
Hugh Jackman
Frank Tassone

Long Island'da müfettiş olan Frank Tassone ve onun müfettiş asistanı Pam Gluckin, Roslyn Okulu'na daha önce hiç görülmemiş bir prestij sağlar. Frank her daim tertemiz ve jilet gibi giyinimiyle, etrafına yaydığı pozitif enerji ve güvenle tanınır. Ta ki, içinde bulunduğu topluluğun liderleri ve endişeli veliler başına üşüşene kadar. Frank o güne kadar hiç yanlış yapmamasıyla biliniyordu. Ancak cesur bir gazeteci öğrenci, daha derinlere bakmaya ve Frank'in yaptığı yolsuzlukları su yüzüne çıkarma kararı alır.

Hugh Jackman
Frank Tassone

Allison Janney
Pam Gluckin

Geraldine Viswanathan
Rachel Bhargava

Alex Wolff
Nick Fleischman

Rafael Casal
Kyle Contreras

Stephen Spinella
Thomas 'Tom' Tuggiero

Annaleigh Ashford
Jenny Aquila

Ray Romano
Big Bob Spicer

Hari Dhillon
David Bhargava

Jeremy Shamos
Phil Metzger

Stephanie Kurtzuba
Carol Schweitzer

Catherine Curtin
Judy Shapiro

Kathrine Narducci
Sharon Katz

Ray Abruzzo
Howard Gluckin

Kayli Carter
Amber McCarden

Kara Düzen - Güney Boston bölgesinin en azılı suçlularından olan Whitey Bulger, aynı zamanda eyalet senatörünün de erkek kardeşidir. Kendisini temiz çıkartmak için, bir mafya ailesine karşı FBI muhbiri olmayı kabul eder... Yönetmenliğini Scott Cooper’ın üstlendiği filmin uyarlama senaryosunda da Cooper’ın imzası var. Filmde Whitey Bulger rolünde Johnny Depp seyrederken abisi Bill Bulger olaraksa Benedict Cumberbatch karşımıza çıkıyor. Yıldızlar kadrosunda ayrıca Joel Edgerton, Sienna Miller, Juno Temple, Dakota Johnson, Peter Sarsgaard ve Kevin Bacon gibi hepsi ayrı birer başrol olan isimler yer alıyor.

Yıl: 1978 Yer: Ohio, Richfield kasabasındaki Revere Lisesi. 18 yaşındaki Jeffrey liseden mezun olmak üzeridir ama tüm eğitim hayatı boyunca garip ve tuhaf bir çocuk olarak görülmüştür. Ne çok fazla arkadaşa sahip olabilmiş, ne de insanlar tarafından normal biri olarak kabul edilmiştir. Aile yaşamı da sosyal ilişkileri kadar hasarlıdır. Paranoyak bir kişilik bozukluğu yaşayan annesi ve pasif-agresif babasının her gün bitmek bilmeyen kavgaları arasında küçük erkek kardeşi David ile var olmaya çalışmaktadırlar. Babasının kendisinde gördüğü ve korktuğu dürtüleri oğlunda da görüyor olmasının yarattığı endişe ile, Jeffrey‘nin daha normal bir çocuğa dönüşmesini istemektedir. Çocukluğundan beri yolda bulduğu hayvan ölüleri üzerinde çalışmalar ve incelemeler yapmaya meraklı olan Jeffrey, babasının kaygıları sebebiyle sevdiği şeyi bırakmaya zorlanmış ve babasının isteği üzerine daha sosyalleşmeye çalışmakta ve biraz olsun arkadaşlık ilişkileri geliştirmeye başlamıştır.

1920'lilerin suç gezen Boston kentinde Joe Coughlin adında bir adam nam salmıştır. İçki yasağı halen devam etmekte ama illegal yollardan kırılmaktadır. Dürüst ve namuslu bir hayatı geride bırakan Joe kendisine kötü şöhreti gangster yaşamını seçer. Küçük yaştaki hırsızlık kariyerini geride bırakan adam artık şehrin en korkutucu gangsterlerine hizmet etmektedir. Joe gangster olmanın ününü ve ganimetlerini sevmektedir fakat 'karanlık taraftaki' hayatın da ödenmesi gereken bir bedeli vardır. Üstelik Joe'nun babası şehir polisidir...

Vito Genovese ve Frank Costello, 20. yüzyılın ortalarında kendi suç ailelerini yöneten iki İtalyan-Amerikan suç patronudur. 1957'de Genovese, Costello'yu öldürmeye çalışır ancak amacına ulaşamaz. Canına kastetme girişimi sırasında aldığı yaraların ardından suç hayatından çıkmak ister. Ama mafyayı geride bırakmak sandığı kadar kolay olmaz.

Twins Ronnie and Reggie Kray are raised in east London, under the influence of their hateful but doting mother Violet. As they grow up, Ronnie's violent nature takes over, and Reggie follows his brother's lead. The two become notorious crime lords who rule over the East End club scene. But at the height of their power, the brothers veer into different lives, giving the older crime bosses a chance to reclaim what the Krays took from them.

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.

Film, 1936 yılında Berlin'deki Yaz Olimpiyatları'nda altın madalya için yarışan Washington Üniversitesi kürek takımının hikayesini konu alıyor. Bu ilham verici gerçek hikaye, Büyük Buhran'ın zirvesindeki bir grup mazlumun ilgi odağı haline gelmesini ve dünyanın dört bir yanından elit rakipleriyle mücadele etmesini konu alıyor.

Yıl 1959, New Yorker dergisi için çalışan yazar Truman Capote, New York Times gazetesindeki bir makaleye takılır. Yazıda, Kansas eyaletinde vahşice işlenen bir katliam ve aynı aileye mensup 4 kişinin öldürülmesi anlatılmaktadır. Capote, daha önce buna benzer çok haber okumuştur ama nedense bu olayda onu çeken birşey vardır. Dergi yazı işlerini de ikna ederek, olayı araştırmak üzere kendisi gibi dergiye yazan çocukluk arkadaşı Harper Lee ile beraber olayın geçtiğe yere yola çıkarlar. Bu olayın, geçtiği kasaba üzerindeki etkilerinden, görgü tanıklarına ve polis raporlarına dayanarak yazılan öykü, katil zanlıların yakalanması ve ölüm cezasına çarptırılması ile Capote'nin sanıklarla yaptığı görüşmeler ve nihayetinde onlara destek olmak istemesi ile uzadıkça, Amerikan edebiyatının önemli eserlerinden In Cold Blood (Soğukkanlılıkla) adlı romanın da temeli oluşur...

Gerçek bir olaydan uyarlanan filmde, 1973 yılında Roma’da 16 yaşındaki John Paul Getty’nin (Charlie Plummer) kaçırılması ile başlayan olaylar, anne Gail Harris’in (Michelle Williams) oğlunun multimilyoner büyükbabasından fidye parasını istemesi ve büyükbaba Getty’nin (Christopher Plummer) bunu reddetmesi ile gelişir. Serveti torunundan daha değerlidir ve kuruşunu kaybetmeye niyeti yoktur. Umutsuzca çırpınan Gail bundan sonra oldukça öfkeli ve saldırgan bir tutum içerisine girer ve gerçek sevginin karşısında zamana karşı bir yarış başlar.

Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Vasat bir besteci olan Salieri ile rakip olan Wolfgang Amadeus Mozart, müzikal dehasıyla ölümsüzlük kazanıyor. Salieri'nin bu durumu hazmedememesi intikam isteğiyle dolmasına neden olur.

13. yüzyıl İskoçyası. İngiliz Kralı I. Edward, İskoçya'yı da krallığına katmak istemektedir. İngiliz soylularına Prima Nocta, yani topraklarında evlenen her İskoç kadınla ilk geceyi geçirme hakkını vererek İskoç halkının ayaklanmasına sebep olur. Çocukken ailesini ve yakınlarını özgür İskoçya uğruna kaybeden William Wallace, yıllar sonra karısı da öldürülünce halkı organize etmeye ve İngilizleri topraklarından atmaya karar verir.

Dünyanın öbür ucundaki bir ülkede, Rwanda'da 1994'de Hutu'larla Tutsi'ler arasında çıkan savaş yüzünden yüzbinlerce insan öldürülür. Sokaklar adeta bir ceset tarlasına dönmüştür. Tüm dünya yaşanan bu insanlık durumuna parmağını bile kıpırdatmazken, bir otel sahibi olan Paul, 1200 kişinin hayatını kurtarmak için inanılmaz bir özveri gösterir ve otelini adeta bir sığınağa çevirir. Don Cheadle’a filmde sergilediği olağanüstü performans sonucu En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar adaylığı kazandıran film, gerçek bir insanlık dramı ve gerçek bir kahramanlık hikayesi.

Zac Efron'un tarihin en ünlü seri katili Ted Bundy'ye hayat verdiği film, Bundy'nin uzun dönemli kız arkadaşı Elizabeth (Lily Collins)'in gözünden anlatılacak. 1974 ve 1978 yılları arasında birçok kadına tecavüz edip öldüren, kurbanlarının tam sayısı bilinmemekle birlikte, 10 yılı aşkın inkar süreci sonunda, 30'dan fazla cinayet işlediğini itiraf eden, 1989'da da Florida'da idam edilen ünlü seri katil Ted Bundy'nin hayatında uzun süre yer alan Elizabeth, katilin aktif olduğu yıllarda da onun hayatındaydı ve manipülasyonlarla kontrol ediliyordu. Yıllarca süren şüphe ve inkarın ardından Elizabeth, sonunda Bundy'yi polise ihbar etmişti. Ancak polis, bu ihbarı değerlendirmemişti.

New York’ un küçük İtalyası’ ndaki bir mahalle içi barın sahipleri olan Tony ve Michael için gelecek parlaktır, fakat Charlie için aynı şey geçerli değildir. Charlie, amcası için çalışmaktadır ve onunla da sevgilisi epilepsi olduğundan dolayı sorunlar yaşar. Aynı zamanda sevgilisi sayesinde tanıştığı Johnny Boy amcasına sorun çıkaran, güvenilmez. Charlie’nin amcası Giovanni, ona ilk adım olarak bir restaurant işletmeyi teklif ettiğinde, Charlie güç sahibi olma arzusu, aşkı Teresa ve Johnny Boy’u koruma arasında tercih yapmaya zorlanır.

Kevin Spacey ve Lena Olin'in baş rollerini paylaştığı yapımda, 15 yaşındaki bir gencin işlediği korkunç cinayetin hikayesi anlatıyor. Leland, cinayet suçu sebebiyle ıslah evine düşer. Burada öğretmenlik yapan aynı zamanda da yazar olan Pearl Madison ile tanışır..

Yılın en iyi 10 filminden biri Küçük numaralar ile geçimini sağlayan Roy"un hayatı, uzun zamandır görmediği Lilly"nin ortaya çıkması ile karışır. İlk karşılaştıkları andan itibaren birbirlerinden hoşlanmayan Lilly’nin ve sevgilisi Myra’nın arasında kalan genç adam, ya dolandırıcılığı bırakacak ya da büyük tezgâhlar planlayacaktır. Hangi tarafta yer alacağına karar veremeyen Roy, kimin kimi dolandırdığının belli olmadığı bir oyuna sürüklenecektir. Son dönemin en önemli İngiliz yönetmenlerinden Stephen Frears"ın zeki diyaloglarla örülmüş bir senaryo ile usta oyuncuları bir araya getirdiği Dolandırıcılar, yapımcılığını Martin Scorsese"nin üstlendiği muhteşem bir gerilim filmi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir