
Krzysztof Stroiński
policeman Maniek

Altı hikâyeden oluşan filmde hayatın farklı kesimlerinden gelen Polonyalılar, sıradan gibi görünen ama çıldırma noktasına gelmelerine sebep olan olaylarla karşılaşıyor.

Krzysztof Stroiński
policeman Maniek

Remigiusz Jankowski
driver

Tomasz Włosok
Janek

Julia Adamczyk
Policewoman
Pawel Adamczyk
Beata's brother (voice)

Violetta Arlak
Inspector of the fiscal office
Kamil Balicki
Patriot

Bartłomiej Nowosielski
Policeman / Janusz

Grażyna Barszczewska
Mother

Daria Polasik
Beata (segment 'Mieszkanie')
Pamela Płachtij
accountant Judyta

Kazimierz Mazur
Piotr Jabłoński
Michał Kujawa
prosecutor

Joanna Niemirska
Curator of an art gallery (segment 'Galeria')
Monika Janik-Hussakowska
Ada (segment 'Sylwester')

Her geçen gün gittikçe nezih bir yer haline gelen Oakland’ta geçen film, ırk ve sınıflarla ilgili güncel bir hikaye anlatıyor. Colin yeni bir hayata başlamak için şartlı tahliyesinin son 3 gününü sakin geçirmesi gereken bir adamdır. Bir mesleği, sorumlulukları ve planları vardır. Ama hızlı konuşan çocukluk arkadaşı Miles'ın da problem mıknatısı olmak gibi bir özelliği vardır. Collin’in şartlı tahliye geri sayımı, şok edici bir suça tanıklık etmesi ile sekteye uğrar. Bu olayın ışığında ikili, hızla nezihleşip burjuvalaşan kasabalarında yabancı hissetmeye başlarken, dostlukları da rahat varoluşundan çıkarak sarsıcı bir çarpışma rotasına sürüklenir.

Mickey Prohaska küçük bir kasabada sigortacılık yapmakta, bir yandan kendi işini kurmaya çalışırken diğer yandan da kendisinden ayrılmaya çalışan eşiyle arasını düzeltmeye çalışmaktadır. Mickey'e göre her şey insanları hikayesine inandırmaktan ibarettir. Yalnız yaşayan yaşlı bir çiftçiye sigorta satmaya çalışan Mickey, adamın çok daha büyük bir hazinesi olduğunu keşfeder. Bir şekilde çiftçiyi aradan çıkartıp, nadide bulunan kemana ulaşamaya çalışırken, dengesiz, sinir bozucu bir tamirci olan Randy'nin işine burnunu sokması hiç planlamadığı olaylara yol açacaktır. Mickey şimdi Randy'nin işlediği cinayete mecburen suç ortağı olmuştur, dahası onun şantajlarına boyun eğmek zorunda kalmıştır. Daha çok yapımcı kimliği ile tanınan Jill Sprecher'ın yönetmen koltuğuna oturduğu filmin senaryosu ise gene Jill ve Karen Sprecher kardeşlere ait.

Oscar ve John aynı markette çalışan ve aynı evi paylaşan iki arkadaştır. Tüm zamanları bir arada geçmesine rağmen hayatları birbirinden oIdukça farklı devam etmektedir. John'un güzel bir sevgilisi, dolayısıyla da düzenli bir ilişkisi varken Oscar yıllardır kendine uygun bir kadın aramaktadır. Hatta uygun olması bile gerekmez, herhangi bir kadın zaten uygun olacaktır. Oscar'ın az da olsa kıskandığı bu harika hayatı John durup dururken altüst eder. Sevgilisinin kendisine ne kadar bağlı olduğunu sınamak isteyen genç adam, kıza ayrılmayı teklif eder. Ancak John'un yaptığı plan geri teper. Hayalleri yıkılan genç kız çok kısa bir zamanda kendisinden yaşça oldukça büyük olan evli bir sevgili edinir. Bu ayrılık ve yeni başlayan ilişki sadece onların değil, çevrede yaşayan tanıdık tanımadık tüm insanların hayatlarını da altüst edecektir. Buna şehrin en azılı hırsızından tutun da, basit bir otobüs şoförüne kadar herkes dahildir.

Kocasını yatakta başka bir kadınla yakalayan genç kadın hayatının şokunu yaşar. Üstelik tek sorun da bu değildir. Kocası yakalanınca kalp krizi geçirerek hayatını kaybeder. Cesetten kurtulması gerektiğini düşünen kadın cesedi gömer ve eşinin kayıp olduğunu söyler. Eşinin kayıp olarak bilinmesi ona beklenmedik bir şöhret sağlar. Ancak polisler ve suçlularla baş etmeye çalıştıkça boyundan büyük işlere kalkıştığını anlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de yerel bir kanalda haber sunucusu olan ve önemli bir hikaye bulmaya çalışan kız kardeşinden her şeyi saklamaya çalışır.

Kolpa bir adam yanlışlıkla ev sahibini öldürünce, cesedi saklamak için elinden gelen her şeyi yapmak zorundadır. Ancak daha sonra şehvetin dikkatini dağıtması, çok sevdiği kardeşinin ölümü ve bir grup uyumsuz karakter onu kendisini bir servetin beklediği bir yolculuğa sürükler...

Kahramanımız, ezeli düşmanı Captain Industry'ı bulmaya çalışmaktadır, attığı oyuncak bilyeler ile düşmanını şaşırtmakta, sapanı ile kötülere kök söktürmektedir. Defendor ; kendini kahraman zanneden Arthur' un hikayesidir.

Film Sovyetler Birliği zamanındaki Güneybatı Rusya'da geçiyor. Güvenlik sebebiyle zulme uğramış tüm topluluklardan oluşan suçluların olduğu bölge çeşitli etnik gruplardan varoş suçluların kontrolü altına giriyor. İçlerindeki en fakir ama en korkunç grup olan Sibiryalıların yaşamı, intikam ve diğer duyguları gerçeğe yakın bir şekilde işleniyor.

When an upwardly mobile couple find themselves unemployed and in debt, they turn to armed robbery in desperation.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

A 16-year-old girl takes her parents hostage after they miss her big jump-roping competition.

Eddie Dodd is a burnt out former civil rights lawyer who now specializes in defending drug dealers. Roger Baron, newly graduated from law school, has followed Eddie's great cases and now wants to learn at his feet. With Roger's idealistic prodding, Eddie reluctantly takes on a case of a young Korean man who, according to his mother, has been in jail for eight years for a murder he didn't commit.

Alex orta yaş krizine giriyor ve onun için çok zor bir dönem haline gelir. Evlilik mücadelesi veriyor, oğluyla ilgili endişeleniyor ve ailesi için insanları öldürme işi hayatının en stresli kısmı haline geldi. Bir terapistin yardımını ister ve bekleme odasındaki bir kadının bağlandığını farkeder..

Tam Y Kuşağına Göre Bir Film Alex Hakkında, Alex intihara teşebbüs edince hafta sonu bir araya gelmeye karar veren liseden 7 arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Alexe göz kulak olurken, arkadaş grubu içindeki eski aşklar ve dargınlıklar canlanacak, kötü verilmiş kararlar ortaya dökülecek, dostluklar ve ilişkiler kopma noktasına gelecek ve bütün bu yaşananlar, lise yıllarındaki naif dostluklarının nasıl böyle karmaşık ve kirli hale geldiğini sorgulamalarına neden olacaktır.


Doktorlarını kaybeden dört akıl hastasının başından geçen çılgın olayları işleyen dayanılmaz bir komedi macera... Islah olmaz yalancı ve saldırgan teşhirci Billy (Michael Keaton) ve psikolojik tedavi grubundaki arkadaşları New York'ta kayboldular. Temizlik budalası Henry (Christopher Lloyd), Kendisini İsa sanan Jack (Peter Boyle) ve içe kapanık şizofren Albert (Stephen Furst) hep birlikte "delice" bir maceraya atıldı. Kayıp doktorlarını iki namussuz dedektifin elinden kurtarmak için, müthiş dörtlü sokaklara döküldü!

Gerçek olaylara dayanan, gözden düşmüş bir polis dedektifi, şiddet içeren bir suç örgütünü ifşa etmek için gizli göreve giderek kefaretini arıyor. Ancak mafyanın derinliklerine battıkça, affedilmenin bedeli karşılayabileceğinden daha yüksek olabilir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir