
Mischa Barton
Lara Slate

Bazen muhteşem manzaralı; fiyatı uygun ve güzel bir ev bulmak, şanstan çok lanet getirebilir. 1303 no'lu daireye taşınma gafletine düşenler; kanlı ve karanlık bir tarihe sahip olan evin geçmişiyle yüzleşecek ve aynı felaketi kendileri de yaşamaktan kurtulamayacaklardır. Bu evin trajik hikayesini çözmeden bu lanetten kurtulmak ise asla mümkün olmayacaktır. Bir anne kızın birbiriyle aşk/nefret ilişkisinin bir korku filmine dönüşmesini konu alan filmin yönetmenliğini Michele Taverna yapıyor ve başrollerini de Mischa Barton, Rebecca De Mornay ve Julianne Michelle paylaşıyor. Kanada'da çekilen filmi, Kei Ôishi'nin orijinal hikayesinden yeniden uyarlayan ise yine yönetmen Michele Taverna...

13 Kasım 1974’te, polis 112 Ocean Avenue, Long Island, New York adresinden korku dolu bir telefon çağrısı aldı. Polis oraya ulaştığında bütün aileyi yataklarında katledilmiş olarak buldu. Günler sonra, Ronald DeFeo, evdeki bir takım “seslerin” onu, anne ve babası ile 4 kardeşini öldürmeye ittiğini itiraf etti.Bir yıl sonra, George Lutz, Kathy Lutz ve çocukları hayallerindeki evi bulduklarını düşünerek aynı eve taşındılar. Taşınmalarından kısa bir süre sonra açıklanamaz ve acaip olaylar evde gerçekleşmeye başlar ev canlanır ve sonsuza kadar “Amityville Horror” diye bilinecek olan tüy ürpertici olaylar birbiri arkasına sıralanır.

Jonathan Harker, Dracula'ya kendi kalesinde saldırmıştır. İntikam peşindeki vampir, Jonathan'ın yaşadığı şehrin yakınlarındaki bir şehre gelerek onun ailesini ve nişanlısını tehdit etmeye başlamıştır. Onlara yardım edebilecek olan tek kişi ise Harker'ın dostu ve okul arkadaşı olan Dr. Van Helsing'dir. Helsing'in tek arzusu, Dracula'yı yok etmektir.

Tarker Mill insanların aynı evde dogup aynı evde öldüğü, barış ve huzur dolu sakin bir kasabadır. Kasaba halkı, iyi komşuluk ilişkileri içerisinde günlük işlerini yapmakta ve kilise için hayır işleri yapmak gibi aktivitelerle ugraşmaktadır. Kasabada hemen her gün önemli bir olay olmadan aynı şekilde geçmektedir. Ancak bir gece aniden vahşi cinayetler islenmeye başlar. Kasaba halkı bu cinayetleri sapık bir katilin işlediğini düşünmektedir. Ancak Marty adındaki bir genç, cinayetleri işleyenin insan degil bir kurt adam olduğuna inanmaktadır. Marty ve kızkardeşi Jane, kasaba halkından kimin dolunayda kurt adama dönüştüğünün peşine düşerler. Ünlü korku romanları yazarı Stephen King'in romanından tüyler ürpertici bir film...

A child conceived by a mute servant girl transforms from an innocent youth to a killer beast at night with uncontrollable urges.

Bir grup Satanist ayin tertiplemek amacıyla Richeleau Dükünün yeğenini kaçırırlar lakin bilmedikleri hakikat Dük'ün çok güçlü bir büyücü olduğudur.

Kışın kapalı olan ıssız Overlook Oteli’nin bakımını üstlenen Jack Torrance, ailesiyle birlikte buraya taşınır. Doğaüstü sezgileri güçlü olan küçük oğlu Danny, otelde yalnız olmadıklarını fark etse de sesini duyuramaz. Şiddetli bir kar fırtınasıyla dış dünyadan tamamen kopan aile mahsur kalırken, oteldeki karanlık güçlerin etkisine giren Jack yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar.

Giderek yaşlanan iki kardeş film aktrisi Hollywood’ta aynı evde beraber yaşamaktadırlar. Jane Hudson, şöhreti çocuk yaşta kazanmış bir film yıldızıdır. Kardeşi Blanche ise şöhretini kardeşine kaptırmış “kaybeden” eski bir yıldızdır.Jane sakat kardeşi Blanche’a bakmak zorunda kalmıştır. Baş başa kalan iki kız kardeş tüm nefretlerini, sakladıkları gerçekleri ortaya dökmeye ve birbirlerinden geçmişin hesabını sormaya başlayacaklardır.

Nosferatu 1922 yılında Almanya'da çekilen Alman Dışavurumculuğu akımının başyapıtlarından ve korku sinemasının sayılı klasiklerindendir. F. W. Murnau'nun yönettiği filmde Max Schreck, vampir Kont Orlok rolündedir. Filmin orjinal Almanca adı Nosferatu, eine Symphonie des Grauens yani Nosferatu, Bir Dehşet Senfonisi'dir. Film, 1921 yılı ile 1922 yılı arasında çekilmiştir. Bram Stoker'ın Drakula romanının uyarlamasıdır ve telif ödenmeden yapıldığı için yayından kaldırılmıştır. Nosferatu filminde, Bram Stoker'ın filminden farklı olarak vampir Kont Orlok'tur. Bram Stoker'ın Drakula'sında ise vampir kontun adı Drakula'dır. Thomas Hutter, Almanya'nın Bremen'e bağlı Wisburg adlı küçük bir kasabasında, karısı Ellen ile birlikte yaşamaktadır. Transilvanya'da yaşayan Kont Orlok'tan bir mektup gelir. Bazı sembollerle dolu bu mektubu, Renfield adlı kişi Hutter için okur. Hutter, zengin Kont Orlok ile emlak anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gidecektir.

Seth Brundle, karizmatik bir karakteri olan, hafif çılgın bir bilim adamıdır. Kadın gazeteci Veronica Quaife, maddenin teleportasyonu yani ışınlanma üzerinde çalışan bu genç dahiyi haber konusu yapmıştır. Genç kadın Brundle'ın ilk defa bir canlıyı ışınlamayı başardığı zafer anına şahit olur. Ancak ışınlanma modülüne Brundle ile birlikte girmiş olan küçücük bir sinek, herkesin gözünden kaçmıştır. Genç bilim adamı ve güzel gazeteci arasında gelişen duygusal yakınlaşma, kısa süre içinde Brundle'da gelişen ruhsal ve fiziksel farklılıklar tarafından gölgelenecektir. Brundle'ın moleküler yapısının bir sineğinkiyle birbirine karışmış olduğu anlaşıldığında, iki sevgilinin gözleri önünde gerçekleşen acı verici trasformasyon süreci, zamana karşı bir yarışa dönüşür. 1958 tarihli kült yapımın David Cronenberg tarafından bu tekrar çekimi, yeteri kadar özgün olduğu gibi, içerdiği duygusal ve dramatik gerilimle de göz dolduruyor. Üstelik selefi, hiç de fena sayılmayacak bir eserken...

The Ring’in çıkış noktası, bir çok Hollywood geriliminde olduğu gibi bir şehir efsanesi..Fakat bu kez ortada kabus gibi görüntülerle dolu bir video kaseti vardır. Bu kaseti izleyenlere esrarengiz bir telefon gelmekte ve yedi gün içinde ölecekleri bildirilmektedir. Bayan gazeteci Rachel Keller önceleri bu konuya kuşkuyla yaklaşır. Ancak kaseti izleyen dört gencin arka arkaya esrarengiz biçimde ölmesi üzerine düşüncesi değişmeye başlar. Araştırmacı gazetecilik tutkusuna yenik düşen Rachel, bu video kaseti ele geçirip kendisi izler. Artık hayatı tehlikededir. Üstelik sadece kendisinin değil, oğlununun da hayatı tehdit altındadır. Arkadaşı Noah’ın yardımını isteyen Rachel’in önünde bu sırrı çözmek için sadece yedi gün vardır..

Gerilim ve korku romanlarının Dünyaca ünlü,usta yazarı Stephen King'in,Richard Bachman takma adıyla yazdığı kitabından sinemaya uyarlanmış.İyi bir koca ve sevgi dolu bir baba olan Billy Hallecek,Conneticut'da yaşamakta ve New York'da avukatlık yapmaktadır.Amerikan iyi yaşam'ın keyfini çıkartan bir kurban.Phalı bir ev,iyi bir aile ,itibarlı bir meslek...Normalden yirmi beş kilo fazlası var,otuz altı yaşında ve doktorunun sürekli hatırlattığı gibi kalp krizi riski altında.Ama günün birinde güney Conneticut'da bir çingeneye çarpması sonucu Billy Hallecek'in tüm yaşamı değişir.Bölgesel mahkemede sevimli bir yargıç ve dost bir şerif tarafından aklanmasına karşın hakında daha karanlık ve daha kötü bir karar alınmıştır.Ölen çingenenin babası Billy'e büyü yapıp onu lanetler.Ondan sonra bu kilolu adam ne yerse yesin ani bir şekilde zayıflamaya başlar.

The Little Stranger, köy doktoru olarak epey bir saygınlık kazanan Doktor Faraday’e (Domhnall Gleeson) odaklanıyor. Bir hizmetçinin oğlu olan Faraday, 1947 yılının sıcak bir yaz günü bir zamanlar annesinin çalıştığı Hundreds Hall’daki bir hastayı ziyaret eder. Hall, iki yüzyıldan daha uzun bir süredir Ayres ailesinin evidir. Ancak ev artık eskisi kadar ihtişamlı değildir ve uğursuz bir şey ev sakinlerine musallat olmuştur. Hastayla ilgilenmeye başlayan Faraday, kendi hikayesinin ailenin hikayesiyle ne kadar korkunç bir şekilde birbirine geçtiğinin farkında değildir...

Genç bir çift, Rosemary ve tanınmak için çırpınıp duran bir aktör olan kocası Guy, New York'taki kötü şöhretli eski bir binaya taşınırlar.Rosemary yeni yaşantısından tedirgindir. Komşu evlerden tuhaf seslerin geldiği bir ortamda, bir gece rüyasında şeytansı bir varlık tarafından tecavüze uğradığı görür. Ardından hamile kalır. Bu arada Broadway'de güzel bir rol kapan Guy'un kariyeri yükselmeye başlar.

Küçük bir sahil kasabasının tek geçim kaynağı yaz ayları boyunca kasabaya tatil yapmaya gelen turistlerin bıraktığı paradır. Bu kasabanın belediye reisi kasaba sahilinde bir kızın köpekbalığı tarafından öldürülmesini örtbas etmeye çalışır ama küçük bir çocuk herkesin gözü önünde köpekbalığı tarafından öldürülünce balığı yakalayana ödül verileceği açıklanır ve büyük bir köpekbalığı yakalanınca da herkes rahat bir nefes alır. Şerifin yardıma çağırdığı uzman yakalanan köpekbalığının aradıkları balık olmadığını söylese de kimse ona inanmaz. Onun sözünü dinleyen şerif ile balığın peşin gitmeye karar verirler ve bir köpekbalığı avcısı ile yola çıkarlar.

A brilliant but deranged neurosurgeon becomes obsessively fixated on a judge's daughter. With the help of an escaped criminal whose face he has surgically deformed, the mad man lures her, her father, and her fiancé to his isolated, castle-like home.

Roald Dahl'ın aynı isimli kitabından uyarlanmış bu filmde, fareye çevrilen bir çocuğun cadılarla mücadelesini izliyoruz.

When an unknown disease wipes out most of the world’s population, a man with unique blood is isolated for study. Fearing for his wife’s safety, he breaks his quarantine – into a world overrun by monstrous Infected and a shadowy agency hunting them down.

Lise öğrencisi Stan , şartlı tahliye olunca dedesinin vesayitinde , küçük bir kasabada liseye devam etmek zorunda kalır. Kasabanın zorba gençleri ile aralarında gerilimin artması, alkol bağımlısı dedesinin umurunda değildir. Kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan Stan, bahçedeki Kulübede ölümcül bir yaratığın yaşadığını öğrenince herkesin hayatını değiştirecek şeytani bir plan uygulamaya karar verir.

Doğaüstü güçlerin hüküm sürdüğü uzak bir gelecekte, genç bir kız kendisini ısıran vampiri öldürmek ve böylece kendisinin de vampir olmasını engellemek için bir vampir avcısından yardım ister.

In a zombie-ravaged world, a resourceful teen and her protector fight for survival, facing relentless dangers and testing the limits of hope and loyalty.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir