
Heidi Lenhart
Mia

Kanlı bir banka soygunundan sonra soyguncular Meksika'ya kaçmak için uçağa binerler. Uçağın pilotu yolculuğun riskli olduğunu görünce, yolculara geri döneceklerini bildirir. Ancak uçak bilmedikleri bir yere düşer. Uçaktan kurtulan yolcuları ve başlarına bela olan soyguncuları aç ve kızgın bir yaratık beklemektedir: Normalinin beş katı büyüklüğünde dev bir timsah.

Dedelerinin mezarını ziyaret etmek üzere Teksas kırsalına yolculuk eden beş arkadaş, yol üstünde terk edilmiş gibi görünen bir evle karşılaşır. Ancak grubun keşfettiği bu yer, ellerinde motorlu testereyle bekleyen yamyam bir ailenin kanlı tuzağına dönüşecektir.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

Yıkıcı bir kasırga bir sahil kasabasını vurduğunda, mahsur kalan halk hızla yükselen sularda gezinen aç köpek balıklarına karşı yaşam mücadelesi vermelidir.


Ailesinin Louisiana gölündeki bir adada bulunan yazlığına tekneyle giden Sara ve arkadaşları, güneş altında eğlenceli bir hafta sonu geçirmek üzere hemen mayolarını kuşanırlar Ancak yıldız futbol oyuncusu Malik sudan tek kolu kopmuş halde, sendeleyerek çıkınca, adadaki parti havası son bulur Malik'in durumu ciddidir ve tedavi için onu adanın diğer tarafına geçirmek için kaybedecek bir dakikaları yoktur Ufak bir hız teknesiyle yola çıkan üniversiteli arkadaşlar çok geçmeden gölün kocaman ve saldırgan yüzlerce köpekbalığıyla dolu olduğunu anlar...

Florida Su Dünyası'nda çalışan bir grup biyolog yavru bir köpekbalığı bulurlar ve deniz canlılarını sergiledikleri havuzda ziyaretçilerine göstermek için onu buraya getirirler ancak bu yavru kısa zaman içinde ölür.

A boy named Harley and his family attend a taping of The Banana Splits TV show, which is supposed to be a fun-filled birthday for young Harley and business as usual for Rebecca, the producer of the series. But things take an unexpected turn - and the body count quickly rises. Can Harley, his mom and their new pals safely escape?

Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.

Zengin bilimadamı Andre Delambre maddelerin ışınlanma yoluyla naklini sağlayan cihazı icat etmiştir. İlk insanlı deneyi büyük bir hırsla kendi üzerinde yapar ve sonuçları korkunç olur. Çünkü ışın odasına kendisi ile birlikte bir sinek girmiştir. Cihaz, sineğin kolu ve kafasını Andre'ninkilerle yer değiştirir. Korku sinemasında çığır açan baş yapıt. 2000 li yılların görsel efektleri ile karşılaştırılamayacak olsa da dev bir sinek insanın her zaman midesinin bulanmasını sağlıyor. Kurt Neumann'ın film-noir'a yakın çekim tarzı, Vincent Price, David Hedison ve Patricia Owens'ın hem filmin yapısına hem de birbirlerine olan uyumları çok iyi.

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

Kayıp bir öğrenciyi arayan iki özel dedektif, öğrencinin evine zorla girer ve bir VHS kaset koleksiyonu bulurlar. Her kasetin korkunç içeriğini izledikçe, öğrencinin ortadan kaybolmasının arkasında karanlık nedenler olabileceğini fark ederler.

Emekli deniz komutanı Albay Dale Murphy tarafından yapılan programın katılımcıları Batı Wirginia'nın uzak bir köşesinde yaşam savaşı vermektedir. Ama doğuştan yamyam olan ailenin onları akşam yemeğinde yemeyi planladıklarını anladıklarında şov kabusa dönüşür.

Hırslı bir gazete muhabiri olan Richard Dees (Miguel Ferrer), "Gece Katili" adıyla bilinen gizemli bir seri katilin peşine düşer. Katil, küçük havaalanlarına iniş yapan karanlık bir uçak kullanmakta ve kurbanlarının kanını içmektedir. Dees, bu korkunç hikayeyi ortaya çıkarmak için her şeyi göze alır, ancak gerçekler onu beklediğinden çok daha tehlikeli bir yola sürükler. Katilin izini süren Dees, karanlık sırlarla dolu bir dünyaya adım atar. Her adımda, Gece Katili'nin gerçek kimliği ve amacı hakkında daha fazla şey öğrenirken, kendi aklını da yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Dünyaya adalet getirmek isteyen sadist bir dahi şehre musallat olur. Küstah bir dedektifle acemi ortağı ise, emekli bir komiserin de yardımıyla, şehrin kanlı geçmişini hatırlatan bu tüyler ürpertici cinayetleri çözmeye çalışır. Derin bir gizemin içinde farkında olmadan kapana kısılan dedektif, kendini katilin korkunç oyununun ortasında bulur.

Bir gün timsah yavrusu Chicago lağımında fare yer. Yediği farelere labaratuvarda büyüme hormonu aşılanmıştır. Zamanla timsah olması gerekenden fazla gelişir ve kente musallat olur.

Emma Collins alanında başarılı bir deniz biyoloğu olarak ün salmıştır ve ekibiyle birlikte okyanusun ortasına beyaz köpekbalıklarını gözlemlemek için bir laboratuvar kurar. Ekibin görevi, köpekbalıklarının değişen iklimlere karşı nasıl tepkiler verdikleridir. Fakat dehşet verici olaylarla karşılaşmaları an meselesidir.


1997 tarihli Anaconda´nın devam filmi olan "Anaconda 2: Lanetli Orkidenin Peşinde", sadece, balta girmemiş Borneo Ormanları´nda yetişen ve ´lanetli orkide´ olarak bilinen kırmızı orkidenin, gençlik serumu salgıladığına inanılmaktadır. Bir grup bilimadamı, kendilerine genç kalmanın yolunu göstereceğini düşündükleri orkideyi bulmak üzere Borneo Adası´na bir keşif turu düzenlemeye karar verirler. Ormandaki nehirde, bir teknede yaşayan Bill´i kendilerini nehrin aşağısına götürme konusunda ikna ederler. Ancak ormanda, ´lanetli orkide´yi korumak ve ona yaklaşanların ormandan çıkmamasını sağlamak üzere bekleyen ölümcül anacondalar, turlarının her tür tahayyülün ötesinde, dehşet verici bir hal almasına yol açacaktır.

Plastik bir balonun içine kapatılmış bir adam, kız kardeşi ve en iyi arkadaşları, bir apartman kompleksini mutant Judas Breed böceklerinden korumak zorundadır.

Maddy ve arkadaşları Barry ve Kyle doğal bir park alanındaki göle yüzmeye giderler. Fakat bu göldeki en vahşi insan yiyici pirina balıklarından habersizdirler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir