
Nicole Wallace
Noah
"Karşı konulmaz bir nefret, gizli ve tutkulu bir aşka dönüşüyor."
Noah yaşadığı şehri, sevgilisini ve arkadaşlarını geride bırakıp annesinin yeni kocasının malikânesine taşınmak zorunda kalır. Orada tanıştığı yeni üvey kardeşi Nick'le karakterleri uyuşmasa da aralarındaki çekim ile asi ve sancılı mizaçları ikilinin dünyasını altüst eder ve birbirlerine sırılsıklam âşık olmalarına neden olur.

Nicole Wallace
Noah

Gabriel Guevara
Nick

Marta Hazas
Rafaella

Iván Sánchez
William

Eva Ruiz
Jenna

Víctor Varona
Lion

Fran Berenguer
Ronnie

Adriana Ubani
Anna

Ivan Massagué
Jonás (Padre Noah)

Mariano Venancio
Martín

Jaime Ordóñez
Chófer (Esteban)

Jaime Gutiérrez
Leonardo

Anastasia Russo
Noah Nina

Noah Casas
Maggie

Daniel Martínez
Cruz

Mateo (Lluís Homar), bundan 14 yıl önce geçirdiği korkunç trafik kazasında sadece görme yeteneğini değil, hayatının kadınını da kaybetmiştir. Kazadan sonra gerçek kimliğini reddeder ve takma adı Harry Caine ismini kullanır. Hayatta tutunabilmesi için Mateo Blanco’nun kazada sevgilisi Lena (Penélope Cruz) ile öldüğü fikrini kabullenir. Senaryoları sayesinde yaşayan Harry Caine’e eski sadık yapımcısının oğlu ve yazılarını kağıda döken Diego (Tamar Novas) yardım eder. Yaşamaya ve yazmaya karar verdiğinden beri, Harry acıyla alay eden ve bilinçli olarak geçmişini unutan hayattan zevk almak için diğer duygularını geliştiren çekici bir adamdır. Bir gece Diego bir kaza geçirir ve Harry o gece onun başından ayrılmaz ve ona bakar. Diego ona, Mateo Blanco’ya, birkaç şey sormak istediğini söyler, Harry şaşkınlığının ardından kabul eder ve 14 yıl önce olanları bir babanın uykuya dalan oğluna masal anlatması gibi anlatmaya başlar.

Pizza dağıtıcısı Victor, birkaç gün önce tanıştığı Elena'yla ateşli bir tartışma yapıyor. Çünkü Elena, Victor'la tanıştığında sarhoştur ve ayıldıktan sonra Victor'u istemediğini söylemiştir. Bu tartışma sırasında çıkan seslerden dolayı iki polis memuru sahneye giriyor ve kazara bir silah patlıyor… 4 yıl sonra genç olan polis David (Javier Bardem) tekerlekli sandalyede basketbol yıldızı oluyor ve Elena'yla evleniyor. "Nasıl oluyor da oluyor?" diye merak ediyorsanız "Çıplak Ten" tam size göre… Çılgın İspanyol yönetmen Pedro Almodovar'ın 1997 tarihli filmi…

Joan is a naïve, 16-year-old who falls in love easily. One day he decides to escape to the provinces with Luciana, a beautiful 35-year-old woman and a teacher at his school, in order to give free rein to his love. Soon, Joan discovers with horror that he has fallen into a trap that is a mix between sex, money, politics and violence.

Elfriede Jelinek'in Piyano Öğretmeni adlı romanından uyarlanan film, Viyana Müzik Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan orta yaşlı bir kadın üzerine kurulu. Annesiyle aralarında sevgi ve nefret karışımı bir ilişki bulunan Erika Kohut adlı bu kadın, bir yandan saygı duyulan ve otoriter bir öğretmen görüntüsü çizerken diğer yandan karanlık arzuları ve müzik arasında ikilem yaşamaktadır. Viyana'nın kenar mahallelerindeki erotik gösterilere ve porno film gösteren sinemalara gidip gelen Erika, anlam katamadığı hayatında bir tür kendi kendini tüketme sürecine girmiştir. Kendine o denli yabancıdır ki bir sevgili edinememekte, geceleri parkta sevişen çiftleri gizlice seyretmekle tatmin olmaktadır. Kendisine karşı garip bir hayranlık ve tutku duyan erkek öğrencisiyle iletişim kurmasının ardından, görünüşteki hayatı ve bastırılmış arzuları arasındaki duvar yıkılmaya başlar.


Flipper Purify (Wesley Snipes) iyi bir işte çalışan sıradan bir Harlemli adamdır. Rahip babası (Ossie Davis), yufka yürekli annesi ve eroin bağımlısı kardeşiyle uğraşmaktadır. Kardeşi (Samuel L. Jackson) sürekli gelip ondan para ister, Flipse mecburen vermek zorunda kalır. Flipin kendisine gelince, kendisinin çok güzel ve akıllı olan küçük bir kızı ve çok sevdiği bir karısı vardır. İyi bir işi vardır fakat yeni sekreter gerekmekteydi ve bunun için ona bir sekreter verilir.

Alice, yaşından çok daha önce olgunlaşmış, biraz kaprisli, değişken karakterli ama genelde sessiz bir kızdır. Başka biri tarafından dokunulmanın nasıl bir şey olduğunu çok merak etmektedir ve bu konuda eline geçen her türlü nesneyle araştırmalar yapmaktan çekinmez. Yatılı okulu yaz tatiline girince yazı geçirmek için ailesiyle beraber yaşadığı evine döner. Bastırılmış seks duygularına tek çözüm onun için bu tatil olacaktır. Burada babasının yanında çalışan Jim adındaki bir adamı gözüne kestirir. Jim onun düşündüğü seks fantezilerini daha da arttırır.

1940’lı yılların sonunda Martha Beck ile Raymond Fernandez Amerika’da adı çıkmış “Yalnız Kalpler katilleriydi.” Onların öldürücü silahı aslında çok basitti. Gazeteye kişisel ilan veriyor. İlana cevap veren terkedilmiş dul kadınlara ilk olarak Ray, kendisini seksi Latin aşığı olarak tanıtıyordu. Böylelikle tuzağa düşen bu kadınları hem dolandırıyor hem de öldürüyorlardı.

Farklı dünyalara ait olan iki gencin öyküsü. İlk büyük aşklarını keşfetmelerini sağlayacak olan çılgınca bir yolculukta neredeyse imkansız olan bir yandan da kaçınılmaz ve beklenmeyen bir aşk... Babi yani Maria Valverde iyi niyetli ve masum bir yapıda eğitilmiş üst gelir sınıfına ait bir genç kızdır. Hache yani Mario Casas ise karakter olarak isyankar, fevri, bilinçsiz bir erkek çocuğudur ve sonu bitmeyen kavgalar ve yasadışı motosiklet yarışları arasında devamlı hayatını tehlikeye atma iştahı ile dolu, sınırları zorlayan bir modeldir.

Nick ve Noah, aşklarının en büyük sınavıyla karşı karşıya: Noah, Oxford Üniversitesi'ndeki yeni hayatına adım atarken Nick, Londra'da kalıp babasının şirketinde çalışmak zorundadır. Mesafe ve artan baskılarla kuşatılan ikili; kıskançlık, hırs ve onları ayırmaya kararlı güçler karşısında ilişkilerinin her şeye rağmen ayakta kalabileceğini kanıtlamak için her riski göze almak zorundadır.

18 yaşındaki Noah, bir süre önce varlıklı İngiliz iş adamı William'a âşık olan annesiyle birlikte Amerika'dan Londra'ya taşınır. Noah, William'ın serseri oğlu Nick'le tanışır ve çok geçmeden onunla arasında kaçınılmaz bir çekim olduğunu fark eder. Noah yazı yeni hayatına uyum sağlamaya çalışarak geçirirken trajik geçmişi ilk kez âşık olduğu günlerde peşini bırakmayacaktır.

Anne karnındayken bile soğan kokusundan etkilenerek ağlayan Tita’nın ve ablasının evlendiği Pedro’ya olan aşkının, yemek tarifleri ve mutfak öyküleri arasında anlatılan öyküsü. 1989 yılında Meksikalı yazar Laura Esquivel tarafından yazılan romandan uyarlanmış. Romanın ve filmin original ismi “çikolata için gereken su gibi” gibi bir anlama geliyor.

Üniversitede ders vermek için Amerika'ya yerleşen İngiliz Profesör Humbert Humbert 13 yaşında kızı Dolores'le birlikte yaşayan dul Charlotte'un yanında bir oda kiralar. Humbert, Lolita adını takacağı Dolores'e açıklanamaz bir tutku duymaya başlar. Yasak aşkına daha yakın olabilmek için, hiç sevmediği halde Charlotte'la evlenecek kadar ileri gider. Carlotte inanılmaz gerçeği keşfetmesinin ardından kaza sonucu ölünce, Lolita'ya hiç bir şey söylemeyen Humbert onu da yanına alarak arabayla yollara düşer. Humbert'in giderek daha da tehlikeli sularda yüzerken aklıselimi de yitirmeye başlayacaktır.

1917 Sovyet Devrimi öncesi ve sonrasını yaşayan bir burjuva aydını Dr. Jivago'nun öyküsü. Devrimle birlikte inandığı tüm değerler silinip yerine yeni sistemin gelişi Dr. Yuri Jivago'nun hayatını alt üst eder. Savaşın acımasızlığını yaşayan Dr. bir yandan da iki kadın arasında kalır.

1928 yapımı bu filmde Georg Wilhelm Pabst’ın natüralizminin derinliklerine dalıyoruz. Neşe içinde gezerken etrafındaki herkese trajedi saçan Femme Fatale’imizle tanışın: Lulu. başrollerde Bob Cut’ı hayatımıza sokan karizmatik oyuncu Louise Brooks ve zamanının Dracula’larından Francis Lederer.

Kathryn Merteuil ve Sebastian Valmont, çok zengin ve kötü niyetli iki üvey kardeştir. Kolayca baştan çıkardığı kızlardan sıkılan Sebastian, kendine son bir hedef bulur: okul müdürünün güzel ve bakire kızı Anette Hargrove. Bu yüzden, iki üvey kardeş bir bahse tutuşurlar. Her kim bahsi kazanırsa en çok istediği şeye sahip olacaktır.

Yüzlerce küçük tesadüfün senelerce ilmek ilmek ördüğü bir aşk hikayesini anlatıyor film. Herşey mucizevi bir şekilde ama kendiliğinden gelişiyor filmde. Hayat gibi, kader gibi, aşk gibi. Filmde birçok defa karşılaştığımız yol ayrımları, bizi yormak yerine sadece kurguyu zenginleştirerek heyecanı arttırıyor. Kaderleri çok önceden çizilmiş bir erkek ve bir kadın. Onların alın yazısını birleştiren bir aşk. Aşka yol gösteren bir çizgi. Kutup çizgisi. Önce Ana 'nın babası ölüyor, sonra Otto'nun babası annesinden boşanıyor. Yalnız bu çift birleştiklerinde; gerçek aşk, aslında çocuklarının içinde filizleniyor. Aradan seneler geçiyor, anne baba ayrılıp kendilerine başka hayatlar kuruyor, Ana ve Otto birbirlerinden ayrı düşüp başka hayatlar yaşıyor ama birbirleri için yaşamaktan da hiç vazgeçmiyor. Çizgi nerede ve nasıl sona erecek?

Evliliğinde mutsuz olan aristokrat Lady Chatterley, kocasının şehir dışındaki malikânesinde bekçilik yapan bir adamla tutku dolu bir ilişki yaşamaya başlar.

Los Angeles şehrinde zamana karşı gerçekleşen bir ölüm-kalım kovalamacasını konu alıyor. Tam bir keşmekeşin hüküm sürdüğü bu büyük şehirde yıllardır taksi şoförlüğü yapan Max'in sıradan yaşamı, bir gece arabasına aldığı Vincent adlı garip bir adamla tanışmasıyla tahmin edemeyeceği ölçüde değişir. Vincent, uyuşturucu mafyasına karşı açılacak bir davada tanıklık yapacak kişileri öldürmek için şehre gelmiş bir kiralık katildir ve Max'ı rehin alarrak özel şoförü gibi kullanmaya başlar. FBI'ın Vincent'ın peşine düşmesiyle, şehirde büyük bir kovalamaca başlar.

Jets'in üyesi Tony'nin (Richard Beymer) Sharks'ın liderinin kız kardeşi Maria'ya (Natalie) aşık olmasıyla iki grup arasında bir şiddet patlaması olur ve filmin kalpleri kıran finalinde pek çok masum kan dökülür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir