
Catherine Mary Stewart
Dr. Julia Kerbridge

Julia Kerbridge is working hard to get her doctorate. Suddenly, she finds herself the guardian of her young niece, Amanda, after the 7-year-old witnesses her parents' murder and is rendered mute. Julia soon discovers that her dead sister and brother-in-law may have held a secret life. Now, she must risk everything as the killers are still hunting Amanda for her parents' secret.

Catherine Mary Stewart
Dr. Julia Kerbridge

Rob Lowe
Kevin Finney

Arlen Aguayo-Stewart
Amanda Meyer

Larry Day
'Dr. Ettinger' / Sitton
Mark Camacho
Lt. Sam Waldron

Sean Devine
Dakins

Allen Altman
Harmon

Noel Burton
Dr. Gerald Rodale

Lynne Adams
Social Worker

Walter Massey
Nate Henderson
Jeannie Walker
Police Psychiatrist
Tara Girard
Elizabeth Meyer
Ron Torchia
Larry Meyer
Rebecca Dewey
Susan Levin
Brent Donnelly
Mark Levin

1940'lı yıllarda New York'lu sosyalist bir oyun yazarı olan Barton Fink, Los Angeles'a gelip bir film senaryosu yazma ihtimali belirdiğinde durumu kabul etmek zorunda kalır. Bir otele yerleşir ve burada film stüdyosunun başkanı Jack Lipnick'le tanışır. Lipnick'ten, yazacağı senaryonun kaba saba bir B filmi için olduğunu öğrenir. Daktilosunda sadece tek bir cümle yazmayı becerse de, içinde bulunmaya hiç alışık olmadığı durum sebebiyle bir türlü ilham gelmez ve tıkanır.Oteldeki kapı komşusu Charlie Meadows, geveze bir pazarlamacı ve tam bir orta sınıf insanıdır. Fink'in hayatına giren diğer insanlar da (ünlü bir senarist olan Mayhew ve onun kız arkadaşı Audrey gibi) genç entellektüel yazara ilham gelmesine ve senaryoda ilerlemesine yardımcı olamazlar. Stres doruğa çıktığında Fink kendisini doğaüstü tabloları andıran bir cehennemin içinde bulur.

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

Çok zeki bir banka soyguncusu olan Dalton Russel, iyi bir dedektif olan Keith Frazier ve güzel ve güçlü bir borsa brokerı olan Madeliene White çözümü bulunamayan bir bulmacanın en önemli parçalarını oluşturmaktadır. Fakat her parça aslında dışarıdan göründüğü gibi midir? Akıl oyunlarıyla dolu bu filmde, sadakat ve davranışlar her an sınanmaktadır.

Ethan ve Sean bir deney yapmaya karar verirler ve Ethan’ın komşusunu gözetlemeye başlarlar. Ethan adamdan oldukça kötü bir şekilde bahsetmektedir ancak olayların iç yüzü aralandıkça her şey bir bir ortaya çıkmaya başlar.

Sağır ve dilsiz bir kadın olan Dot , babasının ölümünden sonra vaftiz ailesiyle birlikte yaşamaya başlar. Dot özellikle evin kızı Nina’dan çok çekinmektedir. Kısa bir süre sonra Nina ile iyi anlaşmaya başlamışlardır. Fakat Dot, Nina’nın babasıyla yaşadığı tuhaf ilişkiyi farkeder. Bu içinden çıkılmaz bir duruma dönüşecektir. 2005 Amerika yapımı gerilim yüklü güzel bir film.

Ünlü bir yatırım bankacısının karısı ile ilişki yaşadıktan sonra; yaptığı şantaj ile para sızdıran bir dolandırıcı; pazarlık ettiğinden fazlasını elde eder. Ancak, işler istediği gibi gitmeyecektir.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Mutsuz bir geçmişi olan bir daire ve tekin olmayan sakinleriyle bir apartman Roman Polanski'nin gerilim filmi Kiracı'nın mekanını oluşturuyor. Polanski'nin canlandırdığı Trelkovsky'nin sıradan memur hayatı, yeni bir binaya taşınmasıyla birden bire değişir. Binanın diğer sakinleri ve eski kiracıların trajik kaderleri paranoyalarına yenilerini ekler. Trelkovsky'nin gerçekleri ortaya çıkacak mıdır yoksa bütün bunlar yalnızca hayal ürünü müdür?

Travis, sessiz bir adam. Sırlarını sadece yollarla paylaşıyor. Kırmızı şapkasıyla, çoğu insanın arabayla bile zor katlandığı yollara ayaklarıyla meydan okuyor. Bir gün Travis kardeşinin davetiyle yeniden medeniyete dönüyor. Evde onu kardeşinin eşi ve kendi oğlu beklemektedir. Başta uygar ve kuralcı bir yaşamı dışlayan Travis oğlu için katlanmaya başlar. Hatta alıştıkça, uzun süre ertelediği bir şeyi yapmaya karar verir. Yeniden yollara dönmeden önce, eski karısını bulmak... Wim Wenders'in filmi, tüm zamanların en etkileyici filmleri arasına rahatlıkla girebilir. Olağanüstü karakter çalışması, yerleşik hayatı ve konformizmi tartışması ve tabii müthiş karşılaşmayı konu edinen unutulmaz son sahnesi bu filmi 20. yüzyılın zirvelerinden biri yapıyor.

Korkusuzlar, 1962 yapımı ABD filmi. Hapse girmesine yardımcı olduğu bir suçlu tarafından ailesi tehdit altında olan bir avukatın anlatıldığı filmdir.

Senaryosunu Quentin Tarantino'nun yazdığı filmi Oliver Stone yönetmiş ve bunun yüzünden araları açılmıştı. Mickey ve Mallory birbirlerini seven ama 'doğuştan katil' olan iki aşık. Yaşadıklarını öldürerek hissedebiliyorlar belki de. Ancak 90'ların giderek çığrından çıkan medyası da onları kahraman gibi göstermekten geri kalmıyor. Böylece iki doğuştan katil yolculukları sırasında arkalarında onlarca ölü bırakarak yollarına devam ediyorlar. Yakalandıklarındaysa medya yine kurtarıcıları olarak çıkıyor karşılarına...

Idi Amin'in Uganda'sı ile ilgili neler biliyorsunuz? Dünyanın tanıdığı en vahşi diktatörlerden bir olan Idi Amin'in Uganda'sı ile bizleri tanıştıran film, insanlık tarihinin karanlık sayfalarından birine kamerasını çeviriyor.Tıbbi bir misyonla Uganda'ya gelen genç doktor Nicholas Garrigan, bu uzak ve çok da fazla tanımadığı ülkeye doğru yola çıktığında oldukça idealist düşüncelerle yüklüdür. Fakat bu düşüncelerinin yerini büyük bir karanlığın alması uzun sürmez. Son derece katı ve barbar bir yönetim şekli yürüten Idi Amin'in emirleri altında, hareket sınırları oldukça dardır. İlk zamanlar bunun onurunu yaşasa da Garrigan'ın, nasıl bir barbarlığın parçası yapılmak istendiğini anlaması uzun sürmeyecektir. Ama yanlışlardan geri dönüş, sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Kale Brecht (Shia LaBeouf), babasının kazayla trajik ölümünden sonra girdiği bunalımı atlatmaya çalışan sorunlu bir gençtir. Asık yüzlü, içine kapanık ve çekingendir. İşlediği küçük bir suçtan dolayı yargıç tarafından ev hapsi cezasına çarptırılır. Annesi Julie ise (Carrie-Anne Moss) evin geçimini sağlayabilmek için gece gündüz çalışmaktadır. Tek isteği kayıtsız ve bezgin davranışlarda bulunan oğlunun ihtiyaçlarını karşılayabilmek ,ona babasının eksikliğini hissettirmemek ve iyi bir gelecek sağlayabilmektir. Evinin duvarları adeta Kale’in üzerine üzerine gelmektedir. Zaman geçirebilmek için tüm ilgisini pencerenin dışındaki komşu evlerine yöneltince röntgenci bir genç olup çıkar.

Her evin kendine has anıları olduğu söylenir...Başarılı bir editör olan Will Atenton (Daniel Craig), New York'taki işinden ayrılarak, hanımı Libby (Rachel Weisz) ve iki kız çocuğu ile New England'da bulunan bir kasabaya taşınır.Ancak yeni hayatlarına başladıklarında fark ederler ki; taşındıkları ev bir anne ve oğlunun trajik cinayetine sahne olmuştur. Kasaba halkı ise olaydan sağ olarak kurtulan kadının kocasını baş şüpheli olarak görmektedir.Bu korkunç trajediyi araştırmaya başlayan Will'in yardımcısı ise; öldürülen ailenin yakın dostu olan ve aynı zamanda kapı komşuları Ann Paterson'dan (Naomi Watts)'dan başkası değildir.Will ve Ann bulmacanın parçalarını tamamladıkça korkunç bir gerçeği açığa çıkaracaklardır...Gerçek katil aslında kimdir ve bir sonraki hedefi kimlerdir?..

A year after the murder of her sister Zoë, Echo is determined to uncover the truth. With Zoë's diary as her guide, Echo finds herself pulled into the darkness of her sister's secret life and she uncovers how one small decision can lead to tragic consequences.

Yakın zamanda dul kalmış olan Sarah hayatını çok sevdiği çocuklarına adamış olan, dayanıklı bir annedir. Ancak yaşanacak olan olaylar onu bir hayli zorlayacaktır. Eşinin gizemli cinayetinin ardındaki sırları çözmeye kararlı olan Sarah, bir yandan da çocuklarını koruyabilmek için büyük bir mücadeleye girişmek zorundadır.

San Diego'lu bir genç, Euripides'in Orestes tragedyasından esinlenerek antika bir kılıçla annesini öldürdükten sonra iki kişiyi kendi evinde rehin alır. Yüksek lisans öğrencisi Brad McCullum'ın şehrin kıyısında geçen bu cinai öyküsü, iyi bir dedektif ve genç adamın arkadaşlarının olayı çözme çabalarıyla sürer. Amaç hem McCullum'ın niyetini anlamak hem de rehineleri kurtarmaktır.

Dünyanın kaderini değiştiren kararların alındığı, yemeklerin yenildiği yer ve Başkan'ın evi, Beyaz Saray. Ama eğer oval ofisten birkaç adım ötede örtbas edilmiş bir cinayetin de yeri ise bunu yapan kimdir? Cinayet polisi Harlan Regis'in de bilmek istediği budur.

Truffaut’nun sağır ve dilsizler için kurulan bir enstitüde çalışan doktor Itard’ı canlandırdığı filmde, ormanda bulunan ve konuşmayı bilmeyen Victor adlı bir ‘vahşi’nin uygarlığa döndürülme macerası anlatılıyor. Enstitünün sert yöntemlerinin Victor’u daha da uzaklaştıracağını düşünen Itard onu evine almaya karar veriyor.

Bir sözleşmeli katil, hızla ilerleyen bir demans türü teşhisi aldıktan sonra yabancılaşmış yetişkin oğlunun hayatını kurtararak kendini affettirme fırsatı ile karşı karşıya kalır. Ancak bunu yapabilmek için hem üzerine gelen polislerden hem de kendi hızla bozulan zihninin işleyen saatinden önce yarışmak zorundadır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir