
Donald Sutherland
Frank Lansing

A group of people converge on a barren Arctic island. They have their reasons for being there but when a series of mysterious accidents and murders take place, a whole lot of darker motives become apparent. Could the fortune in buried Nazi gold be the key to the mystery? Donald Sutherland and Vanessa Redgrave investigate

Donald Sutherland
Frank Lansing

Vanessa Redgrave
Heddi Lindquist

Richard Widmark
Otto Gerran

Christopher Lee
Lechinski

Barbara Parkins
Judith Rubin

Lloyd Bridges
Smithy

Lawrence Dane
Paul Hartman

Patricia Collins
Inge Van Zipper

Michael J. Reynolds
Heyter
Nicholas Cortland
Jungbeck

August Schellenberg
Marine Technician
Candace O'Connor
Laboratory Assistant
Joseph Golland
Meteorological Assistant

Bruce Greenwood
Technician (Tommy)
Richard Wren
Radio Operator

Bir İtalyan balıkçı teknesi, ölmek üzere bir adamı bularak kurtarır. Genç adam iyileştiğinde, ciddi bir hafıza kaybı geçirdiği farkedilir. Kim olduğunu ve o hale nasıl düştüğünü hatırlamamaktadır.Kim olduğunu araştırırken, bazı özel yetenekleri olduğunu farkeder. Yakın dövüş ve yabancı dillere inanılmaz yatkınlığı vardır. Marie adlı güzel kadının da yardımıyla kendisini öldürmeye çalışan suikastçilerden kaçarak kimliğini bulmaya çalışır...

Sürekli değişim gösteren savaş durumunu takip etsin diye 1939’da Avrupa’ya gönderilen saf Amerikalı muhabir Johnny Jones, kısa süre sonra kendini diplomatik bir olayın ortasında buluyor: Çok önemli bir gizli antlaşmayı yerine ulaştırmakla görevli Hollandalı diplomat Profesör Van Meer, Londra’da Naziler tarafından kaçırılıyor. Jones, barış yanlısı eylemci Stephen Fisher, onunla aynı görüşlere sahip olan kızı Carole ve küstah bir İngiliz gizli ajanıyla tanışıyor. Carole’un yardımıyla, Van Meer’i takip ederek Hollanda’ya gidiyor. Oraya henüz varıyorr ki, diplomatın öldürüldüğüne tanık oluyor; en azından, o böyle bir şey gördüğünü sanıyor. Kılı kırk yaran yapısı, insanı gevşeten mizahı ve çok katmanlı insancıllığıyla, Yabancı Muhabir şüphesiz bir diğer Hitchcock başyapıtı.

Bir hazine avcısı olan Nathan Drake'i odağına alan video oyun serisinin sinema uyarlaması Uncharted'da; yetenekli genç hırsız Nathan Drake, 500 yıl önce Ferdinand Magellan’ın kaybettiği bir serveti kurtarmak için deneyimli hazine avcısı Victor “Sully” Sullivan tarafından işe alınır. İkili için bir soygun olarak başlayan iş, kendisinin ve ailesinin gerçek varisler olduğuna inanan acımasız Moncada’dan önce ödüle ulaşmak için dünya çapında bir yarışa dönüşür. Nate ve Sully ip uçlarını deşifre edip dünyanın en eski gizemlerinden birini çözebilirlerse, 5 milyar dolarlık hazineyi ve hatta Nate’in uzun süredir Kayıp kardeşini de bulabilirler…ama ancak birlikte çalışmayı öğrenebilirlerse.

Ruslar ve İngilizler, birer denizaltıları ortadan kaybolunca savaşın eşiğine gelirler. Ele geçirilen mikrofilm, denizaltıların üçüncü bir tarafın kontrolündeki bir teknolojiyle takip edilerek kaçırıldığını ortaya çıkarır. Bunun üzerine MI6'in gözde ajanı James Bond ve güzel Rus ajanı Anya Amasova, güçlerini birleştirerek olayların şüphelisi milyarder işadamı Carl Stromberg'in peşine düşerler. Stromberg'ın amacı, nükleer denizaltıları kullanarak yer yüzünü yok etmek ve kurtulan insanlara denizlerin altında yeni bir yaşam imkanı sağlamaktır. Anya'yla beraber çalışan Bond, kendisini güzel partnerine karşı da korumak zorundadır çünkü bir önceki görevinde onun sevgilisini öldürmek zorunda kalmıştır.

Gerçekleştirdikleri yüksek profilli araba soygunlarıyla tüm Avrupa'nın suç dünyasında isimlerini duyuran Andrew ve Garrett Foster kardeşler, Fransa'nın güneyindeki son soygunlarında baltayı taşa vurmuşlardır. Bugatti'sini çalıp yakalandıkları mafya babası Jacomo Morier, son derece öfkelenmiştir. Hayatlarını bağışlamak için tek bir şartı vardır: Morier'nin en büyük rakibi olan Max Klemp'in çok değerli Ferrari 250 GTO'sunu direkt evinden çalmak. Önlerinde sadece 1 haftaları vardır. Foster kardeşler, güzel Stephanie'nin de içinde bulunduğu bir ekip oluşturarak bu zor ve aksiyon dolu görevi başarmaya çalışacaklardır.

Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar fakat hiçbirşey hatırlamaz. Kendini bir anda ipuçlarını Dante’nin cehenneminde bularak çözmesi gereken korkunç bir senaryonun içinde bulur. Semboller zinciri Langdon’ı insanlık tarihini sonsuza dek değiştirebilecek çok farklı bir mekâna sürükler. Burası üç imparatorluğun merkezi olmuş, insanlık tarihi kadar eski, dünyanın incisi İstanbul’dur.

Stanley Kubrick, klasik bilim kurgu başyapıtı olan insanlığın doğası üzerine bir yorum niteliğindeki 2001: Uzay Macerası ile film yapımının sınırlarını yeniden tanımladı. Taş Devri Dünyası: Yanı başlarında beliren esrarengiz siyah bir taş, primatların ilk defa alet kullanmasını sağlayarak akıl için ilk adımlar atılmıştır. 1999: Dünya’nın ay astronotları başka bir esrarengiz siyah taş ortaya çıkarırlar. 2001: Dünya ve Jüpiter arasında, uzay aracının akıllı bilgisayarı, insan ekibinin çoğunu öldüren bir hata yapar ve ardından hatasını gizlemek için öldürmeye devam eder. Zamanın Ötesi: Jüpiter’e yapılan yolculuktan tek sağ kalan, bir sonraki insanlık düzeyine yükselir.

Kaptan Jack Sparrow, özgür ve çılgın bir hayat süren sevimli fakat üçkağıtçı bir korsandır. Ancak, düşmanı kurnaz Kaptan Barbossa, Jack'in gemisi olan Siyah İnci'yi çaldığında, Jack'in korsanlık yaşamı altüst olur. Bu da yetmezmiş gibi, Barbossa, Port Royal kasabasına saldırır ve belediye başkanının güzeller güzeli kızı Elizabeth Swann'ı kaçırır. Elizabeth'i kurtarmak ve Siyah İnci'yi geri almak için Elizabeth'in çocukluk arkadaşı Will Turner ve Jack güçlerini birleştirirler. Ancak Will'in bilmediği, lanetli bir hazinenin Barbossa'nın ve mürettebatının kaderini sonsuza kadar ölümsüz olarak değiştirdiğidir. Laneti bozmak için hazinenin tamamının geri dönmesi gerekmektedir, yoksa Barbossa ve mürettebatı birer iskelete dönüşeceklerdir.

6 kişi uyandıklarında kendilerini garip bir yerde bulurlar. Burası içiçe geçmiş küp şeklindeki odalardan oluşan bir hapishaneye benzemektedir. Dışarıya çıkmak için birlikte çaba sarfetmeleri ve ölümcül tuzaklardan kurtulmaları gerekecektir. Farklı karakterlerdeki insanlar için, üstelik korkunun pençesini enselerinde hissederlerken bu hiç de kolay değildir.

Özel Kuvvetler subayı James Belmont, içinde bulunduğu uçağın Alaska'nın zorlu coğrafyasına düşmesi sonucu hayatta kalmayı başarır. Yanında sadece eğitimli savaş köpeği Odin bulunan Belmont; dondurucu soğuklar, vahşi doğa şartları ve sınırlı kaynaklarla karşı karşıya kalır. Medeniyetten tamamen uzakta mahsur kalan ikili, bir yandan bölgenin çetin iklim koşullarına ve yırtıcılara karşı direnirken diğer yandan da aralarındaki bağı ve askeri hayatta kalma becerilerini kullanarak kurtulmanın bir yolunu arar.

19 yaşındaki bir genç kızın trajik cinayeti, hâlâ Boston'da yaşayan üç çocukluk arkadaşını yeniden bir araya getirir: Kurbanın mafya olan babası, bir dedektif ve her ikisinin de kızı öldürdüğünden şüphelendiği sorunlu bir adam.

Kuzey Minnesota'nın karla kaplı topraklarında tek başına seyahat eden dul bir balıkçı kadın, genç bir kızın kaçırılmasına engel olur. En yakın kasabaya saatlerce uzaklıkta ve telefonun çekmediği bir noktada, genç kızın tek umudunun kendisi olduğunu fark eder.

Kutuplardaki Zebra istasyonunda bulunan insanlar güç durumda kalınca ABD Deniz Kuvvetlerinden kaptan Faraday’a kurtarma çalışmalarına başlaması emredilir. Bu çalışmalara Sovyetler de yardım edecektir. Ancak asıl sebep bu değildir...

Simon Templar, en sıkı korunan hazineleri çalmakta usta, zeki bir hırsızdır. Alaycı ve sofistike tavrı ile yeryüzünde çalamayacağı şey yoktur. Günün birinde hayatı tehlikede olan genç bilimci Emma ile karşılaşır. Emma'yı korumak için mücadeleye girer.

Ulusal Sualtı Araştırmaları Kurumu'nun özel projeler yöneticisi Dirk Pitt, Afrika'daki Nijer nehrinde bir batıkta hazine aramaktadır. Bu arada bölgedeki toplu ölümleri araştıran Birleşmiş Milletler görevlisi güzel bir bilim kadınını ölümden kurtarır. Araştırmalara beraber devam eden ikili, ölümlerin arkasında Fransız bir milyonerle Batı Afrikalı bir diktatörün olduğunu öğrenirler. Bölgedeki biyolojik salgın engellenemezse denize yayılacak ve tüm dünyayı tehdit edecektir.

İki çocukluk arkadaşı Bastille Günü'nde Paris'te büyük bir banka soygunu gerçekleştirirler. Soygunculardan biri, bu bankada çalışan memurlardan biriyle ilişki yaşamaya başlar. Banka memurunun geceleri ek gelir elde etmek için fahişe olarak çalışıyor olması soygunu tehlikeye atar.

Kalp atışlarınızı hızlandıracak bu çok satan romandan uyarlanan gerilimli yapımda Thomas (MTV'nin Teen Wolf serisinin Dylan O'Brien'ı) kendini kocaman ve sürekli değişen bir labirentte, dış dünyaya dair hiçbir hatırası olmayan bir grup oğlanla birlikte bulur. Her köşeden bir tehlike çıkarken - özellikle de ölümcül Griever'lar geceleri beton duvarların arasında dolanırken - Thomas ve diğerleri orada bulunuşlarının gerçek nedenlerini ortaya çıkarmak ve çok geç olmadan bir çıkış yolu bulmak için olabildiğince hızlı olmalıdırlar.

Hala bellek kaybının etkisinde olan Bourne, şiddet dolu geçmişini geride bırakarak kız arkadaşı Marie ile huzurlu bir hayat yaşamaya başlamıştır. Fakat planları bir gün kendisine yapılan bir suikast girişimden ucu ucuna kurtulması ile paramparça olur. Şimdi bilinmeyen düşmanı tarafıdan izlenen Bourne hem kolay bir hedef olmadığını hem de becerileri, kararlılığı ve çevikliğiyle hafife alınmayacağını kanıtlamak zorundadır.

Guy Ritchie'nin yönetmen koltuğunda oturduğu casusluk filmi 1960'lı yıllarda Soğuk Savaş döneminde geçiyor. Uzun süredir aralarındaki düşmanlık nedeniyle çeşitli olaylarda karşı karşıya çarpışmış olan CIA ajanı Solo ile KGB için çalışan Kuryakin, uluslararası bir suç örgütünü çökertmek için işbirliği yapmak zorunda kalırlar. Bu zorlu davada ellerindeki tek ipucu ise Alman bir bilimadamının kızına ulaştıkları takdirde ilerleyecek olmalarıdır. Dünyanın büyük bir felaketten kurtulması, zamanla yarışmak zorunda oldukları bu göreve bağlıdır. 1960'lı yılların popüler dizisinden uyarlanan filmin başrollerini Henry Cavill ile Armie Hammer paylaşıyor.

Lincoln Uluslararası Havaalanı, şiddetli kar fırtınası altında mücadele ederken iki kriz birden patlak verir. Uçuş operasyon müdürü Mel Bakersfeld, havaalanını çalışır halde tutmaya çalışırken özel hayatındaki sorunlarla boğuşmaktadır. Aynı anda, Trans Global Airlines'ın bir uçağında patlayan bomba, uçağın kontrolünü tehlikeye atar. Pilot Kaptan Vernon Demerest ve hostes Gwen Meighen, hasarlı uçağı indirmek için mücadele eder. Havaalanı personeli, pisti açmak ve uçağın güvenli inişini sağlamak için zamanla yarışırken, kaçak yolcu rolündeki Helen Hayes'in performansı filme komik bir dokunuş katar. Felaket anlarındaki insan direnci ve profesyonel sorumlulukların çarpışmasını konu alan film, aynı adlı romandan uyarlanmıştır ve 1970'lerin felaket filmleri modasını başlatan klasiklerdendir. Helen Hayes, filmdeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar'ını kazanmıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir