
Choi Min-sik
Man-deok

Kore, Japon’lar tarafından işgal edilmiş, halk zalim bir dikta tarafından yönetilmektedir. Eski ve deneyimli bir avcı olan Chun Man-duk, Joseon kaplanlanları arasında insancıl bir bağ vardır. Ancak Japonlar sadece insanlara eziyet etmemektedirler.

Choi Min-sik
Man-deok

Jeong Man-sik
Goo-gyeong

Kim Sang-ho
Chil-goo

Sung Yoo-bin
Seok

大杉漣
Maezono

Jung Suk-won
Ryoo

Kim Hong-pa
Herbal Shop Owner

Ra Mi-ran
Chil-goo's Wife

Lee Na-ra
Mal-nyeon

Jung Zi-so
Seon-yi

김예준
Young Seok

Woo Jung-kook
Hunter Woo

Park İn-soo
Hunter Park

Yoo Jae-myung
Hunter Yoo

Park Ji-hwan
Hunter Hwan


Kore Savaşı’ndan yıllar sonra, savaş alanda yapılan bir kazı Jin Tae Lee'yi geçmişe götürür. Kazıdan çıkan bazı eşyalarla savaş sırasında kaybolan ağabeyinden bir ize ulaşabileceğini uman Jin Tae sayesinde 1950-53 yıllarında iki ülke arasında patlak veren savaşa tanık oluruz. Savaş çıkmadan önce üniversite öğrencisi olan Jin Tae Lee, ağabeyi ile ayakkabı tamirciliği yapmaktadır. Annesi ve ağabeyinin nişanlısı ile kurdukları mutlu ve sıradan bir yaşamları vardır. Ağabeyi bir yandan annesine ve kardeşine bakarken, diğer yandan da evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Her şey normal giderken Kuzey Kore ve Güney Kore arasında savaş çanları çalar. Aile göç etmek durumunda kalır fakat iki kardeş yolculukları esnasında askere alınırlar. Ağabey Jin Seok'un hayattaki tek bir amacı artık savaştan sağ salim ve zaferle çıkarak ailesinin yanına dönmektir...

Joseon Hanedanlığı'nın en büyük kılıç ustalarından ve kraliyet muhafızlarından biri olan Tae-yul, krala karşı bir darbede gözlerinden birini kaybettikten sonra inzivaya çekilir. Şehirden uzakta, basit bir hayat süren Tae-yul, kızının kaçırılmasının ardından onu kurtarmak için kılıcını bir kez daha kınından çıkarmak zorunda kalır.

Joseon Hanedanlığı'nda biri efendi, diğeri köle olsa da birlikte büyümüş iki arkadaşın yolu, savaş sonrası rakip taraflarda iki düşman olarak tekrar kesişir.

İkinci Dünya Savaşı arefesinde Mançurya ve Kore Japonya'nın işgali altında iken, işgal kuvvetlerinden bir albayın torunu olan Tatsuo Hasegawa ailesiyle birlikte Kore'ye büyükbabasını yanına gelir. Albayın evinde hizmetkarlık yapan Kim ailesinin oğlu da Jun-shik Kim'dir. İki çocuk da iyi birer koşucudurlar. Bir tören sırasında albay olan büyükbabaya hediye diye gönderilen paketi Jun-shik Kim'in babası teslim eder. Paketteki bomba kimseye zarar vermesin diye üzerine kapatarak yere yatan albay, torunu Tatsuo Hasegawa'nın gözleri önünde can verir. Tatsuo, Kim'in babasının bundan sorumlu olduğunu söyleyerek onu ve ailesini suçlar.

Film 1900'lü yılların başlarında Kore - Japon işgali sırasında bir çok Kore'li aktivistin Japon yetkililerden saklanarak Çin'de yaptıkları suikast planlarına dayanıyor. Yıl 1933 Shanghai, birinci sınıf keskin nişancı Ahn Ok Yun (Jun Ji Hyun) Japon ordusunun komutanına suikast düzenlemek için komut alır. Bu sırada Kore geçici hükümet ajanı olan Yeom Seok Jin (Lee Jung Jae) hapishanede olan yoldaşlarını da kurtarmak için Ahn Ok Yun'la birlikte planlar yapmaktadır. Ama bu büyük plan Japonlar tarafından öğrenilir ve grubun içine Ahn Ok Yun'u öldürmesi için bir casus aynı zamanda bir tetikçi olan Hawaii Pistol (Ha Jung Woo) yerleştirilir. Peşinde ki tetikçiden habersiz Ahn Ok Yun bu görevi başarıyla tamamlayabilecek midir?

Everest'e tırmanmakta olan iki ayrı dağcı ekibinin karşılaştığı yoğun kar yağışı, büyük bir felaketin habercisidir. Kar fırtınası her zamankinden daha şiddetlidir ve herkes için büyük bir hayat mücadelesi başlamış olur.

Chris Vaughn, özel operasyonlar biriminde görevli bir askerken emekliye ayrılarak kasabasına döner. Kendisine yeni bir yaşam kurmayı hedefleyen Chris, kasabanın çok değiştiğini farkeder. Lise yıllarından arkadaşı olan ve bölgenin en varlıklı insanı olan Jay Hamilton, bir suç ve uyuşturucu krallığı kurmuştur. Kasabalının da desteğiyle şerif seçilen Chris, Hamilton'ın suç operasyonunu durdurmak için hayatını ortaya koyacak ve sert yöntemleriyle mücadeleye başlayacaktır.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

Film, Amerikan ordusundan General Douglas MacArthur ve Güney Koreli bir donanma Teğmeni liderliğindeki 8 Güney Koreli askerin gizli "X-ray" operasyonunu anlatmaktadır. "X-ray" operasyonunun gerçekleştirilebilmesi için öncelikle "Incheon Kara Harekatı Operasyonu" nun başarılı olması gerekmektedir.

Öykü, belirsiz bir zaman diliminde, feodal düzenin hakim olduğu Çin topraklarında geçiyor. Çalınan bir kılıcın ve ünlü bir kaçağın peşindeki iki savaşçı, iz üstündeyken soylu bir adamın kızına rast gelirler. Fiziksel açıdan şaşırtıcı derecede iyi eğitilmiş bir dövüşçü olan bu genç kız, hayatının kritik kararlarından birini vermek üzeredir. Mucizelerin olağan karşılandığı, havada yürüyen zen savaşçılarının cirit attığı bir düşsel gerçekliği koreografik olarak sinemaya taşıyan yönetmen Ang Lee, romantizm ve aksiyonun dinamik bir öykü içindeki birleşimi olarak tanımlıyor filmini.

Oklahoma'da 1920'lerde Osage halkının topraklarının altında petrol bulunduğunda Osage halkı bir bir öldürülür, ta ki FBI gizemi çözmek için devreye girene dek.

Amerikalı gazeteci John Reed'in gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan film, Birinci Dünya Savaşı'nı kendine arka plan olarak seçiyor. Louise Bryant yeni tanıştığı John için kocasından ayrılır. John ile tanıştıktan sonra feminist hareketlerde de yer alan Louis, daha sonra John ile birlikte Amerika'daki iş gücünü korumak adına önemli protestolara katılırlar. Ekim Devrimi sırasında Rusya'ya giderek buradaki komünist hareketlerden etkilenen sevgililer, Amerika'ya döndüklerinde benzer bir devrim gerçekleştirmeyi kafalarına koyarlar * O dönem yaşamış, devrime ve komünist hareketlere tanıklık etmiş kişilerle yapılan röportajlardan yararlanılan film, Warren Beatty'e en iyi yönetmen ödülünü de kazandırmıştı * ilk dakikadan itibaren soluk almadan izlediğim, diyaloglarıyla, hikayesiyle, olay örgüsüyle ve ihtiyarlarıyla izlenmesi gereken, ince görebilen, işlenmemiş değerli taşın değerli olduğunu anlayabilen gözler için değerlenen bir film

19. Yüzyılda yozlaşmış elit tabakayı hedef alıp onları soyan ve çaldıklarını fakirlere dağıtan bir grup haydutları anlatmaktadır. Kasap olarak çalışan Dol Moo-Chi (Ha Jung-Woo), hırsızlardan oluşan adil bir gruba katılır. Joo Yoon (Gang Dong-Won) zengin bir asilzadenin oğludur ama onun annesi bir cariyedir. O savaş sanatlarında yetenekli olsa da onun bu yetenekleri soyundan dolayı kabul edilmez. Joo Yoon bunun üzerine hırsızlardan oluşan gruba katılır. O katıldığı hırsızlardan oluşan grup ile yozlaşmış kamu görevlilerini soyup çaldıklarını fakirlere dağıtmaya başlar. Bu hırsızlardan oluşan grup daha sonra güçlü bir figür olacaktır.

Toplumdan uzakta, ormanlık bir alanda inziva hayatı yaşayan hayatta kalma uzmanı bir baba olan Bowdrie ve kızı Tag, bir gün nehir kenarında yaralı ve gizemli bir kadın bulurlar. Kadını evlerine alıp tedavi etmeye başlarlar ancak çok geçmeden kadının peşinde acımasız ve intikam hırsıyla dolu bir uyuşturucu kartelinin olduğunu fark ederler. Sakin ve izole yaşamları, bir anda kabusa dönüşür. Bowdrie ve kızı, evlerini ve kendilerini korumak için hayatta kalma becerilerini sonuna kadar kullanmak zorunda kalır.

Sessiz sinema doneminin unutulmaz yapitlari arasinda yer alan ve kurgu ile belgesel anlayisin icice gectigi film, 1920’lerin Berlin’inde yasayan kendisini canlandiran, oyunculuk deneyimi olmayan bes genc Berlinli’nin bir Pazar gununu anlatiyor. Bir hikâye anlatmaktan ziyade o tatil gununun rahatligini pelikul uzerinde belgelemektir amaci. Kamera filmin buyuk bolumunde sokaklarda, gercek mekânlardadir. Bu baglamda hem Siirsel Gercekcilik’in hem de Italyan Yeni Gercekciligi’nin oncusu sayilir. Nazi Partisi’nin iktidara gelmesinden sadece birkac yil oncesinin Almanyasi’ni ve bambaska bir ruh halini gostermesi bir yana, yaraticilarinin tumunun III. Reich doneminde Hollywood’a kacip, orada une kavusmasiyla da ayrica sinema tarihinde onemli bir yere sahiptir…

Miami’nin önde gelen mafya tetikçisi Cuda (Banderas), patronu Estelle’in (Kate Bosworth) siber seks kaçakçılığı işine bulaştığını ve arkadaş olduğu genç bir kız olan Billie’yi (Zolee Griggs) tehlikeye attığını öğrenir. Cuda, hayatını ve ailesiyle ilişkisini kurtarmak için kendi suç örgütünü yıkmaya karar verir. Genç dövüşçü Stray (Mojean Aria) ile iş birliği yaparak Billie’yi kurtarmaya çalışır, ancak bu süreçte mafyanın hedefi haline gelir. Film, Cuda’nın kefaret arayışını ve fedakârlıklarını konu alıyor. Banderas’ın güçlü performansı öne çıksa da, klişe bir hikâye ve yavan senaryo eleştirilmiştir.

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.

In 1993, Maureen’s six-year-old daughter Amina is snuck out of the country by her ex-husband, Karim. After years of unsuccessful attempts to find her, Maureen intersects with a professional retriever of internationally abducted children who promises to help her find Amina in exchange for her collaboration.

Avcı, seçkin bir suikastçiye dünya çapında yedi kişiyi öldürmesi için son sözleşmesi verildiğinde kendisini avlanan halde bulur. Avcı, hedeflerin onu öldürmek için tutulan eşit derecede yetenekli suikastçılar olduğunu keşfeder. Hayatta kalmak için tek şansı, çok geç olmadan ölümcül planın arkasındaki gizemli dehayı ortaya çıkarmaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir