başından ayrılmaz ve ona bakar. Diego ona, Mateo Blanco’ya, birkaç şey sormak istediğini söyler, Harry şaşkınlığının ardından kabul eder ve 14 yıl önce olanları bir babanın uykuya dalan oğluna masal anlatması gibi anlatmaya başlar.

Maddi zorluğa düşen mali işler müdürü Andy ve kardeşi Hank, anne ve babalarının sahip olduğu mücevher dükkânını soymaya kalkarlar fakat şansları iyi gitmez. Andy ve Hank’in babaları, peşinde olduğu suçluların oğulları olduğundan habersizce adaletin yerini bulmasını beklerken kardeşler, Andy’nin eşi Gina ile birlikte başarısız soygun girişimlerinin tüm sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalırlar.

Basit kaygıları olan saf İrlandalı genç Gerry Conlon, 70’li yıllarda Londra’ya gelir. Kendini hayatın akışına kaptıran delikanlı burada bir işgal evinde serbest bir hayat yaşayan gençlerle birlikte zaman geçirmeye başlar. Bir polis baskınında hiç ilgisi olmadığı 1974 Gyildford bombalamasından sorumlu tutularak tutuklanır. O dönemin İngiltere’sinde şimdikinden çok farklı olarak, terörle mücadele adına insan haklarının hiçe sayıldığı uygulamalar olmaktadır. Yoğun fiziksel ve manevi işkencelerin baskısı altındaki Gerry’nin ömrünün sonbaharındaki masum babası da, suç ortağı olarak hapse atılır. Kadın bir avukatın yıllar süren çabalarının da yardımıyla, Gerry maruz kaldığı adaletsizliğe direnmeye başlar.

Fahişe kılığına girerek, genç kız kardeşini eroin bağımlısı haline getirenlerin peşine düşen Coffy isimli bir hemşirenin serüveni.

Ten years after ratting on his old mobster friends in exchange for personal immunity, two hit men drive a hardened criminal to Paris for his execution. However, while on the way, whatever can go wrong, does go wrong.

Bir yazarın New York'ta kendine kurduğu mükemmel hayatı, bir gerçek suç belgeseli yüzünden korkunç lise geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalmasıyla birlikte altüst olur.

Bu ironik ve iyimser dramın kahramanı, limon ağaçlarını korumak için İsrail devletiyle mücadeleden sakınmayan Filistinli bir dul kadın, Selma. Duvarın İsrail tarafına İsrail savunma bakanı bir villa inşa edince, Selma’nın limon bahçesi, ulusal güvenliği tehdit eden bir unsur olarak tanımlanır ve yıkılmasına karar verilir. Hakkını ve limon ağaçlarını korumak için elinden geleni esirgemeyen Selma, tuttuğu avukata âşık olup, bir de üzerine davası uluslararası bir hadiseye dönüşünce her şey karmakarışık olur.

Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?

İspanya'daki tarihi bir zirvede ABD Başkanı silahlı saldırıya uğrar. Meydandaki kaosun ortasında, ölümcül atışa giden kritik dakikalar olaya tanıklık eden sekiz farklı kişinin gözünden tekrar tekrar aktarılır. Birbirinden bağımsız bu sekiz bakış açısı bir araya geldikçe, suikastın arkasındaki karmaşık komplo ve herkesin sakladığı sırlar gün yüzüne çıkar.

Bu hareketli öyküde, hoyrat bir kent okulundaki öldürücü bir uyuşturucu çetesinin peşine düşen paralı bir askerin mücadelesini işleniyor. Okul, korkunun, şiddetin, uyuşturucunun ve otomatik silahların kol gezdiği bir yerdir.

Acımasız uyuşturucu baronu Rincon ve MS-13 adlı çetesi, 10 yaşındaki Miguel'i getir götür işleri için yanına alır. Miguel'in 14 yaşındaki abisi Lucas, kardeşini korumak ve kendi izlediği kötü yola girmesine engel olmak için elinden geleni yapar. Uyuşturucu baronundan kaçmaya başlayan çocukların yolu Afganistan gazisi Daniel ile kesişir. Daniel, çocukları koruyup kollar ve uyuşturucu baronundan intikam almalarına yardım eder.

Danny yalnız bir fabrika işçisidir, hayat tarafından sindirilmiş, şiddete maruz kalmış ve çocuklarının gözü önünde küçük düşmüştür. Karısı da onu dışlamış ve zaten umutsuz varlığı daha da derinlere gömülmüştür. Dibe vurmanın tam eşiğindeyken geri dönüp mücadele etmeye karar verir. Önce bir gece kulübünde kapıcılık yapmak için girişimler yapar, ardından bir yeraltı patronu ile arası açılır ve suçluların karanlık dünyasına giriş yapar.

Ev hanımı Gloria, Madrid’de küçük bir apartman dairesinde taksici kocası, hafif deli kayınvalidesi, biri uyuşturucu satıcısı ve diğeri gay olan çocukları ile birlikte yaşamaktadır. En yakın arkadaşı bir telekız olan Cristal’dır. Gloria temizlikçilik yaparak para biriktirmeye çalışmaktadır. Kocası Antonio eski bir Alman şarkıcıya takıntılıdır. Gloria, Antonio ile yaşadığı bir tartışmada kafasına odun ile vurup ölümüne sebep olur ve hayatı arapsaçına döner.

Bir bolero şarkıcısı ve uyuşturucu bağımlısı olan Yolanda, sevgilisinin ölümcül aşırı dozundan sonra, uyuşturucu kullanımı, seks işçiliği veya cinayet geçmişi olan kadınları kurtarmaya adanmış Mütevazı Kurtarıcılar Manastırı'na sığınır. Bununla birlikte, manastırın birçok kusur ve günahı barındırdığı ortaya çıktığından, görünürde hiçbir kurtuluş yoktur.

Üniversite öğrencisi Clay eski kız arkadaşı Blair'in ricası üzerine bir noel tatili için Los Angeles'a döner. Blair, Clay'in liseden yakında arkadaşı olan Julian ile birliktedir. Julian'ın çok zor durumda olduğunu söyleyen Blair, Clay'den yardım ister. Artık Clay büyük bir borç altına giren ve uyuşturucu bağımlısı Julian için elinden geleni yapacaktır.

Bir makyaj sanatcısı olan kika, yazar Nicolas'a aşıktır. Kika bir gün Nicolas tarafından evine davet edilir. Kika eve gitttiğinde Nicolas ondan, ölmüş olan üvey oğlunun cesedine makyaj yapmasını ister fakat makyaj sırasında oğlu Ramon'un ölmediğini anlar . Kika bu sefer Ramon'a aşık olmuştur ve beraber yaşamaya başlarlar.

Birlikte büyüyen üç arkadaştan biri olan Michael (Freddie Prinze Jr.) hukuk okumaya karar verir. Cimri Bobby (Jerry Ferrara) hayatını postacı olarak devam ettirmek ister ve postacılık sınavına girer. Carmine (Scott Caan) ise mafya hayatına özenmekte ve kendisine gangster Caesar Manganaro’yu (Alec Baldwin) örnek almaktadır. “BROOKLYN KANUNLARI” Brooklyn’in tehlikeli sokaklarındaki bu üç arkadaşın sevgi ve sadakat kavramlarını tartışmaya açan hayat mücadelelerinin öyküsünü anlatıyor.

Jean-Luc Godard'ın fahişeliği modern kapitalist devlette yaşamın ana metaforu olarak işlediği birçok filmden biridir. Godard için, kendisini para için satan bir kadın, yaşam değerini artıran son derece kişisel bir eylem olan sevişmenin nasıl diğer her şey gibi bir mala dönüştüğünün kusursuz bir imgesidir. Bu süreç içinde, insanoğlu kendisiyle yabancılaşarak satılacak ve satın alınacak bir şeye dönüşür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir