
Virginie Efira
Sister Benedetta Carlini

Judith C. Brown’un “Immodest Acts: The Life of a Lesbian Nun in Renaissance Italy” adlı romanından uyarlanan film, 17. yüzyılın İtalya’sında geçiyor. Rahibe Benedetta Carlini, oldukça dindar ve önsezili biri olarak takdir görmüş bir kadındır. Ancak Benedetta, o dönemde ölüm cezasına çarptırılabileceği cinsel arzularına söz geçiremez ve kendisi gibi bir rahibeyle aşk yaşamaya başlar. Bu ortaya çıktığında eşcinsellik ve cadılık gibi suçlamalara maruz kalan Benedetta, 35 yıl hapis cezasına çarptırılır.

Virginie Efira
Sister Benedetta Carlini

Charlotte Rampling
Sister Felicita

Daphné Patakia
Bartolomea

Lambert Wilson
Nuncio

Olivier Rabourdin
Alfonso Cecchi

Louise Chevillotte
Sister Christina

Hervé Pierre
Paolo Ricordati

Clotilde Courau
Midea Carlini

David Clavel
Giuliano Carlini

Guilaine Londez
Sister Jacopa

Gaëlle Jeantet
Sister Petra

Justine Bachelet
Sister Juliana

Lauriane Riquet
Sister Roasanna

Eléna Plonka
Young Benedetta

Héloïse Bresc
Christina enfant

Popular monarch Queen Christina of Sweden must choose between love and loyalty to her nation when she unexpectedly falls for a Spanish envoy.

On sekizinci yüzyıl Viktorya dönemi... Sarah, 'alt' sınıflardan gelme, sevdiği adamın peşinden gitmiş olduğu için toplum tarafından dışlanmış genç bir kadındır. Toplumun tamamen şekilden ibaret ahlak değerleri tarafından yargılanıp damgalanmış olan bu kadın, en ufak özgürlüklerden bile mahrum bırakıldığı, kıstırılmış bir hayat yaşamaktadır. Yine aynı şekilde, toplumun tamamen gösteriş budalası, samimiyetten uzak kurallarından sıkılmış ama bunu kendisine çok da itiraf etmek istemeyen Charles'la tanışan Sarah, çok da fazla konuşmaya gerek kalmadan aynı duyguları ve düşünceleri paylaştıklarını farkeder. Sarah'ın içinde bulunduğu 'düşük' sosyal sınıfa rağmen Charles, tam anlamıyla bir aristokrattır. Çok fazla ortak noktaları olan bu iki insanın bir arada olmalarını engelleyen belki de en önemli neden de budur. Tabi bir de Charles'ın, zengin bir tüccarın şımarık kızı ile olan nişan düzeyindeki ilişkisi.

1994 yılında Ruanda'daki Hutu ve Tutsi kabileleri arasında yaşanan iç savaşta Hutular 3 ay içinde 800.000 Tutsiyi katletmişlerdi. İnsanlık tarihinin bu en büyük soykırımlarından biri esnasında, Birleşmiş Milletler korumasındaki bir Hristiyan misyoner okul ve okulda bulunan 40 kadar Avrupalı kendilerini bir anda katliamın ortasında bulurlar. Okulda eğitim gören Tutsilerle birlikte, çevreden 2500 civarında Tutsi okula sığınırlar. Okulda görevli idealist genç öğretmen Joe ve Katolik rahip Christopher, bu halk için ne yapabileceklerini sorgulamaya başlarlar. Dışarıda onları öldürmek için bekleyen Hutulara karşı korkunç bir süreç işlemeye başlar.

Marie, kocasının İkinci Dünya Savaşı'na katılması nedeni ile çocukları ile birlikte zor savaş koşullarında tek başına mücadele etmeye mahkum olmuş bir kadındır. Üstelik kocası Almanlar'a esir düşmüş ve geri dönebilme ihtimali çok azalmıştır. Yaşam, savaşı en derininden hisseden Fransa'da çok zordur. Büyük bir geçim sıkıntısı içinde olan Marie, bir gün komşusuna kürtaj yapar. O dönemlerde kürtajın yasalarca yasaklanan bir durum olmasına rağmen çaresizlikten ötürü Marie, bunu bir geçim kaynağı olarak kullanmaya karar verir. Ama zaman içerisinde, toplumun ve yargının bu olaya bakışı nedeni ile çok zor durumlarla başa çıkmak zorunda kalacaktır.

While waiting for her divorce papers, a repressed literature professor finds herself unexpectedly attracted by a carefree, spirited young woman named Cay.

Fransa'da 1960'larda "burjuva sineması" nı yıkarak yerine "modern sinema" nın temellerini atan 'anarşist' sinemacı, Yeni Dalga akımının önemli ve ilginç yönetmeni Jean-Luc Godard'ın senaryosunu yazıp yönettiği "Evli Bir Kadın", yönetmenin henüz politik filmlerine başlamadığı ilk dönem filmlerinden biridir. Godard aynı zamanda filmin anlatıcısıdır. Başrollerinde Bernard Noël, Macha Méril ve Philippe Leroy'un oynadıkları filmin siyah beyaz görüntülerini Raoul Coutard çekmiştir. Filmde, Paris'te yaşayan evli ve çalışan bir kadının başka bir adamla aşk yaşarken gebe kalması üzerine aşığı ve kocası arasında bir seçim yapma durumunda kalması anlatılır. Godard bu bildik aşk üçgeni konusu üzerinden modern kültürde kadının rolünü sosyolojik açıdan irdeler, tüketim toplumunda aşkın yerini araştırır.

Dudağının Altında filmi tutkunun, aşkın, şehvetin, yalanın dolanın bir arada olduğu lezbiyen aşk filmidir. Moda editörlüğü yapan işinde ki başarıyı özel hayatına da taşıyarak nişanlılık mertebesinde yaşamını devam ettirirken bir şıp diye karşısına çıkan Dallas isimli gizemli bir kadınla tanıştıktan sonra birbirlerine deliler gibi bağlanan aşıkların filmidir.

In 17th-century Tuscany, a church play is performed for the benefit of young aristocrat Cosimo. In the play, a grotesque old woman gives birth to a beautiful baby boy. The child's older sister is quick to exploit the situation, selling blessings from the baby, and even claiming she's the true mother by virgin birth. However, when she attempts to seduce the bishop's son, the Church exacts a terrible revenge.

Anastasia ve Christian, yaşadıkları zorlu ayrılıkların ve iniş çıkışların ardından nihayet mutlu sona ulaşmışlardır. Tutkulu aşkları, nikah yüzükleri ve görkemli bir evlilik töreni ile mutlu sona ulaşmıştır. Ancak Anastasia'nın peşine düşen Jack, çifte huzur vermez. Anastasia'nın lüks ve aşkla bezeli mükemmel hayatı bir kez daha sarsıntılara sahne olacaktır.

Anastasia tutkulu milyoner Christian Grey ile yaşadığı ilişkisini geride bırakmaya çalışmaktadır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmaz. Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir. Christian geçmişinden gelen şeytanları ile yüzleşmek zorunda kalırken, Anastasia da Grey'in geçmişinde kalan ancak onu unutmamış kadınların öfkeleriyle ve kıskançlıklarıyla yüzleşecektir.

Amerika'nın en ünlü çiftlerinden birinin hikayesini anlatan film çiftin Florida'daki barda tanıştığı 1936 yılında başlıyor. Erkek zaten ünlü bir yazardı kadın ise 20. yüzyılın en iyi savaş muhabirlerinden biriydi. 5 yıllık evlilikleri İspanya'ya yapılan bir seyahat ve orada 1936-1939 İspanya sırasında kaydedilen ünlü röportajlara şahit oldu.Gelhorn Hemingway'den boşanmak isteyen tek kadındı ve onun Çanlar kimin için çalıyor adlı kitabını yazması için ilham kaynağı oldu..

Etkileyici bir görselliğe sahip bu romantik dramada, olağanüstü yetenekli bir genç kadın, rekortmen nefes tutma eğitmeniyle derin ve yıkıcı bir aşk yaşar.

"Ahlaksız Öyküler", birbiriyle bağlantısız dört kısa filmden oluşan ve farklı yüzyıllardaki tabu cinsel pratikleri konu alan bir yapımdır: 1974'te geçen La Marée ensesti, 1890'da geçen Thérèse Philosophe cinsel keşfi, 1610'da Kontes Erzsébet Báthory'nin kanlı sapkınlıklarını ve 1498'de Lucrezia Borgia'nın ensest-entrika dolu yaşamını anlatır. Yönetmen, tarihsel dönemlerdeki yasak arzuları şoke edici sahnelerle yorumlayarak izleyiciyi rahatsız eden bir deneyim sunar.

Julia adlı esrarengiz ve güzeller güzeli bir kadın, Luis Antonio Vargas adlı genç bir adamın aklını başından alarak onu birtakım sahtekarlık olaylarına bulaştırır. Luis, artık asla geri dönemeyeceği bir suçlar bataklığına girmiştir. Asıl şoku ise uğrunda her şeyini verebileceği Julia'nın aslında kendisine aşık olmadığını öğrenince yaşayacaktır. Artık Luis'in tek amacı bu fettan ve yararcı kadından ağır bir intikam almak olacaktır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.


Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.

Çocukluğundaki hayali arkadaşını 20 yıl sonra karşısıda kanlı canlı gören evlilik arifesindeki bir genç kadının yaşamı karmaşık bir hal alacaktır. Yalnız bir çocuk olan Jane'in Michael adında komik ve kibar bir hayali arkadaşı vardır. Sadece kendisinin gördüğü bu adamla sabahlara kadar konuşan küçük kız ona aşıktır. Bir gün Michael aniden ortadan kaybolsa da onu asla unutmaz. 20 sene sonra bir gün Michael'ı karşısında görecektir. Michael onun hayal ürünü değildir.

Jay, kötü giden bir evliliğin ardından karısını terk eden ve barmenlik yaparak yaşamını sürdüren yalnız bir adamdır. Jay bir gün tek başına yaşadığı evinde tanımadığı, adını bile bilmediği bir kadınla birlikte olur. Başlarda sadece bedensel arzulara dayalı olarak başlayan bu ilişki zamanla birbirlerine aşık olmalarıyla yön değiştirir. Bu gizemli kadın hakkında her şeyi bilmek isteyen Jay, onu günlerce yaşadığı yer başta olmak üzere birçok yerde takip eder. Sonunda keşfettiği gerçek, ilişkilerini ne gibi bir noktaya taşıyacaktır?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir