
Jane Magnusson
Self - Narrator (voice)

The year 1957 was one of the most prolific for the Swedish filmmaker Ingmar Bergman: he shot two films, released two of his most celebrated films and produced four plays and a TV movie while juggling with a complicated private life.

Jane Magnusson
Self - Narrator (voice)

Agneta Ekmanner
Self
Anders Thunberg
Self

Anita Haglöf
Self

Antonia Pyk
Self
Arne Strömgren
Self
Arnold Weinstein
Self

Barbra Streisand
Self
Bengt Wanselius
Self

Benny Haag
Self
Birgit de Geer
Self

Birgitta Pettersson
Self
Dag Bergman
Self

Dick Cavett
Self

Elliott Gould
Self

In 1972, a seemingly typical shoestring budget pornographic film was made in a Florida hotel: "Deep Throat," starring Linda Lovelace. This film would surpass the wildest expectation of everyone involved to become one of the most successful independent films of all time. It caught the public imagination which met the spirit of the times, even as the self-appointed guardians of public morality struggled to suppress it, and created, for a brief moment, a possible future where sexuality in film had a bold artistic potential. This film covers the story of the making of this controversial film, its stunning success, its hysterical opposition along with its dark side of mob influence and allegations of the on set mistreatment of the film's star.

Sinema tarihinde açık hava sinemasında gösterilen ilk film. 49 saniyelik bu filmde La Ciotat'taki bir tren istasyonunun peronunda bir grup insan tren bekliyor. Uzaktan bir trenin geldiği görülüyor ve sonunda peronda duruyor. Vagonların kapıları açılıyor ve görevliler yolcuların inip binmelerine yardımcı oluyor. Bir efsaneye göre, bu film ilk gösterildiğinde, ilk izleyiciler yaklaşan trenin altında kalmaktan korkarak ’Tren bizi ezecek!’ diyerek kendilerini gösterimin yapıldığı kafeden dışarı atmışlar.



Taking inspiration from Peter M. Bracke's definitive book of the same name, this seven-hour documentary dives into the making of all twelve Friday the 13th films, with all-new interviews from the cast and the crew.

Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.

As his life comes to its end, famous Hollywood director Orson Welles puts it all on the line at the chance for renewed success with the film The Other Side of the Wind.

A documentary on the expletive's origin, why it offends some people so deeply, and what can be gained from its use.

“Kuantum fiziği gibi bir durum bu: İnsanlar filmi izlerken film değişmeye başlıyor.”(Yönetmen) Bir çok kült filmin radikal yorumları vardır ama hiç birisi bu konuda Stanley Kubrick’in filmi Cinnet’inin (1980) eline su dökemez herhalde. 237 No’lu Oda, Kubrick’in belki de en çok tartışılan filminin altında yatan gizli anlamları, tuhaf sembolleri ve şifreleri çözdüğünü iddia eden bir grup (belki biraz kaçık ve fazlasıyla meraklı) sinefille tanıştırıyor bizi. Cinnet’i baştan sona didik didik eden, onu hiç akla gelmeyecek biçimlerde yeniden düşünmeye sevk eden 237 No’lu Oda bizi hem ikna edici, hem de kışkırtıcı ve tuhaf teorilerle başbaşa bırakıyor. Rodney Ascher, Cinnet’ten aldığı parçalarla bu teorileri ustaca bir araya getirirken bir yandan da günümüzün sinefil kültürünün muhteşem bir portresini çiziyor. 237 No’lu Oda hiç abartısız senenin en keyifli, en kült olmayı hakeden seyirliklerinden birisi.

Tek kişilik ordular, romantik tanışmalar, saatli bombalar... Yıldızlar ve sektörün içinden isimler bu sinema klişelerini ve daha fazlasını masaya yatırıyor.

Spot ışıklarında yıllar geçirdikten sonra Selena Gomez akılalmaz bir yıldız statüsüne ulaştı. Ancak yeni bir zirveye yaklaşırken beklenmedik bir durum tarafından karanlığa çekildi. Bu eşsiz dobra ve samimi belgesel, Selena Gomez’in altı yıllık yeni bir ışığa ulaşma yolculuğunu anlatıyor.


Hem kolektif hem de kişisel inanç ve pratikleri şekillendiren ve meşrulaştıran ideolojinin labirent kalbine bir yolculuk: Slovenyalı filozof ve psikanalist Slavoj Žižek, popüler kültüre karşı bulaşıcı bir heves ve doymak bilmez bir iştahla, sinema tarihinin en önemli filmlerinden birkaçını analiz ederek sinemasal anlatının hakim etik ve siyasi fikirleri güçlendirmeye nasıl yardımcı olduğunu açıklıyor.

Paris, 1960 yazı. Antropolog ve film yapımcısı Jean Rouch ile sosyolog ve film eleştirmeni Edgar Morin kalabalık caddelerde dolaşarak yoldan geçenlere hayatın talihsizlikleriyle nasıl başa çıktıklarını soruyor.

Part documentary, part concert film, part fever dream, this film captures the troubled spirit of America in 1975 and the joyous music that Dylan performed during the fall of that year.

Efsanevi gazeteci Gay Talese, konuklarını onlarca yıl gizlice izleyen bir motel sahibinin maskesini düşürdüğünde bomba etkisi yapan hikâye hızla bir skandala dönüşür.




Genç yönetmen Higurashi, zombilerle ilgili düşük bütçeli bir korku filmi çekmeye karar verir. Pek de yetenekli olmayan oyuncularla çekime başlayan yönetmen İkinci Dünya Savaşı zamanında terk edilen bir Japon tesisini kullanır. Ancak çok geçmeden sette gerçek zombilerin saldırısına uğrarlar. Ekip ve oyuncular son derece tehlikeli olan zombilerden kaçmaya çalışırken yönetmen bunu bir fırsata çevirmeye, her şeyi kayıt altına almaya karar verir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir