
Calum Worthy
Adam


Calum Worthy
Adam

Jackie Long
Behn Grymm

Rory Uphold
Maya

Jonnie Park
Prospek

Walter Perez
Che Corleone

Shoniqua Shandai
Devine Write

Debra Wilson
Dean Hampton
Dizaster
Megaton

Anthony Michael Hall
Professor Merkin

Simon Rex
Donnie Narco

Ryan Ochoa
Library Student #2
Amanda Valenti
Lady Deathstryke

Faithe Herman
Grace

Corey Charron
Billy Pistolz
Travis Fleetwood
Shot Buyer

Liseye yeni başlayan Jason (Bobb'e J. Thompson) hayallerinin kızını bulmuştur. Ama onun kalbini kazanmak için, okulun en ateşli dans topluluğuna girebilmek için gerekenlere sahip olduğunu kanıtlamak zorundadır. Nick Cannon yönetmenliğindeki komedide başrollerde Mike Epps, George Lopez, Luenell, Wilmer Valderrama ve Katt Williams yer alıyor.

Sadece iki çocuğun metal müzikle ilgilendiği bir okulda, bu iki çocuk tabii ki bir metal grubu kurar. Bir basçı ararlar ancak sadece çello çalan bir kız bulabilirler. Bakalım bu ekip birlikte çalışarak Grupların Savaşı'nı kazanabilecek mi?

Büyük 4-0'a yaklaşırken bir atılım için çaresiz kalan New York City oyun yazarı Radha, kendisini bir rapçi olarak yeniden keşfederek ilham alır.

Başrollerinde Ethan Hawke, Emile Hirsch, Hailee Steinfeld, Asa Butterfield'ın yer aldığı Ten Thousand Saints prömiyerini bu yıl Sundance Film Festivali'nde gerçekleştirdi. Film, New York'ta 1988'de yaşanan Tomkins Square Park isyanını konu alıyor.

Shaun Brumder (Colin Hanks) zeki, yetenekli fakat dağınık ve miskin bir Güney Kaliforniya sörfçüsü olmaktan memnundur, ta ki bir gün ünlü yazar Martin Skinner'ın bir romanıyla karşılaşana kadar. Romandan ilham alarak birden hayatının en büyük tutkusunu keşfeder: sıkıcı Orange County'den ayrılıp Stanford Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık okuyacaktır. Ama idari bir hata sonucunda kaydı kabul edilmeyince, Shaun doğduğu yerlerin kabusundan kaçma hayalini gerçekleştirebilmek için sadece kız arkadaşı Ashley'den (Schuyler Fisk) değil, iflah olmaz anne babası (Catherine O'Hara ve John Lithgow) ve otbaz kardeşi Lance'den (Jack Black) de yardım istemek zorunda kalır ve kendini bir dizi komik durumun içinde bulur.

In the early 1960s, a quintet of hopeful, young African-American men form an amateur vocal group called The Five Heartbeats. After an initially rocky start, the group improves, turns pro, and rises to become a top flight music sensation. Along the way, however, the guys learn many hard lessons about the reality of the music industry.

Detroit sakinleri için, şehrin sınırını simgeleyen 8 mil, aynı zamanda hayatları için de bir limittir. Bu ayrıca Jimmy Smith Jr. (Eminem) için psikolojik bir engeli simgelemektedir... Nerede olmak ve kim olmak istediğiyle ilgili bir engeli. Umutsuzca müzik dünyasına girmek isteyen Jimmy, amacına ulaşmak için öfkesini, korkularını ve düş kırıklıklarını dışa vurmayı ve kendi avantajına çevirmeyi öğrenecektir.

Sokak dansçısı Skyler, eğitimli dansçı kız kardeşi Tosha'nın gölgesinden çıkar ve Honey dans stüdyosuyla bir dans yarışmasına katılır; ödül üniversite bursudur.

Şikago'nun Güney Yakası'nda hip hop dehası August Monroe, beklenmedik bir akıl hocasının yardımıyla anksiyeteyle mücadele eder ve yeni yaratıcı sınırlar keşfeder.

“Şişman beyaz kızlar rap yapamaz” denilerek hem cinsiyetçilikten hem ayrımcılıktan mustarip kalan Patricia "Dumbo" Dombrowski, hip hop yıldızı “Patti Cake$”e mi dönüşecek yoksa Jersey’deki karanlık mahallesinde bir anlığına parlayıp sönecek mi? Sundance Film Festivali’nde çokça konuşulduktan sonra Cannes’te özellikle Avustralyalı başrol oyuncusu Danielle Macdonald’ın performansıyla büyük övgü toplayan Patti Cake$, 23 yaşında, bir yandan önyargıları ve küçük şehir yazgısını kırmaya çalışırken bir yandan da annesinin aşk acıları ve heyheyleriyle mücadele eden, yetenekli, azimli ve kilolu bir kadının ilham verici hikâyesini anlatıyor. Filmin müziklerini de besteleyen yönetmen Geremy Jasper, sıkışmış, kendini ifade etmekte zorlanan dışlanmış Patti’nin hikâyesinin kendi 23 yaşındaki halinden esinlendiğini söylüyor.

Her şey para için ve saygı. Ama kendi figürleriniz varsa her şey mümkün. Elgin (IMX'den Marques Houston) ve David (B2K'dan Omarion) yöredeki en iyi sokak dansı gruplarının liderleri ve yakın arkadaşdırlar. Başka bir hit grup meydan okuyunca, Elgin ve David, şöhretlerini kaybetmemek için en uçucu figürleri denerler.

Onların müzikteki ideali seyircilere "Dirty Dancing" filmini hatırlatacak: Mambo, rumba ve cha-cha adına, Castillo Kardeşler (Armando Assante ve Antonio Banderas) Amerika'yı fethetmeye geliyorlar. Pulitzer ödüllu romandan sinamaya aktarılan bu filmi, Arne Glimcher (Just Cause) yönetiyor. "Mambo Krallar"ı, bu ikilinin şöhrete giden yolu bulma hikayesini anlatıyor. Filmde Assante ve Banderas, büyük çıkış yapan karizmatik müzisyen kardeşleri canlandırıyor. Castillo Kardeşler ün ve başarıyı, "I Love Lucy" TV dizisinde konuk sanatçı olarak yer aldıkları bölümle yakalarlar. En iyi Latin aktörler izleyicileri nefessiz bırakacak şarkılar eşliğinde (aralarında En İyi Şarkı Oskar adayı olan "Beautiful Maria of My Soul"da var) filmi muhteşem bir müzikal haline getiriyorlar.

Alex, üniversite birinci sınıfta okuyan bir öğrencidir. Kendisini yalnız ve mutsuz hisseden Alex, 1500 mil uzakta bulunan evine geri dönmemek için bir neden bulmaya çalışır. Shithouse'da bir partiye giden Alex burada Maggie adında bir kızla tanışır. Çok farklı ailelerden gelen iki genç arasında farklı bir bağ oluşur.

En yakın arkadaşının annesiyle ilişkiye giren genç, gittikçe dibe doğru batmaktadır..

Agnes kendini çıkmazda hissediyor. New York'a taşınan ve şimdi bebek bekleyen en yakın arkadaşı Lydie'nin aksine, Agnes hâlâ bir zamanlar lisansüstü öğrencisiyken birlikte yaşadıkları New England'daki evde yaşıyor ve mezun olduğu üniversitede profesör olarak çalışıyor. Agnes'in başına birkaç yıl önce "kötü bir şey" geldi ve o zamandan beri, tüm çabalarına rağmen hayatı bir türlü yoluna girmedi.

Memphis'li karanlık işlere bulaşmış olan Djay (Terrence Howard), orta yaş krizi yaşamaktadır ve bu dönemde kendine yeni bir uğraş arar. Djay, çevresindeki insanların da yardımıyla bir hip-hop şarkıcısı olmaya çalışacaktır. Bu iş belki de onun için son bir şanstır, zira 40 yaşına gelmiştir ve yapabileceği başka bir iş de yoktur.

Marcus şehrin karanlığına kendisini kaptırmış ve yolunu şaşırmış bir adamdır. Hayatını düşkünlere uyuşturucu satarak ve suç işleyerek kazanmakta ve suç sayesinde yaşamaktadır. Bir gün artık bu hayatın sonunun gelmesi gerektiğini fark eder. Onu bu bataklıktan çıkaracak olan yegane uğraşı ise rap müziktir. Marcus, rap müziğe sarılarak kurtulmaya çalışacaktır.

Belgesel tadındaki bu film, 13 Eylül 1996 tarihinde Las Vegas, Nevada’da 4 el ateşle vurulan ve hastaneye kaldırıldıktan 6 gün sonra 25 yaşında vefat eden rap müziğin efsanevi sanatçısı ve aynı zamanda da oyuncu, şair ve aktivist olan Tupac Shakur‘un hayatını bilinmeyen yönleriyle anlatıyor.

Üç üniversite öğrencisi, efsanevi bir partinin hazırlığı içindedir. Ancak partide başlarına gelen beklenmedik bir durum hayatlarının değişmesine neden olur. Ne yapacaklarını bilmeyen üç arkadaş, bir karar vermeden önce polisi aramanın artılarını ve eksilerini hesaplamaya başlar.

Hayatınız sıkıcı, çekilmez bir seyir izlemeye başladığında, eski günlere dönmek istediğiniz oldu mu hiç? Peki okul günlerine geri dönmek ister misiniz? Merak etmeyin sıkıcı dersler ve hocalar yok. Derslerin olmadığı bir okul dönemi düşleyin... Geyik Muhabbeti (Road Trip) yönetmeni, yeni filminde geyikçilerin on yıl sonraki durumlarına odaklanıyor. Şatafatlı bir okul dönemi geçiren, yaşı otuzlarında üç kafadar, eski günlerdeki tat ve dokuyu yeniden yakalamak isterler. Derslerden bağımsız, yani çekirdeksiz bir okul dönemi yaratıp kendilerini oraya kilitlemek en büyük hayalleridir. Eğlence için zil çalıyor...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir