
Alex Wolff
Jamie Schwartz

Coming Through the Rye, set in 1969, is a touching coming of age story of sensitive, 16 year old Jamie Schwartz, who is not the most popular kid at his all boys' boarding school. Disconnected from students and teachers, he believes he is destined to play Holden Caulfield, the main character of The Catcher in the Rye, and has adapted the book as a play.

Alex Wolff
Jamie Schwartz

Stefania LaVie Owen
Deedee

Chris Cooper
J.D. Salinger
Zephyr Benson
Gerry Schwartz

Adrian Pasdar
Mr. Tierney

Caleb Emery
Billy Campbell

Eric Nelsen
Ted Tyler

Amy Parrish
Robin

Michael Siberry
Mr. Dewitt

Kabby Borders
Maureen
Melissa Lozoff
Dot

Lucia Scarano
Mrs. Schwartz
Ed Pilkington
Professor Goebbers

Joshua Brady
Young Man

50'lerin Welton Akademisi, ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir hale getirmektedir. Fakat yeni ingilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating’in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating’i savunmak için harekete geçerler.

Guido Anselmi son filminin hazırlıkları ile uğraşan bir yönetmendir. Herkes onun eski işlerine bakmakta ve ondan büyük bir iş beklemektedir. Çevresindekilerden bir huzur bulamayan Guido yeni filmi için parlak bir fikir de bulamamaktadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi hayatındaki kadınlar da ona rahat vermez. Guido giderek boğulduğunu hissetmektedir.

Lester Burnham, çevresindeki insanlar tarafından sevilmediğini ve horgörüldüğünü düşünmektedir. Karısı Carolyn, bunca yıllık evliliklerinden sonra sanki ondan nefret eder gibi davranmaktadır. Kızı Jane, onu küçük görmektedir. Patronu ise sürekli onun girişimlerini baltalamaktadır. Yıllardır gizlemekte olduğu tutkuları sonucunda Lester, hayatında birkaç küçük değişiklik yapmaya karar verir. Böylelikle orta yaş krizini de kolaylıkla atlatabileceğine inanmaktadır. Aldığı kararlar sonucunda giderek özgürleştikçe ve mutlu olmaya başladıkça karısıyla kızını daha çok sinirlendirmeye başlar.

Film dünyasının en etkileyici rollerinden birisinde James Dean'i, şehre yeni gelen, yalnızlık, bunalmışlık ve kızgınlığının içerisinde kendisiyle ve toplumla savaşan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kuşağına ait efsanevi Jim rolünde buluyoruz. Bu başyapıtta ona eşlik eden Natalie Wood (kız arkadaşı) ve Sal Mineo (en yakın arkadaşı), başarılı performanslarıyla Akademi Ödülü'ne aday olmuşlardı. 40 yıldır ayakta duran bu dev yapıt, tam bir efsane.

Oscar ödüllü oyuncu ve yönetmen Robert Redford'un yaşanmış bir öyküden yola çıkarak çektiği bu film, babalar ve oğullarını konu alır. Sevginin varolduğu ama duyguların açığa vurulmadığı bir ailede yetişen iki erkek kardeş, Norman ve Paul, kendilerine farklı yollar çizme çabasındadırlar. Kuralcı bir din adamı olan babalarıyla çıktıkları balık avları onları doğaya yakınlaştırsa da birbirlerini tam olarak anlamalarına yardımcı olamaz. Sonunda iki genç babalarına baş kaldırır; Norman eğitimine evden uzakta bir üniversitede devam eder, Paul ise Montana'da kalır ancak içki ve kumar dolu yıkıcı bir yaşam sürer. Aradan geçen yıllar aile bağlarını zayıflatsa da, onların hikâyesindeki ipuçları hala balık avlama sanatının gizeminde yatar. Montana'da büyüleyici manzaralar eşliğinde anlatılan bu şiirsel öykü, hayatın ritmini yakalıyor. Yönetmen Redford, kendi duygularının derinliğini yansıtamayan insanların hislerini bu filmde başarıyla aktarıyor.


Mouse desperately wants to join The Midnight Clique, the infamous Baltimore dirt bike riders who rule the summertime streets. When Midnight’s leader, Blax, takes 14-year-old Mouse under his wing, Mouse soon finds himself torn between the straight-and-narrow and a road filled with fast money and violence.

Efsanevi boksör Roberto Duran, 1968’de profesyonel olarak ringe ilk çıktığında henüz 16 yaşındaydı. 1980’de Sugar Ray’i yenerek bir rekora doğru ilerleyen Duran, rövanşta bir daha dövüşmeyeceğini söyleyerek spor camiasını şoka uğratmıştı… 2002’de emekli olan Roberto Duran ve onun efsane antrenörü Ray Archel arasındaki birbirlerinin hayatlarını değiştirecekleri ilişkiyi beyazperdeye taşıyan filmin senaristliği ve yönetmenliğini Jonathan Jakobowicz üstleniyor. Filmin başrolünde Édgar Ramírez rol alırken bu biyografik dramda kendisine Robert De Niro, John Turturro, Jurnee Smollet Bell ve Ellen Barkin eşlik ediyor.

Tess ve ailesi hayal edilemez bir kayba uğradığında, beklenmedik bir kaynaktan destek bulur: biyolojik babası - yanlış tarafta olan sevimli bir tembel - ve yan apartmandaki çekici fakat tehlikeli suçlu genç.

Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.

Connor O'Neil hayatında sorumluluk almaktan sürekli kaçınan ve zamanını spor karşılaşmalarında bahis oynayarak geçiren birisidir. Yakın arkadaşı olan bir bankerden borçlarını ödemek için yardım istediğinde arkadaşı ona artık karşılıksız para veremeyeceğini söyler. Çalışıp para kazanması gerektiğini öğütler ve ondan şirketinin sponsoru olduğu beyzbol küçükler takımının koçluğunu üstlenmesini ister. Hayatında kendisinden başka hiç kimsenin sorumluluğunu üzerine almamış olan Conor, istemeye istemeye görevi kabul eder. Şikago'nun en belalı mahallesinde bir okulda okuyan küçük zenci çocukların koçluğunu üstlenir. Zaman geçtikçe çocuklara ne kadar bağlandığını kendisi bile şaşırır. Bu 10 yaşından küçük çocuklar kendisine hayat dersi vermektedir. Olayın içine bir de genç öğretmenleri Diane Lane girince, işler Conor için daha da ilginç olmaya başlar. Sonunda Conor aydınlanmanın ve kendini bulmanın değişik şekiller de ortaya çıkabileceğini öğrenmeye başlar.

Jahkor, asla babası gibi olmak istemeyen bir gençtir. Suça bulaşıp hapse düşen babası da asla oğlunu hapiste görmek istemez. Ancak Jahkor da kendisini parmaklıklar ardında bulur. Annesiyle birlikte yaşayan ve sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Jahkor, Oakland’da rap yapma hayalleri kuruyordur. Dünyadaki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken yanlış yola sürüklenen Jahkor tıpkı babası gibi hapis cezasına çarptırılır. Hapishanedeyken babası ile kendi hayatı arasında bir bağ kuran Jahkor, bu süreçte kendisini suça iten insanları, koşulları düşünür ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.

Sean Durkin'in yazıp yönettiği The Nest, bir girişimci olan Rory'nin, Amerikalı eşi ve çocuklarını kendi anavatanı İngilitere'ye dönmeye ikna etmesini ve ailenin burada yeni bir başlangıç yapmaya çalıştığı sırada yaşananları anlatıyor. Rory, son derece hırslı bir girişimcidir. Amerikalı eşini ve çocuklarını banliyödeki rahat yaşamlarından ayrılarak kendi anavatanı İngiltere’ye taşınmaya ikna eder. Burada bir fırsat yakalayan Rory, eski firmasına katılır ve muhteşem bir malikane kiralar. Kısa bir süre sonra bu çekici yeni başlangıcın ve evliliklerinin altında yatan nahoş sırlar ortaya çıkacaktır.

Oldukça güzel, alımlı ve şık bir kadın olan Ellie, kariyerinde oldukça başarılı bir müzik eleştirmenidir. Eski erkek arkadaşının ortalıktan kaybolmasıyla kendi dünyasına kapanan Ellie, bir kitap yazmaya karar verir. Daha önce böyle bir işte hiç deneyimi olmayan Ellie, gazeteye verdiği son makaleden sonra bunu aklında iyice kesinleşmiştir. Kendi hayatını yaşadığı aşkı ve olayları konu alacak olan bu kitap yayınlanmadan önce bazı engellere takılacaktır.bir beklenti içinde bulunmayın

Film, kariyerinin son fırsatını yakalayan bir boksörün, aşırı kilo verme süreciyle birlikte yaşadığı fiziksel ve ruhsal çöküşü ile kazanma hırsını anlatıyor.

Stephen King'in küçük bir romanından uyarlanan bu filmde, yazar (Richard Dreyfuss) kendi ve üç diğer arkadaşının yaşadığı macerayı ve kahramanlıklarını anlatıyor. Bu çocuklar, 1950'lerde Oregon ormanlığında kayıp bir çocuğun cesedini aramaya koyulurlar. Yol boyunca daha da yakınlaşan çocuklar birbirleri hakkında da çok şey keşfederler...

Amerikalı yazar Jesse ile Fransız Celine, Budapeşte'den Viyana'ya giden bir trende tanışırlar. Birbirlerinden hoşlansalar da her şey orada kalır. Bundan dokuz yıl sonra yeni kitabının tanıtımı için Fransa'ya gelen Jesse, uçağının kalkmasına çok az bir zaman kala Paris'te Celine ile buluşur. Onlara ayrılmış bu birkaç saati, Paris manzarası içinde dolaşarak ve hiç fırsatını bulamadıkları şeylerden konuşarak ve yakınlaşarak geçireceklerdir.

1980'ler. Küçük bir kasabadaki Oklahomalı gençler ikiye bölünmüştür. Hayatın kendilerine pek bir gelecek sunmadığı Greasers ve genellikle zengin ailelerin çocuklarından oluşan Socs (Socials) iki ayrı çetedir. Greasers'lı iki delikanlı Ponnyboy ve Johnny Socs'lu iki güzel olan Cherry ve Marcia ile flört ettiklerinde, sonuç kaçınılmaz olur: çıkan kavgada Johnny, Socs'un ileri gelenlerinden Bob Sheldon'ı istemeden öldürür. İki genç hem intikam alacakları korkusuyla Socs'lardan hem de polisten saklanmak için kaçak hayatına başlarlar. Yaşayacakları şeyler, hem Ponnyboy'u hem de Johnny'yi tahmin edemeyecekleri kadar olgunlaştıracaktır.

Detroit sakinleri için, şehrin sınırını simgeleyen 8 mil, aynı zamanda hayatları için de bir limittir. Bu ayrıca Jimmy Smith Jr. (Eminem) için psikolojik bir engeli simgelemektedir... Nerede olmak ve kim olmak istediğiyle ilgili bir engeli. Umutsuzca müzik dünyasına girmek isteyen Jimmy, amacına ulaşmak için öfkesini, korkularını ve düş kırıklıklarını dışa vurmayı ve kendi avantajına çevirmeyi öğrenecektir.

Klasik bir kült olan bu filmde alışılmadık bir çifti izliyoruz. Ekranlarda görmeye alışık olduğumuz türden çiftlere ait bildiğimiz ne varsa tümüne meydan okuyan bir birliktelik. Harold olarak izlediğimiz Bud Cort, zenginliğinden sıkılmış ve tüm ilgisine ölüme vermişa. Maude ise hayat hakkında pek çok şey bilen eski bir serseridir. Senaryosu Colin Higgins'e ait olan filmi Hal Ashby yönetmiş. Sevginin sınır tanımadığına dair eğlenceli ve etkileyici bir film. Müzikler ise Cat Stevens'e ait.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir