
Abbey Hoes
Sonne

After the sudden death of her older sister, a successful singer-songwriter finds herself facing their family's darkest memories as she fights to win custody over her adolescent niece from the girl's lawful but long-absent father.

Abbey Hoes
Sonne

Georgina Verbaan
Moeder Sonne

Eelco Smits
Kees

Roosmarijn van der Hoek
Lotte

Betty Schuurman
Advocaat Kees

Michael Muller
Hans

Romy Gevers
Marta 22 Jaar
Alexander Elmecky
Rechter
Ghieslaine Guardiola
Zanglerares Verbeet

Eline Havenaar
Journalist Rechtbank 1

Lottie Hellingman
Advocaat Sonne
Elisabeth Hesemans
Vrouw Kees

Jenny Hsia
Baliemedewerkster Hotel

Juna de Leeuw
Hannah
Marlon Matla
Publiek Muziekevenement

Frances Farmer'ın Hollywood'ta şöhrete göz kamaştırıcı yükselişi ve sonrasında kara listeye alınmasıyla trajik bir yöne giren yaşamının gerçek öyküsüdür...


Çocuk sahibi olamayan Joan Crawford, küçük bir kız evlat edinmeye karar verir. Ancak Joan ile evlatlığı Christina arasında travmatik olaylar yaşanacaktır.

Evinden uzaklaşmış, 10 yıl içinde sürekli rehabilitasyona girip çıkan eski model Kym, kız kardeşi Rachel'ın düğünü için eve geri döner. Kız kardeşler arasında anlaşmazlıklar yaşanır. Bu kalabalık, büyük düğünde Kym, tansiyonu yükselten hareketlerde bulunur.

Grace, çocukların kısa dönemli kaldığı bir yetimhanede çalışan, orada evlerinden alınmış kötü durumdaki çocuklar için elinden geleni yapmaya çalışan genç bir danışmandır. Her ne kadar kendi hayatını yaşamaya çalışsa da derinden yaralar almış çocuklarla ilgilenmek bunu kolaylaştırmamaktadır. Şimdi ise uzun süredir birlikte olduğu sevgilisiyle ciddi adımlar atmaya hazırlanırken onu derinden etkileyecek dönüm noktaları onu beklemektedir. Tüm bunlarla baş edebilmek için kariyerini ve daha da önemlisi kendisini tehlikeye atabilecek kararlar alması gerekecektir.

En son Before Midnight filmiyle izleyici karşısına çıkan Richard Linklater'ın senaryosunu yazıp yönettiği film, çıkış noktası olarak yakın zamanda boşanmış bir çiftin, Mason ve Olivia'nın hikayesine odaklanıyor. Sahip oldukları tek çocukları ise artık anne ve babasının bir arada yaşamadığı gerçeğine alışmak ve bu yabancı düzen içerisinde yaşamayı öğrenmek zorunda. Çocuğun 6 yaşında başlayan bu yeni tecrübesini 12 yıl boyunca sürecek olan bir büyüme evresine yayan yönetmen, bu süreç boyunca yaşananları beyaz perdeye aktarıyor.

Film, Downey'in canlandıracağı başarılı bir avukatın, annesinin cenazesi için memleketine dönmesinden sonra yaşananları anlatacak. Babasıyla arası pek de iyi olmayan avukat, Alzheimer hastası babasının, yıllar önce davasına baktığı bir adamın ölümüyle bağlantısı olup olmadığını araştırırken, unuttuğu kökleriyle ve babasıyla da tekrar karşılaşacak.

Amerikalı yazar Jeannette Walls’un 2005 yılında yayımladığı aynı adlı romanından uyarlanan filmde, Jeannette Walls çok başarılı bir gazetecidir, elit ve zengin kesimden bir nişanlısı bile vardır. Ancak bu elit çevreye karşı ailesi hakkında gizli tuttuğu bir geçmişe sahiptir, aslında üç kardeşi ile birlikte yoksulluk içinde, psikolojik şiddetin hat safhada olduğu göçebe bir hayat sürdürmüştür. Babası Rex son derecede karizmatik ve eğlenceli bir adam olsa da aynı zamanda alkoliktir ve alkol alınca ne yapacağı tahmin edilemez, tehlikeli birine dönüşür. Annesi Rose Mary ise özgür ruhlu bir kadındır ve yaptığı resimleri dört çocuğundan daha fazla önemsiyor gibi görünmektedir. Böylesine işlevsiz bir ailede yetişen çocuklar hayatla tek başlarına mücadele etmek zorunda kalacaklardır.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

A father reminisces about his childhood when he and his younger brother moved to a new town with their mother, her new husband and their dog, Shane. When the younger brother is subjected to physical abuse at the hands of their brutal stepfather, Mike decides to convert their toy trolley, the "Radio Flyer", into a plane to fly him to safety.

Film, 1930’larda Güney Amerika’da yaşayan Celie ve diğer Afrikalı-Amerikalı kadınların ırkçılığa karşı verdikleri yaşam mücadelesini konu ediyor. Yıllar boyunca birçok erkekten zulüm gördükten sonra kendisini yeniden keşfetmeye çalışan Celie’nin hayatına odaklanılan film, Alice Walker’ın Pulitzer ödüllü romanından beyaz perdeye uyarlanıyor.

Zakkum zehirli olabilir, bir annenin sevgisi de...Baştan çıkarıcı güzel Ingrid, kendisini terkettiği için sevgilisini öldürür. 15 yaşındaki kızı Astrid, annesinin tutuklanışına şahit olur. Bu olay, ikisinin de hayatlarındaki dönüm noktasıdır.Tek başına kalan Astrid, bir kaç yetim yurdunda kaldıktan sonra hayatta kalmak için kendi ayakları üstünde durması gerektiğini anlar. Genç kız, yurtlarda geçireceği 3 yılda, annesinin hapisteyken bile üzerinde kurduğu güçlü baskıya rağmen, geçmişini unutmak ve özgürlüğünü kazanmak için sevgiyi, öfkeyi ve hayatın değerini anlayacaktır.

Ebeveynlerinin boşanmasıyla birlikte zor zamanlar yaşayan Nicholas, dünyaya karşı ilgisizleşir. Artık eski gibi gülümsemeyen Nicholas, derslerine girmez ve yalan söylemeye başlar. Babasının yanına taşınan Nicholas, yeni ailesiyle yaşamaya başlamasıyla her şeyin yoluna gireceğini düşünür. Ancak taşındığında orada bulunmak istemediğini fark eder ve annesinin yanına geri dönmeye karar verir. Ancak Nicholas’ın annesinin yanına geri taşınma şansı var mıdır?

Erkek arkadaşı tutuklanınca evinden atılan, 11 yaşındaki kızı Tara ile ortada kalan Joleen erkek kardeşi James’in yanına taşınır ve taşındıktan hemen sonra Joleen, kızını bırakıp bir adamla kaçar. Tara’nın bakımını üstlenmeye hazır olmayan James, Tara’yı alıp çocukluğunun geçtiği Utah’a, uzun süredir konuşmadığı babasının yanına dönmek zorunda kalır. James’in çiftiğe dönmesi babası ile arasındaki sorunlarla da yüzleşmesi demektir. James içinde kaldığı bu zor durumda, Tara’nın bugüne kadar hiç sahip olmadığı baba rolünü üstlenmeye başlar.Uyurgezer, X-Men ve X2’de özel efekt süpervizörü olarak çalışmış Bill Maher’in ilk yönetmenlik denemesi.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

Mildred Pierce, dönemin tipik kadın portresinin sıradan bir ürünü gibidir. Ancak kendisini aldatan kocası kısa bir süre sonra kendisini terk eder. Mildred, bir anda kendisini daha yalnız ve daha güçlü bir halde bulur. Artık çevresindeki herkese bağımsızlığını ve kusursuzluğunu ilan edecektir. Önünde ise kızının velayetini almak üzere bir dava vardır.

Film, büyükannesinden kalan mirastan sonra mağazasını kapatıp Dominik Cumhuriyeti’ne taşınmak isteyen ama bu konuda karışık hisler içinde olan şarap dükkânı sahibi Usnavi de la Vega’nın hikâyesini anlatıyor.


Tennessee Williams'ın oyunundan uyarlanan ve gösterime girdiğinde yeri yerinden oynatan film, kaba saba işçi Stanley ile evli kız kardeşini ziyarete gelen Blanche adlı bir kadının, buradaki ilişkilerin yönünü değiştirmesini konu alıyor. Missisipi'de okul yaşındaki bir delikanlıyı baştan çıkarttığı için başı derde girmiş olan yaşça geçkin ama çekici Blanche DuBois, New Orleans'ın Fransız mahallesinde yaşamakta olan hamile kızkardeşi Stella'nın yanına gelir. Tek arzusu kendine yeni bir yaşam kurmak ve herşeyi geride bırakmaktır. Oysa Stella'nın kaba saba bir delikanlı olan kocası Stanley Kowalski, Blanche'ın güneyli nezaketinden hiç hoşlanmamaktadır. Sürekli taciz edilen Blanche'ın Stanley'le yüzleşmesi epey şiddetli olacaktır.

Inspired by a true story, this film tells the shocking tale of a mother and daughter who are nothing like they seem, their tumultuous relationship ending in a brutal murder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir