
Gérard Lanvin
Commander Christian Chavez
"Düşmanını tanı."
Çok iyi bir nişancı olan Vincent, beklentilerin aksine polis harekat birliğine katılmayı reddeden bir silah eğitmenidir. 22 yaşındaki genç nişancı, teşkilatın yozlaşmış üyelerinden biri olan Milo ile tanışır ve kendisini tehlikeli bir girdabın içinde bulur. Vincent, vaftiz babası Chavez’in de içinde olduğu ve iki tarafın da polis olduğu bu kavgada uğruna savaştığı değerleri sorgulayacaktır. Kapana kısılmış olan Vincent’ın içindeki acımasız tarafı açığa çıkarmaktan başka şansı kalmaz.

Gérard Lanvin
Commander Christian Chavez

JoeyStarr
Milo Cardena

Alice Taglioni
Captain Isabelle Lefranc

Ymanol Perset
Vincent Miles

Simon Abkarian
Commander Luc Denard

Antoine Basler
Lieutenant Joseph Fleischmann

Jo Prestia
Marco

Salem Kali
Mehdi
Michel Ferracci
Michel

Alexandre Brasseur
Commander Martial Ricaud

Philippe Nahon
Police Prefect Pradier

Anton Yakovlev
Ange Carmini

Emir Vakit
Baron
Malek Oudjail
Malek

Redouane Behache
Tarek Derkaoui


Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.

Her gün Amerika'nın arka sokaklarında bir savaş tekrarlanmakta. Uyuşturucu satıcıları, sıradan insanlar ve onları diğerlerinden korumaya yemiş etmiş insanlar arasında geçen bir savaş. 13 yıllık narkotik polisi Alonzo Harris, sokaklarda geçirdiği yıllar boyunca mesleğe ilk girdiği günkü idealistliğini kaybetmiş ve işleri kitaba uygun yapmaya çalışırsa hiç bir şey yapamayacağının ve kısa zamanda öldürüleceğinin bilincine varmıştır. Alonzo ve onun gibi bir çoğu artık gereken işi yapabilmeleri için korudukları kanunu çiğnemektedirler. Artık yaptıkları işin yasal olup olmadığı iyice bulanıklaşmıştır.Bir gün onun yanında göreve verilen çaylak polis Jake Hoyt ise Alonso'dan çok farklıdır. Jake her işi kitabına uygun yapıp toplumu düzene sokmayı inanç edinmiş tam bir idealisttir.

Çin gizli servisinin bir mensubu, özel görevle Paris'e gönderilir. Burada, cinayeti de içeren bir dizi karmaşık olayla karşılaşır. Kahramandan ziyade anti-kahramana yakın bir portre çizen adamımız, bir sır yumağını çözmek yolunda Paris'in altını üstüne getirecektir. Filmde, çocuğunu arayan Nebraskalı bir kadın rolünde karşımıza çıkan Bridget Fonda'dan tutun da, Paris'i bir fon olarak kullanmaktan öte amaç gütmeyen sahnelerine kadar herşey, ayağı yere basan bir senaryonun gerektirdiklerine alabildiğine uzak. Diyebiliriz ki senarist ve yapımcı kimliğiyle filme damgasını vuran Luc Besson, Jet Li'li güzel dövüş koreografileri dışında pek bir şeye aldırmadan, kung-fu motiflerinin olabildiğince çoğunu içeren bir film çekmiş... Çok aksiyon, çok Paris, çok abartı...

New York yakınlarında, New Jersey çevresinde yalnızca polislerin oturduğu gelişmiş ve çok güvenli bir semt vardır. Yıllar önce güvenliklerini sağlamak amacıyla burayı satın almışlar ve yerleşmişlerdir. Ancak arazi mafya tarafından polislere mafyanın işlerine karışmamaları şartı ile verilmiş. Yıllarca bu böyle sürüp gitmiş ta ki yılın polisi seçilen genç memur Babbitt pis bir işe karışıp, yanlışlıkla iki zenci genci öldürene kadar. Bu olay üzerine halkın sinirlerini yatıştırmak için başkomiser bir senaryo hazırlayarak Babbitt'i herkesin gözü önünde öldürtür. Bunun üzerine bölge şerifi bu olaylardan şüphelenir ve araştırmaya başlar. Ve işler bir anda kontrolden çıkar.

Kiralık katil Jef Costello, cinayet işlerken görülür. Ancak gece kulübünün piyanisti Valérie, polise yalan söyler ve Jef’e yardım eder. Jef’in kız arkadaşı Jane de onunla olduğunu söyleyince polis onu serbest bırakır. Jef’in evine gelen karanlık bir tip, ona silah zoruyla bir iş daha verir ve öder.

Hala bellek kaybının etkisinde olan Bourne, şiddet dolu geçmişini geride bırakarak kız arkadaşı Marie ile huzurlu bir hayat yaşamaya başlamıştır. Fakat planları bir gün kendisine yapılan bir suikast girişimden ucu ucuna kurtulması ile paramparça olur. Şimdi bilinmeyen düşmanı tarafıdan izlenen Bourne hem kolay bir hedef olmadığını hem de becerileri, kararlılığı ve çevikliğiyle hafife alınmayacağını kanıtlamak zorundadır.

A police detective's violent nature keeps him from being a good cop.

Claude Chabrol, en iyi filminde, duygusal hasar üzerine gerilim dolu, dokunaklı bir öykü anlatıyor. Hélène, ilişkisinin sona ermesi üzerine küçük bir köye taşınan güzel ve kültürlü bir ilkokul öğretmendir. Popaul ise 15 yıl Fransız ordusunda görev yaptıktan sonra, yeni vefat etmiş olan babasının kasap dükkânının sorumluluğunu üstlenmek için, doğduğu köye dönmüştür. Bir düğün sırasında, Hélène ve Popaul, bir yandan alkolün etkisiyle, öte yandan da yalnız olmaları nedeniyle, hemen birbirlerine ısınırlar. Boş vakitlerinin büyük bölümünü birlikte geçirmeye başlarlar: akşam yemeği yer, sinemaya gider, mantar toplarlar. Bu arada, bölgede iki vahşi cinayet işlenir ve Hélène olay mahallinde Popaul’e verdiği çakmağı bulur.

İşitme engelli küçük bir çocuk olan Wesley, aile çiftliğindeki terk edilmiş bir samanlıkta saklanan yaralı bir kanun kaçağıyla karşılaşır. İkili arasında zamanla sıra dışı bir bağ kurulurken, polisin kaçak adamın peşine düşmesiyle işler tehlikeli bir hal alır.

"CİNAYET; YETKİSİZ ÖLDÜRMEKTİR.HERKES ÖLDÜRÜR." chales bronson ,arthur bishop." MEKANİK " ;uluslarası bir boyuttaki bir yeraltı teşkilatının muhbir ve düşmanlarını yok eden suikastçilere verilen ismidir. Artur Bishop,(charles bronson) eliçabuk ,ustaca ve temiz iş çıkaran bir profesyoneldir.öyle ki örgitle arasındaki 1 numaralı arabulucu olan meneceri Koca Harry (Keenan Wynn)'i de yok etmekten çekinmez.Baba yadigarı olan mesleğini sürdürürken devamlı yalnız olmanın ona getirdiği psikolojik baskıyı da var gücüyle sırtlamaya çalışmaktadır.iç çalkantılarıyla boğuşurken,Harry'nin doyumsuz ve soğukkanlı oğlu Steve (Jean Michael Vincent )ile aralarında ilginç bir ortaklık doğar.seksüel arzularını dahi para karşılığı yaptırmak zorunda kalan Artur'un hayatını renklendirecek olan bir öğrencisi olmuştur.Steve'in babasının katili Artur,himayesine aldığı gelecek vaad eden bu öğrencisine bu işin püf noktalarını öğretmeye başlar.

Frank, taşıyıcılık görevini artık bırakmış olup ona yeni bir iş için teklifte bulunanları da başka birisine yönlendirmiştir. Fakat tavsiyede bulunduğu kişi, görevi başaramayınca iş yine Frank'e kalır. Onu, bu görevi yapması için zorlarlar. Frank, Marsilya'daki Ukrayna Çevre Koruma Ajansı Başkanı Leonid'in kaçırılan kızı Valentina'yı Karadeniz kıyısındaki Odessa'ya götürmekle yükümlüdür. Frank, yolculuk sırasında bir yandan bu işi alması için baskı yapan insanlarla uğraşırken bir yandan da Vasilev tarafından gönderilen ajanlarla başa çıkmak zorundadır.

Sophie, üst düzey bir burjuva hayatı süren Lelievre'lerin malikanesine hizmetçi olarak girer. İçine kapalı ve sessiz bir kadın olan Sophie, işverenlerinin isteklerini layıkıyla yerine getirmekte, aile de bu çekingen kadının çalışkanlığından memnun olmaktadır. Bu arada Sophie, kasaba postanesinde çalışan agresif ve hiperaktif Jeanne ile tanışır ve yakın dost olur. Aileye hizmet ettiği günlerden birinde Sophie'nin okuma yazma bilmediği ortaya çıkar. Lelievre'lerin örtük horgörüleri Sophie'yi çok kızdırır. Bu durumu Jeanne'a açması, Lelievre'ler için sonun başlangıcı olur * Ruth Rendell'in Taştan Hüküm kitabından.

Genç bir anne olan Riley (Jennifer Garner), kocası ve kızının vahşice öldürülmesiyle sonuçlanan bir saldırıda yaralanmış ve komaya girmiştir. Kendisine geldikten sonra adaletin sağlanması için çabalayan Riley, sistemin ailesinin katillerini koruduğunu fark eder. Sistemdeki bu yozlaşma Riley'nin örnek bir vatandaştan bir şehir gerillasına dönüşmesine neden olur. Bunca zaman çektiği acıdan güç alan ve hayal kırıklığını kişisel motivasyon kaynağına çeviren Riley, durdurulamaz bir güç haline gelmek için yıllarını zihnini, bedenini ve ruhunu eğiterek geçirir. Riley şimdi kendi adaletini sağlamak için yeraltı dünyasından, polisten ve FBI'dan bir adım önde olmalıdır.

Eski bir özel kuvvet askeri, kayıp kızını kurtarmak için kuzey Myanmar'a sızar ve dolandırıcılık çeteleri ile organ kaçakçılarına karşı savaşarak suç patronuyla son bir hesaplaşmaya girer.

Polis San Pedro'da patlayan bir tekneyi araştırdığında 27 ceset ve 91 milyon dolarlık uyuşturucu parası bulur. Olaydan kurtulan iki kişi, yanıklarla dolu vücuduyla korkmuş bir Macar terörist ve Verbal Kint adında bir tetikçidir. Polisteki sorgusunda Kint, 6 hafta öncesinden başlayarak olayları anlatır.

Chicago Memorial Hastanesi’nde saygıdeğer bir cerrah olan Doktor Richard Kimble, Chicago şehrinin ABD başkanı George W. Bush kadar zeki! polisleri tarafından karısını öldürmekle suçlanmaktadır. Dr. Kimble bunu reddetmekte, karısını tek kollu bir adamın öldürdüğünü söylemektedir, fakat deliller aleyhinedir.Mahkemeye çıkarılan Dr. Kimble suçlu bulunur ve zehirli iğneyle öldürülmesine karar verir. Dr. Kimble öldürüleceği yere nakli sırasında onunla beraber nakledilen diğer mahkumların kaçış entrikaları sayesinde kurtulur ve kaçar. Kimble’ın hedefi karısını öldürdüğünü söylediği tek kollu adamı bulmaktır. Ancak Kimble’ın işi kolay değildir; çünkü peşinde fazlasıyla inatçı bir dedektif olan Samuel “Sam” Gerard vardır. Kimble hem tek kollu adamı bulup cinayeti onun işlediğini kanıtlamak hem de bu süre zarfında dedektif Gerard’a yakalanmamak zorundadır.

Jason Bourne’in tek isteği ortadan kaybolmaktır. Ancak kaybolmayı başaramadığı gibi kendisini yaratanlar tarafından ele geçirilir. Hafızasını ve sevdiği tek insanı kaybetmiş olan Jason Bourne, iyi eğitimli yeni kuşak katillerin yoğun ateşi altındadır. Artık sadece tek bir hedefi vardır: Başlangıca dönmek ve kendisinin kim olduğunu bulmak.

Frank Martin yaptığı işin en iyisidir. Tehlikeli veya yasadışı maddeleri hiçbir soru sormadan bir noktadan diğerine taşır. Ama en son sevkiyatında, uluslararası esir tüccarlarının kaçırdığı güzel bir kadın, onun taşıma planlarında ölümcül problemler çıkmasına neden olur. Artık Frank değerli kargosunu ve kendi hayatını kurtarmak için durmak bilmeyen, hareket dolu bir savaşa girmelidir.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir