
Angelika Waller
Maria Morzeck

Maria, a young student sees her brother Dieter going to prison for sedition against the state. She starts an affair with Paul, a judge who turns out to be the one who sentenced her brother, which eventually leads to a confrontation.

Angelika Waller
Maria Morzeck

Alfred Müller
Paul Deister

Ilse Voigt
Tante Hete

Wolfgang Winkler
Dieter Morzeck

Carmen-Maja Antoni
Schulfreundin

Irma Münch
Gabriele Deister

Maria Besendahl
Wirtin

Rudolf Ulrich
Grambow

Helmut Schellhardt
Mayor

Willi Schrade
Ulli
Willi Narloch
Oskar
Annemarie Esper
Edith

Peter Borgelt
Richter
Christoph Engel
Major Hellmich

Hans Hardt-Hardtloff
Vorsitzender der Fischereigenossenschaft

İrlanda'lı yönetmen Jim Sheridan ve İngiliz oyuncu Daniel Day-Lewis, 'Sol Ayağım' ve 'Babam İçin' filmlerinden sonra, İrlanda'lı bir orta siklet boksörün yaşamını anlatan 'Boksör' için yeniden biraradalar. Filmde, gençliğinde geleceği parlak bir boksörken IRA ile bağlantısı olduğu anlaşılan ve bu yüzden 14 yıl ingiliz hapishanelerinde yatan Danny Boy Flynn'ın, tekrar ringlere dönmesini ve art arda aldığı galibiyetlerle kuşatma altındaki Belfast kentine umut aşılamasını seyrediyoruz. Sheridan filme başlamadan önce Martin Scorsese'nin 'Kızgın Boğa'sını defalarca izlemiş. Daniel Day Lewis ise üç yıl boyunca boks dersleri aldığı için rolünü büyük bir başarıyla oynamış.

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

Film yakışıklı, zeki ve maceraperest bir insan olan Robin Cavendish'in 28 yaşında doktorlar tarafından çocuk felci teşhisi konulması sonucunda birdenbire değişen hayatını konu alıyor. Boynundan aşağısı tamamen felç olan ve nefes almak için bir makineye muhtaç olan Robin Cavendish, doktorların ilk başta umutsuz konuşmasına rağmen umudunu yitirmeyerek uzun yıllar hayata tutunmasıyla adından söz ettirmiştir.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

1981 yapımı Franco Zeffirelli filmi Endless Love'ın yeniden uyarlaması olan yapıtta iki gencin sınırları zorlayan bir aşk hikayesine tanık oluyoruz. David Axelrod ve Jade Butterfield tanışır ve başta aileleri olmak üzere tüm dünyaya meydan okuyacakları bir ilişkiye başlarlar. Zira Jade'in ailesi bu ilişkiye kesinkes karşıdır ve kolay kolay pes etmeye niyetleri yoktur. Artık ilişkilerinin önünde oldukça zorlu engeller vardır, ancak bu engeller ilişkilerini sadece daha karışık, karanlık ve saptantılı bir hale getirmeye yarar. Modern bir Rome ve Juliet hikayesi niteliğinde olan filmin başrollerini Alex Pettyfer ve Gabriella Wilde paylaşıyor...

Üzerinde güneş batmayan emperyalist İngiliz İmparatorluğunun zirvede olduğu zamanlar.... Genç ve toy bir İngiliz subayı görevli olarak İngiliz kolonisi Sarawak'a gönderilir. Doğa harikası, cenneti andıran bir mekanda başlarda her şey çok keyifli gözükse de kısa zaman içinde kendisini bekleyen zorlukları farkeder. Yöneteceği halkın dilini kısa zamanda öğrenme zorunluluğu, kesilip kafaları getirilmesi gereken Çinliler, Hollandalı kaçak madenciler ve hepsinden önemlisi zaman içinde çok karmaşık bir hal alacak gönül ilişkileri. Film adını, buraya gönderilen idarecilerin yerel dili kısa zamanda öğrenmelerini çabuklaştırmak için hizmetlerine verilen "yatak arkadaşı" kızlardan alıyor. Bu kızlar idarecilerin hem yatak arkadaşı hem de dil öğretmenleri olarak geçici olarak görevlendirilmektedir. Ancak genç ve toy yeni idareci dini inançları nedeniyle bunu başlangıçta kabullenmekte zorlanır. Kabul ettikten sonra ise geri dönülmez bir yola girdiğini geçte olsa farkedecektir...

Azeri bir Müslüman ile Gürcü bir Hristiyanın ilişkisini beyaz perdeye taşıyan Asif Kapadia’nın son filminin başrollerini Adam Bakri ve María Valverde üstleniyor.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Bu film 'Pire' lakaplı Henry Nash ve en yakın dostu Nicky'nin deniz kuvvetlerine katılmadan önce yaşadıkları ve delikanlılık çağlarına ait son maceralarının öyküsünü anlatıyor. Elizabeth McGovern, Nash'in gizemli sevgilisini canlandırıyor. Ay ile Yarışanlar, masumiyetin kaybı, büyüyüp yetişkin olmanın getirdiği sorumluluklar gibi birbiri ardına gelen olayların acı tatlı hikayesini anlatıyor.

Three girlhood friends now at college share first loves, first kisses and first betrayals. At the center of it all is the best-looking boy on campus. Can a self-conscious dreamer hook the biggest fish in the pond?

9 hayat..9 hikâye..Yaşamın sancılarına ve hayal kırıklıklarına göğüs geren, duygularını sarmalayan ilişkilerin esiri 9 kadın...

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

851 yılında Papalık a yükselen İngiliz Joan’ın hayatını konu alan Pope Joan Attan düşerek gizli sevgilisinden olan çocuğunu doğurmak zorunda kalır, bu doğumdan sonra kadın olduğu anlaşılan Joan nın taşlanarak öldürüldüğüne inanılır. Papa Joan’nın trajik hikayesi anlatan film Vatikan’ın tepkisine rağmen büyük ilgi çekiyor...

On sekizinci yüzyıl sonu, çok güzel ve büyüleyici Düşes Georgiana Spencer (Keira Knightley), dönemin en etkileyici kadınıdır. Güzelliği ve karizmasıyla toplumda nam salmıştır. Bu namın duyulmasıyla kendinden yaşça büyük olan Devonshire Dükü (Ralph Fiennes) ile görücü usulü evlenir. Bu evlilikle beraber Georgiana moda ikonu ve kurnaz bir politikacı haline gelir. Ancak evliliğinde bulamadığı aşkı umutsuzca aramaya devam eden Georgina’nın hayatı Charles Grey (Dominic Cooper) ile yaşadığı yasak aşk, müsrifliği ve politikaya el atması sonucu yaşadığı itibar kaybı, ve en iyi arkadaşı Bess Foster’ın (Hayley Atwell) ona olan ihaneti sonucu karmakarışık olacaktır.

When 30-ish rich kid Lenny has to take care of 15-year-old David, who’s suffering from heart disease, it’s the beginning of a wild adventure. Lenny fearlessly breaks all the rules to fulfill his young friend’s every wish.

Mary Boleyn (Scarlett Johansson) 14 yaşında, masum bir kız olarak kraliyet sarayına geldiğinde İspanyol Prensesi Catherine ile evli ancak çok çapkın bir adam olan Kral VIII. Henry’nin (Eric Bana) gözlerini kamaştırır. Kralın sonsuz ilgisi karşısında tüm varlığı alt üst olan Mary’nin krala olan aşkı her geçen gün artarken, apaçık yaşanan bu aşkın beraberinde sarayın taçsız kraliçesi olarak görülmeye başlanır. Zamanla kralın ilgisini kaybetmeye başlayan Mary, karşısında rakip olarak kardeşi Anne’i (Natalie Portman) bulacaktır. Tüm bunlar karşısında, ailesinin hırslı oyunlarında bir piyon haline gelmiş olduğunu ve saray hayatının tehlikeli entrikalarını fark eden Mary, ailesinin isteği üzerine kardeşinin krala yakınlaşmasına yardım eder ve olanları soğukkanlılıkla izler. Anne’i kraliçeliğe götürecek yolda bile sesini çıkarmayacaktır. Kral Henry, Mary ve Anne arasında gidip gelirken, İngiltere’yi de ikiye bölme yolundadır.


Nick Naylor, büyük bir sigara şirketinin sözcüsü olarak sigara üreticilerinin ve sigara tiryakisi olan insanların haklarını savunmaktadır. Ama bu iş sanıldığı kadar kolay değildir. Sigaranın sağlığa verdiği korkunç zararlar, kullanıcılar tarafından bile bilinen bir gerçektir. Sigaranın bu olumsuz imajını düzeltmek için yeni bir çalışma başlatan Nick, karşısında sağlık örgütlerini ve amansız bir senatörü bulur. Bunların hiçbirinden gözü korkmayan Nick için kırılma noktası, oğlunun ona bakış açısının değişmesi olacaktır.Kurnaz yapısı ve hiciv dolu senaryosu ile oldukça beğeni toplayan film, Amerika'dan son yıllarda çıkan en iyi komedilerden biri olarak değerlendiriliyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir