
Milena Zupančič
Meta

Doctor Janez, a somewhat elderly lawyer, tired of urban life, pays a few week's visit to his relative Presecnik, a well-off farmer living in highland village. Farm life holds a great attraction for him, particularly because a deep and secret love develops between himself and Presecnik's daughter Meta. After a few serene and cheerful days spent on the farm, filled with pleasant labor and walks together with Meta in the unspoilt surroundings, he has to return to Ljubljana to resume his office work. But he cannot forget Meta and he makes his mind to buy a property not far from the Presecnik home and and to become a farmer. He does indeed buy a farm and sets out again to the Presecnik home to ask Meta to be his wife.

Dawson ve Amanda lisede birbirlerine aşık olan ancak yolları ayrıldıktan sonra bir daha görüşmeyen iki eski aşıktır. Lise bitmiş ve aradan 20 yıl geçmiştir. Şimdi en sevdikleri arkadaşlarından birini kaybetmişler, cenaze töreni için birlikte büyüdükleri kasabaya geri dönmüşlerdir. Yıllar sonra yaşanan bu büyük buluşma, bu süreçte akıllarından çıkaramadıkları büyük aşklarını yeniden alevlendirmeye yeter. Ne var ki 20 yıl önce yakalarını bırakmayan, ayrılmalarına neden olan güçlerin bugün çok daha büyük tehlikeler yarattığı gerçeğiyle karşılaşırlar.

On yaşında öksüz kalan, babasını da öldü bilen Jane Eyre, kendisine köle gibi davranan halası tarafından yoksul kızların gittiği katı disiplinli bir yatılı okula gönderilir. On yıl kadar kaldığı bu okula sonunda öğretmen olur. Bir süre sonra da Edward Rochester’ın malikânesinde mürebbiyelik yapmaya başlar. Jane, giderek hayal bile edemeyeceği zorluklar ve acılar yaşayacak, beş parasız ve evsiz barksız kalacak, erkeklerin egemenliğindeki bir dünyada bir kadının tek başına ayakta kalabileceğini kanıtlamak için savaşacaktır...

Martin Thomas Hardy'nin "Tess of the D'Urbervilles" romanından sinemaya uyarlanan "Tess", Roman Polanski'nin en ünlü filmlerinden biri. Fakir bir köylü kızı olan Tess babası tarafından zengin akrabalarının yanına gönderilir. Babası içten içe uzaktaki akrabalarının kızını da kendilerinden görüp, ona sonsuz gibi gelen zenginliklerine ortak edeceklerini ummaktadır. Oysa işler hiç de umduğu gibi gelişmez, zira Tess'in yanına yerleştiği aile D'Urbervilles adını sonradan almıştır.

Danimarka sinemasının yıldız yönetmenlerinden Thomas Vinterbergin kamerasını Victoria İngiltere'sine çevirdiği Çılgın Kalabalıktan Uzak, birbirinden çok farklı üç adamı etkisi altına alan Bathsheba Everdene'in hikayesini anlatıyor. Bağımsız ve güçlü bir kadın olan Bathshebaya, Weatherbury'deki bir çiftlik miras kalır. Çiftliğini ayakta tutmaya çalışırken, Bathsheba kararlılığına vurulan kendi halindeki bir çiftçiyi, pervasız ve yakışıklı bir çavuşu ve zengin, olgun bir bekarı kendine aşık eder. Tercihler ve tutkular aracılığıyla aşkın doğasını inceleyen bu zamansız öykü, direnç ve kararlılıkla zorlukları aşmanın mümkün olacağını da anlatıyor

Val Xavier, a drifter of obscure origins, arrives at a small town and gets a job in a store run by Lady Torrence. Her husband, Jabe M. Torrance, is dying of cancer. Val is pursued by Carol Cutere, the enigmatic local tramp-of-good-family.

Mutlu ama sefil bir hayat süren Fanny'nin ailesi onu daha iyi durumda olan ve Mansfield Konağında yaşayan teyzesinin yanına gönderiyor. Ailede sadece Edmund ile iyi geçinen Fanny zamanla ona aşık oluyor. Bir hafta sonu eve konukların gelmesi, Edmund'un başka biriyle nişanlanması, Fanny'nin hayatını değiştiriyor.

1956 yılının yazında, 23 yaşında genç bir delikanlı olan Colin Clark, Oxford'da okuduğu bölümü terk ederek, sinema sektörüne girer ve kendisini o sırada çekimlerine başlanan “The Prince and the Showgirl” adlı filmin setinde, en alt kademedeki asistanlardan biri olarak bulur. Sir Laurence Olivier, efsanevi yıldız Marilyn Monroe ve o dönem yeni evlendiği kocası, İngiliz tiyatro oyun yazarı Aurthur Miller'ı merkezine alan film, asistan Colin'in gözünden Monroe'nun İngiltere'de geçen bir haftasını anlatıyor.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

1941'de, 16 yaşındaki bir hevesli sanatçı ve ailesi, Stalin'in Baltık bölgesinin acımasızca parçalanması arasında Sibirya'ya sürüldü. Bir kızın sanat tutkusu ve bitmeyen umutları, tarihin sessizliğini kıracak.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

Tüm zamanların en sıradışı aşkı... Dünya çapında 65.000 gösterim... En popüler müzik... Paris opera binasını kendisine mesken tutan Hayalet (Gerard Butler), zamanının büyük çoğunluğunu org çalarak ve opera binasını gezerek geçirir. Genç opera sanatçısı Christine’in (Emmy Rossum) açılış gecesindeki büyüleyici performansı, hem seyircileri hem de tiyatronun hayaletini derinden etkiler. Ve operanın gizemli hayaleti kendisini bu yıldızı korumaya adar. Fakat bu genç sopranoya sahip çıkmak isteyen tek güçlü erkek o değildir. Operanın sahibi Vicompte Raoul de Chagny’nin (Patrick Wilson) de gözü Chtristine’dedir. Ünlü İngiliz besteci Andrew Lloyd Webber’in “The Phantom of the Opera” adlı müzikali, ilk defa sahneye konuluşundan yaklaşık 20 yıl sonra beyaz perdeye uyarlandı. Film 77. Oscar ödüllerinde 3 dalda aday gösterildi...

Doğdukları zamandan beri hiç ayrılmayan 4 iyi arkadaşın ilk defa birbirlerinden ayrı geçirecekleri o güzel yazın hikayesini anlatıyor.Genç kızlar hepsine tesadüf bir şekilde uyan bir pantolon alırlar ve farklı vücut yapılarına sahip oldukları için bunun bir sihir olduunu düşünürler .Bu pantolonu birbirleri arasındaki bağları için kullanmaya karar verirler. Hayatta dostlukların ne kadar önemli olduğunu anlatan güzel bir gençlik filmi.

Eşcinsel ve işinde başarılı bir avukatın (Tom Hanks) birgün AIDS virüsü taşıdığını fark edilip, çok geçmeden çalıştığı hukuk bürosundaki işine de sudan bir sebepten dolayı son verilir. Şirketin patronu ile arasının çok iyi olmasından dolayı buna çok şaşıran avukat, şirketi ve patronu aleyhine mahkemeye dava açmaya karar verir. Böylece AIDS kurbanın bir insanın toplum içindeki yerini sorgulayan bir dava da başlamış olur. Ve ona bu hukuk mücadelesinde arkadaşı (Denzel Washington) yardımcı olur.

Amerika’da hareketli bir yaşamı olan sarışın punk Daisy İngiltere’nin kırsal bir bölgesinde yaşayan uzak akrabalarının yanına gönderilir. Önceleri içine kapanık bir yabancı gibi yaşarken, çevresindekilerin cana yakınlığıyla ortama alışır ve yakışıklı Edmund ile romantik bir ilişkiye başlar. Ancak huzur dolu yaz günleri Avrupa’da giderek artan çatışmaların haberleriyle değişecektir. İngiltere acımasız ve karmaşık bir askeri düzene geçerken, Daisy ve arkadaşları hayatta kalabilmek için saklanmaya ve mücadele etmeye başlarlar.

Kennedy Blaine, a Californian girl, inherits a ranch in the small town of Valentine in Nebraska. Before she sells the property, she decides to spend the summer in her house and learn more about her family.

Gerçek bir hikayeyi temel alan The Best of Enemies, sözünü sakınmayan insan hakları savunucusu Ann Atwater (Taraji P. Henson) ve düzenlenen bir topluluk zirvesine isteksizce eş başkanlık etmek zorunda kalan yerel Ku Klux Klan lideri C.P. Ellis’in (Sam Rockwell) beklenilmedik ilişkisine odaklanıyor. 1971 yılında Durham, Kuzey Karolina’daki okulların ırk ayrımının kaldırılması üzerine düzenlenen zirvede yaşananlar, Durham, Atwater ve Ellis’in hayatını sonsuza kadar değiştiriyor.

Film, El-Kaide saflarında savaşacak insan temin ettiği, 11 Eylül saldırılarını gerçekleştirenleri de kendisinin El-Kaide'ye dahil ettiği suçlamalarıyla yakalanan fakat sağlıklı bir yargılama süreci görmeden 14 yılı aşkın bir süre Guantánamo'da tutulan Mohamedou Ould Slahi'nin gerçek hikâyesinden uyarlandı.

Ender rastlanan bir hastalık yüzünden boyu uzamayan Kevin ve onu sırtında taşıyan irikıyım Max’ın dostluğunu anlatan The Mighty, duygusallığın ön plana çıktığı ama duygu sömürüsünün yapılmadığı etkileyici bir film. Zeki bir çocuk olan Kevin, asla uzamayacak kısa boyu yüzünden kimseyle arkadaşlık kuramamaktadır. Ancak bir gün öğrenme zorluğu çeken Max’la tanışınca tüm hayatı değişir. İkisi de farklı nedenlerle toplum tarafından dışlanan ikili, birlikte önyargısız bir dosluk kurarken sihirli bir yolculuğa çıkar.

90’ların incisi Clueless, gelmiş geçmiş en eğlenceli Emma uyarlaması. Fast Times at Ridgemont High ile 80’lerde gençlik filmleri çeken yönetmenler grubuna dahil olan Amy Heckerling, 1995’te çektiği Clueless ile bambaşka bir şöhret kazandı. Film, kadınların izlemeyi sevdikleri filmler olarak damgalanan ve bu yüzden chick flick adı verilen alttürün baş tacı oldu.Film o kadar sevildi ki, vizyon sonrası bir TV dizisine ve bir kitap serisine de kaynaklık etti. Ancak Clueless’ın bir chick flick’ten fazlası olduğunu belirtmek gerek. Beverly Hills’in zengin güzeli Cher Horowitz’in etrafındaki insanlar arasında çöpçatanlık yapma maceralarını konu alan alıyor.Alicia Silverstone ve 2009’da kaybettiğimiz Brittany Murphy’nin de çıkış filmi olan, eşsiz bir 90’lar romantik komedisi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir