
Gérard Lanvin
Alex

Fransa'da terorist gruplar ve istihbarat servisleri, radikal karşı ideolojiler adı altında çatışma içerisindedir. Buna rağmen iki taraf da hemen hemen aynı türden bir hayat sürmektedir; gizliliğe bağlı kalınarak aynı methodlarla yürüyen manipulatif hayatlar. D.G.S.E adlı Fransız CIA'i olarak bilinen istihbarat örgütü, teroristlerle savaşmak için en güçlü ve acımasız silah oalrak insan gücünü kullanmaktadır... DEVLET SIRRI filminde bu gizli savaş sırasında Fransız isithibaratı öğrenci olan Diane, Pierre ve kendisine terorizmin kurtuluş getireceğine inanan kaçık bir adamı eğitmektedir. Kendilerine aşılanan ve aslında boylarını aşan bir eğitimin içinde kendini bulan bu insanlar, kendilerini kaçamayacakları bir durumun içinde bulurlar. Bu arada kendilerinin dahi bilmediği "soylu" bir takım amaçlar uğruna feda edilebilir konumdalardır...

Gérard Lanvin
Alex

Vahina Giocante
Diane / Lisa

Nicolas Duvauchelle
Pierre

Simon Abkarian
Al Barad

Rachida Brakni
Leïla / Chadia

Mehdi Nebbou
Ahmed

Aurélien Wiik
Jérémy

Nicolas Marié
Fouche

Katia Lewkowicz
Aline

Kamel Belghazi
Aziz

Djemel Barek
Khaled

Carim Messalti
Hajj

Hassam Ghancy
Danar

Salem Kali
Salem

Moussa Maaskri
Slim

Jack Lemmon, Jane Fonda ve Michael Douglas, nükleer enerji kullanımının tehlikelerine ve televizyon haberlerinin gücüne dikkat çeken bu gerilim filminin başrollerinde. Alternatif enerji kaynakları hakkında raporlar hazırlayan gazeteci Kimberly Wells (Jane Fonda), nükleer santralde bir kazaya tanık oluyor. Kazayı halka bildirmek isteyen Wells, kendini komploların içinde bulunca, kazayı istemeyerek de olsa gizli tutmak zorunda kalıyor. 1979 yılının en çok tartışılan filmlerinden biri olan The China Syndrome, ününü bir ölçüde filmin gösterime girmesinden tam on iki gün sonra gerçekleşen Three Mile Island nükleer felaketine borçlu.

Karlı bir Noel akşamında ülkenin başkentindeki en önemli havaalanı bir grup terörist tarafından gasp edilmiş ve birçok yolcu esir alınmıştır. Militan komandolar tarafından oluşan teröristler, tehlikeli ve düzenbaz bir polis memuru tarafından yönetilmektedir. Uyuşturucu şebekesinin başındaki birini adaletten kurtarmak için gelirler. Bütün olasılıklara karşı hazırdırlar; yalnızca bir tanesi hariç; John McClaine, ölümcül bir deja vu hissine sahip, görevde olmayan bir polis memuru. Havaalanındaki pistler, ölüm ve yıkım ile doludur ve McClane zamanla yarış halindedir. Karısı ise havada dönüp dolaşan ve çok az benzini kalmış bir uçağın içinde kalmıştır.

Savmart isimli marketin sessiz çalışanı Sy Parrish, müşterilerin gözünde sıradan bir fotoğraf baskı elemanıdır. Ancak Nina Yorkin'in her günkü samimi selamı, onun için beklenmedik bir kapı aralar. Zamanla, Nina'nın ailesinin en özel anlarına tanık olur. Sy için bu iş, mekanik bir süreç değil; hatıraların bekçiliğidir. Mükemmel baskıyı yaparken, aslında Yorkinler'in hayatını kendi varoluşunun parçası haline getirir. Peki ya bu saplantılı ilgi, iyi niyetin sınırlarını aştığında?

Geçen yıllarda artık yaşlanmaya başlayan polis memuru John McClane, karısından boşanmış ve alkol tedavisi görmektedir. Artık polis departmanında çalışmayan McClane, devlete bağlı bir güvenlik biriminde tehlikeli bilgisayar korsanlarını takip etmektedir. Matt Foster adlı genç bir korsanı tutuklamak için yolda olduğu bir sırada, trafiğin içinde sıkışmış durumdayken terörist saldırıların modern bir halini ilk elden yaşar. Greg Pope tarafından yönetilen bir bilgisayar korsanları çetesi, Amerika'nın bilgisayar altyapı unsurlarına saldırıp işe trafik ışıklarından başlayarak sistemleri teker teker kapatmaktadırlar. Bankalar arası bilgisayar ağlarına ve borsaya da müdahale ettikten sonra Amerika'nın ekonomisi çökmeye başlamıştır. Her zamanki gibi McClane, bütün bu olayların ortasında kalıvermiştir.

Dünyaca ünlü İngiliz yazarı Sarah Morton, tatil yapmak ve biraz da çalışmak amacıyla, editörünün Fransa'daki evine misafir gelir. Bir gece, Fransız editörün genç kızı Julie, Sarah'ın hayatına altüst edici bir giriş yapar ve kadın yazarın yaşamındaki tüm sükunet, bir daha geri dönmemek üzere bozulur. 8 Kadın ile tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tanınıp sevilen yönetmen François Ozon, bu filminde de sadık oyuncusu Charlotte Rampling'ten (Kumun Altında) vazgeçmiyor. Bununla da kalmıyor ve 8 Kadın'ın en masumu ve küçüğünü, Ludivine Sagnier'i de 'fettan kız' rolüyle olaya dahil ediyor.

Öfke ve bencillikle dolu bir an iki adamı birbirleriyle karşı karşıya getirir. Büyük bir hukuk firmasında avukat olan Gavin Black, geç kaldığı mahkemeye gitmek için yoğun trafikte yol almaya çalışırken başka bir şeritte çocuklarını görme hakkını alabilmek için mahkemeye gitmeye çalışan Doyle Gipson'ın arabasına çarpar. Biri kariyerinin zirvesine ulaşmak, diğeri ise uçurumun kenarından kurtulmak için mücadele eden iki adamın hayatı bu kaza sonucunda ilginç şekilde birbiriyle kesişir.

Aynı evde yaşayan iki parlak üniversite öğrencisi Philip ve Brandon 'kusursuz cinayet'in var olduğunu kanıtlamak ve böylecekkendi zekalarını ispatlamak için eski sınıf arkadaşları David Kentley'i iple boğarak öldürürler. Cesedi evdeki eski bir sandığın içine saklayan Brandon ve Philip son derece soğuk kanlı bir şekilde bir akşam yemeği daveti verirler. Üstelik bu yemekte yer alan davetliler arasında, öğretmenleri, Kentley'in ailesi ve nişanlısı gibi isimler vardır. Hiçbir şeyden haberi olmayan davetliler tüm olağanlıkla yemeklerini bitirirken misafirler arasından bir kişi bir şeylerin yolunda gitmediğinden şüphelenmeye başlar.

Dünya Savaşı sırasında hüküm giymiş bir Nazi savaş suçlusunun kızı olan Alicia'yla Amerikan Hükümeti adına casusluk yapması için temasa geçilir. Aşk, gerilim ve tutku gibi Hitchcock temaları etrafında dönen film, ustanın en iyi filmlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Film diğer Hitchcock filmleri gibi gerilim türünde olsa da; alt metin olarak asıl aşkı ele alıyor. Filmde Grant, ajan rolünde; Bergman da Almanya vatandaşı olan, babası kirli işlere karışmış, babasının yaptığı pis işleri öğrendiğinde Amerika hükümetine çeteye sızan birini canlandırıyor.

General Sternwood kızının üzerinden ona şantaj yapan Arthur Geiger'dan korunmak için ünlü dedektif Philip Marlowe'u tutar. Marlowe, incelemeleri sırasında aileyi tehdit eden yeraltı çetesi ve General'in kızları arasındaki ilişkiyi fark eder, küçük kızı Carmen'i cinayet suçlamasından kurtarır. Bu arada General'in büyük kızı Vivien ile de önce nefret dolu bir ilişki başlar, zamanla bu ilişki aşka dönüşür. Görevini başarıyla tamamlayan Marlowe, tüm aileyi tehlikelerden kurtarır ve hayatının kadınına kavuşur. Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan The Big Sleep, önemli bir "film-noir" örneği. Filmin aynı zamanda Michael Winner tarafından 1978'de çekilen aynı isimli bir uyarlaması da mevcut.

’Sonun Başlangıcı’ ve ’Çizgi Ötesi’ filmleriyle yeteneğini kanıtlayan Joel Schumacher’ın yönetmenliğini üstlendiği ’Öldürme Zamanı’, Güney Amerika’da hala süren ırk ayrımı üzerine bir film gibi gözükse de, işin haraketli yönüne ağırlık veren ve dolayısıyla bir macera filmi olarak tanımlanması daha uygun bir yapım. Mississippi’li bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey, on yaşındaki kızı Tonya’nın gözü dönmüş iki beyaz ırkçı tarafından saldırıya uğraması sonucunda haklı olarak çok sinirleniyor ve bu iki adamı gördüğü ilk yerde öldürmeye teşebbbüs ediyor. Böylece bir anda ’suçlu’ durumuna düşen Carl Lee, Jake Brigance isimli bir avukatı savunma için tutuyor. Jake’e dava sırasında Ellen Roark isimli genç bir hukuk öğrencisi destek oluyor. Birlikte Klan’ın kirli yüzünü, ve 1860’larda çözülmüş olduğu iddia edilen siyah-beyaz ayrımının hala varolduğunu gören Jake ve Ellen, dava sırasında önemli kanıtlara rastlıyorlar..

Kelepçeli Aşık’ta Cary Grant “kedi” lâkaplı çapkın bir mücevher hırsızını canlandırmaktadır. Grace Kelly ise pek çok mücevhere sahip olan şımarık ve kaprisli güzel bir genç kadındır. Cary Grant, usta bir hırsız olmasına karşın artık içinde bulunduğu ve hırsızlık yaptığı bu günlerden eski günlerdeki normal ve düzenli uğraşlarına dönmek ve gerçek mücevher hırsızını ortaya çıkartarak masum olduğunu kanıtlamak arzusu duymaktadır.

Dedektif Frank Bullitt'in yeni görevi oldukça basit görünmektedir. Haftasonu süresince önemli bir davanın tanığı olan bir yıldızı korumak. Ama daha gece bitmeden tanık vücudundaki tabanca mermileriyle yere yıkılmış ve ölü yatmaktadır; aklı başında ve seri polis Bullitt ise onu vuranlar ve yöneticilerini yere serene kadar dinlenmeyecektir.

Trapped in a high-security safe house after a terrorist attack in downtown Los Angeles, six government agents realize they must survive not just the enemy outside, but the potential traitor among them.

IMF görevinde olan Jim Phelps ve ekibi, IMF ekibinin içine sızmış bir köstebeği ortaya çıkartmaya çalışıyorlardır. Her şey yolunda giderken birden operasyon ters gitmeye başlar ve ekipte Ethan Hunt dışında herkes ölür. IMF merkezi, hainin o olduğunu düşünüyordur ve ona, bu yönde kanıtlar sunarlar. Fakat Ethan Hunt masum olduğunu biliyordur. Kendisini temize çıkarmak için kaçacaktır.

CIA çalışanı Nathan Muir ve çömezi Tom Bishop, bir zamanlar ayrılmaz bir ikiliyken tüm dünyayı dolaşıp yaşanabilecek her şeyi tatmışlardır. Vietnam'dan Berlin'e, oradan Beyrut'a dek... Tehlike ve belirsizliğin birbirine yakınlaştırdığı bu iki insan, karşılıklı saygı ve sevgi ile sıkı sıkıya bağlanmışlardı. Şimdi 1991'de, ajanlıktan emekli olmanın ucundaki Muir, Bishop'un suçlu duruma düştüğünü öğrenir. Eğer harekete geçmezse, bir zamanlar her şeyi öğrettiği en yakın dostu ve çalışma arkadaşı başka bir ülkede casuslukla suçlanacaktır ve 24 saat içinde de ölecektir. Muir'in son görevi, aynı zamanda şimdiye kadar ki en tehlikeli ve kişisel görevi olacaktır. Robert Redford ve onun halefi olarak gösterilen Brad Pitt ikilisini bir araya getiren Spy Game, yönetmen Tony Scott'ın aksiyonu başarı ile yönettiği filmlerinden biri.

After learning that the death of his wife was not an accident, a former CIA Station Chief is forced back into the espionage underworld, teaming up with an adversary to unravel a conspiracy that challenges everything he thought he knew.

One Ranger, tehlikeli bir teröristin izini sürmek ve Londra'ya saldırmasını engellemek için İngiliz İstihbaratı tarafından işe alınan Teksas Korucusu Jane'in hikayesini konu ediyor.

Alice Racine CIA’in gizli operatörüdür.Londra’da gerçekleşecek büyük bir saldırıyı önlemek için bir MI5 ajanı ile takım kurmak zorunda kalır. Fakat istemeden saldırıya dahil olur. Artık Alice kimseye güvenmemeli ve hayatta kalmak için mücadele etmelidir.

James Silva devlet tarafından yok sayılan bir adamdır. O ve başında olduğu ekip, CIA'in en değerli, en müdahale edilemez ve hakkında çok az kişinin bilgisi olduğu bir ekiptir. 6 şehire yayılan bir zararı önlemek için gizli bilgilere sahip olan bir kaynak ortaya çıktığında, iş Silva'nın ekibine düşer. Silva'nın görevi çok gizli taktik komuta ekibiyle birlikte, bilgilere sahip olan adamı güvenli bölgeye ulaştırmak ardından da gizlediği bilgileri öğrenmektir.

Ruslar ve İngilizler, birer denizaltıları ortadan kaybolunca savaşın eşiğine gelirler. Ele geçirilen mikrofilm, denizaltıların üçüncü bir tarafın kontrolündeki bir teknolojiyle takip edilerek kaçırıldığını ortaya çıkarır. Bunun üzerine MI6'in gözde ajanı James Bond ve güzel Rus ajanı Anya Amasova, güçlerini birleştirerek olayların şüphelisi milyarder işadamı Carl Stromberg'in peşine düşerler. Stromberg'ın amacı, nükleer denizaltıları kullanarak yer yüzünü yok etmek ve kurtulan insanlara denizlerin altında yeni bir yaşam imkanı sağlamaktır. Anya'yla beraber çalışan Bond, kendisini güzel partnerine karşı da korumak zorundadır çünkü bir önceki görevinde onun sevgilisini öldürmek zorunda kalmıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir