
Jim Tavaré
Janitor Fred

Three years after a tragic accident leaves a student dead at the annual Homecoming dance, a group of senior friends anxious about the return of Homecoming Night to their sleepy Southern town find themselves visited by a deadly presence from their past in the dark and desolate halls of their very own high school.

Jim Tavaré
Janitor Fred

Rae Latt
Mrs. Pattinson

Lexi Giovagnoli
Loren Gregory

Alex Dobrenko
Steve Stein

Randi Lamey
Jaclyn Baker
Branden Lee Roth
Wade Scott
Taryn Cervarich
Cassie Herron
Elizabeth Bigger
Nora Stanley
Shaleen Cholera
Robby
Grainne McDermott
Annie Morgan
Jesse Ferraro
Billy Corbin
Steve Earnest
Principal Patterson

Victoria Park
Cheryl
Hilary Wagner
Darcy

Penny Pax
Locker Room Hottie

Korku saçan iki karakterin bir araya geldiği filmde, Freddy yine gençlerin rüyalarını kabus haline getirmeye devam ederken gerçek dünyada da pek rahat edememektedirler çünkü gerçek dünyanın korkulu rüyası Jason da ortalarda gezmektedir.Gençlerin ne rüyada ne de gerçek dünyada rahat edemedikleri filmde Jason'u rüya alemine götüremediklerinden Freddy'i gerçek dünyaya getirmeye karar verirler. Freddy nin rüya aleminden çıkarılması ile Jason'un artık dişine göre bir rakibi vardır.




On their way to Mexico, six students are stranded in a small town where years before a tragedy took place.

Bir grup Satanist ayin tertiplemek amacıyla Richeleau Dükünün yeğenini kaçırırlar lakin bilmedikleri hakikat Dük'ün çok güçlü bir büyücü olduğudur.

Passengers on a murder mystery train that crashes into a river must decide whether to risk waiting for help in the wreckage or take their chances in the murky depths below.

Kont Alucard, Dark Oaks adlı bir plantasyonu işleten zengin Caldwell klanından Katherine Caldwell ile tanıştıktan sonra Budapeşte'den Güney'in bataklıklarına doğru yolunu bulur. Katherine, gizli konulara takıntılıdır. Bu doğaüstü dünyada ona, adını tersten yazma zahmetine girmeyen Kont Alucard'dan daha iyi kim rehberlik edebilir? Tabii ki, eski bir aile dostu olan kurnaz Dr. Brewster dışında. Gizli ilimler uzmanı Profesör Lazlo'ya, bu "Alucard" ve etkilediği kadınla savaşmada katılacaktır. Yoksa Katherine onu etkilemiş midir? Bu arada, Katherine'in nişanlısı Frank Stanley, Katherine'i yanlışlıkla vurarak öldürdüğünde cesaretinin ve akıl sağlığının ciddi şekilde sınandığını görecektir, ancak onun yaşamaya devam ettiğini görecektir.

Korku filmi klasiği olan bu film serisinde, yaralı yüzlü bir sübyancıyı bir çete linç eder. Öldürülen sübyancı, yıllar sonra katillerinin çocuklarının rüyalarına girmeye ve rüyalarında onu gören çocukları teker teker öldürmeye başlar.

Dedelerinin mezarını ziyaret etmek üzere Teksas kırsalına yolculuk eden beş arkadaş, yol üstünde terk edilmiş gibi görünen bir evle karşılaşır. Ancak grubun keşfettiği bu yer, ellerinde motorlu testereyle bekleyen yamyam bir ailenin kanlı tuzağına dönüşecektir.

Sienna ve erkek kardeşi Jonathan, Art the Clown'ın Halloween katliamından sağ kurtulduktan sonra hayatlarını yeniden inşa etmeye ve geçmişin dehşetini geride bırakmak için uğraşırlar. Ancak, sonunda güvende olduklarını düşündükleri bir anda Art geri döner ve Noel'i tam bir kabusa çevirmeye kararlıdır.

Hollywood hayalleri olan bir grup gençten oluşan bir film ekibi, yetişkin filmi çekmek için Teksas'ın derinliklerindeki uzak bir çiftlik evine gider. Ekip, yaşlı bir çiftin evinde çekime başlar. Ancak çok geçmeden kendilerini hayatları için verdikleri umutsuz bir mücadelenin içinde bulurlar.

Camp Crystal Lake on yıllar önce esrarengiz cinayetlerin yaşandığı, terkedilmiş bir gençlik kampıdır. Bir girişimci kampı tekrar hizmete açmaya karar vererek yakışıklı delikanlılar ve güzel genç kızlardan oluşan bir kadroyu işe alır. Bir yağmur fırtınası kampı dünyanın geri kalanından soyutladığında korkunç ölümler başlar. Gençler sırayla, korkunç derecede yaratıcı şekilde cinayete kurban gitmektedir.

Cadılar Bayramı gecesi, iki genç kadın Tara ve Dawn, şehirde eğlenirken terk edilmiş bir binada ürkütücü bir palyaço olan Art the Clown ile karşılaşır. İlk başta zararsız görünen Art, kısa sürede acımasız bir katil olduğunu gösterir. Tara ve Dawn, Art'ın korkunç oyunlarına kurban olmamak için kaçmaya çalışırken, kendilerini kanlı bir ölüm kalım mücadelesinin içinde bulurlar.

Üniversite mezunu iki gencin sırt çantalarıyla yaptıkları Avrupa gezisini konu alıyor. Paxton ve Josh, sonunda sırt çantalı Amerikalıların nirvanası olarak bilinen öğrenci pansiyonuna gelirler. Bu özel yer bir Slovak kasabasının dışındadır ve güzel oldukları kadar da çaresiz Doğu Avrupalı kadınlarla doludur. İkili çok geçmeden egzotik güzeller Natalya ve Svetlana'yla yakınlaşırlar.

Sakin Woodsboro kasabasını şoke eden acımasız cinayetler zincirinden 25 yıl sonra yeni bir katil, Hayalet maskesini takar ve kasabanın ölümcül geçmişine ait sırlarını yeniden canlandırmak için bir grup genci hedef almaya başlar.

Mario Bava’nın A Bay of Blood filmi, slasher türünün öncüsü kabul edilen bir İtalyan korku klasiğidir. 1971 yapımı bu film, 13 karakterin vahşi şekillerde öldürülmesini konu alarak, Halloween (1978) ve Friday the 13th (1980) gibi filmlere ilham vermiştir. Basit bir konuya sahip olan film, bir koyu satın almak isteyenler ile orada yaşayanlar arasındaki cinayetler zincirini işler. Bava’nın sanat geçmişi, filmin görsel estetiğine yansırken, su altındaki cesede yapışan ahtapot gibi unutulmaz sahneler sunar. Film, dönemine göre oldukça kanlı ve yaratıcı ölüm sahneleriyle dikkat çeker. Bugün biraz eskimiş görünse de enerjisi ve korku sinemasına katkıları açısından hala büyük bir önem taşımaktadır.

Vietnam Savaşı'na sevk edilmeden önce son bir yolculuğa çıkan dört arkadaş, geçirdikleri araba kazasının ardından olay yerine gelen kasaba şerifi tarafından alıkonur. Hewitt ailesinin ıssız çiftliğine sürüklenen grup, kendilerini dehşet dolu bir tuzağın ortasında bulurken Leatherface'in doğuşuna tanıklık eder.


İki köylüyü öldürdükten sonra ormanda dolaşan canavar, yakalanıp hapse atılır. Zincirlerini kırarak kaçar ve kör bir keşişle (O.P. Heggie) karşılaşır. Keşiş, keman çalarak canavarı sakinleştirir ve konuşmayı öğretir. Ancak iki avcının keşişin kulübesine gelmesiyle canavar mezarlığa kaçar. Burada, eksantrik bilim insanı Dr. Pretorius (Ernest Thesiger) ile karşılaşır. Pretorius, canavara bir eş yaratmak için Dr. Henry Frankenstein'ı (Colin Clive) ikna etmeye çalışır. Frankenstein başta reddetse de, canavarın eşi Elizabeth'i (Valerie Hobson) kaçırmasıyla fikrini değiştirir. Yaratılan eş (Elsa Lanchester), kabarık saçlı grotesk bir güzelliktir, ancak canavarı görünce çığlık atarak reddeder. Canavar, laboratuvarı yok ederek kendini, eşini ve Pretorius'u öldürürken, Frankenstein'ların kaçmasına izin verir. Elsa Lanchester, hem canavarın eşini hem de romanın yazarı Mary Shelley'yi canlandırıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir