
ईशान खट्टर
Amir

İran sinemasının uluslararası alanda en tanınmış yönetmenlerinden Majid Majidi’nin son filmi “Beyond The Clouds”, festivalin güçlü yarışma filmlerinden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Sevgiyi ve aileyi kutsayan film, Hindistan’ın farklı yönlerine de ışık tutuyor. Film; polisin uyuşturucu baskınından kaçarken yolları kesişen iki kardeşin hikayesini anlatıyor. Bu olay tüm yaşamlarını çaresizliğin kara bulutları altında geçirmiş olan kardeşler için bir dönüm noktası oluyor.

Anne Shirley, an orphan, is fostered by farmer Matthew Cuthbert and his sister Marilla, who were expecting a boy to be sent them to help with their farm work. They accept Anne, who quickly endears herself to them and to the local villagers.


Kaykaycı Kız öz güven, cesaret ve kendi yolunu çizmenin yarattığı büyük etkiyi konu alan bir yetişkinliğe geçiş hikâyesi. Hindistan'ın Racastan bölgesindeki ücra bir köyde geçen film, burada geleneklere ve ailesine karşı sorumluluklarına bağlı bir hayat yaşayan genç Prerna'nın (ilk oyunculuk deneyimiyle Rachel Saanchita Gupta) öyküsünü aktarıyor. Bir gün, Londra'da büyüyen ve bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Jessica (Amy Maghera), vefat eden babasının çocukluğunu araştırmak için köyü ziyaret eder. Jessica ve köye kaykayıyla gelen eski arkadaşı (Jonathan Readwin) sayesinde Prerna ve köydeki diğer çocuklar, heyecan verici yeni bir macerayla tanışır.

Katy McLaughlin desires to work on her family's mountainside horse ranch, although her father insists she finish boarding school. Katy finds a mustang in the hills near her ranch. The headstrong 16 year old then sets her mind to tame a mustang and prove to her father she can run the ranch. But when tragedy happens, it will take all the love and strength the family can muster to restore hope.

Dakota Fanning ve Queen Latifah, aile, özgürlük ve sevginin üstün gücüne dair etkileyici bir hikaye. Öfkeli ve zalim babasından kaçmak ve annesi hakkındaki gerçekleri öğrenmek isteyen 14 yaşındaki Lily Owens (Fanning), bakıcısı ve arkadaşı Rosaleen (Jennifer Hudson) ile arıcılıkla uğraşan Boatwright kardeşlerin (Latifah, Alicia Keys ve Sophie Okonedo) Güney Carolina'daki kasabalarına gider. Beklenmedik bir sevgi ve merhametle sarmalanan Lily, bu eşsiz kadınların arasında, insanın yuvasını bulmak için bazen uzaklaşması gerektiğini farkeder.

1890 yılında geçen "Anne" öğretmen olan ebeveynlerini küçük yaşta kaybettikten sonra yetim kalan kızıl saçlı bir kızın hikayesidir. Bir süre amcası ve yengesi ile birlikte yaşadıktan sonra amcasının ölümü ve yengesinin şehre taşınmasının ardından ortada kalmıştır. Sığınmacı olarak bazı ailelerin yanına verilmiş ve sonunda yetimhaneye yerleşmiştir. Yetimhanede yaşadığı talihsiz bir olay sonucu Marilla Cuthbert ve erkek kardeşi Matthew'e evlatlık olarak verilmiştir. Yerleştiği bu küçük kasabada parlak zekası ve sonsuz hayal gücü ile herkesin hayatında olumlu değişiklikler yapacaktır. Tüm bu acılarla dolu yaşamına rağmen o cıvıl cıvıl, yaratıcı ve sevgi dolu yüreği ile dünyada bir yer edinmek için savaşır.

While Jane Holman is driving with her two sons, she accidentally runs into a drifter, Jack McCloud, who breaks his leg. Being responsible, Jane invites Jack, and his dog, to stay at her home until his leg has healed. Jack struggles to adapt their lifestyle, and finds himself loved by the family.

Travis, sessiz bir adam. Sırlarını sadece yollarla paylaşıyor. Kırmızı şapkasıyla, çoğu insanın arabayla bile zor katlandığı yollara ayaklarıyla meydan okuyor. Bir gün Travis kardeşinin davetiyle yeniden medeniyete dönüyor. Evde onu kardeşinin eşi ve kendi oğlu beklemektedir. Başta uygar ve kuralcı bir yaşamı dışlayan Travis oğlu için katlanmaya başlar. Hatta alıştıkça, uzun süre ertelediği bir şeyi yapmaya karar verir. Yeniden yollara dönmeden önce, eski karısını bulmak... Wim Wenders'in filmi, tüm zamanların en etkileyici filmleri arasına rahatlıkla girebilir. Olağanüstü karakter çalışması, yerleşik hayatı ve konformizmi tartışması ve tabii müthiş karşılaşmayı konu edinen unutulmaz son sahnesi bu filmi 20. yüzyılın zirvelerinden biri yapıyor.

Bir oğlan ve kız kardeşi ciddi bir tehlikeyle karşılaştığında kararlı bir köpek onları kurtarır ve parçalanmış aileyi bir araya getirmeye yardım eder.

Dört arkadaş, kızların ve sıra dışı maceraların büyük aşıklarıdır. Bu adamlar şirketi, kendisini sürekli olarak çeşitli, bazen inanılmaz yaşam durumlarında bulur. Çeşitli sıkıntılardan sonra pansiyondan atılırlar ve yaşayacak yerleri yoktur... Bir başka kovalamacadan kaçan dört arkadaş, kendilerini yaşlı bir çiftin evinde bulurlar. En ilginç olanı bu yaşlıların kör olmasıdır. Bu arkadaşlar tek torunları Samir'i taklit etmek zorundalar.

Hindistan'ın Champaner kenti büyük bir kuraklık içerisine girmiştir. Köylüler bir araya gelerek, toprak sahiplerinden Lagaan adlı verilen vergilerin bir süre için durdurulmasını isterler, çünkü ellerinde vergi namına verecek hiçbir şeyleri kalmamıştır. Fakat İngiliz yerel yöneticiler Hintli halkın önüne bir koşul koyalar. Lagaan vergisinin kaldırılması ancak köylülerin İngilizleri bir kriket müsabakasında yenmesine bağlıdır! Fakat köyde kriket oynamayı bilen hiç kimse yoktur... Köyden Bhuvan adında genç ve cesur bir delikanlı, eline ahşaptan bir sopa almamış olmasına İngilizlere meydan okur. Bu arada bu "adil" düelloyu duyanlar akın akın köye gelirler. Köylülerin ve Bhuvan'ın kendilerinden başka tek destekçisi ise İngiliz albay Russell'ın kız kardeşi Elizabeth'tir. Hindistan'ın İngiliz sömürgesi altında olduğu dönemde geçen filmin yönetmeliğni Ashutosh Gowariker üstleniyor.

Jai ve Mira Londra'da birlikte yaşıyorlar. Bir çift olmalarına ve birbirlerini sevmelerine rağmen hala sonsuz aşka inanmıyorlar. Hayatlarındaki her şeyi kendi akışına bırakmaya karar verirler. Ve ölüme kadar güzel sonsuz aşk, onlara göre sadece kitap sayfalarında veya filmlerde var... Jai ve Mira, ilişkilerinin pratik olması gerektiğine karar veriyor. Ve aşk tamamen saçmalık. Bugün var, ama yarın değil ... Yoksa hala orada mı?

Based on a true story. Liz Murray is a young girl who is taken care of by her loving, but drug-addicted parents. Liz becomes homeless at 15 and after a tragedy comes upon her, she begins her work to finish high school.

Lee ve Bessie, yıllar önce yollarını ayırmış iki kızkardeştir. Lee Ohio'da yaşamak için evi terk etmiş, Bessie ise babası Marvin ve onun egzantrik kızkardeşi Ruth'a bakmak için Florida'daki baba evine dönmüştür. Bir dizi test sonucu Bessie, sağlığının tehlikede olduğunu farkeder. Doktoru tarafından lösemi teşhisi konur. Kurtuluşu kanbağı olan birinden ilik nakli yaptırmaktır.


Süper yavrular, Barkingburg'u, güçlü bir havaya yükselme mücevherinin gücünü elde eden Flappington Dükünden korumalıdır.

Jai Dixit (Abhishek Bachchan) bir polis ve Sweety (Rimi Sen) ile evli. Jai, Ali (Uday Chopra) adlı hırsızdan yardım ister çeteye tuzak kururlar fakat başarısız olurlar. Kabir (John Abraham), çetenin başı ve kendisi hiç bir zaman yakalanmayacağını iddia eder.

Ranveer ve Rajiv, Güney Afrika'nın Durban kentinde büyük bir at çiftliğine sahip iki kardeştir. Onların en büyüğü olan Ranvir, çok anlayışlı, oldukça agresif ve her zaman hareket halinde. Küçük kardeşi Rajiv onun tam tersidir ve aynı zamanda kronik alkolizmden muzdariptir. Sonia - Ranveer'in kız arkadaşı, Durban'da yükselen bir Hintli mankendir. Ranveer'i seviyor, ancak kaderin iradesiyle küçük kardeşi Rajiv ile evleniyor. Zaten onun için kolay değil ve Rajiv'in alkolizm hastası olduğunu öğrendiğinde dünyası sonunda yıkılıyor. Ranveer, küçük kardeşi uğruna aşkını feda ettiği gerçeğinden de muzdariptir. Rajiv, Sonya'yı karısı olarak alırsa, sonsuza kadar alkolü bırakacağına ve tedavi görmeye başlayacağına söz verdi, ancak evlendikten sonra bu sözünü unutuyor, üstelik daha da sert içmeye başlıyor. Bundan sonra kardeşler arasındaki ilişki daha da karmaşık hale gelir. Bir noktada, Ranvir ve Sonia yakınlaşır ve görünüşte unutulmuş duygular aralarında yeniden alevlenir.

Anne babanız bir grup yabancı hırsız tarafından kaçırılırsa ne yaparsınız? Casusluk aletleriyle bir gecelik çılgın bir maceraya atılırsınız.

Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev’in acıklı hikayesini anlatan film bir dramı temel alıyor. Zev, 70 yıl önce Amerika’da sahte bir kimlikle yaşayan Nazi bekçisinin, ailesini katlettiğini keşfediyor. Tüm zorluklara rağmen Zev, bakım evindeki yaşlı arkadaşı Max’in de yardımıyla çok gecikmiş olan adaletin sağlanmasını görev ediniyor. Bu olayları ise şaşırtıcı tesadüflerle dolu kıtalararası bir yolculuk takip ediyor. Zira Zev bu süreçte en büyük düşmanının kendi hasarlı hafızası olduğunu öğreniyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir