
Marco Ricca
Assis Chateaubriand (Chatô)

Assis Chateaubriand'ın romantize edilmiş hayatını anlatan filmde, ünlü medya patronu adeta tutkularının ve başarılarının yargılandığı bir mahkemede sanık sandalyesinde...

Marco Ricca
Assis Chateaubriand (Chatô)

Andréa Beltrão
Vivi Sampaio

Leandra Leal
Lola

Letícia Sabatella
Maria Eudóxia

Paulo Betti
Getúlio Vargas

Gabriel Braga Nunes
Rosemberg

Zezé Polessa
Germana Almeida

Eliane Giardini
Consuelo

Ricardo Blat
Manuel

Marcos Oliveira
Teddy
Alexandre Regis
Afrânio

Luiz Antonio Pilar
Terênsio

Walmor Chagas
Military man

José Lewgoy
Grand marshal

Tião D'Avila
Lírio

Dünyanın ilk akıllı telefonunun yükseliş ve çöküş hikayesini anlatan bir film. Cep telefonlarının tarihini değiştiren icat olan BlackBerry olmadan iletişim teknolojisi aynı şekilde anlaşılamazdı. Zeki bir mühendis olan Mike Lazaridis ve kararlı bir iş adamı olan Jim Balsillie, birlikte kısa bir süre içinde küresel bir başarı elde edecekleri bir şirket kurmaya karar verirler. BlackBerry olarak bilinen telefonlar, hem iş dünyasında hem de kişisel kullanımda hızla popülerlik kazanır. Ancak, akıllı telefonların piyasaya çıkmasıyla birlikte şirket zorlu bir döneme girer ve başarısının azalmasına tanık olur.

A dramatization, in modern theatrical style, of the life and thought of the Viennese-born, Cambridge-educated philosopher Ludwig Wittgenstein, whose principal interest was the nature and limits of language. A series of sketches depict the unfolding of his life from boyhood, through the era of the first World War, to his eventual Cambridge professorship and association with Bertrand Russell and John Maynard Keynes. The emphasis in these sketches is on the exposition of the ideas of Wittgenstein, a homosexual, and an intuitive, moody, proud, and perfectionistic thinker generally regarded as a genius.


1462 yılı ünlü Alman ressam Rembrandt’ın hayatında bir dönüm noktasıdır: zengin ve saygıdeğer bir ünlüyken, güvenilmez bir yoksula dönüşür. Hamile karısı Saskia’nın ısrarları üzerine Rembrandt Amsterdam Silahşör Milislerinin resmini yapmayı isteksiz bir şekilde kabul eder. (Bu eser daha sonra Gece Bekçileri olarak tanınacaktır.) Kısa bir süre sonra, Batı Dünyası’nın o sıralar en zengin şehrinde maddi avantaj ve kişisel güç için hile yapan askerleri oynayan Amsterdamlı tüccarlarla ilgili bir komplo hazırlandığını öğrenir. Rembrandt tesadüfen bir cinayetle karşılaşır. Oğlunun doğmasıyla kendine güveni gelen Rembrandt planlanan cinayetleri ortaya çıkarmaya karar verir ve suçlamalarını resimlerine aktarır. Böylece Altın Çağ’da Alman halkının ikiyüzlü tarafını ortaya çıkarır. Rembrandt’ın şansı sonunda döner.

1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.

Buck Weaver and Hap Felsch are young idealistic players on the Chicago White Sox, a pennant-winning team owned by Charles Comiskey - a penny-pinching, hands-on manager who underpays his players and treats them with disdain. And when gamblers and hustlers discover that Comiskey's demoralized players are ripe for a money-making scheme, one by one the team members agree to throw the World Series. But when the White Sox are defeated, a couple of sports writers smell a fix and a national scandal explodes, ripping the cover off America's favorite pastime.

Al Fountain (John Turturro), titiz, kurallara bağlı ve hayatını programlı yaşayan bir mühendistir. İşinde başarılıdır ancak hayatı monoton ve renksizdir. Bir gün, beklenmedik şekilde projesi iptal edilince, plansız bir tatil yapmaya karar verir. Bu sırada, çocukluğunda ailesiyle gittiği bir göle gitmeye niyetlenir. Ancak gölün artık bir baraj altında kaldığını görünce hayal kırıklığına uğrar. Yolculuğu sırasında, kendisine "The Kid" (Sam Rockwell) adını takmış, özgür ruhlu, tuhaf ve çocuksu bir adamla tanışır. The Kid, ormanda kendi inziva yerinde yaşamaktadır ve Al'in hayatına beklenmedik bir renk katar. Başta tedirgin olsa da, Al zamanla The Kid'in sıra dışı dünyasına kapılır. Birlikte maceralara atılırlar, çocukluğunu yeniden keşfeder ve hayatın kurallardan ibaret olmadığını anlar.

The Gathering Storm, Winston Churchill’i İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen önceki yıllarında sunuyor.Winston Churchill zor bir dönemden geçiyor. Nazi Almanya’sı yükselmekte ama İngiltere Parlamentosu, barış umuduyla bu yükselişi fark etmemeyi tercih ediyor. Hatta onlara uçak motoru yollama kararı alıyorlar. Churchill ise partisinin tavsiyesine kulak atmayarak Nazi tehdidine dikkati çekiyor. Ancak The Gathering Storm esas olarak, Winston Churchill ile karısı Clementine arasındaki kişisel ilişkiyi ve sevgiyi anlatan bir film. Onun kibirli tavrı, karısıyla aralarındaki bağı öyle zorluyor ki, Clementine seyahate çıkmak istiyor. Churchil onu bencillikle suçlayınca da kararı pekişiyor. O seyahatteyken, Churchill, ya geri dönmez de birine kapılırsa diye endişe içinde yaşıyor.

Harriett, etrafındaki her şeyi kontrol etmeye çalışan emekli bir iş kadınıdır. Kendi ölüm ilanını yazmaya karar verdiğinde, genç bir gazeteci hayatındaki gerçeği öğrenmeye çalıştığında ikili arasında sıcak bir dostluk oluşur.

At the behest of an old and dear friend, playwright Lillian Hellman undertakes a dangerous mission to smuggle funds into Nazi Germany.

Chuck Barris, büyüyen televizyon endüstrisi içinde genç, enerjik, daikkatini odaklayabilen ve kariyerinin zirvesinde biridir. Ancak, kendisini yoldan çıkaran ve onu gizli bir o kadar da tehlikeli bir dünyaya sürükleyen kuşku dolu bir diğer yanının farkına varır ki, o bir CIA ajanıdır. Barris, dinamik bir televizyon programının yapımcılığı ile entellektüel kesimin olumsuz tepkisine hedef olurken, bir yandan ilk kez denen ve değişik bir format içinde olan popüler televizyon oyunu 'Newlywed Game'i yaratmakta, diğer yandan düzenli olarak Amerikan Hükümeti adına suikastler gerçekleştirmektedir. bu gizli dünyasını yükselen reytinglerle gizleyen Barris 'The Dating Game' şovuyla kazanan yarışmacı çiftleri, ya 'Muhteşem Helsinki'ye, ya da 'Romantik Berlin'e rüyalarının tatilini gerçekleştirmek üzere göndermektedir. Bilinmeyen gerçek, çiftlerin gönderildikleri yerin Paris olmadığıdır.

Steve Jobs üniversite öğrenimini yarıda bırakıp kendisini evlatlık edinen ailesinin yanına, Kalifornia'ya geri döner. Bu hamle sadece kendisinin değil, teknoloji dünyasının da talihine yön verecek önemli bir adımı doğurur. Jobs, ailenin garajında arkadaşı Steve Wozniak ile birlikte yürüttüğü çalışmalarla o dönemki adı Apple Computer olan teknoloji devini kurduğunda artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Başrolünde Ashton Kutcher’ın yer aldığı film, Apple'ın kurucusu olan ve 2011 yılında kanser nedeniyle hayatını kaybeden teknoloji ve endüstri dahisi Steve Jobs'un gençlik yıllarından başlayan hayat hikayesine odaklanıyor. Filmde Jobs'un özel hayatından kesitler, kendini motive ediş şekli, onu yönlendiren kişiler anlatılırken özellikle Jobs'un gençlik yıllarına odaklanılıyor. Jobs'un ilk başarılarını izleyeceğimiz filmde aynı zamanda düşüşlerini ve tekrar ayağa kalkışlarını izleyerek bu önemli mucidin mücadelesine tanık olacağız.

John Davidson’ın yaşam öyküsünden uyarlanan film, 1980’lerin Britanya’sından günümüze uzanan ilham verici bir dönüşüm hikâyesi. On beşinde Tourette teşhisi alan John; önyargılarla dolu gençlik yıllarını ve yetişkinliğe geçiş sürecini, nezaketin gücüyle aşıyor. Bu, yanlış anlaşılan bir çocuğun, dünyayı değiştiren bir adama dönüşme yolculuğu.

Gizli Sayılar, yıldızları hedefleyerek ülkenin temellerini değiştiren parlak bir kadın grubunun inanılmaz, anlatılmamış, ancak gerçek hikayesini ortaya çıkarıyor. Film, NASA'daki siyah kadın matematikçilerden oluşan seçkin bir takımın, Sovyetler Birliği'ndeki Amerikalı rakiplerine karşı uzay yarışını kazanmasına yardımcı oldukları ve aynı zamanda, eşit haklara ve fırsatlara ilerlemeye yönelik arayışların hayati tarihini anlatıyor.

Babası 5.George'un ölümü ardından ve ağabeyi Edward'ın Amerikalı Wallis Simpson'a olan skandal aşkı yüzünden tahttan feragat etmesi üzerine, Bertie istemeye istemeye Krallık görevini devralmak zorunda kalır... Aile içinde "Bertie" adıyla bilinen Albert, çocukluğundan beri büyük zorluklar yaşadığı, alay konusu olduğu kekemeliği yüzünden Krallık görevinden, yapmak zorunda kalacağı konuşmalardan dehşete düşmektedir. Savaşın eşiğinde olan ve acilen bir lidere ihtiyaçları olduğunu bilen eşi Elizabeth Kraliyet düzeninin zorunlu kurallarına aldırış bile etmeyen Avustralyalı çılgın konuşma terapisti Lionel Logue'u takdim eder. Başta hiç uyuşamayan ikili daha sonra büyük bir aşama kaydedecektir.

New York moda dünyasının göz alıcı karmaşasında, sıfır bedenli muhteşem kadınlar içindeyken saçınızın kötü olduğu bir gün iş hayatınızın sonu olabilir. İşte Runway Dergisi bu inanılmaz cehennemin tam ortasıdır. Miranda Priestly ise moda dünyasının en güçlü kadını Runway'in korku salan kraliçesi kendisine bir asistan alacaktır. Milyonlarca kızın hayatını verebileceği bir iş ise sıradan bir New York'ta yaşayan Andy Sachs için göz kırpmaktadır. Yapacağı iş kesinlikle kendisine saygısı olmayan insanların yapabileceği türden, yaşamı bırakıp çalışmaya dayalı bir tür Miranda köleliğidir.

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

West Coast Üniversitesi’ndeki iki öğrenci Arian ve Ernest idealist profesörleri Dr. Stephen Malley’in tavsiyelerini takip ederek edindikleri ilham ile hayatlarında önemli şeyler yapmaya çabalamaktadırlar. Bunun üzerine iki genç, Afganistan’daki savaşa katılmaya karar verirler. Arian ve Ernest Afganistan’da hayatta kalma savaşı verirlerken, başka hikayeler de işin içine girer.

Richard Jewell, 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Centennial Olympic Parkı’nda yaşananlara odaklanıyor. 1996 yılında düzenlenen Yaz Olimpiyatları sırasında Centennial Olympic Parkı’nda bombalı saldırı düzenlenmiştir. Yaşanan olayların suçlusu ise Richard Jewell görülür. Güvenlik görevlisi olarak çalışan Richard Jewell, saldırı sırasında onlarca insanın hayatını kurtarsa da basında çıkan haberler onun terörist olduğunu söylemektedir. Olayın ardından hayatı tepetaklak olan Jewell’in suçsuz olduğu ise birkaç ay sonra ortaya çıkar. Gerçek suçlunun ortaya çıkması ile aklanan Richard Jewell’in hayatı ise asla eskisi gibi olmaz.

2003 yılında İngiltere ve ABD’deki politikacılar Irak’ı istila etmeye uğraşırken, Hükümet İletişim Merkezi çevirmeni Katharine Gun, BM Güvenlik Konseyi üyelerini savaşa gitmeye zorlamak için, casusluk yapma çağrısı yapan gizli bir e-postayı sızdırır. Devlet Sırları Yasası’nı çiğnemekle suçlanan ve ağır bir hapis cezasıyla yüzleşen Katharine ve avukatları, yaptıklarını savunmak için yola çıkarlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir