Ryan Boone
Tad

Jennifer ve arkadaşları sırt çantalarını toplayıp kısa bir tatil ve macera için ormana gider Kamp ateşi yakılır, çadırlar kurulur Gençler ormanın derinliklerinde kendilerini hayal bile edemeyecekleri büyük bir tehlikenin beklediklerinin farkında değildir Artık vahşetin ve katliamın tam ortasındadırlar.

Vampirlerin komik olmadığını kim demiş? Yönetmen Roman Polanski, beceriksiz vampir avcıları ile kurtarmaya çalıştıkları ve ölü olmadığı için çok mutlu olan güzel kadını anlattığı hikayeyle korku film türüyle çok hoş bir şekilde dalga geçiyor.

Two teenage boys unwittingly summon an ancient evil entity known as The Blind One by delving into black magic while trying to escape their mundane lives.

Reclusive vampires lounge in a lonely American town. They wear sunscreen to protect themselves. A descendant of Van Helsing arrives with hilarious consequences.

Dört lise öğrencisi, kasabalarına korku sirki geldiğini öğrenirler. Canavarlar, zombiler ve hayaletler oldukça gerçekçidir. Gösterinin sahibi Dr. Hysteria ile etkileyici asistanı Lilith, insanları nasıl korkutacağını iyi bilmektedirler. Fakat Beth, sahne arkasında kayıp gençlerin ruhlarının saklı tutulduğu hayaletli bir oda bulur. Gençler, sonsuza dek hapsolma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.


Anton kolejde okuyan bir gençtir. Sağ elinin kendi iradesi dışında hareket etmeye başladığını farkeden Anton, buna bir çare bulmalıdır. En iyi iki arkadaşı Mick ve Pnub'ı da öldürmüştür bu el, tabii onlar zombi olarak geri dönmüşlerdir. Sağ elinden kurtulması gereken Anton'u çok büyük zorluklar beklemektedir.

Mark wants to lose his virginity, but his girlfriend wants to wait. Unfortunately for both of them, a 400-year-old vampire Countess needs to turn a virgin into a vampire before Halloween in order to preserve her own youthful appearance, and when she finds Mark, she turns his life upside-down.

Sevimli sokak serserisi Eddy hayatının kumarına üç arkadaşı ile zar zor kazandıkları 100 000 paundu yatıracaktır. Tom, Bacon ve Soap aralarında onu seçmişlerdi. Masadaki en kurt oyuncu oydu. Ama ne yazık ki tüm oyun önceden ayarlanmış bir düzenden başka bir şey değildir. Oyunun sonunda Hatchet Harry’e yarım milyon paund borçlanarak masadan kalkar. Harry Eddy’e bocunu ödemesi için bir hafta süre tanır. Aksi halde para yerine parmaklarını alacaklardır. Eddy ve arkadaşları gerekli parayı acilen bulabilmek için türlü yollara başvururlar. Bunlardan biri Eddy’nin babasının antika tüfeği ile hırsızlığa bile yeltenmektir. Hepsi başarısızlıkla sonuçlanır. Oysaki ellerindekinin kıymetini bilmemektedirler...

“Ahbap” olarak da bilinen Jeff Lebowski bir gün adaşı bir milyonerle karıştırılır. Milyonerin karısının ödemediği borçlar ve bu küçük yanlış anlaşılma sebebiyle mafyadan dayak yiyen ve çok değerli halısı çalınan Lebowski, ortadaki bu yanlış anlaşılmayı bir an önce gidermelidir.

Korku sinemasının ustalarından John Carpenter'ı üne kavuşturan filmi "Cadılar Bayramı", ilk cinayetini altı yaşında işleyen bir çocuğun onbeş yıl sonra hapisten kaçarak geçmişini tekrarlamasını anlatıyor. Azizler günü arifesinde işlediği cinayeti hayatının merkezi haline getiren ve sıradan insanları öldürerek adeta sorunlarıyla hesaplaşan gencin hikayesi.


Ailesi tarafından sürekli olarak evden atılmakla tehdit edilen Craig, işinden kovulur. Aşk hayatı iyi gitmeyen Craig, en iyi arkadaşı Smokey'nin başı bir uyuşturucu meselesi yüzünden derde girince iyice yıkılır. Gün bitmeden yeni bir iş bulmak zorunda olan Craig, eski sevgilisinin kalbini kazanmak ve arkadaşını düştüğü beladan kurtarmak zorundadır.

Dave hayatı boyunca düzgün çalışma ortaya koyamayan bir sanatçıdır. Bu yüzden de öfkelenip bir labirent yapma kararı alır. Ancak yapmış olduğu labirentin içi çeşitli tuzaklarla doludur.

Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger’a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger’daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

Miles Raymond, bütün hayatı bir yazar olabilme hayalleriyle geçmiş, ama evliliğindeki gibi mesleğinde de başarısız olmuş, bir İngilizce öğretmenidir. En yakın arkadaşı Jack ise, hiç kimse tarafından tanınmayan bir televizyon oyuncusudur ve evlenmek üzeredir.Miles’ın son yazarlık denemesi de başarısızlıkla sonuçlanınca en yakın arkadaşı Jack’i, evlenmeden önce, bir haftalık bir yolculuğa davet eder.

Film, annesinin cenazesi için New Jersey'de doğduğu kasabaya dönen, iş bulmakta zorlanan aktör Andrew'ün öyküsünü anlatıyor. Andrew eski arkadaşlarıyla karşılaşıyor, geçmişiyle yeniden bağlantı kuruyor, psikiyatrist babasının yazdığı ilaçları bırakıyor, sonunda onunla yüzleşiyor, biraz tuhaf ve rahatsız bir kız sayesinde yeniden hissetmeyi öğreniyor.

Amy Heckerling'in ilk yönetmenlik tecrübesine Şöhrete İlk Adım'da seksenlerdeki Amerikalı gençlerin yaşamını kendi tecrübelerinden yola çıkarak anlattığı ilk senaryosuyla katılıyor. Seksenlerin ünlü grupları Go-Go's, Oingo Boingo ve The Cars'ın müzikleriyle Nicolas Cage, Eric Stoltz ve Anthony Edwards'ın ilk oyunculuk denemelerini yaptıkları Fast Times at Ridgemont High öncülerinden olduğu güçlü ve cesur gençlik komedisi türünde seyircileri günümüzde de hala eğlendirerek etkisini sürdürüyor.

Bağlanma sorunu yaşayan bir şair, hayallerindeki kadınla evlenir ama karısı ona en büyük kabusu yaşatmaya başlar. San Francisco'lu bir şair olan Charlie'nin kadınlarla şansı pek yaver gitmemiştir. Derken rüyalarını süsleyen Harriet'le tanışır ve evlenir. Lakin bir süre sonra Harriet'in kocalarını öldüren bir seri katil olduğundan şüphelenmeye başlayacaktır.

A new father going through a marital separation joins a dating app and matches with a beautiful but mysterious young woman... whose powers of seduction and manipulation entangle him in a mystery more horrifying than he could have ever imagined.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir