
Sven Wollter
Malte

Five people embark on a motorhome road trip through Europe to fulfill an elderly man's last wish. "Day by Day" is a life-affirming comedy with a lot of humor and some seriousness. Friendships develop, love arises and life-changing decisions are made, a story that it is never too late to rethink in life.

Sven Wollter
Malte

Marianne Mörck
Rut

Tomas von Brömssen
Tage

Martina Haag
Katrin

William Spetz
Simon

Felix Herngren
Håkan

Peter Magnusson
Stefan
Åsa Wallander
Åsa
Veronica Rocque
Carmen
Jane Lindberg
Kvällspersonal på Väduren
Gösta Andersson
Man med rollator
Peter Anzén
Vårdare på Väduren

Thomas Chaanhing
Servitören

Morten Vang Simonsen
Langaren Mads
Torbjörn Brundtland
Röyksopp

Kaotik ve hassas bir aile aynı kendi aralarındaki ilişkiler gibi engebeli bir arazide yola çıkar. Yolculuk boyunca hasta köpekleri için endişelenirken, bir yandan birbirlerinin sinirlerini bozarlar. Tek sessiz kalan ailenin en büyük gizemli erkek çocuğudur.

Kendi tabiriyle insanları sevmeyen, onlardan uzak duran biri olan Elle Reid, 18 yaşındaki torunu Sage'in yardım istemek için ortaya çıkmasıyla kabuğundan çıkar. Birlikte çıktıkları yolculukta Elle geçmişiyle uzlaşacak ve Sage geleceği ile yüzleşecektir.

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

Marc, olağanüstü kocası Oliver'ın gölgesinde yaşamaktan mutludur. Ancak Oliver beklenmedik bir şekilde öldüğünde, Marc'ın dünyası paramparça olur. Yaşadığı acının ardından Marc, en iyi iki arkadaşı Sophie ve Thomas ile birlikte her birinin yüzleşmesi gereken bazı zor gerçekleri ortaya çıkaracak bir ruh araştırması gezisi için Paris'e gider.

Genç bir adam, rüyasının peşinden gidip usta bir sommelier olmak ve babasının beklentilerini karşılayıp ailenin barbekü restoranını devralmak arasında sıkışıp kalır.Mamoudou Athie, Courtney B. Vance ve Niecy Nash başrollerde. Yazar-yönetmen Prentice Penny'nin ilk yönetmenlik denemesi.

Tam Y Kuşağına Göre Bir Film Alex Hakkında, Alex intihara teşebbüs edince hafta sonu bir araya gelmeye karar veren liseden 7 arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Alexe göz kulak olurken, arkadaş grubu içindeki eski aşklar ve dargınlıklar canlanacak, kötü verilmiş kararlar ortaya dökülecek, dostluklar ve ilişkiler kopma noktasına gelecek ve bütün bu yaşananlar, lise yıllarındaki naif dostluklarının nasıl böyle karmaşık ve kirli hale geldiğini sorgulamalarına neden olacaktır.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Frustrated by the hypocrisy they see in their parents, teachers, and the entire school board, an unlikely trio set out to find a common truth and make their voices heard as they revive a defunct school club and take on the world.

Son 24 saatinde yeni bir acil sağlık teknisyenine eğitim vermeye çalışan, tükenmiş bir paramediğin mücadelesini anlatıyor. Bu süreçte zorluklarla yüzleşerek hayatta kalmaya çalışıyor.

Film Bruno'nun Berlin'de bir hapishaneden tahliye olma sahneleriyle başlar. Hapishane müdürünün sert nasihatlerinden Bruno'nun bir alkolik olduğunu ve işlemiş olduğu bütün suçların alkolizmden kaynaklandığı anlarız. Müdürün alkolden uzak durması gerektiğiyle ilgili uyarılarını kayıtsızca dinleyen Bruno, dışarı çıkar çıkmaz gördüğü ilk bara dalar. Burada iki kadın satıcısının darp ettiği Eva adlı bir fahişeyi teselli eder ve evine davet eder. Evde onları çok yaşlı komşusu Scheitz karşılar. Bruno'nun yokluğunda evine göz kulak olmuş olan bu ufak tefek eksantrik ihtiyar eski bir bilim adamıdır ve Almanya'daki hayatından bıktığı için Wisconsin'e, bir araba tamircisi Amerikalı yeğeni Clayton'ın yanına göçmeyi planlamaktadır. Bruno ise sokaklarda akordeon çalarak hayatını kazanmaya çalışır. İki kadın satıcısının Eva'nın izini bularak eve gelmeleri ve tacizlerini sürdürmeleri üzerine ihtiyar Scheitz Bruno ve Eva'ya Amerika'ya birlikte gitmelerini önerir.


Parti canavarı Tommy Callahan (Chris Farley), yedi yılın sonunda diplomasını almış ve Callahan Araba Parçaları nda işe başlamıştır. Üstelik iyi haberler bununla da kalmaz: babası (Brian Dennehy) muhteşem bir kadınla ( Bo Derek) evlenmek üzeredir ve Tommy sonunda hep istediği üvey kardeşe (Rob Lowe) kavuşacaktır.


İki kişi, her ikisinin de kendilerini kişisel kavşakta bulduğu ve Amerikan Güneybatı'sı boyunca beklenmedik bir yolculuğa çıkmaya karar verdikleri bir zamanda buluşurlar.

Süper komedi yıldızı Rob Schneider, bir kez daha iyi kalpli erkek jigolo Deuce Bigalow olarak karşımızda. Malibu polisinin elinden kıl payı kurtulup Avrupa’ya kaçan Deuce, eski işvereni (Eddie Griffin) Avrupa’nın en pahalı erkek fahişelerini öldürmekle yanlış yere suçlanınca, kendisini yine para karşılığı seks mesleğinin içinde bulur. Kimliğini gizleyerek çalışan Deuce, gerçek katilin kimliğini öğrenmek için bir grup harika kadın müşteriyi (buna Hollandalı süper model Hanna Verboom da dahildir) baştan çıkarır. Çılgıncasına komik olan bu filmin başından sonuna kadar kahkahadan kırılacaksınız!

1962 yılında geçen, gerçek bir hikâyeden esinlenen film, ırkçılığın Amerika Birleşik Devletleri'nin güneyinde hâlâ çok yaygın olduğu bir dönemde, Afro-Amerikalı dünyaca ünlü piyanist Dr. Don Shirley ve İtalyan-Amerikalı kaba saba şoförü Tony Lip arasındaki beklenmedik dostluğu konu alır. Don Shirley, Güney Amerika’da bir konser turuna çıkmaya karar verir. Ancak o dönemde ırkçılık hâlâ büyük bir sorundur ve özellikle güney eyaletlerinde siyahi vatandaşlara yönelik ayrımcılık yoğundur. Dr. Shirley, güvenliği için Tony Lip adlı sert mizaçlı, sokak zekâsına sahip bir adamı şoför ve koruma olarak tutar. İkili, Shirley'nin güvenli bir şekilde konaklamasına yardımcı olması için dönemin Afro-Amerikan sürücülerine yönelik özel bir rehber olan “The Green Book” (Yeşil Rehber) adlı kılavuzu kullanır. Başlangıçta zıt karakterlere sahip olan Tony ve Shirley, zamanla aralarındaki önyargıları kırarak güçlü bir dostluk kurarlar.

Bezgin bir anne, ailesini bir arada tutmak için son bir çare olarak onları genç kızının direk dansı yarışmasını izlemeye götürür.

Eski mahkum Max ile karısı tarafından terk edilen ve tek arzusu yeni doğan bebeğini görmek olan Lionel’in birlikte çıktıkları yoldaki sıradışı öyküleri.

Kızını büyüten bekar bir baba olan Max’ın hayatı, kendisine ölümcül bir beyin tümörü teşhisi konulmasıyla kararır. Bu durum üzerina adam, onları yıllar önce terk eden kızı Wally’nin hiç tanımadığı annesini bulmak ve hayatının geri kalanında bilmesi gereken her şeyi ona öğretmeye çalışmak için bir yolculuğa çıkar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir