
David Giuntoli
Batman / Bruce Wayne (voice)

"Gotham'a Kıyamet Geldi"
Mike Mignola, Richard Pace ve Troy Nixey'in çizgi roman serilerinden esinlenen Batman: The Doom That Came to Gotham, kaşif Bruce Wayne'in yanlışlıkla eski bir kötülüğü serbest bıraktığını ve yirmi yıllık bir aradan sonra Gotham City'ye dönüşünü hızlandırdığını gösteren 1920'lere dayanan bir hikayedir. Mantık / bilim güdümlü Batman, Gotham'ın varlığını tehdit eden Lovecraftçı doğaüstü güçlerle savaşmalı, bu arada Green Arrow, Ra's al Ghul, Mr. Freeze, Killer Croc, Two-Face, James Gordon ve Bruce'un sevgili koğuşları da dahil olmak üzere tanınmış müttefiklerinin ve düşmanlarının yeniden tasarlanmış versiyonlarıyla yardım etmeli ve yüzleşmelidir. Diğerlerinden farklı olarak mistik, genellikle korkutucu bir Batman macerasına hazırlanın.

David Giuntoli
Batman / Bruce Wayne (voice)

Patrick Fabian
Harvey Dent / Two-Face (voice)

John DiMaggio
James Gordon (voice)

Karan Brar
Sanjay 'Jay' Tawde (voice)

Navit Nikaban
Ra's al Ghul (voice)

Darin De Paul
Thomas Wayne (voice)

Emily O'Brien
Talia al Ghul / Martha Wayne (voice)

Christopher Gorham
Oliver Queen / Green Arrow (voice)

David Dastmalchian
Grendon (voice)

Tim Russ
Lucius Fox (voice)

Matthew Waterson
Jason Blood / Etrigan (voice)

Jeffrey Combs
Kirk Langstrom (voice)

William Salyers
Cobblepot / Professor Manfurd (voice)

Gideon Adlon
Oracle / Poison Ivy (voice)

Tati Gabrielle
Kai Li Cain (voice)

İki efsanevi yarasa uçmaya hazırlanırken, Gotham City karanlıklar perdesi altında uyuyordu. Biri şehri vampirler ordusu ile doldururken, diğeri elinden gelen herşey yaparak kargaşayı durdurmaya çalışıyor. Tüm yüksek teknolojik silahlar ile donatılmış olmasına arşın Kara Şovalye neticede ölümlü bir adamdır.

Bruce Wayne emekliliğe zorlanan diğer süper kahramanların çoğu gibi, üzerindeki pelerini çıkarıp atalı tam on sene oldu. Orta yaşın getirdiği olumsuzluklarla karşı karşıya kalan huzursuz Bruce Wayne öfkesini yarış arabaları ve içkiyle yatıştırmaktadır. Ancak yarasa şehrin Mutantlar diye bilinen barbar suçluların eline düştüğünü izlerken Wayne'i çağırmaya devam eder... Harvey Dent'in “İki Yüz” olarak geri dönmesi, sonunda Wayne'in Kara Şövalye şapkasını yeniden takmasını sağlar. Kötü adamı dramatik bir şekilde yakalaması onun suçla savaşa geri dönmesine neden olur. Tabii bunun sonunda, Batman kanun yaptırımının hedefi ve perişan Gotham City'nin yeni umudu haline gelir. Carrie isimli genç bir kız Robin'in yerine geçer ve sonunda Batman'i Mutantların liderinin korkunç saldırısından kurtarır. Yeni bir yardımcıyla güçlenen ve belirli bir amacı olduğu için yeniden enerji toplayan Kara Şövalye Gotham'ı eski ve yeni düşmanlarından korumak için geri dönmüştür...

Gotham bir suç salgınının etkisi altında kaldı ve bütün düşmanları Batman'in hayatını mutlak kaosa sürüklemek için ortaya çıktılar. Ama pek farkında olmadıkları şeyse, kendilerinin, hain Hush'ın Bruce Wayne'den intikam alabilmek için oynadığı ayrıntılı oyundaki piyonlar oldukları. Kırılma noktasının ötesine kadar zorlanan Batman, geç olmadan bu gizemli suç dehasının gerçek kimliğini keşfedebilmek için, dünyanın en iyi dedektifinin yeteneklerinden çok daha fazlasını kullanmak zorunda kalacak.

İnsanlığın ötesinde tehlikeler ve gizemli yaratıklarla dolu sihir ve hayal dünyasına hoş geldiniz. Siz de Dr. Stephen Strange'ın Tibet'ın en yüksek noktasına yaptığı büyüleyici yolculuğa katılın. Ancak her şeyden önce Dr. Strange'in ona acı veren geçmişinden uzaklaşması ve kendini sihrin dünyasına bırakması gerekmektedir. Ancak bu şekilde gücünü farkına varacak, yaratıklara karşı amansız bir şekilde savaşacak, kapının arkasında onu bekleyen gelmiş geçmiş en korkunç insanoğluyla karşı karşıya kalacaktır.

Kimse nereden geldiğini ve ne olduğunu bilmiyor. Hangi amaca veya kime hizmet ettiği belli değil. Bilinen tek şey, yaşayan tüm canlılara karşı büyük bir nefret duyduğu ve yok etme içgüdüsüyle hareket ettiği. Zaten bilinen tek dürtüsü de bu. Hikayemiz bilinmeyen bir yerde, yer altından gelen seslerle başlıyor. Biri nefretle, çelikten bir duvarı yumruklamakta. İçine kapatıldığı kafesten çıkmak için tüm gücünü harcamakta. Peki ama kurtulup özgürlüğüne kavuştuğunda ne yapacak? Sahip olduğu tek bir amaç var. O da yok etmek. Kıyamet günü yaklaşıyor.

Red Sonja çizgi romanları Marvel Comics için 1973 yılında Roy Thomas ve Barry Windsor Smith tarafından yaratılmıştı. Red Sonja, bir kadın savaşçıdır. Çizgi romanlar Robert E. Howard'ın hikayesinden uyarlanarak yaratıldı. Ayrıca The Song of Red Sonja çizgi romanı Academy of Comic Book Arts Awards tarafından ödüle layık görülmüştür. Red Sonja'nın 17 yaşındayken başına bir facia gelmiştir. Ailesiyle birlikte yaşayan genç kızın ailesi paralı askerler tarafından katledilir. Sonia ise tecavüze uğrar ve intikam almaya yemin eder. O sırada karşısına kırmızı tanrıça Scathach çıkar. Kızıl tanrıça ona birçok silahı kullanma yeteneği ve güç verecektir. Ancak tek şartı, savaşıp yenilmediği sürece hiçbir erkekle birlikte olmamasıdır...

Animasyon kahramanı Mr Incredible adı altında dünyada var olan kötülüklerle mücadele eden ve insanları kötücül şeylerden korumaya çalışan Bob Parr, dünyaca meşhurdur. Bir süre sonra hayatının bu denli yorucu olmasından yana şikayetçi olup emekliye ayrılmak ister. Eşi ve çocukları ile beraber daha sakin ve sıradan bir yaşam düzenine geçer. Çok geçmeden bu düzenden de sıkılır çünkü sigortacılık gibi bir iş onu pek kesmemektedir. Evren niyet ve isteklerini duyar ve ona bir mesaj iletilir. Bir adada artık gizli bir görevin sahibidir.

Kraliçe Gedren, güce aç bir kadındır. Bir manastırda saklanan sihirli bir taş, ona insanüstü güçler kazandırabilir ve Gedren bu taşı ele geçirmek için her şeyi göze alır. Manastıra düzenlenen saldırıda tüm sakinler öldürülür — bunlar arasında, kılıç ustası Red Sonja’nın kız kardeşi de vardır. Bunun üzerine Red Sonja, Kraliçe Gedren'den intikam yemini eder ve büyülü taşı geri almak için yola koyulur. Yolculuğu sırasında, bu tılsımı yok edebilecek tek kişi olduğu anlaşılan Lord Kalidor’la karşılaşır. Kalidor ve dünyayı uşağıyla birlikte gezen bir prens, Red Sonja’nın bu tehlikeli görevdeki tek yol arkadaşları olur.

İyiyle kötü arasında Elektra vardı. Hayatı bir trajediyle lekelenmişti; öldürmek için eğitilmiş, sonra ölüme terk edilmişti. Ama Elektra için ölüm sadece bir başlangıçtı; geri döndü, intikam duygusu ve tüm yetenekleriyle! Geçmişini hatırlayarak işkence çeken, kendi gizemli ölümüyle çarpışan ruhu huzur bulmuyordu. Ve Elektra kendisini yeniden canlanmış buldu.

Simon, Jared ve Mallory kardeşler, anneleriyle birlikte yıkık dökük bir eve taşınırlar. Burada tesadüfen buldukları güncenin kapağını kaldırır kaldırmaz hayatları değişir. Fantastik bir dünyanın olağandışı girdaplarına kapılan kardeşler kendilerini tuhaf yaratıklarla dolu yeni bir dünyada bulurlar.Fantastik çocuk edebiyatının ünlü serilerinden The Spiderwick Chronicles, serüvenlerini kitap sayfalarından beyazperdeye taşıyan örneklere bir yenisini ekliyor.

Çin... son derece zalim olan bir hanedanlık, son dönemlerini hüküm sürmektedir. Ağıza alınmayacak kötülükler, karanlık sırlar ülkenin karanlık sokaklarını kaplamıştır. Artık herşeyin su yüzüne çıkma vakti gelmiştir.Tutukluluk mührü artık kırılmıştır. Güçlerini doğadan olan Blizzard, Whirlwind, Firebrand ve Earth Mover dörtlüsü dünyaya salıverilmiştir. Amaçları efendilerinin yeniden gücünü toplamasını sağlayacak beş sihirli yüzüğü bulmaktır. Onlara karşı durabilecek tek bir kişi vardı: Demir Adam. Çin'in en yüksek dağının zirvesinden Atlantik Okyanusu'nun derinliklerinde hala aktif olan volkanın kalbine yolculuk yapacak ve bu acımasız yaratıklara son teknoloji ürünü giysinin yardımıyla dünyayı dar edecektir. Peki Tony Stark'ın kostümünün marifetleri kazanmasına yetecek midir?Kadere karşı gelinebilir mi? Yoksa artık çok mu geç?


Dünyanın her yerinde insanlar birbirlerine saldırmaya başlamıştır. Justice League, insanları neyin etkisi altına aldığını araştırırken işin içinde sihir olmasından şüphelenir. Batman kendisini Zatanna, Constantine ve Deadman’e yardım ederken bulacaktır.

Superman'in de dünyası olan Kripton gezegeninin bir patlamayla yok olduğunu takipçileri iyi bilir. İşte bu gezegenden kopan bir parça üzerindeki Argo şehri tüm sakinleriyle birlikte başka bir boyuta sürüklenmiştir. Kaybettikleri gezegenlerinden ötürü bir melankoli içinde yaşayan Kriptonlulardan biri de bizim Superman'in ta kendisi olan Kal-El'in güzel kuzeni Kara'dır. Kara Kripton'u, eksantrik ve düzen karşıtı bir sanatçı Zor-El'in anlattıklarıyla tanır. Zor-El yüzünden Argo'yu ayakta tutan güç toplarından biri kaybolduğunda olaydan kendisini sorumlu hisseden Kara, istemediği olayların sonucu kendi boyutunun dışına sürüklenerek Dünya'ya gelir.

Joker tarafından tutsak edilip öldürülen Robin, buna sebep olan Ra's al Ghul tarafından hayata döndürülüyor. Ancak Robin ölümden zarar görmüş bir ruh haliyle geriye dönüyor ve Red Hood adı altında Batman'e rakip olarak Gotham kentine gelip kendi tarzında suçlularla mücadeleye başlıyor. Uyguladığı yöntemlerle Batman'i karşısında bulunca, karşı karşıya geliyorlar. Red Hood hakkında derin bir araştırma yürüten dedektif Batman, dramatik bir şekilde rakibinin öldüğünü sandığı Robin olduğunu öğreniyor. Karanlık Şövalye'nin en zor mücadelelerinden birisine şahit olacağımız 'Under the red hood' izleyiciye üst seviyede görsellik, aksiyon ve dramatik anlatım sunuyor.

Güçleri olduğunu keşfettikten sonra, 11 yaşındaki Jonathan Kent ve suikastçıya dönüşen Wonder-Wonder Damian Wayne, babalarını (Süpermen ve Batman) kurtarmak ve gezegeni Starro olarak bilinen kötü niyetli uzaylı gücünden kurtarmak için güçlerini birleştirmeli.

Will Eisner’in ‘The Spirit’ adlı çizgi romanından beyazperdeye uyarlanan ve Sincity, 300 ve Elektra’nın yazarı & Sincity üçlemesinin yönetmeni Frank Miller’ın yönettiği filmde Spirit isimli maskeli ve etrafı güzel kadınlarla dolu bir varlıktır. Spirit, Central City’yi korumak için polis ile beraber, şehirdeki suçlular ve The Octopus ile mücadeleye girişir.

Gotham Şehri, karanlık, tehlikeli ve gotik! Tek koruyucusu ise çoğunluğu çürümüş durumdaki Polis departmanı. Savcı Harvey Dent ile komiser Gordon’un tüm çabalarına karşın, şehir giderek daha güvensiz bir hale gelmektedir... ta ki Kara Şovalye ortaya çıkana dek.Suçlular çoğunlukla batıl inanç sahibidir, ve korkak... bu yüzden kendisine onların yüreğine korku salacak bir gizli kimlik seçmiştir. O bir yarasadır. Yarasa-adam, Batman!Ödüllü bir gazeteci olan genç ve güzel Vicky Vale, esrarengiz yarasa-adamın sırrını çözmeye kararlıdır. Öte yandan Jack Napier, yanlışlıkla asit kazanına düştükten sonra şehrin psikopat palyaço suç kıralına, Batman’in azılı düşmanı sinirbozucu Joker’e dönüşür.

Ölüm geliyor. Ölümden daha kötüsü: yok oluş. Sadece kendi Dünyamız için değil, herkes için, her yerde, her evrende! Bu nihai yıkıma karşı, gizemli Monitor, hiçbir zaman oluşturulmuş en büyük Süper Kahraman ekibini bir araya getirdi. Ama Superman, Wonder Woman, Batman, The Flash, Green Lantern ve çeşitli Dünyalardan yüzlerce Süper Kahramanın birleşmiş gücü bile tüm gerçekliği durdurulamaz bir antimadde kıyametinden kurtarmak için ne yapabilir?

Süper kahramanlar şehri Champion City'de, şehrin efsanevi kahramanı Captain Amazing'in ortadan kaybolmasıyla kötü adam Casanova Frankenstein serbest kalır. Şehri kurtarma görevi, yetenekleri oldukça sıradan olan bir grup tuhaf amatör süper kahramana düşer: Çatalla ustalıkla dövüşen The Shoveler, görünmez olabilen (ama sadece kimse ona bakmıyorken) Invisible Boy ve öfkelendiğinde korkunç bir gaz çıkaran Spleen gibi karakterlerden oluşan bu garip ekip, kendilerini "Mystery Men" olarak adlandırır. Yetersiz yeteneklerine rağmen, ekip bir araya gelerek gerçek bir takım olmayı öğrenir ve Casanova Frankenstein'ın kötü planını durdurmak için sıra dışı becerilerini kullanır. Film, süper kahraman klişelerini absürt bir mizahla ele alırken, "kahraman olmak için süper güç gerekmez" mesajını eğlenceli bir şekilde verir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir