
Gigi Darlene
Meg Kelton / Ellen Green

On the run after dispatching her rapist, homemaker Ellen flees to the Big City, where further misfortunes befall her. When she finally finds stability, she discovers that her landlady's son is a detective, threatening her newfound identity and peace of mind.

Gigi Darlene
Meg Kelton / Ellen Green
Charles E. Mazin
Grace's Husband

Sam Stewart
Al Bains
Gertrude Cross
Mrs. Thornton

Alan Feinstein
Ted Kelton
Barnard L. Sackett
Tom, Thornton's Son

Darlene Bennett
Della Boyd

Marlene Starr
Mrs. Grace
Harold Key
Amos Right, the Janitor

Dawn Bennett
Tracy, Della's Cousin (uncredited)

10 yaşındaki oğlu Gene ile bir karavanda yaşayan Çek göçmeni Selma Jezkova kalıtsal bir hastalık yüzünden kör olmak üzeredir. Bu hastalığını oğlunu da etkileyeceğini bilen Selma, çelik fabrikasında canla başla çalışarak biriktirdiği parayla oğlunu ameliyat ettirme arzusu içerisindedir. Ancak gelişen olaylar Selma'yı işin içinden çıkamaz hale getirir.

Portland’daki kaykaycıların uğrak yeri Paranoid Park’tan (nam-ı diğer Punk Park) adını alan filmde usta yönetmen Gus Van Sant, bir kez daha gençlerin dünyasına bakıyor. Blake Nelson’un romanından uyarlanan film, ergenlik çağındaki kaykaycı Alex’in bir gece kaza sonucu bir güvenlik görevlisini öldürmesi ve bu konuda ağzını açmamaya karar vermesi üzerine gelişen olayları konu ediniyor.

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.

Zac Efron'un tarihin en ünlü seri katili Ted Bundy'ye hayat verdiği film, Bundy'nin uzun dönemli kız arkadaşı Elizabeth (Lily Collins)'in gözünden anlatılacak. 1974 ve 1978 yılları arasında birçok kadına tecavüz edip öldüren, kurbanlarının tam sayısı bilinmemekle birlikte, 10 yılı aşkın inkar süreci sonunda, 30'dan fazla cinayet işlediğini itiraf eden, 1989'da da Florida'da idam edilen ünlü seri katil Ted Bundy'nin hayatında uzun süre yer alan Elizabeth, katilin aktif olduğu yıllarda da onun hayatındaydı ve manipülasyonlarla kontrol ediliyordu. Yıllarca süren şüphe ve inkarın ardından Elizabeth, sonunda Bundy'yi polise ihbar etmişti. Ancak polis, bu ihbarı değerlendirmemişti.

Annesini kaybetmiş ve babası da işkolik olan Howie, New York banliyösünde kendini yalnız ve amaçsız hisseder. Arkadaşı Gary ile birlikte zamanlarını komşularının evlerini soyarak geçirirler, ta ki eski denizci bir pedofil olan Big John'un evini soyma hatasını yapana kadar. Big John, Howie'ye cinsel teklifte bulunur. Howie reddeder ancak ikisi sonunda beklenmedik ve tehlikeli bir dostluk kurar.

Özgür ruhlu Inez, 6 yaşındaki Terry'yi koruyucu ailesinden kaçırır. Sırlarına ve birbirlerine tutunan anne ve oğul, değişen New York'ta evlerinin yanı sıra kimliklerini ve istikrarlarını geri almak için yola çıkarlar.

Kevin Spacey ve Lena Olin'in baş rollerini paylaştığı yapımda, 15 yaşındaki bir gencin işlediği korkunç cinayetin hikayesi anlatıyor. Leland, cinayet suçu sebebiyle ıslah evine düşer. Burada öğretmenlik yapan aynı zamanda da yazar olan Pearl Madison ile tanışır..

Alex orta yaş krizine giriyor ve onun için çok zor bir dönem haline gelir. Evlilik mücadelesi veriyor, oğluyla ilgili endişeleniyor ve ailesi için insanları öldürme işi hayatının en stresli kısmı haline geldi. Bir terapistin yardımını ister ve bekleme odasındaki bir kadının bağlandığını farkeder..

An unfortunate and naive girl is set up by her boyfriend and convicted of drug smuggling. She is sent to a women's correctional facility where she must constantly struggle to survive.

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.

Sam Bowden hayatını kanuna adamış Atlanta'da yaşayan bir avukattır. Ailesi ile birlikte sakin bir hayat süren Sam'in hayatı yakında kabusa dönüşecektir, çünkü 14 yıl önce avukatlığını üstlendiği Max Cady isimli adam, hapisten çıkmıştır ve intikam için hazırlanmaktadır. Çünkü, Max Cady acımasız bir tecavüzle suçlanıyordu, okuma yazması da yoktu. Bu yüzden Sam eline Max'in hapisten kurtaracak bir belge geçmesine rağmen yine de bunu kullanmaz ve Max Cady tutuklanır. Şimdi Max hapisten çıkmıştır. Önce küçük tehditlerle başlayan intikam hırsı, gittikçe Sam'in ailesini de etkileyecektir. Sam'in bir kadın avukat arkadaşına ilk başta tecavüz eden Max Cady, bu sayede karısı ile Sam'in arasına açar ve evlerinde tartışmalar başlar. Max'in çıktığı günlerde de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür. Ve bu olaylar Max Cady için sadece başlangıçtır, daha sırada 16 yaşındakı kızları Danielle vardır.

A high-priced call girl is forced to depend on a reluctant private eye when she is stalked by a psychopath.

Bir aile: Meryem ve Yusuf. Bir Çocuk: Tanrı tarafından müjdelenen, Tanrıdan gelen Hz. İsa. İnsanlık tarihini değiştirecek bir yolculuk. Karanlık bir dönemin parlayan umut ışığı. İnsanlığa ışık tutan umut veren ve yeni bir dönemin açılmasının habercisi bir doğum. Karanlıkların aydınlığa kavuşması verilen büyük mücadele. Aşkın, ihanetin, hırs ve öfkenin çatıştığı, karanlıkların aydınlığa kavuşması için verilen büyük mücadele. Aşkın, sevginin, hırs ve öfke ile çatıştığı ibret verici bir öykü.

Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?

Julian, Los Angeles'taki orta yaşlı kadınlara hizmet veren bir jigolo. Julian, bir politikacının karısı olan Michelle ile ilişkiye giriyor. Karşılığında para almadan, kadına aşık oluyor ancak bir süre sonra müşterilerinden birisi öldürülüyor. Bunun üzerine dedektif Sunday olayı incelemeye başlıyor ve Julian'dan müşterileri hakkındaki en mahrem sırları öğrenmeye çalışıyor.

Askeri diktatörlük ile yönetilen, soğuk savaşın son yıllarının yaşandığı Güney Kore'de halk, sürekli olarak tatbikatlar ve Kuzey Kore tehdidi ile korkutulmakta, rejimin baskısı protestolara ve isyanlara neden olmaktadır. Bu esnada, Seul'e yakın bir kasabada, cinayetler işlenmeye başlanır. Kadınlar bağlanarak öldürülmekte, tecavüze uğramaktadırlar. İlk başlarda, yerel bir dedektif olan Park Doo-Man olayı kendi yöntemleri ile çözmeye çalışır. Olayı çözmekte yetersiz kalınca, Seul'dan mektepli bir dedektif Seo Tae-Yoon da ekibe katılır. Tae-Yoon modern yöntemler ve analizler ile olayı çözmeye çalışırken, cinayetler devam edecek, polis teşkilatı yetersiz kalacak ve kasabada kargaşa artacaktır.

’Sonun Başlangıcı’ ve ’Çizgi Ötesi’ filmleriyle yeteneğini kanıtlayan Joel Schumacher’ın yönetmenliğini üstlendiği ’Öldürme Zamanı’, Güney Amerika’da hala süren ırk ayrımı üzerine bir film gibi gözükse de, işin haraketli yönüne ağırlık veren ve dolayısıyla bir macera filmi olarak tanımlanması daha uygun bir yapım. Mississippi’li bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey, on yaşındaki kızı Tonya’nın gözü dönmüş iki beyaz ırkçı tarafından saldırıya uğraması sonucunda haklı olarak çok sinirleniyor ve bu iki adamı gördüğü ilk yerde öldürmeye teşebbbüs ediyor. Böylece bir anda ’suçlu’ durumuna düşen Carl Lee, Jake Brigance isimli bir avukatı savunma için tutuyor. Jake’e dava sırasında Ellen Roark isimli genç bir hukuk öğrencisi destek oluyor. Birlikte Klan’ın kirli yüzünü, ve 1860’larda çözülmüş olduğu iddia edilen siyah-beyaz ayrımının hala varolduğunu gören Jake ve Ellen, dava sırasında önemli kanıtlara rastlıyorlar..

Sinema tarihinin en önemli filmlerinden birisi. Filmin tarihi bağlamda ifade edilmesi bir yana, özellikle seyirciye seslenen murder plot, aşk hikayesi vs. yönlerinin olması bunun nedenleri arasında sayılabilir. Carne & Prevert işbirliğini de bu başarıda gözardı etmemeliyiz. 1940′ların ortalarına doğru Fransız Sinemasının konumlandırılmasına bakıldığında bunda Marcel Carne ve onun ekibininin önemi gözler önüne serilir. Öyküde 1827-1828 yılları Fransa’sına panaromik bir bakış gözler önüne serilmektedir. Bu sahne özellikle akılda tutulmalıdır, filmin son sahnelerinde bu tip bir panaromik bakışa adeta simetri oluştururcasına geri dönülecektir. Açılış sahnesinin etrafında bulunan binalar seyircide derinlik hissi oluşturacak şekilde dizilmiştir ki bu izleyicide bir göz yanılması uyandırır. Ayrıca bu küçük setlerde, göz yanılması ve algı oyunlarıyla seyirciyi büyülemek amacıyla cüceler kullanılmıştır.

Sinemada gösterildiği yıllarda , tartışmalı biçimde, tamamen yanlış anlaşılmalarla dolu ve utanç verici biçimde eleştirilen, ama uzun yıllar sonra şimdi ,sadece Rossellini'nin en iyi filmlerinden biri olarak anılmakla kalmayıp, aynı zamanda modern sinemanın temel elementlerinden biri olarak hak ettiği yeri bulmuştur. Küçük bir ipucu verelim : Bir evlilik, İtalya'ya yapılan bir seyahat esnasında kötüye gider, biz de izleriz.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir