
Javier De Pietro
Daniel

When three friends go on a camping trip in a remote part of Argentina, sexual tensions quickly bubble to the surface. Once in virtual seclusion by the beach, Juli, also camping at the site, quickly recognises that that the boys seem to have a closer relationship than what she would consider 'normal'. The line between friendship and love fade further for two of the boys in particular as their desire becomes too much to bear. When what started as a simple getaway quickly becomes tinged with sex, romance, and conflict, everyone is forced to confront who they really are for the very first time.

Bianca ve Kat iki kızkardeştir. Küçük olan Bianca okulun güzel ve populer kızlarından biridir fakat hiç kimseyle çıkmamıştır. Ablası Kat ise asabi, alaycı ve sert bir mizacdadır. Buna bir de kesin karalılığı eklenince hiçbir erkek ona yanaşmamaktadır. Bianca bir erkek arkadaşla çıkmayı çok istediği halde Stanford ailesindeki kurallar yüzünden bu isteğini gerçekleştirememektedir. Bu kurallara göre Biancanın birisiyle çıkması için önce ablası Katin birisiyle çıkması gerekmektedir ki bu imkansızla eşdeğerdir. Bianca bu sorunu çözmek için okuldaki hiçbir kızı beğenmeyen bir genci devreye sokacaktır.

Dating Amber, cinsellikleri hakkında spekülasyonları durdurmak için rol yapan iki arkadaş Eddie ve Amber'ın hikayesini anlatıyor * Ne zor şeydir gerçek kendin olamamak. Ve ne kolay şeydir, sonsuz denizlere hiç yelken açmadan ama bunun yerine çoğunlukça hüsnü kabul gören limanlarda öylece konfor içinde demirlemek. İşte Eddie bunlardan hangisini seçeceğine karar vermek zorunda. Koca dalgalarla derin denizlerde mücadele ederek; özgürlük mü? Yoksa dingin sığ sularda güvenlik içinde; tutsaklık mı?

Hiç beklemediği bir zamanda kanser teşhisi konulan Abbie (Gugu Mbatha-Raw), kısa süre önce nişanlandığı ve ondan başka kimseyle çıkmamış nişanlısı Sam (Michiel Huisman) için "yerini dolduracak" bir kız arkadaş aramaya koyulur.

Pasifist bir asker olan Fernando'nun birliğinden kaçmasıyla başlayan film, genç adamın zengin Don Manolo'nun evine gelişiyle ilginç bir hal alıyor. Don Manolo'nun dört kızı Fernando'nun dikkatini çekmek için her şeyi yapacak, genç kahramanımız hayli eğlenceli günler yaşayacaktır.

İlişkileri başladıktan bir yıl sonra Calie ve Joseph, çiftliklerinde mandıra ve şarap işleri ile uğraşırken, San Francisco'daki aile işlerini yürütmek için çiftlikten ayrılır. Callie bu değişiklikten memnun olmasa da yeni hayatına alışmaya çalışır. Bu süreç Callie ve Joseph'i zorlu bir teste tabi tutar. Callie ve Joseph arasındaki bağ, karşılaştıları zorlukların üstesinden gelmeye yetecek midir?

Orta yaş bunalımı ve boşanmayla karşı karşıya kalan Alex, New York komedi sahnesinde yeni amacını aramaya başlar. Tess ise aileleri için yaptığı fedakarlıklarla yüzleşirken ortak ebeveynlik, kimlik ve aşkın yeni bir biçim alıp alamayacağı konularında bir yolculuğa çıkar.

Kaygısız yaşam tarzı tehlikede olan zengin ve çekici Joseph ( Josh Swickard ), Noel'den önce ailesinin arazisini satması için, çalışkan bir çiftçi olan Callie'nin ( Lorynn York ) yanında çiftlik hizmetlisi olarak işe başlar.

İki romantik tükenmişlik, Jane ve Will, ortak bir arkadaşlarının düğününde hemen birbirlerine çekilirler. Vestiyerdeki feci bir birlikteliğin ardından ikili, sonraki 24 saati birlikte geçirir, bu kaçışın gerçek olma ihtimaline karşı, karışık geçmişleri ve kalp kırıklıklarını içtenlikle itiraf ederler.

A broadway playwright is burning the candle at both ends. He is dealing with pressure from a production nearing premiere, a wife who is leaving him, and 5 children 4 of which belong to her.

Aralarında Fatih Akın'ın da bulunduğu on iki birbirinden değerli yönetmenin ve içinde Uğur Yücel'in de olduğu geniş oyuncu kadrosuyla Paris, Je T'Aime tarzındaki filmi heyecanla ve sabırsızlıkla bekliyoruz. New York'un beş ayrı bölgesinde değişik, evrensel temalı aşk hikayelerine konu oluyor. Paris Je T'Aime'in üstün başarısı, bu filmi gölgede bırakamayacağı kesin.

Kevin Bacon ve Elizabeth Perkins kendi sohbet programlarının iki sunucusu olarak savaşırken aşkı ve başarıyı bulan rakip gazetecilerdir. Ne yazık ki programlarının başarısının arkasındaki bu sürtüşme, romantizmi de öldürmektedir.

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

In 1981 New York City, a collection of twentysomethings try to cope with relationships, loneliness, desire and their individual neuroses on New Years Eve.

Fire Island, ucuz rosé ve bir grup eklektik arkadaşın yardımıyla tarihsel olarak LGBTQ+ topluluğu için sıcak bir nokta olarak bilinen Long Island'ın güney kıyısındaki Fire Island'a bir haftalık bir tatile çıkan iki yakın arkadaşın hikayesini konu ediyor.


Boşanmasının ardından bir yol ayrımında olan bir öğretmen, zorlu bir grup yürüyüş gezisine kaydolduğunda hayata - ve aşka - yeni bir başlangıç yapma girişiminde bulunur.

Yanlışlıkla atılan bir mesaj sanal arkadaşlığa dönüşür ve Vale ile Alex aslında gerçek hayatta tanışıyor olmalarına rağmen bundan habersiz bir şekilde birbirlerine kur yapmaya devam ederler.

Milyoner bir girişimci ikonik bir film çekmeye karar verirse kesinlikle en iyisini talep eder. Ünlü film yapımcısı Lola Cuevas bu tutkulu projeyi çekip çevirecek ve yürütecek kişi olarak görevlendirilir. Filmin başrollerinde ise çok büyük yeteneğe (ve yeteneklerinden de büyük egolara) sahip olan iki oyuncu vardır: Hollywood’un yakışıklı ve ünlü oyuncusu Félix Rivero ve radikal bir tiyatro oyuncusu olan Iván Torres. İkisi de büyük birer efsane olsalar da muhteşem bir arkadaşlıkları olduğu söylenemez. Lola’nın giderek daha da garipleşen girişimleri sonucunda Félix ve Iván sadece birbirleriyle değil, aynı zamanda kendi miraslarıyla da yüzleşmek zorundadır. Kameralar kayda başladığında sahnede kim kalacak?

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

A pregnant New York social worker begins to develop romantic feelings for her gay best friend, and decides she'd rather raise her child with him, much to the dismay of her overbearing boyfriend.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir