
Anthony LaPaglia
Roger East

Gerçek bir hikayeye dayanan bu film Doğu Timor 1975 de yaşamını sürdüren küçük bir ulustur.. 400 yıllık portekiz boyundurluğunun ardından bağımsızlıgını ilan eder.. Ama bağımsızlığını ilan eder ettikten 9 gün sonra endonezya Doğu Timoru işgal eder.. Bu işgal sürecinde Doğu timora gelen 5 avustralyaylı gazeteci endonezya askerleri tarafından hunharca katledilir ve infaz edilirler.. Kayıp olarak nitelendirilen bu gazetecileri aramak için avustralyadan roger adında başka bir gazetici görevlendirilir.. Roger ölümle yaşam arasındaki bu ülkede insanlık dışı olyalrı ve bir ülkenin yokedilişine tanık oluyor.

Iranian female judokas Leila and her coach Maryam, travel to the Judo World Championship, intent on bringing home Iran’s first gold medal. Midway through the Judo World Championships, they receive an ultimatum from the Islamic Republic ordering Leila to fake an injury and lose, or she will be branded a traitor of the state. With her own and her family’s freedom at stake, Leila is faced with an impossible choice: comply with the Iranian regime as her coach Maryam implores her to do, or fight on, for the gold.

Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev’in acıklı hikayesini anlatan film bir dramı temel alıyor. Zev, 70 yıl önce Amerika’da sahte bir kimlikle yaşayan Nazi bekçisinin, ailesini katlettiğini keşfediyor. Tüm zorluklara rağmen Zev, bakım evindeki yaşlı arkadaşı Max’in de yardımıyla çok gecikmiş olan adaletin sağlanmasını görev ediniyor. Bu olayları ise şaşırtıcı tesadüflerle dolu kıtalararası bir yolculuk takip ediyor. Zira Zev bu süreçte en büyük düşmanının kendi hasarlı hafızası olduğunu öğreniyor.

Hayallerindeki eve yeni taşınan bir çiftin yaşadığı ölümcül baskının ardından travma geçiren kadın, cevaplar bulmaya çalışırken asıl tehlikenin yeni başladığını öğrenir.

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..

Nancy becomes increasingly convinced she was kidnapped as a child. When she meets a couple whose daughter went missing thirty years ago, reasonable doubts give way to willful belief.

Amerikan Marşal'ı Teddy Daniels, (DiCaprio) Shutter Island’daki cani delilerin bulunduğu akıl hastanesine geldiğinde, rutin bir soruşturma şeytani bir nitelik kazanır. Soruşturma ilerledikçe, Teddy adaya dair çok daha şaşırtıcı ve çok daha korkutucu gerçeklerle karşılaşır ve bazı yerlerin insanın peşini hiç bırakmadığını öğrenir.

Eski bir New York'lu yazar olan Nick ve karısı "havalı kız" Amy. Beşinci evlilik yıl dönümlerinde Amy kaybolur ve evlilikleri bir gizeme dönüşür. Nick şüphe uyandırıcı davranışları yüzünden bir numaralı şüpheli olur. Amy, ölü ya da diri bulunmak üzere ilham arayışındaki dünyanın gözleri önünde medya çılgınlığının övülen malzemesi haline gelir. Nick ve Amy'nin bu romantik birlikteliği Amy'nin kaybolması ile simgesel bir Amerikalı suç hikayesine dönüşür. Amy'nin yok oluşu gizemli bir aynalı koridor haline gelir. Ortaya çıkan olaylar karışıklık ve şok etkisi yaratarak can alıcı soruları beraberinde getirir.

Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.

Usta yönetmen Fritz Lang’ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanısıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanısıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum...

Amerikan başkanı Kennedy'nin tartışmalı suikastı ardında onlarca sanık ve komplo teorisi bırakır. New Orleans bölge savcısı Jim Garrison ise, Başkan John F. Kennedy suikastıyla ilgili yürüttüğü soruşturma ile olayın ardında yatan gerçekleri ortaya çıkarmaya kararlıdır.

Dean Corso, zengin koleksiyoncular için eski ve çok değerli kitapları araştıran ve bulan bir araştırmacıdır. Yaptığı görev kültürel birikim, hüner ve çelik gibi sinirler gerektirmektedir. Corso, ünlü bir kitapsever olan Boris Balkan için Satanik ayinleri anlatan bir seri kitabın sonuncusunun peşine düşer. Rivayete göre bu kitap Karanlıklar Krallığının dokuz kapısını açacak bir el yazmasıdır. Geri kalan iki kopyası Avrupa’dadır. NewYork’tan Toledo’ya, Portekiz’den Paris’e giden yollarda Corso labirent gibi tuzaklarla, vahşi ve gizemli ölümlerle karşılaşır. Kendisini koruyan güçler yardımı ile kendisinden çok daha güçlü bir varlığa karşı adım adım yaklaşmaktadır. Zamanla asıl görevinin bir kitabı bulmaktan çok daha farklı olduğunu anlar.

Eski bir İngiliz mahkum Dave Wilson kızının öcünü almak için Los Angeles'a gelir. Los Angeles'ın en sıkı suçlularıyla büyük bir savaşa girer. Bu öyle bir savaştır ki Los Angeles'da yaşayan herkes Limey'nin adını duyacaktır...

İlk filmden daha ıslak ve çılgın olan Wild Things 2, iki güzel kızın istediklerini elde etmek için ne kadar ileri gidebileceğini gösteren seksi bir devam filmi. Korkunç zengin üvey babası öldüğünde Britney Havers’ın lüks hayatı bitmiş gibi görünür. Ancak muhteşem bir sınıf arkadaşı ölen adamın parası üzerinde hak iddia edince olayların seyri değişir. Her şeyin tehlikeye girmesi iki genci, önce mahkemeye, sonra yatağa ve cinayetin tehlikeli sularına sürükleyen bir mücadeleye iter.

Polis merkezinde aksiliği ve geçimsizliği ile tanınan John Prudhomme (Christopher Lambert) ve tüm çalışma arkadaşları içerisinde kendisiyle anlaşabilen tek kişi, ortağı dedektif Andrew Hollinsworth bir seri cinayetler dizisini araştırmaya başlarlar. Katil, İsa nın torunlarından olduğuna inanmaktadır ve kendisine kutsal bir görev belirlemiştir. İsa nın vücudunu yeniden oluşturmak ve bunu temiz bir kalp ile tamamlamak. Prudhomme ve Hollinsworth bir birini izleyen seri cinayetlerin önüne geçebilmek için katilin niyetini anlamak ve atacağı adımları önceden tahmin edebilmek zorundadırlar. Her karesi ile nefes kesen bir gerilim.

Sürekli değişim gösteren savaş durumunu takip etsin diye 1939’da Avrupa’ya gönderilen saf Amerikalı muhabir Johnny Jones, kısa süre sonra kendini diplomatik bir olayın ortasında buluyor: Çok önemli bir gizli antlaşmayı yerine ulaştırmakla görevli Hollandalı diplomat Profesör Van Meer, Londra’da Naziler tarafından kaçırılıyor. Jones, barış yanlısı eylemci Stephen Fisher, onunla aynı görüşlere sahip olan kızı Carole ve küstah bir İngiliz gizli ajanıyla tanışıyor. Carole’un yardımıyla, Van Meer’i takip ederek Hollanda’ya gidiyor. Oraya henüz varıyorr ki, diplomatın öldürüldüğüne tanık oluyor; en azından, o böyle bir şey gördüğünü sanıyor. Kılı kırk yaran yapısı, insanı gevşeten mizahı ve çok katmanlı insancıllığıyla, Yabancı Muhabir şüphesiz bir diğer Hitchcock başyapıtı.

Çok büyük sonuçlar doğurabilecek tarihî bir seçiminin son haftalarına girilmiştir. Amerika ya ilk kadın başkanını (Ann Dowd) ya da seçilme şansı olan ilk bağımsız adayını (John Cena) seçecektir. Bu tarihî anları haber yapan genç ve idealist bir muhabir (Jodie Turner-Smith), idolü olan efsanevi muhabir Nicholas Booker (Biran Cox) ile bir olup seçimin ve ülkenin kaderini önlerine seren bir komployu gün yüzüne çıkarmaya girişir.

A tough detective who is part of an elite New York City unit is trying to find out who killed his partner, but uncovers a plot to kidnap mobsters for money.

Gerçekleştirdikleri yüksek profilli araba soygunlarıyla tüm Avrupa'nın suç dünyasında isimlerini duyuran Andrew ve Garrett Foster kardeşler, Fransa'nın güneyindeki son soygunlarında baltayı taşa vurmuşlardır. Bugatti'sini çalıp yakalandıkları mafya babası Jacomo Morier, son derece öfkelenmiştir. Hayatlarını bağışlamak için tek bir şartı vardır: Morier'nin en büyük rakibi olan Max Klemp'in çok değerli Ferrari 250 GTO'sunu direkt evinden çalmak. Önlerinde sadece 1 haftaları vardır. Foster kardeşler, güzel Stephanie'nin de içinde bulunduğu bir ekip oluşturarak bu zor ve aksiyon dolu görevi başarmaya çalışacaklardır.

Kuzey İrlanda'da geçen filmde iki adamın 1960'lı yıllarda başlayan hikayesi anlatılıyor. Uzun yıllar baskı ve şiddet ile yaşayan adamın acılarla dolu öyküsü 1998'e kadar sürüyor... Geçtiğimiz Ocak ayında Sundance Film Festivali'nde yarışan film yönetmenlik dalında ödüle layık bulundu. Kuzey İrlanda'nın çalkantılarla dolu yakın tarihini incelerken geleceğe doğru uzanan yolun, kendi geçmişiyle yüzleşmekten geçtiğini anlatan film, 1975 yılında başlıyor. İngiltere'yle birleşme yanlısı Ulster Gönüllüleri'nden 17 yaşındaki Alistair Little, 19 yaşındaki Katolik Jim Griffin'i öldürür. İki hafta sonra Alistair tutuklanarak cezaevine gönderilir. Jim'in 11 yaşındaki kardeşi Joe, cinayetin tanığıdır. Cinayetten 33 yıl sonra, hayalimizde şunu canlandırırız: Katil Alistair'le kurbanın kardeşi Joe karşılaşsalardı ne olurdu?

1930’ların İtalya’sında geçen filmde hayat dolu bir Yahudi muhasebeci olan Guido Orefice (Roberto Benigni), güzeller güzeli öğretmen Dora’ya (Nicoletta Braschi) vurulur ve tüm engellere rağmen evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler ortadan kalktığında İkinci Dünya Savaşı patlak verir ve Almanlar İtalya’yı esir alır. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğlu Giosué’ye (Giorgio Cantarini) esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tankı hediye edecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir