
James Stewart
Mace Bishop

Mace Bishop, kanun kaçağı kardeşi Dee'yi darağacından kurtarmak için cellat kılığına girer. Şerif July Johnson'ın adamları tarafından kovalanınca Meksika'ya kaçmak zorunda kalır ve Meksikalı haydutlarla savaşır.

James Stewart
Mace Bishop

Dean Martin
Dee Bishop

George Kennedy
Sheriff July Johnson

Raquel Welch
Maria Stoner

Andrew Prine
Deputy sheriff Roscoe Bookbinder

Will Geer
Pop Chaney

Clint Ritchie
Babe Jenkins

Denver Pyle
Muncie Carter

Tom Heaton
Joe Chaney
Rudy Diaz
Angel

Sean McClory
Robbie O'Hare

Harry Carey Jr.
Cort Hayjack

Don 'Red' Barry
Jack Hawkins

Guy Raymond
Ossie Grimes

Perry Lopez
Frisco

Ortak bir hedefe doğru değişik nedenlerle yol almakta olan üç silah arkadaşı aslında kader açısından yolları kesişmiş insanlardır. İsimleri İyi, Kötü ve Çirkin olan bu kişiler için o dönemdeki Amerikan İç Savaşı bir araçtır. İyi ile Çirkin’in risk barındıran ancak iyi para getiren işleri mevcuttur. Çirkin, aranan azılı bir suçlu olduğu için İyi onu adalete teslim edip önce ödülünü alıyor sonra da darağacından riskli bir metot ile kurtarıp bir sonraki işe kadar sağ kalmasını sağlamaktadır. Bir gün gizli bir hazinenin ortaya çıkmasıyla ikilinin araları bozulur. Onlar birbirleriyle didişirken ortaya üçüncü bir hazine avcısı çıkar; o da Kötü adındaki kişidir. Artık her şeyin başka türlü yaşanma zamanıdır...

Senaryosunu Frank S. Nugent’ın Alan Le May’in 1954 yılında yazdığı aynı adlı romanından uyarlayıp yazdığı filmin yönetmeni John Ford’dur. Filmde ırkçı bir savaş gazisinin kızılderililerin kaçırdığı yeğenini aramak için yollara düşmesi, yıllar süren bu arayış sırasında onu harekete geçiren amacın gittikçe daha tartışmalı bir hale gelişi konu ediliyor. Film çevrildiği yıl ses getirmediyse de, yıllar geçtikçe prestij kazanarak klasikleşmiştir. Kimilerine göre ise John Ford’un başyapıtıdır. 'The Searchers', Amerika’da 'kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli' filmler arasına seçilmiş ve Kongre Kütüphanesi’nin 'Ulusal Film Arşivi'nde korunmasına karar verilmiştir.

Filmde Meksika'daki bir köyün ahalisinin düzenli olarak ürünlerini yağmalayan haydutlardan korunmak için Amerikalı bir grup silahşörü kiralamaları ve onlarla birlikte haydutlara karşı verdikleri mücadele anlatılmaktadır. Filmin tanıtım sloganı aynı zamanda filmin de bir özeti gibidir; "Yedi kişiydiler ama yediyüz kişi gibi dövüştüler".Tüm zamanların en popüler westernlerinden biri olan Muhteşem Yedili'nin senaryosunu Kurosawa'nın Yedi Samuray filminden William Roberts uyarladı...


Bir grup kanunsuz, emekliliklerini ilan etmeden önce son bir banka soygunu için bir araya gelir... Ancak soygun istedikleri gitmez. Çıkan çatışmada arkadaşlarının bir bölümünü kaybederler. Peşlerindeki kanun adamlarından kaçışları Meksika'da son bulurlar. Bir yandan peşlerindeki belalı bir ödül avcısı, öte yandan da yeni geldikleri ülkedeki cani askerler. Meksika'da huzur değil adeta bela bulan grup kaçışlarının bir son bulduğunu sanmaktadır ancak bu son aslında her şeyin başlangıcı olacaktır. Sam Peckinpah'ın western sinemasını sarsan filmi hala aşılması çok zor bir klasik. "Battle of Bloody Porch" adı verilen klasik final sahnesi 12 günde çekilen filmin öyküsünde toplamda 145 kişi ölüyordu. Toplam 6 kamera ile çekilen bu sahnede, kameralardan biri suda kaybolmuştu.

Yıl 1878. Lincoln kasabası. Çiftlik sahibi ve eğitimli bir İngiliz Centilmen olan John Tunstall, çiftliğinde kimsesiz gençleri toplayarak topluma kazandırmaya çalışıyordur. Örneğin bu gençlere birbirlerine "Centilmen" diye hitap etmelerini, şiir okumalarını ister. Tunstall bir çiftlik ağası olan Lawrence G. Murphy ve adamları tarafından kurulmuş Santa Fe çetesi tarafından tuzağa düşürülüp öldürülünce gençler efsanevi Billy the Kid önderliğinde acımasız Santa Fe çetesine ve hükümet görevlilerine karşı savaş açarlar. İntikamları kanlı bir saldırıya dönüştüğünde kanunsuz kimseler olarak ilan edilir ve aranmaya başlarlar. Böylece Vahşi Batı tarihinin en büyük kovalamaca serüveni başlar.

İntikam ateşiyle yanıp tutuşan kanun kaçağı Nat Love, hapisten yeni çıkan düşmanı, acımasız çete lideri Rufus Buck'ı alt etmek için kendi çetesini toplar.

Şerif Jered Maddox, yaşlı bir adamın ölmesine sebep olan bir grup kovboyun peşine düşer ve çok geçmeden kendini Sabbath’ta bulur.Ne var ki işi hiç de kolay olmayacaktır…

Öncü bir aile, Montana ovalarında yeni inşa ettikleri çiftlikte onları terörize eden bir kısır kanun kaçağı çetesine karşı savaşır.

Billy the Kid, eski dostu Pat Garrett (William Petersen) tarafından yakalanıp idam cezasına çarptırılır. Ancak Billy, hapishaneden kaçmayı başarır ve özgürlüğünü geri kazanmak için mücadele eder. Bu süreçte, yeni bir çete kurar ve adaletsizliğe karşı savaşmaya devam eder.

Yetenekli dolandırıcı Joe Thanks yerlilerden nefret eden Binbaşı Cabot’tan 300000 dolar çalmak için melez Bill ve çaylak Lucy ile takım olur. Planlarında kılık değiştirmek, hile ve kovalamaca da vardır. Ancak Joe her zaman ne yaptığını bilir gibi görünmektedir.


Red Kit’in yolu ıssız bir kasabaya düşer. Sadece bir grup erkeğin yaşadığı bu yerde kadın olmaması büyük bir derttir. Red Kit kasabaya gönüllü kadın getirmeye başlar. Evlenmek için gelen kadınlar arasında Jenny adında bir hapishane kaçağı vardır. Ona uygun görülen koca adayı aniden ölünce Papaz, Jerry ve Red Kit’i nişanlar.

Zengin olma hırsıyla son parasını da piyangoya yatırarak tüketen Fred (Humphrey Bogart) Meksika’da dostu Curtin’la buluşur. Birlikte çalıştıkları McClane’den paralarını almakta zorlanırlar. Diğer yandan, beraber vakit geçirdikleri ve oldukça geveze bir araştırmacı olan Howard’a göre etraftaki tüm tepeler altın hazineleriyle doludur. Bu, Dobbs ve Curtin için kaçırılmaz bir fırsattır. Beraber tepeleri aşan üçlü, döndüklerinde dostlukları mı yoksa paraya olan tutkuları mı ağır basacaktır?

Film, yaralı bir adamı bir çanta dolu parasıyla birlikte evine alan dul bir çiftçinin hikayesini konu ediyor. Bir grup adam para için evine geldiğinde çiftçi, kime güvenceğine karar vermekte zorlanır. Çiftliğinin kuşatılmasına karşı savunma yaparken çiftçi, herkesi şaşırtan ve gerçek kimliğini sorgulayan bir silahşörlük yeteneğini ortaya çıkarır.

İç Savaş'tan birkaç sene sonra... Bir posta arabası, kış soğuğu yaşayan Wyoming'den geçer. Yolcular, cellat John Ruth ve yakaladığı kaçak Daisy Domergue, Domergue'nun adalete teslim edilmesi için Red Rock kasabasına doğru hızla yol alır. Yolda iki yabancıyla tanışırlar: Biri, kötü şöhretli bir ödül avcısı olan, zenci bir eski federasyon askeri Binbaşı Marquis Warren ve diğeri de kasabanın şerifi olduğunu iddia eden güneyli haydut Chris Mannix 'tir. Tipide yollarını kaybeden Ruth, Domergue, Warren ve Mannix, bir dağ geçidindeki konaklama yeri olan Minnie'nin Tuhafiyesi'ne sığınır. Onları mekânın sahibi değil, dört yabancı karşılar: Minnie'nin yerine göz kulak olan Bob, Red Rock celladı Oswaldo Mobray, Kovboy Joe Gage ve General Sanford Smithers. Fırtına hızlanırken sekiz gezginimiz, Red Rock'a hiç varamayabileceklerini öğrenir.

"Yorgun Joe", Şeytan'ın sağ kolu olarak bilinen, silahını çekme hızına kimsenin yetişemediği bir kanun kaçağıdır. Ancak Şeytan'ın sol kolu olarak nam salmış "Küçük" lakaplı at hırsızı kardeşi ona denk olabilir. Ne var ki Küçük, tesadüfen eline geçen bir şerif yıldızının etkisiyle bu sefer kanunun tarafına geçer ve küçük bir kasabada şerif olarak rahat bir hayata başlar. Tam da bu sırada Yorgun Joe da kasabaya gelir. İki kabadayı, önce birkaç ailevi meseleyi kendi yöntemleriyle çözdükten sonra bu kez toprak ve para hırsıyla kasabayı ele geçirmeye çalışan acımasız bir albaya karşı birleşirler.

En çok at çalmakla bilinen bir çetenin reisi olan Tom, Missouri'de, Montana bölgesinde geniş bir arazi alır. Amacı buraya yerleşmek, sonra öldürülen arkadaşının intikamını almak için fırsat kollamaktadır. Bölgenin güçlü adamı durumu farkedince hızlı ve acımasız Clayton'u çağırır, böylece Tom ve Clayton karşı karşıya gelir. Penn'in tipik western öğelerini kullanıp bir anti-western yapmaya çalıştığı filmde Marlon Brado'nun ilginç tiplemesi ve Jack Nicholson'un oyunculuğu dikkat çekiyor..

Bir çete kasabadaki bankayı soyduktan sonra kasaba dışında bir çiftlikte at değiştirmek için dururlar. Çiftliğin sahibi güzelce dul bir kadın (Jill Ireland). Çete yoluna devam eder, bir kişi dışında o da Charles Bronson, onun da bir mazareti vardı, dul hanımı beğendiği için biraz kalmak istemektedir ve arkadaşlarına ben size sonra yetişirim der. Sonra bizim serseri evin hanımıyla birlikte eve geçecektir. İlk başta bayağı bir tatla ilerleyen durum, büyük bir aşka dönüşecektir.

Gün Batımından Şafağa efsanesinin son bölümü bizleri hikayenin başlangıcına götürüyor. Celladın (Temuera Morrison) elinden kızı Esmeralda ile kaçan kanun kaçağı Johnny Madrid (Marco Leonardi) ölümden kıl payı kurtulmuştur. Madrid gagsterleri ile birlikte çıktıkları macera dolu yolculukta birbirinden renkli karakterler eşliğinde hayatlarının savaşını vereceklerdir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir