
Nicolas Duvauchelle
Piotr


Nicolas Duvauchelle
Piotr

Ana Girardot
Marilyn

Béatrice Dalle
Annick, la mère de Marilyn
Marguerite Virgili
Irina, la mère de Piotr

François Rollin
Docteur Bensoussan

Vanessa Guide
Mélissa

Jisca Kalvanda
Caro

Sébastien Houbani
Kevin

Djanis Bouzyani
Thomas

Alex Skarbek
Bodgan

Julien Honoré
Virgile

Baya Kasmi
Sybille

Émilie Caen
Muriel Guibal

Violette Blanckaert
Amandine

Christophe Loizillon
Le juge des tutelles

43 yaşındaki kuaför Suze Trappet, ağır hasta olduğunu öğrendikten sonra henüz 15 yaşındayken bırakmak zorunda kaldığı çocuğunu aramaya karar verir. Çılgın bürokratik yolculuğu sırasında, aşırı coşkuya eğilimi olan kör bir arşivci olan Bay Blin ve tükenmişlik yaşayan elli yaşında bir adam olan JB ile tanışır. Suze’un uzun süredir kayıp olan çocuğunu arayan garip üç kişi, şehirde komik ve hareketli, karmaşık bir yolculuğa çıktı.

An unexpected road trip brings a dysfunctional family together for one last journey with their elder, sparking moments of connection, joy, and reconciliation.

İki eski dost Mathias ve Philippe, Mathias'ın trajik bir şekilde yaşamını yitiren oğlunun bisikletle tamamladığı rotayı izleyerek Atlas Okyanusu'ndan Karadeniz'e uzanan anlamlı bir yolculuğa çıkar. Geçmişle yüzleştikleri bu uzun yolculuk, dostluk, kayıp ve umut üzerine dokunaklı bir hikâyeye dönüşür.

Birbirlerine sıkı sıkı bağlı olan Scott ve Kristin evlenmeye karar verirler. Düğün için bütün işlemler halledilir. Düğün yapılmış ve her şey yolundadır, ancak Scott ve Kristin’in arkadaşları yani düğün sağdıçları otel odasında ölü bulunana kadar herşey yolundaymış gibidir. Her sadıçın bir gerçeği vardır ve ortaya çıkmaya başladıkça Scott ve Kristin’in hayatlarını değiştirecektir.

Quebecli bir aile, başarı ve sosyal medya imajı takıntılı bir toplumda çocuk büyütmenin getirdiği zorluklar, baskılar ve yüksek beklentilerle uğraşır.

Marie-Line is juggling between odd jobs to support her agoraphobic father. Despite the precariousness of their lifestyle, she remains a lively and cheerful young woman. Yet, after a series of unfortunate events, she is fired from her job and sentenced by a judge to a small penalty. A few days later, this very judge will be in a position to help her get back on track – a chance for Marie-Line but also the beginning of an unlikely friendship.

Köşe yazarı Darla, son yazısından dolayı büyük tepki çeker ve kovulur. Bailey ise kanser olduğunu öğrenir. Yolları kesişen Darla ve Bailey yakınlaşmaya başlarlar.'Pitch Perfect' serisi ve 'Dial a Prayer' filmlerinde de izlediğimiz Brittany Snow'a, Sam Richardson ve Anna Akana'nın eşlik ettikleri yapımın kamera arkasında Nico Raineau yer alıyor.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

A man takes his wife and their teenage children on a road trip down memory lane while facing divorce.

A teenager living with her sister and parents in Manhattan during the 1990s discovers that her father is having an affair.

Genç bir kadın olan Selma, 10 yıl Paris’te yaşadıktan sonra memleketi Tunus’a geri döner. Kuzeni onun Paris’i bırakıp neden geri döndüğüne bir türlü anlam veremez. Selma burada bir psikoterapi kliniği açar. İnsanlar başlarda psikiyatri kliniğine gitmeye şüpheci yaklaşır. Ancak çok geçmeden devrimden sonra insanların konuşma ihtiyacının artması onların kliniğe gitmelerine neden olur.

Ağır bir kazanın ardından Lucie dans aracılığıyla kendini tekrar bulmaya çalışır ve öz güven eksikliğiyle boğuşan break dansçı Vincent ile tanışır.

This is the story of a dysfunctional New York family, and their attempts to reconcile

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Bu, kanserin şahsen ziyaret ettiği bir adamın hikâyesi. “Merhaba” der kanser, “Ben senin kanserinim, birbirimizi tanımamızın iyi olacağını düşündüm...” Kötü bir şaka gibi gözükse de şaka değil. Kanser adamın evine taşınır. “Öldür onu!” Adamın aklına gelen ilk tepki budur; “Ne kadar arkadaş canlısı olsa da şu aptal kanseri öldür. Damdan aşağı at!” Ama kanser ölümsüzdür. Her seferinde kalkar ve adama yapışır. Bir başka tabuyla olağandışı bir biçimde uğraşan karadan da kara bir komedi...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir