
Alec Guinness
Captain William Horatio Ambrose


Alec Guinness
Captain William Horatio Ambrose

Harry Locke
Reporter

Frederick Piper
Barman

Fred Griffiths
Bus Driver
Gerald Case
Commander

William Mervyn
Captain

Derek Waring
Second Surgeon

Donald Pleasence
Cashier
Newton Blick
Bank Manager

Irene Browne
Mrs. Barrington

Percy Herbert
Tommy

Victor Maddern
Figg

Harold Goodwin
Duckworth

Junia Crawford
Evie
Frank Burdett
Bald Man

4 kaçak yolcu okyanustaki bir yolcu gemisinde ortalığı karıştırır

Gürültülü bir klakson fabrikasında çalıştıktan sonra Oliver'i tek bir klakson sesi çıldırtmaya yetiyordur artık. Doktor Finlayson kendisine uzun, rahatlatıcı bir gemi gezisi yapmasını önerir. Doktorun reçetesine uyan Oliver arkadaşı Stan ile birlikte bir tekne kiralar ve yelkenleri şişirir. İki arkadaş firari katil Nick Grainger'ın teknedeki varlığından habersiz yol alırlar.

Malibu'ya yaz gelirken Dil Balığı Takımı, Uluslararası Beachmaster Yarışmasına ev sahipliği yapmak üzere plaja geri döner ve beklenmedik bir şekilde yarışmaya katılır.

While Ron Burgundy's rivalry with Veronica Corningstone escalates quickly, a group of unprofessional thieves better known as 'The Alarm Clock' try to make the truth known, whatever that may mean...

Chaplin klasiklerinden biri daha! Yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı fiilminde, Tramp’in ve dünyalar tatlısı 6 yaşında bir çocuğun kimi zaman komik kimi zaman gözlerinizde yaşlara sebep olacak hüzünlü hikayesi anlatılıyor. Hikaye Tramp’in terkedilmiş bir bebeği bulması ve onu kurtararak evine almasıyla başlar. Hafızalardan silinmeyecek sahneleri ve Chaplin’in yorumuyla hüzün ve eğlencenin harmanlandığı bu filmi kaçırmayın!

Tatlı Hayat, Roma şehir yaşantısının modern yozluğunu ve sofistike ahlak çöküntüsünü yüksek sosyetenin peşinde koşan bir gazetecinin gözünden anlatır. Genç gazeteci Marcello Rubini gerçek bir eser yaratmanın düşüyle yaşar; ancak çalıştığı bulvar gazetesinin ona sağladığı para ve prestijden de vazgeçemez. Filmde Marcello'nun yedi günü ve gecesini, birlikte olduğu farklı kadınlarla ilişkilerini, arka planda 1960'ların gençlik ve heyecanıyla kaynayan Roma sokakları ve sosyete yaşantısından kesitlerle izleriz. Marcello seks, içki, partiler ve alemlerle dolu bir dünyada savrulurken bile aslında haz almadığı bu "tatlı hayat"ı sonuna kadar yaşamaya devam eder. Onunki ruhsuz ve heyecansız bir varoluştur. İtalyan sinemasının ilk 3,5 saatlik filmi olan "Tatlı Hayat" gösterime girmesiyle birlikte büyük skandallara ve polemiklere yol açmış, Vatikan tarafından yasaklanmaya çalışılmış, halk tarafından kucaklanmıştır * Yapılmış en muhteşem İtalyan filmi.

The Beatles'ın ilk filmi olan siyah beyaz, A Hard Day's Night, videocliplerin birleşimi gibi gözükse de grubun meşgul günlerinden birini izlermişcesine kişiyi içine alıyor ve ne kadar eğlenceli insanlar olduklarını anlamamızı sağlıyor.

"Garsoniyer - The Apartment" büyük bir şirkette çalışan ve yükselmek amacıyla, evini garsoniyer olarak kullanması için patronuna vermekte sakınca görmeyen ve bu arada patronun metreslerinden birine aşık olan adamın komik hikayesini konu alıyor... Sevgisine karşılık bulduğundan emin olamadığı için bir süre sesini çıkarmasa da, her şey olacağına varıyor. Kadının güzelliği aklını başından alıyor ve işini kaybetmek pahasına da olsa mücadele etmeye karar veriyor. Fakat adam, genç kadının kimi sevdiği ile ilgili şüpheleri son adımı atmaktan onu hep alıkoyuyor...

İki işsiz komedyen Joe ve Jerry, tesadüfen mafyanın sevgililer gününde yaptığı bir katliama tanık olurlar. Arkasında şahit bırakmak istemeyen gangsterler ikilinin peşine düşer. Canlarını kurtarmak için yollara düşen ikili, Miami'ye turneye gitmekte olan ve tamamı kadınlardan oluşan bir müzik grubuna katılırlar. Kadın kılığında grupla yola çıkarlar ancak her ikisi de grubun solisti sarışın bomba Sugar Kane'e aşık olurlar ancak kimlikleri ortaya çıkmasın diye güzel kadına karşı duygularını belli edememektedirler. Bunun üzerine Joe, üçüncü bir kimlik yaratarak utangaç bir milyoner olarak Kane'e yaklaşmayı dener. Öte yandan Jerry'nin de başı, kadın kimliğine aşık olan bir milyonerle derttedir.

Prof. Barbenfouillis başkanlığında bir grup astronom Ay'a gitmek üzere planlar yaparlar. Sonuçta dev bir toptan gönderilen mermi şeklindeki uzay gemileri ile hedeflerine ulaşırlar. Ancak burada Aylılar tarafından kaçırılıp Ay kralının sarayına götürülürler... George Méliès'in çoğu Jules Verne'e dayanarak yaptığı yüzlerce kısa filmden bu en ünlüsü, -açıkça H.G.Wells'in First Men in the Moon'undan da esinlenerek- sinema tarihinin ilk bilim kurgu filmi olarak haklı bir üne sahiptir. Méliès'in filmleri janra ait klişelerin tümüne sahiptir neredeyse; çılgın bilim adamları, dehşet verici icatlar, roketler vs vs.. Roketin Ay'a varışını simgeleyen sempatik sekans, kuşkusuz sinemanın en bilinen sahnelerinden birine vesile olmuştur.

Audrey Hepburn'den ilk başrolünde Oscar'lı bir performans Tam 10 dalda Oscar'a aday olan ve Audrey Hepburn'e En İyi Kadın Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Roma Tatili, bir modern zaman prensesinin kraliyet dayatmalarına karşı gelerek tek başına Roma'yı keşfe çıkmasının hikayesini anlatıyor. Burada gazeteci kimliğini saklayarak ilginç hikayeler peşinde koşan Amerikalı bir gazeteciyle tanışıyor. Ancak planı ikilinin birbirine aşık olmasıyla suya düşüyor.

İkinci Dünya Savaşı döneminde Alman işgali altında bulunan Polonya'da yaşam, Nazi'lere karşı olan herkes için oldukça zordur. Polonya'nın Nazi'lere direnişine çok ciddi şekilde zarar verebilecek bir casusun Alman'lara bilgi ulaştırmadan bir an evvel engellenmesi gerekmektedir. Joseph Tura ve karısı Maria'nın başını çektiği bir grup tiyatro oyuncusu, Nazi'lerle amansız bir mücadeleye girişirler.

Stil ve varlığın, mizah ve insanlığın muhteşem bir bileşimi! 42 yaşındaki Manhattan yerlisi Isaac Davis işinden nefret etmektedir. 17 yaşında Tracy adında hiç sevmediği kız arkadaşı ve evlilikleri hakkında bir kitap yazan Jill adında lezbiyen bir eski karısı vardır. Ve Isaac onu boğazlamak istemektedir. Ancak en iyi arkadaşının seksi ve entellektüel metresi Mary ile tanışınca, Isaac tepeden tırnağa şehvetle dolar * Manhattan, New York aşığı Allen’ın kendi şehrine, semtine yazdığı bir aşk mektubu gibidir, kendi dünyasına bir güzellemedir. Manhattan, 70’ler sonu Amerikası’nın güvensizliğini başarıyla yakalamış bir film. Eskisinden daha çok kazanan, daha fazla özgürlüğe ve seçme hakkına sahip olan şehirliler, suçluluk ve güvensizlik duygularıyla boğuşuyorlar. Bu zeka eseri, dengeli, aynı zamanda hüzünlü siyah/beyaz komedi en sevilen filmler arasındaki yerini hep korudu.

Arthur ve Franz her ne pahasına olursa olsun büyük bir vurgun yapıp zengin olmak isteyen iki yakın arkadaştır. Franz yeni tanıştığı genç ve güzel Odile'in büyükannesinin evinde gizlediği paralardan haberdar olduğunda hemen harekete geçerler. Sıfır hatayla planladıkları soyguna genç kızı ikna etmeleri kolay olmasa da, sonunda harekete geçerler. Ancak hayat her zaman planlananı vermez ve bazı sonuçlar beklenenden ağır olabilir * Fransız Yeni Dalgası'nın müstesna ismi Jean-Luc Godard, Serseri Aşıklar'daki üslubunu, teknik olarak daha az deneysel olsa da, tematik olarak sürdürerek, unutulmaz bir yapıma imza atıyor. Ve dikkatli sinemaseverlerin farkedeceği üzere, Quentin Tarantino'ya kuracağı yapım şirketi ismi için de ilham veriyor: 'A Band Apart'

Ed Wood, kimilerine göre dünyanın en kötü yönetmeni, kimilerine göre de, filmleri son derece keyifli, nev-i şahsına münhasır kült bir yönetmen. Tim Burton, ikinci grupta yer alan bir yönetmen olarak daima ilhamları arasında tuttuğu Wood'un filmcilik serüveni üzerine bu filmi gerçekleştirdi. Yapımda, Ed Wood'un ayrıntılı yaşam hikayesinden çok, en çok bilinen yapımlarını çektiği dönem ve film yapma konusundaki hırsı konu ediliyor. Hem Ed Wood'u tanımak hem de Burton'ın başyapıtını görmek için kaçırılmamasında fayda var. İzledikten sonra sizde yazının başındaki sorunun cevabını bulacak ve muhtemelen ilk seçeneği eleyeceksiniz! * Tim Burton ve Johnny Depp işbirliğinden çıkan 8 film içinde en gerçekçi yapım bu olsa gerek


Gerçek bir hikayeden sinemaya uyarlanan film İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanan sıradışı bir olayı ele alıyor. 1941 yılında Liverpool'dan Jamaika'ya doğru yola çıkan bir gemi, İskoçya'nın yakınlarındayken kötü hava koşulları nedeniyle batmaya başlar. Gemi 250 bin adet viski şişesi taşımaktadır ve bu durum yerli halkı, eğlenceli ve alışılmadık bir maceranın içine sürükler.

İtfaiye biriminin başında bulunan Jake Carson ve seçilmiş özel kişilerden oluşan takımı, yangın söndürme konusunda uzmandır. Bu kez görevleri üç kardeşi hızla yayılan bir yangından kurtarmaktır. Fark ederler ki hiçbir yangın söndürme görevi, bundan sonra başlarına gelecekler kadar zorlu değildir. Çünkü yeni görevleri bebek bakıcılığıdır. Çocukların ailelerinin yerlerini bulamadıkları gibi üç uğraşması zor çocukla ilgilenmek zorundadırlar.

Hilary Duff, bu keyifli komedide, modanın renkli dünyasından, yeni üvey babasının akademisine ve asker yeşiline geçiş yapmak zorunda kalan sanatçı ruhlu genç, Kelly Collins'i canlandırıyor.

Jimmy Dolan is a college basketball coach who wants a big promotion. To get it, he needs to make a dramatic find. He ends up deep in Africa, hoping to recruit Saleh, a huge basketball prodigy Jimmy glimpsed in a home movie. But Saleh is the chief's son and has responsibilities at home, since the tribe's land is threatened by a mining company with its own hotshot basketball team.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir