
Steven Kaplan
Danny

High school loser Danny Stein needs a prom date. As a cause of anxiety for Danny, Bart Beeber, the nerdiest guy in school, has already found a date. At the same time, Danny's divorced parents are both seeking relationships again.

Üniversiteden yeni mezun olmuş, ileriye dönük net bir planı olmayan, New Jersey'deki evine tıkılıp kalmış 22 yaşındaki Andrew, yahudi yaş partileri organizatörü olarak çalışmaya başlar. Bu sayede genç bir anne ve onun ergen kızıyla benzersiz bir dostluk kurar.

Maurice is an aging veteran actor who becomes taken with Jessie, the grandniece of his closest friend. When Maurice tries to soften the petulant and provincial young girl with the benefit of his wisdom and London culture, their give-and-take surprises both Maurice and Jessie as they discover what they don't know about themselves.

Orta yaş bunalımı ve boşanmayla karşı karşıya kalan Alex, New York komedi sahnesinde yeni amacını aramaya başlar. Tess ise aileleri için yaptığı fedakarlıklarla yüzleşirken ortak ebeveynlik, kimlik ve aşkın yeni bir biçim alıp alamayacağı konularında bir yolculuğa çıkar.

Gümüş boyalı sokak sanatçısı ve ona aşık olan yumuşak sesli hayvanat bahçesi görevlisi hakkında sıradışı bir romantik komedi...

Kate Welles, genç ve çekici bir gazeteci, bir kadın dergisi için yüzeysel konular üzerine yazılar yazarak geçimini sağlar. Bir gün, ona aşk hikayesi ile ateşli bir macera arasındaki farkı inceleyen bir makale sipariş edilir. Karmakarışık aşk hayatı nedeniyle, Kate bu araştırmayı kendi hayatı üzerinden yapmaya karar verir. Famke Janssen’in büyüleyici enerjisiyle dolu, neşeli ve taze bir komedi.

Sıradan ve utangaç bir öğrenci olan Adam (Paul Rudd - "Knocked Up") aynı zamanda bir müzede çalışmaktadır. Anarşist görüşlere sahip olan sanat bölümü öğrencisi Evelyn'le (Oscar® ödüllü oyuncu Rachel Weizs, "Constant Gardener") burada karşılaşır ve ikili tartışmayla başlayan konuşmanın sonrasında sevgili olurlar. Adam, kız arkadaşını çok yakın iki arkadaşı olan Jenny (Gretchen Mol- "3:10 To Yuma") ve Phillip'le (Fred Weller- "The Beach Boys: An American Family") tanıştırır. Adam, Evelyn'le beraber olmaya başladıktan sonra dış görünüm ve davranış olarak farklı bir kişiliğe bürünür. Evlilik arifesinde olan Jenny ve Phillip'in ilişkileri de bu değişimden nasibini alır. Evelyn'in tez projesi ise, hepsi için büyük bir sürpriz olacaktır.

The film follows the marital and dating lives of three men and three women who unknowingly form a tangled web of relationships. Interspersing "man on the street" interviews with scenes from the six characters' lives, the film weaves a humorous and biting commentary on the game of love -- easy to start, hard to finish.

"Aşkım" (Cheri), zengin erkekleri baştan çıkarmasıyla meşhur 49 yaşındaki Lea de Lonval’le, daha 19 yaşındaki havalı ve deneyimsiz Fred’in altı yıl süren ilişkilerini anlatıyor. 1900’lerin başında Paris’te geçen filmde Lea, rakibesi Charlotte’un oğlu Fred’i kadınlar hakkında bir şeyler öğrenmesi için kanatları altına alır. İlişkileri safi zevkten ibaretken birbirlerine aşık olurlar. Oscar adayı güzel oyuncu Michelle Pfeiffer’ı baş döndürücü bir rolde izleyeceğimiz “Aşkım / Cheri”de Rupert Friend ve Kathy Bates de başarılı performanslarıyla dikkat çekiyor.

Karısından yeni boşanmış, hayat boyu kaybetmeye mahkûm John, bir partide gayet hoş, seksi Molly’yle tanışır. İşler iyi gider, sonra Molly’nin 21 yaşındaki oğlu, filme adını veren Cyrus, sahneye çıkar. Ana-oğul arasında öyle sıkı bir ilişki vardır ki John epey rahatsız olur, ama ikisi arasında kendine bir yer açmak için mücadeleyi elden bırakmaz.

Kevin Bacon ve Elizabeth Perkins kendi sohbet programlarının iki sunucusu olarak savaşırken aşkı ve başarıyı bulan rakip gazetecilerdir. Ne yazık ki programlarının başarısının arkasındaki bu sürtüşme, romantizmi de öldürmektedir.

Gelecek vaat eden genç bir film yapımcısı, şöhret ve servete giden yolu komik sapmalar ve çukurlarla döşeli bulur.

Bianca ve Kat iki kızkardeştir. Küçük olan Bianca okulun güzel ve populer kızlarından biridir fakat hiç kimseyle çıkmamıştır. Ablası Kat ise asabi, alaycı ve sert bir mizacdadır. Buna bir de kesin karalılığı eklenince hiçbir erkek ona yanaşmamaktadır. Bianca bir erkek arkadaşla çıkmayı çok istediği halde Stanford ailesindeki kurallar yüzünden bu isteğini gerçekleştirememektedir. Bu kurallara göre Biancanın birisiyle çıkması için önce ablası Katin birisiyle çıkması gerekmektedir ki bu imkansızla eşdeğerdir. Bianca bu sorunu çözmek için okuldaki hiçbir kızı beğenmeyen bir genci devreye sokacaktır.

Maurice, muhafazakar ve kendisinden çok şey bekleyen ailesinin üniversite tahsili için Cambridge'e gönderdiği bir İngiliz gencidir. İki sınıf üstte bir talebenin açık ve beklenmedik teklifi kafasını karıştırır. Hayatında gizli bir sayfa açılan Maurice, Clive'dan etkilenmiştir. Ancak 1. Dünya Savaşı öncesi yasal olarak yasak olan eşcinsellik İngiltere'de yaşanamaz durumdadır. Arkadaşlarının 6 ay hapis cezası alması ikiliyi durduramaz....

Okulun en güzel kızı Paris Morgan annesinin arabası ile bir kaza yapınca, liseden atılmış olan zeki ve hoş Alvin Johnson onunla bir anlaşma yapar: Eğer onun sevgilisiymiş gibi davranırsa Alvin Paris’in annesinin arabasını gizlice tamir edecektir. Paris istemeyerek kabul eder. Paris tarafından kılığına kıyafetine çeki düzen verilen Alvin farklı davranmaya başlar ve diğer bütün gençler gibi duygusuz bir serseme dönüşür. Acaba Alvin gerçek dostlarını, burs olasılığını ve Paris ile gerçek bir ilişki kurma fırsatını yitirmeden önce yeni keşfettiği egosunu dizginleyebilecek midir?

30'lu yaşlardaki Emma ve Peter, evlilik, çocuklar ve banliyölerdeki evler gibi hayatın büyük anlarının eşiğinde olduklarını düşünür. Ancak tam da bu sırada sevgilileri tarafından terk edilirler. Büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Emma ve Peter, çok geçmeden onları terk eden sevgililerinin yeni ilişkilere başladığını öğrenince iyice dehşete kapılır. Emma ve Peter eski sevgililerinin yeni ilişkilerini sabote etmek ve onları sonsuza dek geri kazanmak için beklenmedik sonuçları olan bir plan yapar.

İzleyiciyi bu kadar iyi hissettiren nadir filmlerden biri olan KADIN DEDİĞİN, küstah enerjisi ve olanca sevimliliğiyle, coşkulu ve komik bir yapıt. Los Angeles'ın doğusunda yaşayan, Meksika göçmeni bir ailenin kızı olan 18 yaşındaki tombul Ana'nın önünde parlak bir gelecek vardır. Ailesinde üniversiteye gitmeyi hayal edebilen ilk kişidir, ama ablası Estela'nın giysi atölyesi eldeki işleri yetiştiremeyince, Ana bir dizi şık elbise siparişinin zamanında teslim edilmesi için gönülsüzce yardıma koşar. Kendisininkinden çok farklı hayatlar süren kadınlara havalı kıyafetler dikmek için harcanan onca emek onu sinirlendirir. Hem hayallerine, hem de vücuduna dar gelecek giysilerdir bunlar. Atölyede ter dökerek geçirdiği uzun saatlerin ardından, Ana ablasının çalışkanlığını ve yeteneğini takdir etmeye başlar. O da atölyedeki kadınlara vücutlarındaki kıvrımları sevmeyi ve kendilerini diğerlerinden farklı kılan her şeyin kıymetini bilmeyi öğretir.

With varying degrees of success, recently divorced friends Dave, Vic and Donny are trying to move on with their lives. Vic feels vilified by his ex-wife's parents, while Donny has a shaky bond with his teen daughter, Emma. Dave, meanwhile, has an enviable problem -- he has more dates than he can handle. As they confront their post-marital challenges, the men take solace in one another's plights.

Film, kapı komşusu güzeller güzeli Margo'ya aşık olan, romantik ve çalışkan genç Quentin'in hikayesini anlatıyor. Çocukluklarında iyi arkadaş olan ikili, biraz büyüdüklerinde eskisi kadar yakın olmazlar. Lise hayatlarının sonlarına doğru Margo, Quentin'i bir dizi eşek şakasına dahil olacağı uzun bir gecede yanında olmasına ikna eder. Ancak ertesi gün Margo, arkasında ipuçlar bırakarak ortadan kaybolur. Quentin ve arkadaşları onu bulmak için bir uzun yola çıkarlar.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.











0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir