
Katja Riemann
Emma

Four female cons who have formed a band in prison get a chance to play at a police ball outside the walls. They take the chance to escape. Being on the run from the law they even make it to sell their music and become famous outlaws.

Katja Riemann
Emma

Jasmin Tabatabai
Luna

Nicolette Krebitz
Angel

Jutta Hoffmann
Marie

Hannes Jaenicke
Schwarz

Werner Schreyer
West

Andrea Sawatzki
Ludwig

Oliver Hasenfratz
Schneider

August Schmölzer
Günther

Heio von Stetten
Nick

Peter Sattmann
Gold
Peter Rühring
Gefängnisdirektor

Barbara Magdalena Ahren
Innensenatorin Roth

Sarah Camp
Aufseherin 2

Joseph Hannesschläger
Bayerischer Bauer

Ergenlik çağında bir genç olan William'ın hayattaki tek tutkusu müziktir. Bu nedenle okulunu da pek umursamayan William, bu durumdan ötürü ailesiyle sürekli çatışmaktadır. Sevdiği müzik grupları üzerine amatör yazılar yazan William, zamanla tanınmaya ve küçük yaşına rağmen önemli mevkilere adım atmaya başlar. Hayallerinde bile göremeyeceği şey artık kapıdadır. Büyük hayranı olduğu Stillwater isimli müzik grubunun yeni turnesine katılması ve turne üzerine Rolling Stones dergisine yazı yazması için seçilmiştir! William, grupla birlikte çıktığı yolculukta bu çok sevdiği insanlara ve müzik piyasasına dair önemli gerçeklere tanık olacaktır.

I Wanna Dance With Somebody, 2012 yılında yaşamını yitiren ve müzik kariyerine 6 Grammy ödülü, 16 Billboard Müzik ödülü, 22 Amerikan Müzik ödülü ve 2 Emmy ödülü sığdırmayı başaran müzisyen Whitney Houston'ın hayatına odaklanıyor.

60'ların başından 70'lerin ortalarına dek süren çalkantılı süreçte geçen RÜYA KIZLAR, umut vaat eden "The Dreamettes" adlı müzik grubunu kuran Effie (Jennifer Hudson), Deena (Beyoncé Knowles) ve Lorrell (Anika Noni Rose) adlarındaki üç kızın yükseliş hikayesini anlatıyor. Hırslı menajer Curtis Taylor, Jr. (Jamie Foxx), bir yetenek yarışmasında keşfettiği kızlara, hayatlarının teklifini yaparak; onlara as sanatçı James "Thunder" Early (Eddie Murphy)'nin yardımcı sanatçıları olmalarını teklif eder. Curtis zamanla kızların görünüşlerinin ve seslerinin kontrolünü ele alır ve halkın büyük ilgisini uyandıran kızların sonunda kamuoyunda, kendi dışa vurumlarının ifadesi olan "The Dreams-Rüyalar" ismi ile anılmasını sağlar.

Juilliard'daki ikinci yılında şizofreniye yakalanan müzik dahisi Nathaniel Ayers, hastalığının ilerlemesi üzerine evsiz barksız kalarak Los Angeles sokaklarına düşer. Hayatını keman ile çello çalarak sürdürmeye çalışan Ayers'ın, zamanla hayatı değişmeye başlar. Robert Downey Jr.'ın canlandırdığı Steve Lopez karakterinin gerçek hayattaki kitabından uyarlanan film, aynı zamanda rolü için bolca çello dersi alan metod oyuncusu oscarlı Jamie Fox'un da varlığıyla merak uyandırıyor.

Her şey para için ve saygı. Ama kendi figürleriniz varsa her şey mümkün. Elgin (IMX'den Marques Houston) ve David (B2K'dan Omarion) yöredeki en iyi sokak dansı gruplarının liderleri ve yakın arkadaşdırlar. Başka bir hit grup meydan okuyunca, Elgin ve David, şöhretlerini kaybetmemek için en uçucu figürleri denerler.

Yedi yaşında küçük Bobby'nin kalbi geçirdiği ateşli romatizma sonucu hasar gördü. Öyle ki onbeş yaşını bile görmesi beklenmiyordu. Ailesi bütün enerjisini onun bakımına harcadı. Zayıf kalbi hayatında gözardı edilemeyecek bir gerçekti ama eski bir şarkıcı olan annesi Polly oğlunu hayatın bambaşka bir gerçeği ile daha tanıştırdı: müzik. Müzik zamanla Bobby'nin hayatla yaptığı bir anlaşma oldu, onu yıldızlığa taşıdı. Amerika'nın favori gösterilen genç oyuncusu Sandra Dee (Kate Bosworth) ile hayatını birleştirdi. Zamanla Bobby'nin engellenemez hırsı özel yaşamını zehirlemeye başladı. Bunalımlı geçen uzun bir dönemin ardından Bobby ailesi, arkadaşları, olağanüstü yeteneğinin farkına vararak sonunda kim olduğunu keşfetti ve yaşamın onun için ne kadar değerli olduğunu.

The rise and fall of Milli Vanilli, a studio group assembled by German producer Frank Farian and fronted by nightclub dancers Robert Pilatus and Fabrice Morvan. After a string of worldwide hit singles, awards and performances, it was revealed that the duo never sang a note of their songs, leading to one of the biggest scandals in music history.

Dayanıklılık ve insanlığın bu heyecan verici gerçek hikayesinde, işlemediği bir suç nedeniyle Sing Sing'de hapsedilen ve orada hapsedilmiş adamlarla birlikte bir tiyatro grubunda rol alarak hayattaki amacını bulan, Divine G'nin hayatında odaklanılıyor.

15 yaşındaki Angel saldırı ve oto hırsızlığı, 16 yaşındaki Davis satmak amacı ile uyuşturucu bulundurma ve 17 yaşındaki Butch bir görevliye saldırmaktan suçludurlar. Bu üç çocuk suçlu, ıslahevine getirilir ve deneyimli bir bakıcının gözetimine verilir. Onları ıslahevinde zor günler beklemektedir.

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

Hiç şüphe yok ki, Sefiller dünyanın en popüler müzikallerinden biri. Bu inanılmaz gösterinin 25. yılının şerefine THE 02'da sahnelenen iki muhteşem performans, aynı anda tüm dünya sınemalarına canlı aktarıldı ve dünyanın her yerinden izleyiciler aynı anda ayağa kalktı, alkışladı, ağladı ve eğlendi. Bu sıra dışı organizasyonun canlı kayıtları, sayıları 500'ü geçen sanatçı ve müzisyenin eşliğinde uluslar arası çapta yıldız kadrosu ile çok büyük hayranlık uyandırıyor.

Alice, taciz edici bir ilişki içinde kapana kısılmış genç bir kadındır. Alice, iki yakın kız arkadaşıyla tatildeyken kendi özünü yeniden keşfeder ve çok ihtiyaç duyduğu bir bakış açısı kazanır. Yavaş yavaş, onu bağlayan karşılıklı bağımlılık iplerini yavaş yavaş koparmaya başlar. Ancak Simon'ın intikamı kaçınılmaz olduğu kadar sarsıcıdır ve bir kez serbest bırakıldığında, Alice'in gücünü, cesaretini ve köklü dostluk bağlarını test eder.

A prisoner leads his counterparts in a protest for better living conditions which turns violent and ugly.

Manuel Jordan is a man who is free after serving 23 years for killing a teenager during an attempted robbery. After nearly two decades of staring at his victim's face on a newspaper clipping in his cell, the newly paroled man seeks redemption. Instead, redemption—in the form of a mysterious minister and two needy women— finds him.

Korku ve şiddetin kol gezdiği aşırı kalabalık Westgate hapishanesinde,hapishane müdürü A.J.Barnes (Roman Bohnen) otoritesi zayıf ve etkisiz bir idarecidir.Cezaevi gerçekte gardiyanlar ve bazı güçlü mahkumlar tarafından yönetilmektedir.Sadist ve hırslı gardiyan Yüzbaşı Munsey (Hume Cronyn) mahkumları kontrol altında tutabilmek için korku,şiddet ve işkencenin yanı sıra ispiyonu da bir araç olarak kullanmaktadır.Mahkumlardan Joe Collins (Burt Lancaster) ise bu duruma isyan ederek diğer mahkumlarla birlikte bir kaçış planlarlar.Film Kara film (Film-noir) türünün belirgin örneklerindendir.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry'i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir. Büyük usta Martin Scorsese'nin başyapıtlarından biri olan Goodfellas, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı.

Tuzak, gittikleri bir pop konserinde kendilerini karanlık ve uğursuz bir olayın merkezinde bulan bir baba ve genç kızının hikayesini konu ediyor. Aile babası Cooper ve ergenlik çağındaki kızı, bir pop müzik konserine katılır. Ancak çok geçmeden polisin, medyada yalnızca "Kasap" olarak anılan kötü şöhretli bir seri katile tuzak kurmak, onu tutuklamak ve böylece kanlı faaliyetlerine son vermek için bu mega olayı kullanmak istediği ortaya çıkar.

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

Truman küçük kasabasının aslında, yenilikçi bir yapımcı/yönetmen/ yazar (Ed Harris) tarafından kurulan devasa bir stüdyo olduğunun farkında değildir. Kasabada yaşayan herkes, hatta çok sevdiği güzel karısı bile sözleşmeli bir Hollywood oyuncusudur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir