
David Carradine
Woody Guthrie

A biography of Woody Guthrie, one of America's greatest folk singers. He left his dust-devastated Texas home in the 1930s to find work, discovering the suffering and strength of America's working class.

David Carradine
Woody Guthrie

Ronny Cox
Ozark Bule

Melinda Dillon
Mary / Memphis Sue

Gail Strickland
Pauline

John Lehne
Locke

Ji-Tu Cumbuka
Slim Snedeger

Randy Quaid
Luther Johnson
Elizabeth Macey
Liz
Susan Vaill
Gwen Guthrie
Sarah Vaill
Gwen Guthrie
Alexandra Mock
Sue Guthrie
Kimberly Mock
Sue Guthrie
Miriam Byrd-Nethery
Sick Woman

Jane Lambert
Other Woman

Jan Burrell
Other Woman

Bir gencin hayatı, kendisine nadir görülen bir kemik kanseri teşhisi konulması ile alt üst olur. Yaşadığı şoku atlatmasının ardından genç, hayatta az kalan zamanını değerli bir şekilde geçirmeye karar verir. Bu süreçte genç başkalarına ilham olmanın yolunu bulur * İnsanın burnunun direğini sızlatan tarz bir film. Zaman zaman neşeli, zaman zaman esprili ama genelde hüzünlü. Gerçek hayattan olması filme artı değer katıyor. Hele "Yaşamaya başlamak için ölmek üzere olduğunuzu öğrenmenize gerek yok" cümlesi nasıl da son noktayı koyuyor. Ailece izlenebilecek güzel bir film, En son sahnede gerçek kişilerin gösterildiği bölümleri es geçmemenizi öneririm.

MercyMenin bir çok insana umut veren şarkısının ardındaki ilham verici ve bilinmeyen gerçek hikayesi.

Film Ritchie Valens’in gerçek hikayesi olup Ritchie’yi Paicoma’daki çocukluk yıllarından 17 yaşında bir rock yıldızı olarak uçakta ölümüne dek odak noktasında tutar.

Yer 1960'lı yılların Amerikası, New York. Manhattan'ın hareketli müzik piyasasında tutunmaya çalışan genç Llewyn Davis, hayatını müzikle kazanmak ve sanatını icra edebilmek için her yolu denemektedir. Halkın önünde saygın bir yere sahip olmak isteyen Davis, bir yandan da şehrin acımasız koşulları altında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Fakat başını sokabileceği bir evi olmadan eski kız arkadaşı Jean Berkey'in kanepesiyle, kız kardeşinin kendisinden yakınmaları arasında gidip gelir. Dönemin önemli menajerlerinden Bud Grossman'a müziği, plağının bir kopyasını dinletmek tek hedefidir...

New York, 1960'ların başları. Canlı müzik sahnesinin ve çalkantılı kültürel değişimin ortasında, Minnesota'dan 19 yaşındaki gizemli bir genç, gitarı ve devrimci yeteneğiyle West Village'a gelir. Amerikan müziğinin akışını sonsuza dek değiştirecektir.

I Wanna Dance With Somebody, 2012 yılında yaşamını yitiren ve müzik kariyerine 6 Grammy ödülü, 16 Billboard Müzik ödülü, 22 Amerikan Müzik ödülü ve 2 Emmy ödülü sığdırmayı başaran müzisyen Whitney Houston'ın hayatına odaklanıyor.

Jersey Boys; müzikal bir biyografi, zor zamanlar ve kişisel çarpışmalar, bir jenerasyonun sembolü haline gelen müziklerle anlatılan bir grup arkadaşın hikayesi olan film bu arkadaş gurubunun kalbine ulaşıyor ve oradaki derin ilişkileri anlatıyor. New Jersey'nin sokaklarında öğrenilenlere de odaklanan filmde bir çok zorluk da gözler önüne seriliyor: kumar borcu, mafya tehditleri , aile dramları...

Bruce Springsteen, a young musician on the cusp of global superstardom, struggles to reconcile the pressures of success with the ghosts of his past.

Tüberkiloz hastası bir country müzisyeni olan Red (Clint Eastwood) ünlü olabilmek için yeğeni ile birlikte yollara düşer. Büyük bunalım döneminde geçen filmde yönetmen-oyuncu olarak görev yapan Eastwood, o yıllarda 14 yaşındaki oğlu Kyle Eastwood'a da önemli bir rol vermiş.

Yedi yaşında küçük Bobby'nin kalbi geçirdiği ateşli romatizma sonucu hasar gördü. Öyle ki onbeş yaşını bile görmesi beklenmiyordu. Ailesi bütün enerjisini onun bakımına harcadı. Zayıf kalbi hayatında gözardı edilemeyecek bir gerçekti ama eski bir şarkıcı olan annesi Polly oğlunu hayatın bambaşka bir gerçeği ile daha tanıştırdı: müzik. Müzik zamanla Bobby'nin hayatla yaptığı bir anlaşma oldu, onu yıldızlığa taşıdı. Amerika'nın favori gösterilen genç oyuncusu Sandra Dee (Kate Bosworth) ile hayatını birleştirdi. Zamanla Bobby'nin engellenemez hırsı özel yaşamını zehirlemeye başladı. Bunalımlı geçen uzun bir dönemin ardından Bobby ailesi, arkadaşları, olağanüstü yeteneğinin farkına vararak sonunda kim olduğunu keşfetti ve yaşamın onun için ne kadar değerli olduğunu.

Colin Escott‘un aynı adlı biyografik romanından uyarlanan yapım, Country müziğinin efsanevi isimlerinden Hank Williams‘ın hayatını konu alıyor. Filmde Williams’ın kariyerinin yükselişini ve bu yükselişin özel hayatı ve sağlığına kötü etkilerini izliyoruz…

Michael Jackson'a gerçek hayattaki yeğeni Jaafar Jackson'ın hayat verdiği filmde, onu tüm zamanların en büyük şovmeni haline getiren en ikonik performansları da dahil olmak üzere Michael'ın hayatının tüm yönleri gözler önüne seriliyor.

Bohemian Rhapsody, Queen grubuna, müziklerine, klişelere meydan okuyan ve kuralları yıkarak dünyanın en sevilen sanatçılarından biri haline gelen ikonik solistlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Film, simgeleşmiş şarkıları ve devrimci sesiyle grubun meteorik yükselişine, Mercury'nin yaşam tarzının kontrolden çıkması ile çıkan iç çatışmaya ve yaşamını tehdit eden hastalığına rağmen Mercury'nin rock müzik tarihinin en büyük performanslarından birinde gruba liderlik ettiği Live Aid konserinin arifesinde muzaffer birleşme sürecine yayılıyor. Bu süreçte de, her zaman bir aile gibi olan ve günümüzde dışlanmışlara, hayalperestlere ve müzikseverlere ilham vermeye devam eden bir grubun mirasını süslüyor.

Film, Rock 'N' Roll müziğin kralı” Elvis Presley’nin hayatını konu ediyor. Elvis Presley’in hayatının bilinmeyenlerinin gözler önüne serildiği filmde, müzik kariyeri mercek altına alınıyor. Filmde ayrıca, Elvis Presley’i henüz kimse tanımazken keşfeden ve müzik yolculuğunda yer alan menajeri Colonel Tom Parker ile olan karmaşık ilişkisi de konu ediliyor.

Respect, müzik ikonu Aretha Franklin’in hayatına odaklanıyor. Filmde, Franklin’in babasının klisesinin korusunda şarkı söylediği çocukluklar zamanlarından, ikonik bir süperstar ve bir sivil haklar aktivistine dönüştüğü zamanlara bir yolculuk yapılıyor.

Camden'deki ilk günlerinden dünya çapında şöhrete ulaştığı Back to Black albümüne kadar Amy Winehouse'un yükselişi anlatılıyor. Amy'nin gözünden, kişisel şarkı sözlerinden esinlenerek yapılan film, sanatçının katmanlı hayatını ve efsanevi albümün merkezindeki fırtınalı aşk hikayesini keşfediyor.

Charlie, gösterilerine çıktığı bir vodvil grubu ile çeşitli turnelere katılarak hayatını kazanmaktadır. Annesi Hannah'ın da yer aldığı bu grupla birlikte gittikleri bir Amerika turnesinde Mack Sennett tarafından keşfedilince dünyaca ünlü olmasını sağlayacak sessiz sinema sektörüne ilk adımını atmış olur. Şorlo rolü ile dünya çapında bir ünün sahibi iken özel hayatındaki çalkantılar, her geçen gün daha çok yıpranmasına neden olmaktadır. Bir yandan da Amerika'daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood'daki konumist avı nedeni ile ABD'ye girişinin engellenmesi, hayatındaki zorlukları pekiştirecektir. Chaplin'in Britanya'da fakir bir ailede başlayan çocukluğundan, ölümünden dört sene öncesine kadarki süreci anlatan film, Robert Downey Jr.'ın muhteşem oyunu ile başarılı biyografiler arasına yazılıyor. Chaplin'in annesi Hannah'ı, Chaplin'in öz kızı Geraldine Chaplin'in canlandırdığını da eklemeyi unutmayalım.

Otizmli olması onu yaşamak istediğinden alıkoymadı. Gerçek bir yaşam öyküsü olan Temple Grandin, Temple'ın azmi ve kararlılığı sayesinde başarılı bir bilim kadınına ulaşma öyküsünü anlatıyor.

Of Mice and Men, yazar John Steinbeck'in aynı adlı romanından ve 1937 tarihli aynı adlı oyundan uyarlanan 1939 yapımı bir Amerikan drama filmidir. Filmin başrollerinde Burgess Meredith, Betty Field ve Lon Chaney Jr. yer alırken, Charles Bickford,Roman Bohnen, Bob Steele ve Noah Beery Jr. da rol alıyor. Film, George ve zihinsel engelli ortağı Lennie adındaki iki adamın 1930'lardaki toz kuşağı sırasında hayatta kalmaya çalışmalarını ve sürekli başkaları için çalışmak yerine kendi çiftliklerine sahip olma hayallerinin peşinden gitmelerini anlatıyor.

Stephen Hawking 1960'ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking'i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Doktorlar ancak iki yıl ömrü kaldığını düşünüyorlardı. Stephen Hawking , 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Görelilik kuramından zaman yolculuğuna, süper kütle çekiminden süpersimetriye, kuantum teorisinden M-Kuramı’na ve bütünsel beyin algılanımına kadar evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralayan kitap, Einstein’in “Genel Görelelik Kuramı” ile Richard Feynman'ın çoklu geçmiş düşüncesini birleştirerek evrende olup bitenleri tanımlayabilecek eksiksiz ve tek bir teori geliştirmeye çalışıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir