
Minnie Driver
Mona

Headstrong Mona Hubbard is fiercely driven to capture the coveted Miss American Miss beauty award, but an unusual circumstance teams her with a soccer-playing, deep-dimpled little girl named Vanessa.

Minnie Driver
Mona

Joey Lauren Adams
Ruby

Hallie Eisenberg
Vanessa

Kathleen Turner
Verna Chickle

Leslie Stefanson
Joyce Parkins

Bridgette Wilson
Lorna Larkin (Miss Texas)

Kathleen Robertson
Wanda Love (Miss Tennessee)

Michael McKean
Lance DeSalvo

Gary Collins
Miss American Miss Host

Linda Hart
Nedra Hibbard

Brent Briscoe
Lurdy

Colleen Rennison
Mona at 12

Jacqueline Steiger
Ruby at 12
Sylvia Short
Alberta

Herta Ware
Clara

Pauline otobüste kendisine yardım eli uzattığı günden sonra inatçı, yorgun Matthew Morgan bir kez daha mutlulukla tanışır. Genç kadının içten yaklaşımı ve asla yitirmediği iyimserliği ile yaşlı ayakları adeta yerden kesilen sessiz öğretmen, eşsiz bir yaşam öğrencisine dönüşür. Çift, bir arada olmanın ve ailenin anlamını keşfeder.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

Jon Katz’ın anılarından beyazperdeye uyarlanan film, orta yaş bunalımındaki bir yazarın collie cinsi bir köpekle birlikte değişen hayatını anlatıyor. Eskisi kadar üretken olmayan bir yazar olan Jon Katz, kendisine bir köpek alarak hayvanın daha rahat etmesi için bir çiftlik evine taşınır. Ancak orta yaş krizinde çıldırmanın eşiğindeki bu adam, ondan daha deli çıkan köpeğini dize getirirken, kendini bulacaktır.

Verma Ailesi hayatını Yeni Delhi'de sürdürmektedir. Kızları olan Aditi'yi Amerikalı aile dostlarının hali vakti yerinde oğlu Hemant ile evlendirmenin planlarını yapmaktadırlar. Genç kız ilk başta bu formülize evlendirme yöntemini yanlış bulmaktadır ancak hayatını düzene sokmak için ailesinin bu tercihini kabul eder. Düğün hazırlıkları bitmek üzeredir ve bütün uzak dostlar düğün için gelmeye başlarlar. Aditi'nin kuzeni olan Ria'nın ise içerisinde sakladığı bambaşka bir dünyası vardır.

30’larında iki kardeş olan Wilbur ve Harbour, babalarından kalma kitapçıyı işletmektedirler. Kardeşi Wilbur’ın hayata bağlarını yitirmiş olması ve sürekli intihar girişimlerinde bulunması, Harbour’u çok tedirgin etmektedir.

Öz güveni yüksek yeni arkadaşından ve annesinin asi geçmişinden ilham alan 16 yaşındaki utangaç bir kız, okulundaki cinsiyetçiliğe isyan eden bir dergi çıkarır.

1962 yılında hem Cannes hem de Venedik Film Festivallerinden ödülle dönen, aynı yıl George Meliee ödülünün de sahibi olan Beşten Yediye Cleo, Vardanın yönetmenlik adına ilk başarısı. Kanser olduğu gerçeğiyle yüzleşen genç ve güzel bir Fransız pop şarkıcısı Cleonun öyküsü. Kendince geri dönüşleriyle hayatını irdelediği doksan dakikayı Cleoyla birlikte yaşıyoruz. Aynı zamanda Cleonun hayata dair sorularıyla da karşı karşıya kalıyoruz: Böyle bir zamanda ne yapılabilir?, Nasıl yapılır? Cleo, bu soruların cevaplarını ve kişisel ilişkilerini sorguluyor. Bu soruların cevaplarını hem bugünde, yaşadığı hayatta hem de yeni tanıdığı insanlarda arıyor. Kanser psikozunun, korkusunun çevrelediği filmde zaman ilerledikçe değişik insan yüzlerinin geçtiği Paris sokaklarına, içeriğini kaybetmiş hareketsiz ve durgun bir zamana dönüyoruz...

Bright Fields, Ökse Otu Balosu'na hazırlanır. Kırık bir süs, Zoe'nin bir aile sırrını ortaya çıkarmasını sağlar. Gaby kendini patron Mia'nın insafına kalmış hâlde bulur.

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

Mary and her friend, Rachel, are new students at St. Francis Academy, a boarding school run by the iron fist of Mother Superior. The immature teens grow bored and begin playing pranks on both the unsuspecting nuns and their unpleasant classmates, becoming a constant thorn in Mother Superior's side. However, as the years pass, Mary and Rachel slowly mature and begin to see the nuns in a different light.

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.

Yönetmen Monroe Lizbon üzerine siyah-beyaz bir sessiz film çekmeyi dener, ancak başarısız olur; arkadaşı olan ses mühendisi Phillip Winter’den yardım ister. Ancak Phillip yardımda geç kalır; geldiğinde başlanıp yarım kalmış bir filmle karşılaşır. Monroe ortadan kaybolmuştur.

Davina, hayal gücü kuvvetli ve inatçı bir genç kızdır ve sık sık kendini güzel ama karanlık bir hayal dünyasına kaptırır. Engelli annesinin tek bakıcısıdır. Daha büyük bir çocukla fırtınalı bir aşka kapılır ve onunla kaçar, ancak kısa süre sonra çocuğun değişken ve sert yanını görmeye başlar.


10 yaşındaki Kit, ailesiyle Ohio’da yaşamaktadır ve Büyük Bunalım döneminde yetişmektedir. Kit, yazmaya tutkundur ve bir gün bir gazetede yazılarının çıkacağı günün hayaliyle yaşamaktadır. Yakın arkadaşlarının da yardımıyla, bu dileği gerçek olacak mıdır? Dönemi sinematografik olarak oldukça inanılır bir şekilde yansıtan film, hikayeyi küçük bir çocuğun bakış açısından anlatsa da her yaşa hitap eder şekilde işlenmiş


"GRBAVICA - Esma'nın Sırrı" 90'lı yıllarda Bosna-Hersek'de yaşanan insanlık dramını çarpıcı bir şekilde inceliyor. Film 20.000'den fazla kadını sistematik bir şekilde tecavüz edildiği savaşın 15 yıl sonraki izlerini ortaya koyuyor. Saraybosna'da savaş bütün acımasızlığıyla sürerken kentin Grbavica mahallesi Sırp kontrolündeydi. Korkunç savaş suçlarının bir kısmı bu semtle özdeşleşti. Filmin kahramanları olan anne kızın hayatını da bu savaş belirlemişti. Babasının bir şehit olduğunu zanneden kızı, büyüdükçe huzursuz ve asi bir genç haline gelmektedir. Anne - kız çekişmesinin başlı başına bir sorun olabileceği bu dönemde bir de araya geçmişin saklı kalan acıları girince bir aile krizi kaçınılmaz olur.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Kevin Durant’ın rol aldığı bu eğlenceli ve enerjik basketbol filminde, basketbolun yıldızı 16 yaşındaki bir hayranıyla yeteneklerini değiş tokuş eder. Genç hayranı Brian kahramanı Kevin Durant’ın yeteneklerini alınca, okul takımının yıldızı olur… Kevin Durant ise aniden atış yapamamaya başlar. Playoff karşılaşmaları yaklaşırken, Brian gerçek bir kazanan olmak için çok çalışmak gerektiğini öğrenir ve kahramanının kötü şeyler yaşamasını önlemek için işleri çok geç olmadan yoluna koymaya çalışır...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir