
John Wayne
John Phillips

Avusturyalı mülteciler Dr. Braun ve kızı Leni, kasabanın Oregon'a taşınma planına katılır. Kasaba lideri Leni'ye aşık olur ama Leni, Üçüncü Reich'tan kaçmalarına yardım eden adamla nişanlıdır.

John Wayne
John Phillips

Sigrid Gurie
Leni 'Lenchen' Braun

Charles Coburn
Dr. Karl Braun

Spencer Charters
Dr. 'Nunk' Atterbury

Helen MacKellar
Mrs. Welles

Roland Varno
Dr. Eric Von Scherer

Sonny Bupp
Billy Welles

Wade Boteler
Mr. Harris, Department of Agriculture Official

Trevor Bardette
Clem Higgins

Russell Simpson
Minister
Charles Waldron
Dr. William Thorpe

Wendell Niles
Man-on-the-Street Radio Announcer

Frank Brownlee
Bill--Farmer

Bob Burns
Farmer

Horace B. Carpenter
White-Haired Farmer in Oregon

Tüm zamanların en iyi atletlerinden biri olarak kabul edilen Steve Prefontaine'in gerçek yaşam öyküsünü beyazperdeye taşıyan "Prefontaine", spor dramalarının en yetkin örneklerinden biri. Orta ve uzun mesafe koşu dallarının hemen hepsinde rekorlar kıran Prefontaine genç yaşta ölünce, birçok kişi yapabileceklerinin büyük bir kısmını gerçekleştiremediğini düşünmüştü. Jared Leto'nun başrolünü oynadığı yapım spor filmlerine ilgi duyanlar için kaçırılmayacak nitelikte.

Oregon'un kırsalını kendine arka fon olarak alan film, aşkın etki alanına giren bir kadın ve bir erkeğin akıllardan uzun süre silinmeyecek hikayesini anlatıyor. Aşkı daima yanlış yerde arayan umutsuz romantik Bradley'den (Kinnear), bilge profesör Harry (Freeman) ve kadere meydan okuyarak problemli Oscar'a aşık olan güzel Chloe'ye kadar bu hikaye bize hayatı ve aşkı komik, seksi ve çılgın bir çerçevede sunuyor. Kalbinize dokunacak ve ruhunuzda etkiler bırakacak bu romantik filmi sakın kaçırmayın.

Luke, eskiden şampiyonlukları olan bir boğa matadorudur ve eski parlak günlerine geri dönme arzusundadır. Sophia ise New York’un sanat camiasında hayallerinin işini kovalayan bir üniversite öğrencisidir. Luke ve Sophie’nin yolları bir şekilde kesişir ve ikisi de ideallerine ulaşmaya çalışırken ilişkileri çetin bir sınavdan geçer. Bu esnada kader ikisinin de karşısına Ira’yı çıkartır. Ira ve Ruth, Luke ve Sophia, zamanın ayırdığı, hayatları iç içe geçmeden önce pek de ortak noktası olmayan iki çifttir. Aşk, bilgelik ve deneyim içeren bir kutu eski mektupla, sevginin anlamını ve gerçek değerleri yeniden keşfeden Luke ve Sophia’nın sıra dışı aşk hikayesini bize sunuyor.

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

Dul bir kadın olan Cary günün birinde genç bahçıvan Ron ile tanışır. Aralarında başlayan ilişki büyük yaş farkı nedeniyle toplumun tepkisini çeker. Üstelik genç Ron bu sorunu umursamamaktadır...

Seventh Heaven (1927) sessiz bir filmdir ve En İyi Film Akademi Ödülü'ne aday gösterilen ilk filmlerden biridir (daha sonra "En İyi Film, Yapım" olarak adlandırılır). Film H.H. Caldwell (başlıklar), Benjamin Glazer, Katherine Hilliker (başlıklar) ve Austin Strong (oyun) tarafından yazıldı ve Frank Borzage tarafından yönetildi. Film, Gaynor ve Charles Farrell'ın başrollerini paylaştığı bir romantizm. Gaynor Başrolde En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazandı, Borzage En İyi Yönetmen ödülünü kazandı ve Glazer En İyi Yazma, Uyarlama ödülünü kazandı. Seventh Heaven, 1927'de gişede 2,5 milyon dolardan fazla hasılat elde eden sinema tarihinin en yüksek 13. sessiz filmidir. 1995'te film, Kongre Kütüphanesi tarafından "kültürel, tarihsel veya estetik açıdan önemli" olarak Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Film Arşivi'nde korunmak üzere seçildi.

Zengin bir adam olan Bob Merrick, arabasıyla yaptığı kaza sonrasında ünlü bir beyin cerrahının ölümüne ve cerrahın karısının da kör kalmasına neden olur. Suçluluk duygusu içerisindeki Merrick, hayatını tıp ilmine adar. Amacı doktorun karısı Helen'in gözlerine yeniden kavuşmasını sağlamaktır. Zamanla Helen ile aralarında bir yakınlaşma başlar.

Çatırdayan bir evliliği çiftlerin iki farklı bakış açısından anlatan filmin bu bölümünde James McAvoy'un canlandırdığı Conor Ludlow'un hayatını izleyeceğiz.

Üzerinde güneş batmayan emperyalist İngiliz İmparatorluğunun zirvede olduğu zamanlar.... Genç ve toy bir İngiliz subayı görevli olarak İngiliz kolonisi Sarawak'a gönderilir. Doğa harikası, cenneti andıran bir mekanda başlarda her şey çok keyifli gözükse de kısa zaman içinde kendisini bekleyen zorlukları farkeder. Yöneteceği halkın dilini kısa zamanda öğrenme zorunluluğu, kesilip kafaları getirilmesi gereken Çinliler, Hollandalı kaçak madenciler ve hepsinden önemlisi zaman içinde çok karmaşık bir hal alacak gönül ilişkileri. Film adını, buraya gönderilen idarecilerin yerel dili kısa zamanda öğrenmelerini çabuklaştırmak için hizmetlerine verilen "yatak arkadaşı" kızlardan alıyor. Bu kızlar idarecilerin hem yatak arkadaşı hem de dil öğretmenleri olarak geçici olarak görevlendirilmektedir. Ancak genç ve toy yeni idareci dini inançları nedeniyle bunu başlangıçta kabullenmekte zorlanır. Kabul ettikten sonra ise geri dönülmez bir yola girdiğini geçte olsa farkedecektir...

Kaynak, üç farklı zamanda bir adamın sevdiği kadını kurtarmak için başından geçen bin yıllık serüveni konu almaktadır. 15. yüzyılda İspanya'da yaşayan Tomas, ölümsüzlük verdiği sanılan efsanevi bir çeşmenin arayışına çıkar. Günümüzde Tommy Creo adlı bir bilim adamı, kanser olan eşi Izzy'yi kurtarabilmek için umutsuzca bir tedavi yöntemi keşfetmeye çalışmaktadır. 25. yüzyılda, astronot olan Tom ise uzaydaki gezintisi sırasında kendisini çok uzun sürelerdir rahatsız eden olayların arkasındaki gerçekleri keşfeder. Bu üç adamın hikayesi, tek ve ortak bir gerçeğe uzanmaktadır.

Bu film 'Pire' lakaplı Henry Nash ve en yakın dostu Nicky'nin deniz kuvvetlerine katılmadan önce yaşadıkları ve delikanlılık çağlarına ait son maceralarının öyküsünü anlatıyor. Elizabeth McGovern, Nash'in gizemli sevgilisini canlandırıyor. Ay ile Yarışanlar, masumiyetin kaybı, büyüyüp yetişkin olmanın getirdiği sorumluluklar gibi birbiri ardına gelen olayların acı tatlı hikayesini anlatıyor.

Eski kovboy filmlerinin aranan yıldızlarından olan Howard Spence, alkol ve uyuşturucu batağında kaybolmuş, şöhreti ve tüm varlığını yitirmiş eski bir yıldızdır. Hayatının tüm anlamını kaybetmiş hedefsiz bir şekilde günlerini tüketirken kendisine eşlik eden tek şey yalnızlığıdır. Fakat bir gün, bir çocuğu olabileceği hakkında öğrendiği gerçek, uzun zamandır hissetmediği bir heyecan yaşamasına neden olur. Artık yaşamak için bir anlam bulmuştur. Kız ya da erkek olduğunu bilmeden yollara dökülecek ve hiç bilmediği bir hayatı en başından keşfetmeye çalışacaktır.

A young woman who is determined to maintain her independence finds herself at odds with her family who wants her to tame her wild side and get married.

Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

Genç Ben Carson, şanslı bir çocukluk geçirmemiştir. Yoksulluk ve önyargı arasında, eski bir evde geçirilen çocukluk, beraberinde kötü ders notları ve öfke getirmiştir. Tüm bunlara rağmen yine de, annesi ona inancını hiç kaybetmemiş, hayal gücünü ve inancını asla yitirmemesi için ona sürekli destek olmuştur. Artık O dünyanın en iyi beyin cerrahlarından biridir…

İki eski arkadaş, Kurt ve Mark, Portland/Oregon'un doğusundaki Cascade sıradağlarında bir hafta sonu kamp gezisi için yeniden bir araya gelirler. Son durakları olan ormanın derinliklerindeki bir kaplıcaya vardıklarında, hayatlarında izledikleri farklı yollarla yüzleşmek zorunda kalırlar.

Stephen King'in küçük bir romanından uyarlanan bu filmde, yazar (Richard Dreyfuss) kendi ve üç diğer arkadaşının yaşadığı macerayı ve kahramanlıklarını anlatıyor. Bu çocuklar, 1950'lerde Oregon ormanlığında kayıp bir çocuğun cesedini aramaya koyulurlar. Yol boyunca daha da yakınlaşan çocuklar birbirleri hakkında da çok şey keşfederler...

Çekingen, etrafına kızgın genç Ted(Ben Stiller), üçüncü sınıf bir özel dedektifin yardımıyla, tam on üç sene sonra lisede aşık olduğu Mary'nin(Cameran Diaz) peşine düşer. Ne var ki, dedektif de Mary'ye aşık olur. Kısa süre sonra ise, her iki erkek de Mary ile ilgilenen herkesin ona aşık olduğunu ve onu elde etmeye çalıştığının farkına varır.

Uslanmaz bir romantik olan Abby Richter, bir sabah şovunun prodüktörlüğünü yapıyordur. Programı şovenist bir karakteri olan Mike sunmaya başlayınca ikisi ilişkilere dair bir anlaşma yaparlar. Abby yeni tanıştığı bir adamla ilişkisinin düzgün gitmesi için Mike'tan yardım alacaktır, eğer sonuç istenildiği gibi olmazsa Mike işi bırakacaktır.Bu süreçte Mike Abby'e ilişkilere dair 'çirkin gerçekleri' ispatlayacaktır. Ama onun zekice taktikleri beklenilmeyen bir sonuç doğurur; Abby'i aşkını bulurken o da Abby'a aşık olmuştur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir