
Alia Bhatt
Kaira

Sinema sektöründe çalışan Kaira, mükemmel bir hayat arayışında olan bir görüntü yönetmenidir. Başarılı olsa da içinde bulunduğu monotonluktan sıkılmakta ve yeni bir yol aramaktadır. En büyük sıkıntısı erkeklerle olan ilişkileridir. Bir gün tesadüfen katıldığı konferans sonucu bir terapiste gitmeye karar verir. Benzer sıkıntılardan muzdarip olan terapist doktor Jehangir Khan da yaşamından şikayetçidir ve aşk hayatı da çok kötüdür. Kaderin bir cilvesi olsa gerek, ikilinin ortak noktaları sayesinde Kaira ve kendi halinde bir düşünür olan Jehangir’in yolları kesişmiştir. Aralarında bir ilişki başlar. Kaira, doktor sayesinde hayatındaki eksikliklerin kaynağına ulaştığını düşünmektedir. Ancak Jehangir’in kötü alışkanlıkları Kaira'yı bir hayli endişelendirmekte ve yol ayrımına itmektedir

Alia Bhatt
Kaira

Şah Ruh Han
Dr. Jehangir Khan

Kunal Kapoor
Raghuvendra

Ali Zafar
Rumi

Aditya Roy Kapur
Furniture Dealer

Angad Bedi
Sid
Salone Mehta
Kaira's aunt
Yashwant Singh
Kaira's uncle
Gautmik
Ganju

Ira Dubey
Fatima

Yashaswini Dayama
Jackie

Rohit Saraf
Kiddo, Kaira's younger brother
Baby Dishita
Little Kaira

Nikita Anand
Family friend
Amit Nagraj
Little kiddo

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

Film yakışıklı, zeki ve maceraperest bir insan olan Robin Cavendish'in 28 yaşında doktorlar tarafından çocuk felci teşhisi konulması sonucunda birdenbire değişen hayatını konu alıyor. Boynundan aşağısı tamamen felç olan ve nefes almak için bir makineye muhtaç olan Robin Cavendish, doktorların ilk başta umutsuz konuşmasına rağmen umudunu yitirmeyerek uzun yıllar hayata tutunmasıyla adından söz ettirmiştir.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

Aza confronts her potential for love, happiness, friendship, and hope while navigating an endless barrage of invasive, obsessive thoughts.

Başarılı reklamcı Howard Inlet (Will Smith) kızını kaybettiği günden sonra hayata küsmüştür. İş arkadaşlarının onu yeniden hayata motive etme çabaları boşa gitmektedir. Sonunda Howard iyice içine kapanarak evrene mektuplar yazmaya başlar, "Sevgi"ye, "Zaman"a ve "Ölüm"e... Bunu öğrenen arkadaşları, Howard'ı yeniden hayata döndürmek için iyi düşünülmüş bir plan yaparlar, bu 3 soyut kavram, ete kemiğe bürünmüş bir şekilde karşısına çıkacak, Howard'a hayatla ilgili yeni bir bakış açısı kazandırmaya çalışacaklardır.

Abisi Gus ve karısı Karin'in evlerinin garajında yaşayan Lars Lindstrom, babası öldükten sonra içine kapanan, insanlarla iletişim kurmaktan ve yakınlaşmaktan çekinen bir gençtir. Lars'ın durumu için endişelenen ve onu ailenin bir parçası yapabilmek için çabalayan Karin ve Gus, Lars'ın bir kız arkadaşı olduğunu öğrenince sevinseler de, gelin adayının internetten sipariş üzerine gelmiş bir şişme bebek olduğunu görünce sevinçleri pek uzun sürmez. İşin zor kısmı ise Lars etkilenmesin diye yeni “kız arkadaşı” Bianca'ya gerçek muamelesi yapmak zorunda kalacak olmalarıdır.

The wife of a pastor who preaches against homosexuality embarks on an affair with a female writer.

Öğrenilmesi en zor ders AŞK’tır. Kaderci genç George Zinavoy hayatta idare etme üzerine usta olmuştur. Gerçekte, George pratikte bunu bir yaşam sanatı tarzına döndürmüştür. Fakat George güzel ve karmaşık bir kız olan Sally ile tanışınca, karşısında içindeki miskin dünyayı tam tersine çeviren bir kafa dengi bulur. Onların bu tuhaf ve beklenmedik aşkı George’ya ilham vererek, ona düşünülmeyecek olan şeyi yaptırır; oturduğu yerden kalkar ve hayallerinin peşinden gider.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Yaşını almış bir bayanın seksüel arzularını, çıkmazlarını ve bu sorunlarından dolayı kendine yol çizişini anlatıyor. Aldatılan bir eşin hele ki yaşı geçmişse nasıl bir yol çizebileceğini örnekliyor. Konusu itibariyle ilgi çekebilecek bir yapım.

19. yüzyıl Viyana'sı... çok hoş ve alımlı bir kadın olan Lou Salome, dönemin meşhur doktoru Breuer'i ziyarete gelir ve henüz iki kitabı basılmış ve pek tanınmayan filozof Nietzsche ye yardım etmesi için rica da bulunur. Ona göre, Nietzsche'nin yaşamakta olduğu duygusal çöküntü nedeniyle, Avrupanın kültürel geleceği tehlikededir... Dr.Breuer ilk etapta bu teklife sıcak bakmamasına rağmen, Salome'un çekiciliğinden etkilenir ve teklifi kabul eder. Dr.Breuer'in, Nietzsche ile tanışmasıyla hayatı değişecektir. çünkü bu adam, çok farklı fikirleri olan, sıradışı biridir. Ve bir süre sonra, hasta ile doktorun yer değiştireceği diyaloglara gebe olacak bir tanışma olacaktır bu... Irvin D. Yalom'un aynı isimli, basıldığı 1992 senesinde çok ses getiren kurgu romanından uyarlanan bu filmde, Psikanalizmin öncüsü Freud'un gençliği ile de karşılaşıyoruz.

9 hayat..9 hikâye..Yaşamın sancılarına ve hayal kırıklıklarına göğüs geren, duygularını sarmalayan ilişkilerin esiri 9 kadın...

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

Daphne, Los Angeles'ta yaşayan 30'lu yaşlarındaki bir kadındır. Daphne, geçirdiği bir yılın ardından hayatındaki aşka ve kalp kırıklıklarına yön vermeye çalışıyordur. Daphne, bir partiye katılır ve partinin ardından arkadaşları Jack ve Frank ile hayatı garip bir şekilde birleşmeye başlayacaktır. Bu süreç boyunca genç kadın, gittiği mekanlarla ve yaşadığı ani olaylarla hayatındaki sırları çözmeye başlayacaktır.

İlk Görüşte Aşk, kör bir adama aşık olan genç bir mimar kadının hikayesi. Kadın, onu görme yeteneğini yeniden kazanması için radikal bir ameliyata girmeye teşvik eder. Ama adam asıl görme yeteneğini kalbinde bulduğu sevgiyle elde edecektir.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

30’larında iki kardeş olan Wilbur ve Harbour, babalarından kalma kitapçıyı işletmektedirler. Kardeşi Wilbur’ın hayata bağlarını yitirmiş olması ve sürekli intihar girişimlerinde bulunması, Harbour’u çok tedirgin etmektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir